T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/197 Esas
KARAR NO:2024/377
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/03/2023
KARAR TARİHİ:23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili olduğu ... Şirketi ile davalı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında alım - satım ilişkisi olduğunu, Müvekkili olduğu şirket yetkilisi ... tarafından dilekçemiz ekinde ekli fatura ve proforma faturada yer alan ürünleri ithal etmek için araştırma yapmış, yapmış olduğu araştırma neticesinde davalı ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi ürünlerinin makul olması ve fiyat avantajı sağlaması nedeni ile taraflar arasında görüşmeler gerçekleştiğini, Davalı ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından 04/03/2022 tarih ve 38.041,80 Euro bedelli ... proforma fatura numaralı, 04/03/2022 tarih ve 6.763,04 Euro bedelli ... proforma fatura numaralı ile fiyat teklifi verdiğini, bunun üzerine müvekkikili olduğu ... şirketi sipariş oluşturmuş olup, ön ödeme olarak 04/03/2022 tarihinde 12.000 Euro, 07/03/2022 tarihinde de 3.000 Euro olmak üzere toplam 15.000 Euro ön ödeme gönderdiğini, siparişe istinaden davalı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi, üzerinde anlaşılan 45.049,30 Euro bedel üzerinden 23/03/2022 tarih ve ... numaralı, 30.049,30 Euro bedelli fatura düzenlendiğini, buna istinade müvekkili olduğu ... Şirketi ... faturaya istinaden 30.049,30 Euro ödemeyi yaptığını, böylece müvekkilinin toplam 45.049,30 Euro bedelin tamamını ödediğini, anlaşılan miktarın tamamı ödenince, davalı ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, toplamda ödenen 45.049,30 Euro için 13/05/2022 tarih ve ... faturayı tanzim ettiğini, davalı ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi 45.049,30 Euro ödemeyi almasına rağmen siparişi oluşturamadığını ve faturada gösterilen sipariş edilen ürünleri gönderemediğini, bu nedenle davalı ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden müvekkili olduğu şirketin 45.049,30 Euro alacağı bulunduğunu, davalı/borçlu, müvekkili olduğu şirketin bütün iyi niyetli çabalarına karşılık, kötü niyetli olarak karşılık verdiğini, borcu kabul etmesine rağmen ödemeye yanaşmaması sebebi ile davalı/borçlu hakkında .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun yetki itirazı üzerine, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla ödemenin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı 10.02.2023 tarihinde haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı için dava açtığını talep ve beyan etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra takip dosyasında alacaklı olarak görünen ve işbu davada da davacı sıfatını haiz şirket olan "... " yabancı tüzel kişi olduğundan teminat göstermek zorunda olduğunu, fakat, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde de davacı tarafından ilgili icra dosyasına ilgili kanun hükmü uyarınca yatırılmış olan herhangi bir teminat bulunmadığı gibi, teminattan muaf olunduğuna dair bir mahkeme kararı da mevcut olmadığını, oysa ki, teminat gösterme yükümlülüğü, icra takibinin ön koşulu olup, söz konusu yükümlülük yerine getirilmeksizin, icra takip işlemlerine devam edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından açılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası usule ve hukuka uygun bir şekilde açılmadığını, ilgili dava dosyasında davacı tarafından delil olarak sunulan bir kısım belgelerin Türkçe tercümesi bulunmadığını, itirazın iptaline konu icra takip dosyasında yer alan ödeme emrinde yabancı para alacağına yer verilmiş olup, söz konusu ödeme emri usule aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafından başlatılan söz konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinin konusu yabancı para alacağına ilişkin olup, yabancı para alacaklarında takip başlatılırken İİK m. 58/3 gereğince hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL cinsinden karşılığı gösterilmesi gerektiğini, mahkeme nezdinde ikame edilen işbu itirazın iptali davasının görülebilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, İtirazın iptali davasında usulüne uygun ve geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması dava şartlarından olup, mahkemece resen dikkate alınacak bir husus olup, dava şartı olduğunu, tüm bu sebeplerle de, dava şartı yokluğundan işbu itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, dava dosyasında yer alan dava dilekçesi ekinde mahkemeye birçok belge ve döküman sunulduğunu, ancak .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde de görüleceği üzere; takip talebi dayanağı olarak dosyaya yalnızca bir kısım evrakların sunulduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunu oluşturan alım-satım kapsamında, müvekkili olduğu şirket tarafından davacıya satılan ürünlerin süresinde teslim edilememesi bir mücbir nedene dayandığını, müvekkili olduğu şirketin elinde olmayan, pandemi, ekonomik ortam vb. gibi bir çok nedenden dolayı aksayan lojistik sorunu nedeniyle söz konusu ürünler davacı şirkete süresinde teslim edilemediğini, sonraki dönemlerde ise, müvekkili olduğu şirket tarafından, davacı şirkete söz konusu ürünler gereği gibi teslim edilmek istenmiş ve bu hususta gereği gibi ifa teklifinde bulunulmuş ise de davacı şirket, bu teslimi kendisinin kabul etmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve uluslararası ticaretin de bir teamülü olan hususlarından birinin ürünü talep eden taraf önce ürün tedarikçisine talep edeceği miktarın küçük bir yüzdesini ''avans'' adı altında gönderir ve ardından tedarikçi ürünleri hazır eder ve geri kalan ürün bedeli geldikten sonra da yükleme yapılacağını, bu ticari ilişki ve teamül taraflar arasında da zaten uzun süreden beri bu şekilde devam ettiğini, söz konusu sipariş talebinin avans kısmı müvekkili olduğu şirkete iletildiğini, bu sebepler dışında müvekkili olduğu şirketin gerekli malı hazır ettiğini, bununla ilgili masraflarda bulunduğunu, ürünler temin ettiğini, ancak ürünün geri kalan ödemesi gelmediğinden dolayı, sevkiyat da yapılamadığını, müvekkili olduğu şirketin sadece söz konusu ödemenin yapıldığı ve buna karşılık malın teslim edilmediği hususu gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, aslında avans ödemesini göndererek müvekkili olduğu şirkete sipariş edilmesi karşılığında, geri kalan ödemelerin yapılmaması sebebiyle, mağduriyet yaşayanın müvekkili olduğunu, bu sebepler doğrultusunda davacı tarafından açılan işbu haksız ve hukuka aykırı davanın, ilgili kanuni düzenlemeler ve ilgili İstinaf Kararları ile Yargıtay Kararları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Dairesi ... E. Ve .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyaları, ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi olarak tarafımızca 04/03/2022 tarih, 38.041,80 Euro bedelli ... numaralı ve 04/03/2022 tarih, 6.763,04 Euro bedelli ... numaralı proforma faturalar, ...’nin 12.000 Euro Banka Ödeme Dekontu, ...’nin 3.000,00 Euro Banka Ödeme Dekontu, ...’nin 30.049,30 Euro Banka Ödeme Dekontu, ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından kesilen 45.049,30 Euro Bedelli Fatura, ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından ön ödemeye ilişkin kesilen 23/03/2022 tarih, ... Numaralı Fatura, SMS, Whatsapp ve E-Mail yazışmaları, Ticari Defterler, Bilirkişi, Tanık, Yemin, Keşif, Yasal her türlü delile dayanmışlardır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından davalı aleyhine 26/12/2022 takip başlatıp, davalının yetki itirazında .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından devam edildiği alacaklının ... borçlu ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, 45.049,30 Euro Asıl Alacak, 1.386,72 Euro İşlemiş Faiz (EURO Mevduata Bankalarca Uygulanan Azami Yılık Faiz) olmak üzere toplam 46.436,02 EUR alacak için 26/12/2022 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 03/04/2024 tarihli raporlarında: ''...a) - Davacı şirket Sırbistan'da mukim bir şirket olduğundan ticari defterlerini sunamadığı,
- Davalı taraf, inceleme günü ve sonrasında ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı,
b) Davacı ile davalının iş yerkri Antlaşma'ya taraf ülkelerde bulunduğundan, sözleşmeye ...'ın uygulanması ve ihtilafın bu düzenleme uyarınca bir çözüme kavuşturulması gerektiği,
c) Davacı şirket, mal siparişi karşılığı davalı şirkete toplam 45.049,30 Euro ödeme yaptığı, davalı tarafin malları öngörülen sürede teslim etmeyerek borcuna aykırı davrandığı, dolayısıyla davacı tarafin 45.049,30 Euro alacağını iade etmesi gerektiği,
Davacının takipte takp edebileceği işlemiş faiz 523,18 Euro olarak hesaplandığı,
d) Davacı tarafin 45.049,30 Euro asil alacağı ve bu tutar üzerinden, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankaların EURO ile açmış olduğu bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından temerrüt faizi talep edebileceği..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki alım satım ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı yan, davalı ile alım satım hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda davalıya 45.049,30 Euro ödeme yaptıklarını, davalının bu tutarda fatura tanzim etmesine rağmen sipariş edilen ürünleri göndermediğini ileri sürerek asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı olan 46.436,02 Euro üzerinden icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmış olup, davalı yan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Somut olayda taraflar arasındaki çekişme konuları, yabancılık unsuru içeren eldeki olayda hangi hukukun uygulanacağı ve davacının bedel iadesi yönünden talepte bulunmasının mümkün olup olmadığı, varsa tutarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; "...
Somut ihtilaftla yabancılık unsuru taşıyan bir satım sözleşmesi mevcut olduğundan, öncelikli olarak uyuşmazlığa hangi hukuk kurallarının tatbik edileceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Burada MÖHUK aracılığıyla uygulanacak hukuku tespit etmek akla gelebilirse de, ülkemizin taraf okluğu Milletlerarası Menkul Mal Satım Sözleşmelerine İlişkin Birleşmiş Milletler Antlaşması (United Nations Convention on Contracts for the International Sale of Goods 1980-...), devletler özel hukukunun bağlama kurallarına müracaat etmeyi engellemektedir.
14 Nisan 2009 tarih ve 27200 sayılı Resmi Gazete'de, 5870 sayılı ...'ın uygun bulunmasına dair Kanun kabul edilmiş; daha sonra 7 Nisan 2010 tarih ve 27545 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11 Mart 2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile katılma belgesinin tevdi edilmesine karar verilmiş ve nihayet | Ağustos 2010 tarihinde katılma belgesi tevdi edilmiştir. Böylelikle Türkiye'nin Antlaşma'ya âkit ülke haline gelmesi için iç hukukta yapılacak tüm formaliteler yerine getirilmiştir. Dolayısıyla ..., yabancılık unsuru taşıyan milletlerarası menkul mal satımları bakımından Türk satım hukukunun bir parçası haline gelmiştir.
Somut ihtilafa davacı şirketin merkezi Sırbistan'dadır ve ..., 27 Nisan 1992 tarihinden bu yana anılan ülkede yürürlüktedir. Şu hâlde, davacı ile davalının iş yerleri Antlaşmaya taraf ülkelerde bulunduğundan, sözleşmeye ...'ın uygulanması ve ihtilafn bu düzenleme uyarınca bir çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Önemle ifade edelim ki, ... devletler özel hukukuna ilişkin bağlama kuralları içeren bir düzenleme değildir. Bilakis ..., ulusal hukuklardaki sözleşme hukukuna ilişkin bir dizi hükmün uygulanmasını önünü kesmekte; sorunlara ilişkin maddi hukuk çözümleri içermektedir. Bu maddelerde, sözleşmenin kurulması, yorumlanması, ifası ve ifa edilmemesi, hasarın geçiş, malların sözleşmeye uygunluğu ve tazminat gibi birçok meseleye ilişkin düzenleme yer almaktadır. Dolayısıyla taraflar başkaca bir düzenleme yapmamışlarsa, ihtilafn ... hükümleri aracılığıyla bir çözüme kavuşturulması gerekir.
Davacının bedel iadesi yönünden talepte bulunmasının mümkün olup olmadığı yönünden incelemede; huzurdaki davada, sözleşmeye konu ürünlerin davacıya teslim edilmediği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. “Uyuşmazlık, malların teslim edilmemesinin taraflardan hangisinin kusurlu eylemine dayandığı noktasındadır. Davacı malların zamanında teslim edilmediğini; davalı ise, haklı sebep olmaksızın ifa teklifinin kabul edilmediğini ileri sürmektedir. Konunun eke alındığı .... M.32 hükmüne göre;
“Satıcı malları
(a) sözleşme ile belirlenmiş veya sözleşmeye dayanarak belirlenebilir bir tarih varsa bu tarihte;
(b) sözleşme ile belirlenmiş veya sözleşmeye dayanarak belirlenebilir bir zaman dilimi varsa, koşullardan tarih saptama yetkisinin alıcıda olduğu anlaşılmadıkça, bu zaman dilimi içinde herhangi bir anda;
(c) diğer tüm hallerde, sözleşmenin kurulmasından itibaren makul bir süre içinde teslim etmek zorundadır.
Dosyaya mübrez proforma faturalar, faturalar, paketleme İsteleri ve elektronik posta yazışmaları incelendiğinde, davacı tarafin 45.049,30 Euro ödeme yaparak sipariş edilen malların toplam tutarını ödediği ve fakat malların kararlaştırılan” dönem içerisinde teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Sözleşme kapsamında borçlunun ifa etmekle yükümlü olduğu edimini yerine getirmemesi halinde borca aykırılık gündeme gelir. Somut olayda, davalı taraf malları öngörülen sürede teslim etmeyerek borca aykırı davranmış ve davacı, sözleşmeden haklı olarak dönmüştür.
Şu halde, davacı tarafından malların karşılığı olarak ödenen 45.049,30 Euro'nun davacıya iadesinin gerektiği ..." mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, yukarıda değinilen hukuksal durum ile hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporuna göre; somut uyuşmazlığa ... hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı yanın sunulu proforma faturalar, paketleme listeleri ve elektronik posta yazışmalarına göre siparişine karşılık gelmek üzere davacı yandan 45.049,30 Euro ödeme aldığı halde, malların ... md.32'ye göre kararlaştırılan süre içerisinde davacı yana teslim edilmediği, sözleşme kapsamında davalının ifa etmekle yükümlü olduğu edimi yerine getirmeyerek borca aykırı davranış sergilediği, davacı yanın sözleşmeden haklı olarak dönerek ödemiş olduğu sipariş bedelinin iadesini talep ettiği anlaşıldığından bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan ve mahkememizce de benimsenen tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 45.049,30 Euro asıl alacak ve 523,18 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.572,48 Euro üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan ve likit olan asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı 895.129,59-TL.nin %20’si olan 179.025,91-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE;
1-).... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 45.049,30 Euro asıl alacak ve 523,18 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.572,48 Euro üzerinden devamına,
-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-)Hüküm altına alınan asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı 895.129,59-TL.nin %20’si olan 179.025,91-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 61.856,42-TL harçtan peşin alınan 15.757,14 -TL, mahsubu ile bakiye 46.099,28 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.061,98 TL'sinin davalıdan, 58,02 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 -TL başvurma harcı, 15.757,14 -TL peşin harç, 25,60 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 15.962,64-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 127,50 -TL davetiye gideri 20.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.127,50 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 19.753,20-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 129.607,77 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.158,55 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!