WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2023/535 Esas
KARAR NO:2024/395

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/08/2023
KARAR TARİHİ:29/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’ nun İşletmesinin Davacı Şirket tarafından yürütüldüğü, Davalı-Borçlu şirkete ait muhtelif plakalı araçlar ile (...) 14.11.2020 ile 19.02.2021 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişlerin yapıldığını, ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Kanun 30/7. maddesi gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkanı verilmekte ise de, iş bu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğinin tespit edildiği, Geçiş ücretlerini süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkil şirketçe Davalı-
Borçlu Şirket aleyhine .... İcra Dairesi .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Ancak Davalı-Borçlu-Şirket, ‘borca, faize ve tüm ferilerine’ itiraz edilmiş, ilgili İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması halinde takibin durdurulmasına karar verildiği, Davalı-Borçlunun itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğundan, süresi içerisinde itirazın iptali davası açılması zorunluluğu hasıl olduğunu,
Davalı-borçlunun “borca, faize ve tüm ferilerine” ilişkin itirazları hukuki mesnetten yoksun olduğunu, Davalı-Borçluya ait araçlar ile Otoyol’u kullandığı anlarda HGS/OGS hesaplarının müsait olmadığını, Takdir edileceği üzere HGS/OGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmak Davalı-Borçlu tarafın sorumluluğunda olduğunu, Otoyoldaki tüm levha ve uyarılarla yolun genel durumuna dikkat ederek araç kullanmak araç sahiplerinin ve sürücülerin kendi sorumluluğunda olduğunu, Benzer şekilde KGM ve Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket tarafından yapılan ilanlar da vatandaşa yeterli bilgilendirmeyi sağladığını, Bu durumda ücretli otoyolları kullanan Davalı-Borçlu HGS/OGS hesabını müsait tutmayarak Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in sağladığı hizmetin karşılığında ücret ödeme yükümlülüğünü kendi kusuruyla ihlal ettiğini, Davalı-Borçlunun kendi ihmal ve kusurunun neticesini Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’e yüklemeye çalışması kabul edilemez olduğunu, Davacı- Alacaklı müvekkil şirketçe, Davalı-Borçlu Şirkete ait plakalara tanımlı HGS
hesabına ilişkin provizyon sorgusu kontrolü yapılmış ancak Davalının OGS /HGS etiketinden geçiş ücreti çekilemediği ve ücreti ödenmeyen geçişleri için geçiş ücreti ve bu geçiş için yukarıda açıklandığı üzere ceza bedeli borçlarının tahakkuk ettirildiği, müvekkil şirketin kanuna uygun olarak ihlalli geçiş ücreti tahakkuk ettirdiği ve cezai yaptırım uyguladığı, Ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemler, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü’ nün Hizmetleri hakkından kanuna uygun şekilde yürütüldüğü, Bu kapsamda başvuranın yaptığı ihlalli geçişler ile ilgili ceza uygulanmasının hukuka uygun olduğunun, ... işletiminden sorumlu olan Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket, köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş ücretini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine ilişkin işlemleri, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü’nün
Hizmetleri Hakkında Kanun’a (“6001 Sayılı Kanun”) uygun şekilde yürüttüğünü, Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket ile yetkili idare olan Karayolları Genel Müdürlüğü arasında imzalanan ve ...’nun işletme esaslarını düzenleyen İşletme Protokolü’nün 7.1. maddesi hükmüne göre araç sahipleri, “…OGS veya HGS aracılığı ile Otoyol’u kullanmak istiyorsa, kullanmak istediği sistemin abonesi olmak ve kullanılabilir durumda yeterli Bakiye’ye sahip Etiket bulundurmak…”, 7.7. maddesine göre ise “… Geçiş Ücreti, Hesap’tan elektronik olarak tahsil edilemez ise Araç Sahibi/Sürücü Ücret Toplama Sistemi doğrultusunda belirlenen Geçiş Ücreti’ni Manuel Ödeme şeklinde yapmak…” zorunda olduğunu, Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket, bir OGS/HGS işletmecisi değil, otoyol işletmecisi olduğu, OGS/HGS işletmeciliği Bankacılık Kanunu kapsamında sunulan bir hizmet olup, ayrı bir yetkilendirmeye ve lisansa tabi olduğunu, Hâlihazırda bu hizmetler bankalar ve benzer statüdeki PTT tarafından yönetildiğini, Dolayısıyla abonelik ilişkisi de anılan şirketler ile müşterileri arasında olduğunu, Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirketin bu süreçteki konumu anılan ücret toplama sistemlerinin geçerli olduğu üye işyeri olmaktan ibaret olduğunu, bu kurgu esasen kredi kartı/banka kartı ile işlem yapılabilen mağaza, market, akaryakıt istasyonlarındaki uygulamadan farksız olduğunu, nasıl ki kredi kart/banka kartı ile ödeme yapılmak istendiğinde anılan üye işyerleri ilgili hesabın bakiyesini görememekte ise Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket de OGS/HGS hesabının bakiyesini göremediğini, böyle bir yetkisi olmadığı için işlem sorgusu (provizyon) anında banka ve PTT’den gelen yanıt ile bağlı olduğunu, Sorgu sonucunda ret yanıtı alındığı noktada Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in ilave bir işlem yapma olanağı ve yükümlülüğü bulunmamakta ve yukarıda anılan 6001 sayılı Yasa’nın amir hükmü uygulanmakta olduğunu, bu durumda araç sahipleri Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket tarafından işletilmekte olan bir sistemin abonesi olmayıp, OGS/HGS abonesi konumunda bulunduklarını, bu itibarla hesap bakiyelerinin uygun olmasına karşın işlemin gerçekleştirilmemiş
olması yönündeki potansiyel iddiaların muhatabı ve sorumlusu da bu sistemleri işleten Bankalar ve PTT’den ibaret olduğunu, aksinin kabulü yukarıda anılan mağaza, market, akaryakıt istasyonu işletmelerinin aldıkları olumsuz provizyon yanıtından sorumlu oldukları sonucunu doğurur ki, bu sonucun hatalı olacağının açık olduğunu, bu itibarla Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in tarafı olmadığı abonelik ilişkisinden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı aşikar olduğunu, 6001 saylı Kanun’ un 30. Maddesinin 7. Fıkrasında ‘geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin 5. Fıkrası ile 5. Fıkrasında maddeler uygulanmaz’ hükmü düzenlendiğini, Bu kapsamda araç sahiplerine, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkanı sunulduğunu, İhlalli geçiş yapan araç sahibi birçok kanaldan ihlalli geçiş sorgulaması yaparak yasal takip aşamasına gelmeden borcunu ödeyebildiğini, ... ve ... Bankası, http://.../TR/borcsorgumalariodeme sitesinden ve mobil uygulamalar gibi sanal pos aracılığı ile kredi kartı ve banka kartı vasıtası ile ödeme yapılabileceği, Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in gerek 6001 sayılı Kanun uyarınca gerekse de başkaca ilgili mevzuat kapsamında ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine, ihlalli geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığını, davalı-borçlu; kullandığı araçtan da anlaşılacağı üzere mesleği/ticari işi gereği ücretli otoyolu kullanmakta olup, araçlar ticari amaçla kullanıldığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 3. Maddesinde Ticari İş; “Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller” olarak tanımlandığını, Davalı-Borçlu muhtelif plakalı ticari kullanım niteliği bulunan araçlar ile dilekçe ekinde sunulan kayıtlarda görülen tarihlerde mesleki ve ticari faaliyetini gerçekleştirdiği sırada, işletme hakkı Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’e devredilen otoyoldaki serbest geçiş bölgelerinden ücret ödenmeksizin takibe konu edilen ihlalli geçişleri yaptığını, Davalı-Borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca işlemiş ve işleyecek dönem için takip tarihinde yürürlükte olan %16,75 ticari faiz oranı- değişen oranlarda ve faiz oranlarındaki artıştan doğan her türlü hakkımız saklı tutularak talepte bulunulduğunu, Bahse konu davada, Davacı-Alacaklı Müvekkil şirketin davaya konu icra dosyasından olan alacağının likit olduğu ve Davalı-Borçlunun kötüniyetli olarak ve takip sürecini sürüncemede bırakmak maksadı ile takibe itiraz ettiğinin de açık olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, Takibin “7144 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 5. fıkrasında geçiş ücretine uygulanan “on katı tutarın dört katına indirilmesi” ile avans faiz oranlarında yapılan değişiklikler uyarınca faizin değişen oranlarda kademeli olarak hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak devamına, Davalı-Borçlunun İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava, ihlalli geçişten kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup takip dosyası incelendiğinde;alacaklının ... ... ... Şirketi, borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, takibin 553,50-TL asıl alacak+74,00-TL faiz+13,33-TL KDV olmak üzere toplam 640,83-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının ihlalli geçişe ilişkin olduğu, 09/11/2021 tarihli ödeme emrinin 16/12/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/12/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 27/02/2024 tarihli raporunda özetle; napara Kaçak Geçiş Bedeli olarak 111,10 TL, Kaçak Geçiş Bedeli 4 Katı Ceza Tutarı olarak 444,40 TL, toplamda Anapara + 4 Katı Ceza Tutar Toplamı olarak 555,50 TL hesaplandığı, 3095 Sayılı Faiz Yasa gereği Dönemlik Yığılmış Avans Faiz Tutarı olarak 76,56 TL olduğu, Kaçak Geçiş + 4 Katı Ceza + Faiz Toplamı olarak 632,06 TL
hesaplandığı, Kdv %18 olarak 13,78 TL dahil edildiğinde, Takiple İstenebilir Güncel Toplam Alacak Bedelinin 645,84 TL olarak belirlendiği, ... A.Ş.’ den takiple istenebilir güncel toplam alacağın 645,84 TL olduğu,555,50 TL’ ye takip ye takip tarihi itibari ile TC Merkez Bankası yıllık % 10,00 - % 16,75 olmak üzere değişen oranlarda İşlemiş faiz yürütüleceği Davalı ... A.Ş.’ ne ait, ... plakalı araçlar ile 14.11.2020 ile 19.02.2021 tarihleri arasında ihlalli geçişlerine ait fotoğraflarının olduğu ve ihlalli geçiş provizyon bilgisi listesi ile uyuştuğu, ayrıca davacı işletici firmanın, aralarında yapılan protokol gereğince davalıya herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, Davacının İcra İnkar Tazminatı talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde;alacaklının ... ... ... Şirketi, borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, takibin 553,50-TL asıl alacak+74,00-TL faiz+13,33-TL KDV olmak üzere toplam 640,83-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının ihlalli geçişe ilişkin olduğu, 09/11/2021 tarihli ödeme emrinin 16/12/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/12/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 18/08/2023 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan CD içeriğine göre hazırlanan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davalıya ait ... plakalı aracın toplam 13, ... plakalı aracın toplam 2 ihlalli geçiş yaptığı ve bu ihlalli geçişler nedeniyle geçiş ücretleri toplamının 111,10-TL, 4 katı ceza tutarının 444,40-TL olmak üzere ihlalli geçiş ücretinin toplam 555,50-TL olduğu, 3095 sayılı kanunun 2.maddesine göre işlemiş avans faizinin 76,56-TL ve %18 KDV'nin ise 13,78-TL olduğu, davalıya ait araçların ihlalli geçiş ücretlerinin ödendiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığı dikkate alındığında davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 555,50-TL ihlalli geçiş ücreti, 76,56-TL işlemiş faiz ve 13,78 TL KDV olmak üzere toplam 645,84-TL olduğu belirlenmiş ancak davacının tekiple istediği tutarlar yönünden yapılan incelemede tüm alacak kalemleri yönünden davacının talep ettiği tutarın bilirkişi raporuyla belirlenen tutarlardan daha az olduğu ve bu hali ile davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, taleple bağlı kalınarak davalının takibe itirazının iptali ile takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve ihlalli geçişten kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına,
2-Alacağın %20'si oranında 128,17-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 61,75-TL tebligat/ posta gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.639,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 640,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, tarafların/vekillerinin yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır