WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/429 Esas
KARAR NO :2024/327

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/06/2023
KARAR TARİHİ:14/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı Vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Huzurdaki davada, alacaklı müvekkil ile karşı yan borçlu arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle, sağlık malzemeleri alışverişi gerçekleşmiş olup, işbu ilişki içerisinde temin edilen Malzemelerin ve hizmetlerin bedeli için faturalarla, oluşan cari hesap kaynaklı alacağı oluştuğu, karşı yanın borçlarını ödememesi sebebiyle tarafımızca, .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile ilamsız takip başlatıldığı, borçlu yan, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine, haksız ve hukuken mesnetsiz itirazda bulunarak icra takibini durdurduğu,lakin -takipten ve itirazdan - sonraki süreçte, haricen kısım kısım yaptığı ödemelerle, bir kısım borcu ödemiş ancak alacağın bir kısmı, takibin doğal sonucu ve kanundan kaynaklanan icra vekalet ücreti, takip sonrası faiz, harç vb gibi takibe bağlı fer'i alacaklarını ise ödemekten kaçındığı,mezkur icra takibi de borçlu yanın itirazı ile durdurulduğundan, takibin fer'ileri için takibe devam edebilmemiz açısından huzurdaki davayı ikame etme zarureti hasıl olduğu, borçlu yan, ödeme emri tarihinden birkaç gün önce 40.000-TL ödemişse de, bu ödemeden haberdar olunmadığı ve cari ilişkideki sonraki hesap kesiminde ancak farkedildiğinden, takip çıkışındaki bakiyeden sehven düşülemediği,velhasıl, bu tenzilat yapılarak bir hesap yapıldığında bile, takip tarihi itibarıyla en az 157.964,61-TL asıl alacak olduğu,iş bu davamız da, bu tutar takip tutarı olarak değerlendirilerek ve tevcih noktası alınarak oluşturulduğu, borçlu buna rağmen, borcun tümüne ve ferilerine itiraz edip, takibi durdurduğu,yani hiç borcu olmadığı iddiasında olduğu,sonra yaptığı kısmi ödemeler ise takibin aslı ve ferilerine de şamil olmadıkça ve tüm bu feriler ödenmedikçe, takibin devamı gerekeceği, bu ödemeler ve tarihleri şu şekilde olup;
50.000-TL 04/01/2023
50.000-TL 11/01/2023
50.000-TL 13/01/2023
Bilindiği üzere, TBK 100. maddesi ile paralel olmak üzere TBK. 84 Maddeleri gereğince borçlu, geciken ödemelerde borcun faizi ve tüm fer'ilerinden sorumlu olup, yapılan kısmi ödemelerin de evvela faiz ve masraflardan düşüleceği,ayrıca, takibe konu anapara alacağının ödenmesi ile dahi borcun fer'ileri ortadan kalkmamakta, takibin fer'ileri açısından borç aynen devam ettiği, bu itibarla, borçlu yan, haksız itirazında bulunduktan sonra süreç içerisinde, ödemeler yapsa bile bu ödemelerin, ferileriyle beraber tüm dosya borcunu karşılamadığı da tartışmasız olduğu, buna bağlı olarak, borçlu yanın "borcunun olmadığı" iddiası ile itirazda bulunduktan sonra ödeme yapması ise, takibi kötü niyetli olarak durdurduğu ve itirazının da, kötüniyetli itiraz olduğunun açıkça göstergesi olduğu, borçlu yan, yapmış olduğu itiraz ile takibi durdurduğundan, ödeme yapmasına rağmen takibin kalanı yönünden işlem yapılamadığı, İcra İflas Kanunu prensipleri ve Yerleşik Yüksek Mahkeme İçtihatları ile sabit olunacağı üzere, icra takibindeki itirazın bertaraf edilmesi için mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğü üzerinde alacaklı istemi yönünden bir işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren takibin fer'ileri hakkında sonuç doğuracak şekilde itiraz konusunda mahkemece bir karar verilmesi gerekli olduğu, Yüksek Mahkemenin içtihatlarıyla da sabit olduğu üzere, dava değeri tarafımızca 32.832,00- TL gösterilmiş olup bu değerin, 157.964,61-TL asıl alacak ve takip çıkışı baz alınması gereği dahilinde; dava tarihi itibarıyla (vekalet ücreti: 24.694,69-TL + Tahsil harcı: 7187,39 (%4,55) + Faiz: 950 TL olmak üzere) davaya konu toplam alacak değeri olduğu, huzurdaki davada, takibe esas tutarlar takip sonrası süreçte borçlu davalı tarafından ödendiği ve iş bu davanın konusu da sadece kalan bakiye alacak olduğundan, Sayın Mahkemece sadece bu kalan alacak tespitine dair, 157.964,61-TL üzerinden (icra vekalet ücreti- tahsil harçları - faize yönelik) inceleme yapılması, öte yandan, borçlunun, takibe itiraz edip durdurduktan sonra süreçte ödeme yapması, bu ödemelere rağmen itirazını da geri çekmemesi, borçlu yönünden haksız ve kötüniyetli itiraz yapıldığını açıkça gösterdiğinden, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine havi olduğu, bu nedenlerle, davalının yapmış olduğu itirazının; fazlaya ilişkin tüm hakları mahfuz olmak üzere, dava tarihi itibarıyla vekalet ücreti, feriler dahil 32.832,00-TL üzerinden iptali;Kısmi ödemeler infazda nazara alınmak üzere, ve -davaya konu vekalet ücreti ve tahsil harcı alacakları süreçte değişebileceğinden, takibin, 157.964,61-TL ye tekabül eden ferileri yönünden devamına" şeklinde hüküm kurulması; %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahküm edilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini sayaılarımızla vekâleten talep edilmektedir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; .... İcra Dairesi ... Esas Nolu icra takibinde borca ve ferilerine itiraz etmemiz üzerine iş bu huzurdaki dava açıldığı,müvekkilim davacı tarafa borçlu olmayıp, faturaların ve fatura içeriğinin kabulü mümkün olmadığı, yapılacak defter incelemesinde bu durum anlaşılacağı, müvekkilinin almadığı bir ürünün veya hizmetin bedelini ödememesi söz konusu olamayacağı, müvekkilinin aldığı ürünlere ilişkin tüm ödemelerini yapmış olup bunlar ticari defterlerin de incelenmesi ile ortaya çıkacağı,davacı yan açıkca kötüniyetli olup haksız kazanç peşinde olduğu, Satım sözleşmesi, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun istekleriyle kurulan bir sözleşme olup, borç doğuran sözleşmelerden olduğu,satım sözleşmesi ile satılanın mülkiyetinin hemen alıcıya geçmeyeceği, satıcının da satılanının mülkiyetini geçirme borcu altına girdiği de kanunen açık olduğu, Davacı ilgili ürünleri veya hizmeti verdiğini ispatlamalıdır. Müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığı, teslimi veya hizmetin verildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı satıcıya ait olduğu, bu kapsamda davacının teslim belgelerini sunması gerektiği,açılan iş bu dava haksız ve mesnetsiz olduğundan söz konusu davanın reddi gerektiği, alacağı likit olmadığı dikkate alınarak icra inkar tazminatının reddi gerektiği,müvekkil şirket yukarıda belritilen sebeplerle davacıya borçlu olmadığı,bu nedenle müvekkil şirket aleyhine açılan iş bu davanın reddi gerektiği, bu nedenle, Davacının haksız kazanç peşinde koşma gayesiyle açtığı davanın temelinde olan İcra dosyasına yapmış olduğumuz itiraz yerinde olduğu için açılmış olan bu itirazın iptali davasının reddi;davacı taraf müvekkilinin kendisine borcu olmadığını bildiği halde müvekkilim aleyhine icra takibi yapmakta kötü niyeti açık olduğu için İİK” nu gereğince %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi; yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ve lehimize avukatlık ücreti tayinine karar verilmesi talep edilmektedir.
GEREKÇE:
Dava; Taraflar arası düzenlenen ticari ilişkiye istinaden ödenmeyen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi borçlu ... Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 197.964,61 TL asıl alacak için 02.01.2023 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiden alınan 02.12.2023 tarihli raporunda; "..Dava konusu uyuşmazlığın esası, davacı/alacaklının davalı/borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali oluşturmaktadır.
Davacı ve davalı taraf ticari ilişki içinde olduğunun cari hesap dökümü ve faturalardan anlaşıldığı,
Takip tutarının 197.964,61 TL üzerinden açıldığı fakat Davalı/borçlu taraf ödeme emri gönderildikten sonra 40.000,00 TL sinin ödendiği,
Takibin 157.964,61 TL sinin kaldı. li sonrasında gerçekleşen 199.426,34 TL olarak hesap ve tespit edildi, Borçlunun işbu dava konusu icra dosyasında kısmi ödemeleri mahsup edildiğinde de 49.426,34 TL kaldığı..."
Bilirkişinin 22/03/2024 tarihli ek raporunda ise; "...Davalının faiz oranı itirazı olduğu, faiz oranının ticari temerrüt faizi oranı olan yıllık %11,75 üzerinden hesap ve tespit edildiği,
İcra dosyasında talep edilen faiz türünün de ticari temerrüt faizi olduğu,
Davacı ve davalı taraf ticari ilişki içinde olduğunun cari hesap dökümü ve faturalardan anlaşıldığı,
Takip tutarının 197.964,61 TL üzerinden açıldığı fakat Davalı/borçlu taraf ödeme emri gönderildikten sonra 40.000,00 TL sinin ödendiği,
Takibin 157.964,61 TL sinin kaldığı ve takip tarihi sonrasında gerçekleşen parça parça toplam 150.000,00 TL ödendi Faiz dahil Toplam takip alacağı, vekalet ücreti ve tahsil harcı toplamının 199.426,34 TL olarak hesap ve tespit edildiği,
Borçlunun işbu dava konusu icra dosyasında kısmi ödemeleri mahsup edildiğinde de 49.426,34 TL kaldığı..." tespit ve rapor edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın esası, davacı/alacaklının davalı/borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali oluşturmaktadır.
İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibariyle belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse -veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa- bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir ( Yargıtay 4. 19. Hukuk Dairesinin 2018/3912 Esas ve 2019/432 Karar sayılı kararı).
Nitekim aynı ilke Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2003 gün ve 2003/19-589 E., 2003/645 K, 19.10.2011 gün ve 2011/19-532 E., 2011/640 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2018 gün, 2017/19-910 E. ve 2018/1111 K.)
Somut olayda, borçlu tarafından takipten sonra ve davadan önce asıl borç ödenmiş ise de itiraz sonucu takip tamamen durmuş olduğundan icra giderleri, vekalet ücreti ve varsa işlemiş faiz vs. yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar vardır. Ne var ki bu feri taleplere ilişkin hesaplamalar kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirilir. Bu durumda mahkemece davaya konu borç fer'ileri ile ilgili rakam ve miktar belirtilmeksizin yalnızca alacak kalemlerinden bahisle itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/20126 Esas ve 2018/1165 Karar, 2016/15516 Esas ve 2018/565 Karar sayılı kararları).
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile borçlunun kısmi itirazlarının iptaline, takibin devamına icra takibinden kaynaklı olan ödemeyen icra vekalet ücreti, işlemiş faiz, diğer icra giderleri harç ve tüm ferilerin davalıdan faiziyle tahsili, borçlunun %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi istemi ile açılmıştır.
Takip dosyasının incelenmesinde takip tarihinden önce işlemiş faiz talep edilmediği, takip tarihinden itibaren faiz istendiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama ,tarafların iddia ve savunmaları , aldırılan bilirkişi raporları ve yukarıda bahsi geçen emsal yargıtay kararları bir arada değerlendirildiğinde feri taleplere ilişkin hesaplamalar kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirileceğinden, rakam belirtilmeksizin takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki işlemiş faiz, icra vekalet ücret alacağı ve icra dosya masrafları yönünden takibin devamına, borçlunun haksızlığına karar verildiğinden alacak likit olmakla %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın KABULÜ ile;
1-)Davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın faiz, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile sair feriler için devamına, %20 icra inkar tazminatı olan 6.566,40-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.242,75-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.062,85 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 25,60 -TL vekalet harcı, 117,50-TL tebligat/ posta gideri, 3.500,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.002,90 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır