WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/877 Esas
KARAR NO:2024/130

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/12/2022
KARAR TARİHİ:21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un, ... ilinde bulunan çiftçilerden portakal satın alarak davalılara ... halinde satmaları amacıyla 28.04.2021 ve 29.04.2021 tarihlerinde ... ve ... plakalı araçlarla toplamda 40 ton portakal gönderdiğini, Müvekkili ile davalı arasındaki şifai anlaşmaya göre müvekkilinin gönderdiği mallar, davalılar tarafından davalının ön gördüğü bir bedel üzerinden (karla) satılacak, tüm satış bedeli olan ciro üzerinden de komisyon kesildikten sonra kalan bedeller direkt olarak müvekkiline ödeneceğini, müvekkilinin söz konusu portakalları satın aldıktan sonra, ürünlerin tesliminin sağlanabilmesi adına davalılar ile nakliye prosedürü üzerine görüşme sağladıklarını, bu prosedüre göre nakliyenin sağlanabilmesi adına davalılar tarafından müvekkil adına hâl müdürlüğünden künye alınması gerektiğini, ancak söz konusu nakliye araçlarının künyeleri davalılar tarafından müvekkil adına değil dava dışı 3. şahıs isimlerine çıkartıldığını, yukarıda plakaları belirtilen araçların ... halinden belirtilen tarihlerdeki araç giriş-çıkış bilgileri ile künye bilgileri getirildiğinde; bahse konu portakalların davalılara teslim edildiğinin görüleceğini, müvekkilinin ürünlerin teslimi sonucunda davalılardan söz konusu portakalların fiyatlarını gösterir faturaları ve sözleşmeye konu bedellerin ödenmesini talep etmiş ise de davalıların satış bedellerini göstermekten ve bu bedelleri ödemekten kaçındıklarını, davalı tarafın müvekkiline bu hususta fatura dahi kesmediğini, bu nedenle söz konusu alacak miktarının tam olarak belirlenemediğini belirterek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalılardan alınıp davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava mutlak ticari dava olmayıp tacir sıfatı ile VUK 176-177'de belirlenmiş esnaf sınırlarını aşıp aşmadığının tespit edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili gerçek kişinin kötüniyetli davacının iddia ettiği malların yönünden komisyoncusu olmadığı gibi bu yönde hiçbir sözlü ve yazılı anlaşma bulunmadığını, müvekkili ilgili malların münhasır ambarcısı olup ambakcısı sadece üretici yada komisyoncunun mallarının dağıtımını yapan gerçek/tüzel kişi yada kişiler olduğunu, bu yöndü müvekkili davacının komisyoncusu yahut malların alıcısı olmadığından bu yönüyle müvekkili yönünden eldeki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, kötüniyetli davacının eldeki davayı HMK 107 gereğince belirsiz alacak olarak açtığını, talepleri dikkate alındığında davacının iddia ettiği mal ve bu mallara dair fiyat, cins ve niteliklerini pekala bilen ve bilmesi gereken kişi olup kötüniyetli davacının eda yahut kısmi dava açması gerekirken HMK 107/2 'den yararlanmasında hukuken menfaati bulunmadığını, 5957 sayılı Kanun Madde 14 dışındaki tüm uyuşmazlıklar, ... hakem heyetinin görev ve yetkileri kapsamında olduğunu, Kanunun 14. Maddesinde öngörülen idari para cezaları, hakem heyetlerinin görev ve yetkilerine dahil ollmadığını, kötüniyetli davacı taraf ... Kanunu gereğince 03.12.2021 tarih ve ... sayılı başvurusu ile ... İl Hakem Heyetine başvurmuş, ... İl Hakem Heyeti uyuşmazlık hakkında kısmen müvekkil lehine( kötüniyetli davacı elden aldığı ödemeleri inkar ettiği için münhasır bu miktar yönünden talebin kısmen kabulüne karar vermişti.) 01.03.2022 tarihinde ... karar sayılı ilamıyla karar verildiğini, Hakem alternatif bir yargı yolu olup tarafların hakem ve genel mahkemelerden birine seçimlik olarak başvurabildiğini, tarafların bu yollardan birini seçerek artık seçimini tüketmiş olup hakeme başvuran tarafın ancak itiraz yolları yönünden genel mahkemelere müracaat edebileceğini, gerçekten kötüniyetli davacının ilgili hakem kararlarına 15 gün içinde sadece itiraz yoluna başvurabilecekken davacının süresi geçmiş itiraz yolu dışında uyuşmazlığı yeniden genel bir mahkemede dava konusu edemeyeceğini, bu nedenle kötüniyetli davacının davasının kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davacı sıfatına bürünen taraf ... piyasasında ortağı dahil pekçok insanı gerek satışa gönderdiği malların altlarına gerekse de elden aldığı ödemeleri inkar ederek mükerrer tahsilat yoluna giden kötüniyetli biri olduğunu, bu hususta davacının Türkiye genelinde savcılık ve ceza dosyalarının araştırılmasını istediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin münhasır ambar (nakliyeci-aracı teslim) sahibi olup davacı tarafın gönderdiği ürünleri kendi anlaştığı kişilere teslim eden kişi olduğunu, bir an için aksi kabul edilse dahi kötüniyetli davacının malları, malların cins ve kalitelerine uygun olarak satışları yapıldığını, kötüniyetli davacının iddia ettiğinin aksine ... piyasasında sabit bir fiyattan bahsetmenin mümkün olmadığını, bu fiyatların ürünlerin cins ve kalitelerine göre günlük değişkenlik gösterdiği gibi pazarlık paylarının da ... piyasası uygulamasında mevcut olduğunun izahtan vareste olduğunu belirterek, haksız ve kötüniyetli davacının davasının öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının aracılığı ile davalıya temin ettiği portakalların davalı tarafça satılarak, taraflar arasındaki şifai sözleşmeye göre kararlaştırıldığı iddia edilen bedellerin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
... il Hakem Heyeti'ne, 01/03/2022 tarihli ... karar sayılı (...) başvuru sayılı ilamı ve buna dayanak tüm belgelerin mahkememize gönderilmesi hususunda müzekkere yazılmış, müzekkere cevabında istenen dosya ve ekleri gönderilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı iddiasında, taraflar arasındaki şifai sözleşmeye göre kendisi aracılığıyla 28/04/2021 ve 29/01/2021 tarihlerinde ... ve ... plakalı araçlarla davalıya temin ettiği 40 ton portakalın davalının öngördüğü bir bedel üzerinden satılacağını ve satış bedeli üzerinden komisyon kesildikten sonra kararlaştırılan anlaşma doğrultusunda belirlenen bedellerin ödenmediğinden bahisle bu bedellerin davalılardan tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise savunmasında ... il Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 01/03/2022 tarihli ... karar sayılı kararı nedeniyle kesin hüküm itirazında bulunmuş, ayrıca esasa ilişkin olarak davacının hukuki ilişki, bu ilişkinin tarafları ve koşulları konusundaki iddialarının yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
... Ticaret İl Müdürlüğü'nün 11/04/2024 tarihli müzekkere cevabı ekinde gönderilen evraklar incelendiğinde, ... il Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 01/03/2022 tarihli ... karar sayılı dosyasında şikayet edenin ..., karşı tarafın ...olduğu ve şikayet konusunun ... plakalı araç ile karşı tarafa satılan 16 ton washington portakal ürününün satış sonrası ödenmeyen bedelinin iadesi talebine ilişkin olduğu ve yapılan inceleme neticesinde belirtilen aracın künye bilgileri ve ürünlere dair düzenlenen faturalara istinaden 51.745,22-TL tutarındaki alacak için kabul kararı verildiği görülmüştür. Yapılan incelemede dava konusu edilen ürünlerin taşındığı iddia edilen plakalar ile ürün miktarlarının farklı olduğu belirlendiğinden davalı vekilinin ... il Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 01/03/2022 tarihli ... karar sayılı kararı nedeniyle kesin hüküm itirazının uyuşmazlıkların farklı olması nedeniyle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde 28/04/2021 ve 29/04/2021 tarihlerinde ... ve ... plakalı araçlarla davalıya temin ettiği 40 ton portakalın davalıya teslim edildiğini iddia etmiş olup, künye bilgileri için yazılan müzekkereye ...Belediyesi Avrupa Yakası ... Şube Müdürlüğü'nün yazı cevabı incelendiğinde, 29/04/2021 tarihinde ... plakalı aracın 1500kg, 29/04/2021 tarihinde ... plakalı aracın 960 kg taşındığı belirlenmiştir.
Davacı vekili 04/10/2023 tarihli celse sırasındaki beyanında dava dilekçesinde bildirdiği şifahi anlaşmanın kimler arasında kim adına yapıldığı hususunda da açıklama yapmak üzere süre talep etmiş ve Mahkememizce davacı vekiline talebi üzerine açıklamalarını yazılı olarak sunması için 2 haftalık süre verilmiş olup, davacı vekilince sunulan beyan dilekçesi içeriğinde dava dilekçesinde belirtilen ve uyuşmazlık konularından biri olan taraflar arasındaki şifai sözleşmeye dair herhangi bir açıklamada bulunulmadığı gibi bu hususa dair herhangi bir bilgi veya belge de sunulmamış olup, davacının iddiaları yönünden yapılan incelemede davacı davalıya 40 ton portakal teslim ettiğini belirtmişse de dava dilekçesindeki tarih ve plakalara göre ...yazı cevabında gelen künye bilgilerinde bu tutarların 1500kg ve 960 kg olduğu, 40 ton portakalın teslim edildiğini hususunun gerek toplanan gerekse davacı tarafça sunulan belgelerle ispatlanamadığı anlaşılmış, ayrıca davalının dava dilekçesihndeki anlaşma içeriğine ilişkin iddiaları yönünden davalı taraf cevap dilekçesinde sözlü veya yazılı anlaşma bulunmadığı belirtilerek anlaşmaya yönelik inkarda bulunmuş ve içeriği, tarafları, ve miktarının davacı tarafça ispatı gerektiği hususunu belirtmiş olup, taraflar arasında yazılı veya sözlü anlaşmanın olup olmadığı, anlaşma varsa koşulları hususları çekişmeli olup, bu durumda anlaşmanın varlığını ve koşullarını ispat yükü, bu anlaşmanın varlığını iddia eden ve bu anlaşma nedeniyle alacaklı olduğu iddiasında bulunan davacı tarafta olup, davacının taraflar arasındaki şifahi anlaşmanın kim ile yapıldığı, içeriğinin ve koşullarının ne olduğu hususunda ortaya konulan somut herhangi bir veri bulunmadığından iddia edilen bu şifahi anlaşmaya göre teslim edilen ürünlerin ne kadar olduğu, ürünler için kararlaştırıldığı iddia edilen bedellerin ne olduğu veya tahsili talebinin yerinde olup olmadığı hususu da değerlendirilemediğinden davacının bu husustaki iddiası ispatlanamamış olup davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harçtan 80,70 -TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır