T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/223 Esas
KARAR NO :2024/402
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/03/2023
KARAR TARİHİ:30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı yanın iddiasının özeti: sunulu krom cevheri sevk irsaliyeleri ve sevkiyat formları ile sabit olmak üzere adi ortaklık sürecinde üretilen ve ... İli ... ve ... depolarında bekleyen satılmamış 4.300 ton krom bulunmakta olduğunu, ... İlinde ... ve ... de satılmamış halde bekleyen kromun da müvekkil şirketin payı olan %30 una tekabül eden 1290 ton cevherin davacı müvekkil şirkete; davalı şirketçe aynen iadesi veyahut alacaklısı olduğu meblağı vermemiş olması, haksız tutumları nedeniyle zarara yol açması (örn. Patlatma ve teminat vb. Olaylar), şifahi yapılan görüşmeler, ihtarnameler ve arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de her defasında süreci uzatmaya yönelik davalının tutumları, adi ortaklık sürecinde satışı gerçekleşen krom cevherlerinden davacı müvekkillerin hissesine düşen ödemeyi yapmamaları nedeniyle adi ortaklık sürecinde üretilen ve henüz satışı gerçekleşmemiş krom cevherlerinin davalı şirketçe satılması tehlikesine binaen ... İli ... (Adres: ... Mah. ... Bulvarı No:64 ... / ...-...) ve ... (Adres: ... Mah. ... 8.Bulvarı No:136/A ...-...) adreslerinde yer alan 4.300 ton krom cevherin Mahkememiz aracılığıyla tasfiye edilebilmesi ve davalı tarafça üçüncü kişilere satışının önlenmesi adına öncelikle teminatsız aksi halde uygun bir teminat karşılığında ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı ile davalı arasındaki adi ortaklık sürecinin sayın mahkemenizce atanacak tasfiye memuru aracılığıyla feshi/tasfiyesine, 2021-2022 yılları arasında satışı yapılan krom cevheri yönünden fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL bedelin davalıdan alınrak davacı müvekkillerine ödenmesine, 2022 yılında üretimi yapılan 4.300 ton krom cevheri yönünden sayın mahkemeniz aracılığıyla satışının yapılarak (davalı tarafça haksız satışı yapılmışsa da) davacı müvekkillerin %30 hissesinine tekabül eden fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL bedelin davalıdan alınarak davacı müvekkillere ödenmesine, teminat senetlerinin davacı müvekkillere iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı yanın savunmasının özeti: iddia edilen ortaklığın aktifinin ve pasifinin tasfiyesinin sağlanamadığı, bu durumda açılan tasfiye talepli davada davacıların hukuki yararı bulunmadığı, öncelikle sözleşmede belirtildiği üzere aktifin satılması ya da paraya çevrilmesi ile pasifin ödenerek tasfiyenin yerine getirilmesi için taraflarca bir heyet ya da memur atanması gerektiği, bu durumda mahkememizin tasfiye talepli davayı görme yetkisi bulunmadığı, davada ön şart olan Arabuluculuk görüşmesi ve neticesi olan Anlaşmama Tutanağı taraflarınca süreleri olmasına rağmen imzalanmadan hukuka aykırı bir şekilde imzasız olarak Arabulucu ve davacı tarafından mahkemeye sunulduğu, davacılar ile yapılan sözleşme gereği, davacıların teminatının ayıplı çıktığı ve aylık ve yıllık üretim hedeflerinin tutturulamadığı, ayrıca üretim yapılırken döküm yapılan alanın dışına çıkılması iddiası ile ... sahibi ... Madencilik şirketinin müvekkiline ihtarname çekerek sözleşmeyi fesih ettiği ve patlatma iznini iptal ettiği, ayrıca davacıların aradaki sözleşme devam ederken ve etik olmayan bir şekilde Maden ruhsatına sahip ... Madencilik Şirketi ile çalışmaya başladığı, 25.02.2021 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi gereği davacıların teminat verdikleri, ... Köyü, ... ruhsat numaralı, II-B Grup, ... Erişim Numaralı Mermer Ocağının tamamına sahip olmadıkları ve hisselerinin borç karşılığı başka kişi/veya kurumlara teminat verildiği, işletme hakkının 3.kişilerde olduğu görüldüğünden ....Noterliği 11.03.2021 tarihli ... Yevmiyeli ihtarname çekildiği, yani taahhüt ettikleri teminatın ayıplı çıktığı ve taahhütlerini yerine getirmedikleri, davacıların 19.11.2022 tarihinde şantiye faaliyetinin sonlandığı ve bu nedenle müvekkili ile kendileri arasında yapılan şifahi görüşmelerde adi ortaklıktan kaynaklanan alacak/borçlar ve tasfiyesi hususunda mutabakata varılmadığından, ... 2. Noterliği 26.01.2023 tarih ... Yevmiye nolu ihtarname ile adi ortaklıktan kaynaklanan alacak/borçlar ve tasfiyesine ilişkin talepte bulunduklarını ve müvekkilini ihtar ettiklerini ifade ettikleri, sözleşmeye göre aradaki tasfiyenin başlangıcının, Ortaklığa ait malların satılarak paraya çevrilmesi gerektiği, davacı tarafın ortaklığa ait malların Mersinde bir Ardiyede olduğu ve halen satılmadığını açıkça ikrar ettiği, yani davacının tasfiye isteme hakkı bulunmadığı, ayrıca sözleşmeye göre satılmayan malın bedelinin tasfiyeye konu olmasının mümkün olmadığı, tasfiyenin ancak taraflarca seçilecek bir heyet yada memurca yapılacağı, davacıların amacının ortaklığın tasfiyesi olmayıp, ortaklık devam ederken aynı maden sahasında kendi nam ve hesaplarına çalışmaya devam etmek ve bu çalışmaya kaynak yaratmak olduğu, ayrıca ... sözleşmesinin, ruhsat sahibi tarafından haksız şekilde feshi ve istenilen üretimin yapılmaması nedeniyle ... Madencilik şirketine tazminat içerikli dava açılması söz konusu olduğundan, tasfiyenin her halükarda bu davanın sonuna kadar bekletilmesinin zorunlu olduğu, maden sahasında kullanılacak araç ve gereçlerin tamamının müvekkili şirket tarafından temin edildiği ve bu araçların 8 ay kış koşulları olan ... ilçesindeki bir kırsal alanda kullanıldığı, ancak adi ortaklık adına araç alınması mümkün olmadığından müvekkili şirketin yetkilisi Yılmaz Soğukçeşme'nin sermaye koyarak bu araçları aldığı ve maden sahasında çalıştırdığı, alınan araçların tamamında davacı tarafın söz hakkı olduğu ve alınmalarında bizzat ya da dolaylı kabulleri olduğu, sözleşmeye göre müvekkili şirketin adi ortaklığın bütün mali, hukuki, idari işlerini yaptığından ve bu işler ortakların tamamının kabulü ile yapıldığından, giderlerinin de ortaklık gelirlerinden karşılandığı, adi ortaklıkta taahhüt edilen haklara sahip olabilmek için taahhütlerine sadık ve üretim hedeflerini tutturmaları dahilinde söz konusu olacağının sözleşmede açıkça ifade edildiği ancak davacı tarafın bunları yerine getirmediği halde haklarının tamamını talep ettiği, davacı tarafın eşit ortak olmasına rağmen şirkette kendisi ve bütün kardeşlerinin SGK lı olarak çalışıp maaş aldığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi %30 kar payı hakkı bulunmadığı, hedeflerde oluşan sapmaya göre davacıların eksik üretim nedeniyle müvekkili şirkete binlerce ton zarar verdiği, davacı tarafın müvekkiline vermesi gereken teminatı vermediği ve hedef üretim rakamlarını tutturmadığı, bu hedeflerden sapıldığı gibi üretim sahasındaki hatalı çalışmalar nedeniyle ruhsat sahibinin iddiasına göre, davacıların döküm sahasının dışına çıkılması sebebiyle sözleşmenin tek taraflı fesih edildiği, bu nedenlerle; davacıların iddiaları hukuken geçerli olmayıp, öncelikle hukuki yarar ve ön şart nedeniyle davanın usulden, neticesinde esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; adi ortaklığın tasfiyesine ilişkindir.
Davacı vekili 22/05/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmişlerdir.
Davalı vekili bila tarihli dilekçesi ile; davacı tarafın feragatini kabul ettiklerini ve herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
HMK MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Hükümleri uyarınca davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Açıklandığı Üzere;
1-Davanın feragat sebebiyle HMK 307 ve devamı maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 1.707,75 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.280,15-TL harcın davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekilinin beyanı gibi lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekili yokluğunda; davacı vekilinin gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle dosya üzerinde oybirliğiyle karar verildi. 30/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!