T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2022/488 Esas
KARAR NO:2024/306
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/06/2015
KARAR TARİHİ:07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekiledeni şirket ile davalı ve dava dışı ... arasında imzalanan 22.11.2013 tarihli Teknik Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında vekiledeni şirketin; davalıya ait ... Santrali Projesi için, teknik & ticari & risk analizlerini içeren due diligence raporu düzenleme işini üstlendiğini, vekiledeninin, üstlenmiş bulunduğu yükümlülüklerini sözleşmeye uygun bir şekilde, hatasız, eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, raporu teslim alan davalının; esaslı olmayan bir takım konularda değişiklik meydana geldiğinden bahisle, birtakım değişiklik taleplerinde bulunduğunu yeni veriler doğrultusunda raporun revize edilerek 13.12.2013 tarihînde davalıya teslim edildiğini, bu kapsamda ilk raporda; % 7 Güç Eğrisi belirsizliği koşulunda. ... (10 yıl) değeri, 101.0 GWh/y olarak hesaplanmış iken, sunulan ikinci raporda ise aynı verilerle, ... (10 yıl) değerinin, bu kez 104.6 GWh/y olarak revize edildiğini, yapılan revizyonla sadece % 3.56 oranında artış yapıldığını, akabinde, vermiş bulunduğu hizmetlere karşılık davalı şirkete; Rapor bedeli olarak 26.11,2013 tarih - ... seri / sıra nolu, 17.818,00 € tutarlı fatura ile 18.12,2013 tarih - ... seri / sıra nolu ve 17.813,00 € tutarlı fatura ve saha ziyaretleri seyahat giderleri olarak, 24.12.2013 tarih - ... seri / sıra nolu ve 1.889,00 TL tutarlı fatura ve son olarak fatura bedellerinin, kararlaştırılan 14 günlük vade içinde ödenmemesi üzerine, temerrüt faizi ( % 12.75 ) faturası olarak 15.09.2014 tarih - ... seri / sıra nalu, 11.469,14 TL tutarlı toplam 4 adet fatura tanzim ve tebliğ edildiğini, davalının anılan faturalara hiçbir şekilde itiraz etmediği gibi, ticari defterlerine de işlediğini, ancak yazılı ve sözlü ihtarlar ile taraflar arasında yapılan sulh görüşmelerine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine, anılan fatura bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü - 2014 / ... ve 2014 / ... E sayılı takip dosyaları ile icra takibine girişildiğini, ancak davalının haksız itirazla İcra takiplerini durdurduğunu, dava tarihi itibariyle, vekiledeninin davalıdan, 37.575,89 € ve 13.529,80 TL muaccel bakiye alacağı bulunduğunu beyanla, itirazların iptali ile takiblerin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Vekiledeninin takip dayanağı olan faturalardan dolayı herhangibir borcunun bulunmadığını, ... Bankasının tercihi ve yönlendirmesi ile vekiledeninin, davacı şirketten hizmet almak zorunda bırakıldığı ve bu kapsamda ... ile takip alacaklısı şirket arasında bağıtlanan sözleşmeyi; proje sahibi olarak vekiledeni şirketin de imzaladığını, anılan sözleşme gereği, davacı şirketin nihai raporunu, 11.12.2013 tarihinde vermesi gerekir iken anılan tarihte verilen raporun doğru olmaması üzerine, yapılan müzakereler sonucu 13.12.2013 tarihinde yeni bir rapor sunulduğu, ancak sorunun giderilemediğini, anılan raporların vekiledeni şirkete tevdi edilmesinden sonra, her iki raporun da eksik yetersiz ve hatalı olduğunun davacı şirkete derhal bildirildiğini, ikinci raporun da eksik, yetersiz ve hatalı olduğunun bildirilmesi üzerine, 3. bir raporun düzenlenmediği ve Bankaya veya vekiledenine sunulmadığını, ilk Teknik Fizibilite Raporu'nda yer alan yanlış hesaplamalar sonucu 45.000.000 € yatırım yapılması planlanan projenin; verimliliğinin sorgulanır hale geldiği ve kredibilitesinin düştüğünü, ilk raporun ayıplı olduğunu kabul eden davacının 11.12.2013 tarihinde teslim etmesi gereken raporu 13.12.2013 tarihinde teslim ettiğini, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin, sadece davacı tarafından sunulmuş (11) sayfalık İngilizce metinden ibaret olmadığı, aynca ek olarak ( 3 ) sayfalık teknik danışmanlık iş kapsamı imzalandığını, anılan sözleşme eki - m. l.c gereğince yapılması gereken ... a göre Elektrik Üretim hesaplamalarının yapılmadığı, hesaplanmayan bu bölümün ise sözleşme tutarının en büyük kalemini teşkil ettiğini, Türbin üreticilerinin raporlarına itibar edilerek bankaların kredi vermedikleri hususu, RES sektöründe çalışan herkes tarafından bilindiğini, davacı şirketin; hesaplama yapmadığı, müvekkil şirketin; bağımsız danışman ... EMD' ye hazırlattığı Rapor ile türbin üreticisi ... tarafından düzenlenmiş raporları; kıyaslamadan, anılan raporlara kendi bilgi ve ölçümlerini katmadan; harmanlama & kopyalama yöntemi ile rapor hazırladığı, aynca ulaşılan sonuçlara ise teknik ve bilimsel verilere dayanmadan; farazi & keyfi bir şekilde % 1 oranında belirsizlik eklediği, böylece projenin; Kredi kurumları nezdindekl güvenilirliğini sarstığını, bağımsız danışman ... EMD raporunda, % 7 güç eğrisi hesaplamaları yapılmış iken, davacı teknik danışmanın % 7 civarında ve mükerrer olarak belirsizlik hesabı yaptığı, bu durumun ise üretim tahminini düşürdüğü ve Borç Servis karşılama Oranını ise kabul edilebilir oranın altına düşürmesi nedeniyle, gereksiz bir şekilde ilave 5.000.000 € ek kaynak ihtiyacı ile karşı karşıya kalındığını, bankaya sunulan ilk raporda 101 mkWh olan üretimin, 104 ila 114 m kWh arasında gerçekleşebileceği belirtildiğini, aradaki yıllık 10 m kWh üretimin parasal değerinin yaklaşık 800.000 $ olduğu ve bu durumun ise projenin finansal getirisinde, 8.000.000 $ tutarında fark yarattığını, teknik rapordaki bu güvensizliklerin, verilecek teminat tutarları ile serbest bırakılacak teminatla ve akreditif içeriklerinin; Banka tarafından olağan dışı bir titizlikle irdelenmesine neden olduğunu, davacı danışmanın; gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek en dipten hesap yapması ve yüzeysel inceleme tavrı sonucu projenin; borç ödeme performansı, karlılığı, geri ödeme süresi vb. tüm dengelerinin alt üst olduğunu, davacı şirketle yapılan şifahi görüşmelerde, aynı model veya değişik model türbin seçimi durumunda, doğru rapor verecekleri güvencesi verdiklerini, 28.11.2013 tarihli fatura sözleşme imzası ile birlikte kesildiği için, 18.12,2013 tarihli fatura çalışmalar devam ederken kesildiği için ve 24.12.2013 tarihli faturanın ise davacının uluslararası bir şirket olması ve hatalarını düzeltecekleri güvencesi ile müvekkil şirket ticari defterlerine işlendiğini, ... tarafından, müvekkil şirket yetkilisi ..." e gönderilen sulh sözleşmesinde, davacı şirketin hata yapıldığını ikrar ettiğini, dava dilekçesinde gerçeğe aykırı bir çok iddia bulunduğu, bu kapsamda; Revize Raporun sunulduğu tarih olan 13.12.2013 tarihi itibariyle, müvekkil şirketin bilgisi dahilinde Genelkurmay Başkanlığı'nın radar iznine ilişkin olumlu veya olumsuz görüşünün bulunmadığı, davacının iddiasının doğru olması halinde ise rapor tanzimini gerektirecek bir durumun olmadığı, kaldı ki, davacı tarafından düzenlenen Raporlarda da Genelkurmay İle görüşmelerin yapıldığı ve onay verileceğinin düşünüldüğü hususuna yer verildiği, ayrıca dava dilekçesindeki iddianın aksine, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği - Geçici - 6. Madde düzenlemesi gereği, mücbir sebep durumunda, yatırımcının yeni bir saha bularak lisansını tadil ettirebildiği, dolayısıyla EPDK tarafından başka bir yer önerisinin söz konusu olamayacağını, sözleşmeye aykırı ayıplı raporlar ve geç ifa nedeniyle vekiledeni şirketin sözleşmeden beklediği menfaati sağlama bir yana, ayıplı raporlar ve geç ifa nedeniyle hayli büyük zararlara uğradığı ayrıca vekiledeni şirketin temerrüde düşürülmediğinden, faiz işletilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava; 22.11.2013 tarihli Teknik Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında danışmanlık hizmeti bedelinin tahsiline ilişkin girişilen takibe vaki itiraz üzerine İİK 67 madde uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizden verilen 14/11/2017 tarih ve 2015/... Esas 2017/... sayılı kararı İstanbul B.A.M. 17. Hukuk Dairesinin 03/12/2020 tarih, 2018/504 Esas 2020/2108 Karar sayılı ilamıyla davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, B.A.M. tarafından verilen karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2022 tarih ve 2021/2572 Esas 2022/2911 Karar sayılı ilamıyla; "...Dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi heyet raporunda, davacının sözleşmeye uygun nihai raporu dava dışı bankaya teslim ettiği ve böylelikle sözleşme uyarınca taahhüdünü yerine getirdiği, teslimden sonra davacı tarafından revize raporun yeniden iletildiği ve bu raporlar arasında tespit edilen farklılıkların ilk raporun nihai niteliğini etkilememekle beraber esasa ilişkin de olmadığı tespiti yapılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ise düzenlenen raporların sözleşme ile kararlaştırılan içerikleri karşılamaktan uzak olduğu, eksik, yetersiz ve hatalı oldukları, Revize Rapor'da ise ilk rapora göre, kısmen zorunlu ve kısmen gereksiz yeni ek belirsizlik ilavesi ile tüm rapor sonuçlarını etkileyecek değişiklikler yapılmasının Kreditör Banka'ya sunulan ilk raporun hatalı olduğunun bir göstergesi olduğu, ayrıca ilk ve revize raporun güvenilirliği ve inandırıcılığının Kreditör Banka nezdinde sorgulanır konuma düşürdüğü, davacının danışmanlık sözleşmesinden doğan edimini gereği gibi yerine getirmediği bildirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede danışmanlık hizmetinin amacı, ... A,Ş.’nin Mal Sahibi'nin, teklif edilen krediyi ödeyebilecek ödeme gücünün olup olmadığının değerlendirebilmesi için, Müşteriye Projenin teknik ve ticari yönleri ile risklerine ilişkin bir rapor hazırlamak olarak tespit edilmiştir. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü amacıyla bilirkişi oy ve görüşüne başvurulmuş ilk heyet raporundan sonra ikinci heyetten rapor alınmış ve bu rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de her iki rapor arasında davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği noktasında davacının düzenlediği raporların sözleşmeye uygun olup olmadığı yönlerinde açık çelişki bulunmaktadır.
Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca varılması doğru olmamıştır. Bu durumda, dava dosyası yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, dosyadaki raporlar arasındaki çelişkileri giderecek ve tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetime elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir..." denilerek mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydedilmiştir.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 15.09.2023 tarihli raporunda; "...Teknik açıdan, davalının işbu dava konusu projenin uygulanması ... firmasının 2.0 MW türbinlerini alabilmek için projenin finansmanı amaçlı dava dışı ... bankasından kredi başvuruşuna istinaden, davacıdan bir fizibilite raporu istenmekle birlikte 13 gün gibi kısa bir sürede hazırlanan bir raporun teknik özelliklerinin sağlıklı olamayacağının açık olduğu, dolayısıyla da talep edilen özellikleri taşımamasının olağan olduğu,
Bu denli teknik, finansman ve yatırım yönleriyle ayrı ayrı değerlendirme ve planlama yapılması gereken bir projenin ön hazırlığının aylar hatta yıllar süren bir çalışma gerektirdiği,
Davalının davacıdan rapor talep etmesi ve zamanın çok daralması ile ön raporu final rapor olarak sunulması için davalının davacı firmayı sıkıştırması sonucu, istenen nitelikte bir raporun ortaya çıkmamasında etkili olduğu,
Teknik değerlendirme neticesinde; Sözleşme gerekliliklerinin Davacı bakımından yerine getirildiği fakat istenildiği gibi bir rapor ortaya çıkmamasında Davalının rolü olduğu,
Davacı tarafından sunulan rapor, teknik danışmanlık iş kapsamındaki taleplerinin büyük bir kısmını karşılasa da, tam olarak 44 MW'lık RES yatırımı için özel olarak hazırlanmadığı ve fakat bu durumun ortaya çıkmasında işin aceleye getirilmesinin etken olduğu göz önüne alındığında Davacının ücretinin ödenmesi gerektiği..."
Bilirkişi heyetinin 15/11/2023 tarihli ek raporunda özetle; "...Davacının icra dosyaları bakımından, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; davacının, borçlu aleyhinde 24.12.2013 tarihli 1.890,00 TL fatura alacağı, 163,28 TL işlemiş faiz, 15.09.2014 tarihli 11.469,14 TL fatura alacağı, 7,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.529,80 TL toplam iki adetten oluşan
Ayrıca, davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; 26.11.2013 tarihli 17.818 € fatura alacağı, 1.008,06 € işlemiş faiz, 18.12.2013 tarihli 17.817,00 € fatura alacağı, 932,83 € işlemiş faiz olmak üzere 2 adet euro bazlı fatura bakımından toplam 37.575,89 € alacağın tahsili bakımından ise 17/09/2014 takip tarihinden itibaren yıllık %7 faiz talep edebileceği,
Ve davacının söz konusu 4 fatura alacağı bakımından fatura tarihlerinden itibaren faizi ile talep edebileceği..."
Bilirkişi heyetinin 01/03/2024 tarihli ek raporunda özetle; "...Davacının icra dosyaları bakımından, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; davacının, borçlu aleyhinde 24.12.2013 tarihli 1.890,00 TL fatura alacağı, 163,28 TL işlemiş faiz, 15.09.2014 tarihli 11.469,14 TL fatura alacağı, 7,38 TL işlemiş faiz olmak üzere talepte bağlılık ilkesi gereğince toplam 13.529,80 TL toplam iki adetten oluşan TL bazlı fatura alacağını 22.09.2014 takip tarihine kadar(TAKİP ÖNCESİ) talep edebileceği; TAKİP SONRASI dava tarihine kadar faizinin ise 12.295,26 TL olarak hesap edildiği,
Ayrıca, davacının .... İcra 'nün ... E. sayılı takip dosyasında; 26.11.2013 tarihli 17.818 € fatura alacağı, 1.008,06 € işlemiş faiz, 18.12.2013 tarihli 17.817,00 € fatura alacağı, 932,83 € işlemiş faiz olmak üzere 2 adet euro bazlı fatura bakımından %7 yıllık faiz ile toplam 37.575,89 € olarak 17.09.2014 Takip tarihine kadar (TAKİP ÖNCESİ) talep edeceği igili faturaların TAKİP SONRASI dava tarihine kadar faizinin ise 19.572,89 EURO olarak hesap edildiği,
İşbu dava konusu iki adet icra dosyası ve 4 adet fatura alacağı bakımından faiz tutarlarının, hesaplama bölümünde takip öncesi ve takip sonrası olmak üzere ayrı ayrı gösterildiği,
Tarafların icra inkar tazminatı taleplerinin Yüce Mahkemeye ait olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
Dava, davacının sözleşmeden kaynakla alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde giriştiği takibe karşı davalı itirazının iptali istemine ilişkindir.
Sözleşme ilişkisi yanlar arasında çekişmesiz olup uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin niteliği, davacının edimini ifa edip etmediği, davacının takip tarihi itibari ile alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplanmıştır.
Davaya dayanak .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; davacının, borçlu aleyhinde 24.12.2013 tarihli 1.890,00 TL fatura alacağı, 163,28 TL işlemiş faiz, 15.09.2014 tarihli 11.469,14 TL fatura alacağı, 7,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.529,80 TL alacağın tahsili için 11.09.2014 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçluya ödeme emrinin 22.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 25.09.2014 tarihinde süresinde borca ve faize itiraz edildiği, takibin durduğu, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; 26.11.2013 tarihli 17.818 € fatura alacağı, 1.008,06 € işlemiş faiz, 18.12.2013 tarihli 17.817,00 € fatura alacağı, 932,83 € işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.575,89 € alacağın tahsili için 17.09.2014 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçluya ödeme emrinin 22.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 24.09.2014 tarihinde süresinde borca ve faize itiraz edildiği takibin durduğu, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizden verilen 14/11/2017 tarih 2015/641 Esas, 2017/827 Karar sayılı kararı İstanbul B.A.M. 17. Hukuk Dairesinin 03/12/2020 tarih, 2018/504 Esas 2020/2108 Karar sayılı ilamıyla davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, B.A.M. tarafından verilen karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2022 tarih ve 2021/2572 Esas 2022/2911 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla işbu esasa kaydedilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı da gözetilerek, toplanan tüm deliller, dosya kapsamı , iddia ve savunmalar doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve mevcut durum denetlenerek dosyadaki raporlar arasındaki çelişkileri giderecek ve tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetime elverişli bir rapor alınmasına, dosyanın daha önce görevlendirilmemiş mahkememizce resen seçilecek enerji alanında (rüzgar) uzman öğretim üyesi , ekonomi finans-fiziblte uzmanı bilirkişi ve bir borçlar ve ticaret hukuk alanında 1 öğretim üyesinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği;
Dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi heyet raporunda, davacının sözleşmeye uygun nihai raporu dava dışı bankaya teslim ettiği ve böylelikle sözleşme uyarınca taahhüdünü yerine getirdiği, teslimden sonra davacı tarafından revize raporun yeniden iletildiği ve bu raporlar arasında tespit edilen farklılıkların ilk raporun nihai niteliğini etkilememekle beraber esasa ilişkin de olmadığı tespiti yapılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ise düzenlenen raporların sözleşme ile kararlaştırılan içerikleri karşılamaktan uzak olduğu, eksik, yetersiz ve hatalı oldukları, Revize Rapor'da ise ilk rapora göre, kısmen zorunlu ve kısmen gereksiz yeni ek belirsizlik ilavesi ile tüm rapor sonuçlarını etkileyecek değişiklikler yapılmasının Kreditör Banka'ya sunulan ilk raporun hatalı olduğunun bir göstergesi olduğu, ayrıca ilk ve revize raporun güvenilirliği ve inandırıcılığının Kreditör Banka nezdinde sorgulanır konuma düşürdüğü, davacının danışmanlık sözleşmesinden doğan edimini gereği gibi yerine getirmediği bildirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede danışmanlık hizmetinin amacı, ... A,Ş.’nin Mal Sahibi'nin, teklif edilen krediyi ödeyebilecek ödeme gücünün olup olmadığının değerlendirebilmesi için, Müşteriye Projenin teknik ve ticari yönleri ile risklerine ilişkin bir rapor hazırlamak olarak tespit edilmiştir.
Mahkememizce bozma öncesi aldırılan her iki rapor arasında davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği noktasında davacının düzenlediği raporların sözleşmeye uygun olup olmadığı yönlerinde bulunan çelişki açısından aldırılan son tarihli heyet raporunda ; davalının işbu dava konusu projenin uygulanması için ... firmasının 2.0 MW türbinlerini alabilmek için projenin finansmanı amaçlı dava dışı ... bankasından kredi başvuruşuna istinaden, davacıdan bir fizibilite raporu istenmekle birlikte 13 gün gibi kısa bir sürede hazırlanan bir raporun teknik özelliklerinin sağlıklı olamayacağının açık olduğu, dolayısıyla da talep edilen özellikleri taşımamasının olağan olduğu, bu denli teknik, finansman ve yatırım yönleriyle ayrı ayrı değerlendirme ve planlama yapılması gereken bir projenin ön hazırlığının aylar hatta yıllar süren bir çalışma gerektirdiği, davalının davacıdan rapor talep etmesi ve zamanın çok daralması ile ön raporu final rapor olarak sunulması için davalının davacı firmayı sıkıştırması sonucu, istenen nitelikte bir raporun ortaya çıkmamasında etkili olduğu, sözleşme gerekliliklerinin Davacı bakımından yerine getirildiği fakat istenildiği gibi bir rapor ortaya çıkmamasında Davalının rolü olduğu, davacı tarafından sunulan rapor, teknik danışmanlık iş kapsamındaki taleplerinin büyük bir kısmını karşılasa da, tam olarak 44 MW”lık RES yatırımı için özel olarak hazırlanmadığı ve fakat bu durumun ortaya çıkmasında işin aceleye getirilmesinin etken olduğu göz önüne alındığında Davacının ücretinin ödenmesi gerektiği, kanaatinin yer aldığı,
Bu haliyle dosya kapsamında yapılan tüm yargılama neticesinde bozma öncesi yapılan yargılamada aldırılan ilk heyet raporu ile bozma sonrası yapılan yargılama da aldırılan heyet raporunun birbirleriyle uyumlu olduğu ; davacının sözleşmeye uygun nihai raporu dava dışı bankaya teslim ettiği ve böylelikle sözleşme uyarınca taahhüdünü yerine getirdiği her ne kadar davalı , davacının sözleşmeden kaynaklanan borcunu tam ve gereği gibi yerine getirmediği ve finansman kararının sonucundan sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddianın dava dayanağı sözleşmenin niteliği ile bağdaştırılmasının mümkün olmadığı; tam tersine davacının sözleşmeden kaynaklanan borcunu usulünce ifa ettiği dolayısıyla ücrete hak kazandığı sonucuna ulaşılmış olmakla ; davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasında davalı itirazının 35.635 Euro asıl alacak 1.940,89 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.575,89 Euro üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca asıl alacak için Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 13.359,14- TL asıl alacak, 170,76- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.529,80 TL üzerinden iptali ile takibin talep gibi devamına,
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın hükmün tashihine ilişkin 304.maddesi; "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
" şeklinde düzenlenmiş olup, eldeki davada hükmün 1-B bendinde "Alacağın %20'si oranında 21.738,06-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, " karar verilmiş olmakla ; " yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına" sehven şablon olarak kalmış olmakla hükümdeki açık yazı hatası hüküm henüz tebliğ edilmediğinden HMK'nın 304.maddesi uyarınca tarafların dinlenmelerine gerek olmaksızın resen düzeltilebileceğinden; hükmün 1 B maddesinde yer alan "yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına" ibaresi resen kaldırılarak hüküm resen tashih edilmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-A-).... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasında;
-Davalı itirazının 35.635 Euro asıl alacak 1.940,89 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.575,89 Euro üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca asıl alacak için Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle takibin devamına,
1-B-)Alacağın %20'si oranında 21.738,06-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-A-)Davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 13.359,14- TL asıl alacak, 170,76- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.529,80 TL üzerinden iptali ile takibin talep gibi devamına,
2-B-)Asıl Alacağın %20'si oranındaki 2.703,82- TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.753,24-TL harçtan peşin alınan 1.581,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.171,92 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 27,70 -TL başvurma harcı, 1.581,32-TL peşin harç, 4,10 -TL vekalet harcı, 416,08-TL tebligat/ posta gideri, 14.550,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.579,20 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 20.502,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
07/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!