WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/509 Esas
KARAR NO :2024/151

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/08/2023
KARAR TARİHİ:27/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili İdare ... Genel Müdürlüğünün 3305 sayılı yasa ve değişik 2560 sayılı yasa ile Büyükşehir Belediyesinin sınırları içinde ve mücavir alanlarda su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulduğu, su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık abonelerden ücret alınmasının öngörüldüğü, 2560 sayılı ... Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 05.06.1986 tarih ve 3305 sayılı yasayla değişik 23. maddesi hükmü gereği su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılması ile çevreyi kirletmeyecek tedbirlerin alınması ve aldırılması ile ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre saptanacağı ve bu şekilde saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceğini belirlemek üzere Tarifeler Yönetmeliği hazırlandığı, davalı İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı tüzel kişi ve ticaret şirketi abone, iş yeri olarak kullandığı, ... Mah. ... 1. Caddesi ... No: 11 .../İstanbul adresinde ... numaralı sözleşme ile İdare kayıtlarına abonelik tesis ettiği, ... numaralı sözleşme hesabına Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun surette tahakkuk ettirilen borç miktarını ise ödemediği, davacı İdare de alacağının tahsili amacıyla ... Sistemine kayıtlı icra takip dosyası ile borçlu ticaret şirketi aleyhinde İlamsız icra yoluyla takip başlattığı, ancak hakkında başlatılan bu yasal takibe, takibe konu ... numaralı sözleşmenin takip tarihi itibariyle toplam 41.766,75.- TL borcu bulunmasına ve aboneliğine ilişkin bu sözleşmenin sahibi olmasına rağmen davalı tarafça haksız ve yersiz bir şekilde itiraz edildiği ve takibin durmasına sebebiyet verildiği, davalı hakkında İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... arabuluculuk dosya numarasında kayıtlı olan alacakla ilgili olarak davacı taraf vekili ile görüşmelere katılmış ise de 18.07.2023 tarihinde anlaşmama son oturum tutanağı düzenlendiği, dava konusu alacağın faturalandırıldığı su bedelleri ve bu bedellere işlemiş gecikme zammından müteşekkil olduğundan likit olduğu, dolayısıyla borçlu likit bir alacağa karşı itirazda bulunundan, bu haksız itirazı nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiği, bu nedenlerle fazlaya ilişkin olarak her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla;
haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına; borçlunun % 20’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemesine; yargılama giderleriyle, vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine; karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura tarihinin 1987 yılına ait olduğu ve alacağın üzerinden 36 yıldan fazla bir zaman geçtiği göz önüne alındığında alacak zaman aşımına uğradığı, müvekkili şirket tarafından bu sözleşme numarası ile belirtilen adreste tesis edilmiş bir abonelik sözleşmesi bulunmadığı, davacı idare tarafından müvekkili şirkete 24.09.2019 tarihinde ...-314.01.04-E... sayısıyla gönderilmiş bulunan ihtarname sonrasında olaya müvekkili şirket tarafından muttali olunduğu, bunun üzerine 17.10.2019 tarih ve ... sayılı yazı ile idareye başvurularak özetle " kayıtlarımızın tetkikinde böyle bir abonelik bulunmadığı, idare kayıtlarının tetkiki ile varsa bu aboneliğe ait sözleşmenin tarafımıza iletilmesi" talep edildiği, 31.10.2019 tarihli cevapta ise "müdürlüğümüze bağlı abonelik işlemleri şefliğince arşiv kayıtlarımızda yapılan inceleme neticesinde ... Yapı San.ve Tic A.Ş adına herhangi bir sözleşme olmadığı" açıkça bildirildiği, bu yazışmanın üzerinden yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra da müvekkili şirkete MTS ödeme emri tebliğ edildiği, müvekkili şirkete ait böyle bir borç olmadığı için zorunlu olarak takibe itiraz edildiği, borçlu şirketin ticaret sicil numarasının 258 olarak belirtilmiş olduğu, oysa ki müvekkili şirketin ticaret sicil numarasının 159571 olduğu, abonelik tesis edilen adres ise ... ilçesi sınırları dahilinde olup belirtilen adreste müvekkili şirketin merkezi veya bir şubesi ya da faaliyeti de olmadığı, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı idare aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Fatura alacağından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
... Sisteminin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Müdürlüğü borçlunun ... Şirketi olduğu, 18.777,36 TL Asıl Alacak (Fatura) (İstenen: %19.2 Yıllık Diğer), 22.989,39 TL Faiz- 13/04/2022- (AATUHK) %19.2(Yıllık) olmak üzere toplam 41.766,75 TL alacak için 08/06/2022 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Dava itirazın iptali davasıdır.
... Sisteminin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Müdürlüğü borçlunun ... Şirketi olduğu, 18.777,36 TL Asıl Alacak (Fatura) (İstenen: %19.2 Yıllık Diğer), 22.989,39 TL Faiz- 13/04/2022- (AATUHK) %19.2(Yıllık) olmak üzere toplam 41.766,75 TL alacak için 08/06/2022 tarihinde takibe girişildiği, davalının 21/06/2022 tarihinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağının Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :01/07/1987, Son Ödeme Tarihi :16/07/1987, Tutar :41.766,75 TL, ... numaralı Sözleşme Hesabı olduğu görülmüştür.
Dava konusu bakımından taraflar arasındaki öncelikli olarak çözülmesi gereken uyuşmazlık icra takibinde dayanak olarak gösterilmeyen faturalara davacı tarafça itirazın iptali davasında dayanılıp dayanılamayacağına ilişkindir.
İtirazın iptali davasının takip sebebine bağlılığına ilişkin Yargıtay HGK 2006/19-260 sayılı kararına göre " itirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.
İtirazın iptali davası itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınmak gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı yan isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu madde 28/a, 29/I, III)
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.
Diğer taraftan, İİK.nun 67.maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açamamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira, süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması halinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda takibe etkili itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.
Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talepnamesinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece İcra Hakimliğinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Şu durumda bizatihi kendisi bir borç sebebi ve dayanağı teşkil eden ancak takipte dayanılmayan bononun ispat vasıtası olarak itirazın iptali davasında kullanılması davanın açıklanan niteliği ile bağdaşmamaktadır."
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan tüm delillere ve yukarıda dayanağı belirtilen HGK kararına göre; mahkememizce davacıya davaya konu ödeme emrinde 1987 tarihli faturadan bahsedildiği, dava dilekçesinde farklı tarihli faturalardan bahsedildiği görülmekle, bu hususa yönelik beyanda bulunmak ve davayı somutlaştırmak üzere davacı vekiline süre verildiği , davacı vekilince sunulan beyan dilekçesinde ; "...-9 no'lu abonelik sözleşmesinin 01.07.1987 tarihinde yapıldığı , borcundan dolayı 03.07.2019 tarihinde iptal edildiği, söz konusu borca ilişkin, 09/05/2017 tarihli 18.330,84 TL.bedelli, 11.10.2017 tarihli 152 TL bedelli, 3.7.2019 tarihli 228 TL bedelli, 3.7.2019 tarihli 0,49 TL. Bedelli ve 4.1.2022 tarihli 0,66 TL. bedelli KDV fark faturası olmak üzere 5 adet faturanın olduğu, borç dönemlerinin 1987 yılı olmadığı bu nedenle alacağın zaman aşımına uğramadığı" belirtildiği bu haliyle , davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde, beyan dilekçesinde bahsi geçen faturalara dayanılmadığı bu sebeple itirazın iptali davasında bu hususların ileri sürülemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebi hakkında kötüniyet unsuru ispat edilmediğinden karar verilmemiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 713,28 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 285,68 -TL harcın davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzünde; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır