T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/460 Esas
KARAR NO :2024/446
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/07/2022
KARAR TARİHİ:27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf mali müşavir olup geçmiş dönemde müvekkillerine mali müşavirlik hizmeti verdiğini, bu dönemde müvekkili nezdinde güven sağlayan davalı, şirketin iş yoğunluğunun arttıracağını da bahane göstererek müvekkiline yardımcı olabileceğini belirttiğini, müvekkili de bu hususta kendisine ödeme yapabileceğini belirttiğini, ancak davalı ödeme istemediğini, şirketten kendisine ortaklık verilmesi halinde satış konusunda çevresini de kullanarak yardımcı olabileceğini belirttiğini, bunun üzerine taraflar aralarında müvekkilinin sahibi olduğu ... ve TİC. LTD. Şti'nin % 25'i oranında resmi olmayacak şekilde aralarında sözleşme akdedildiğini, taraflar bu adi sözleşme doğrultusunda işlere devam ettiklerini, ancak davalının, şirketin mali müşaviri olması dolayısıyla da şirkete ilişkin haksız ödemeler aldığının tespiti üzerine de bu iş ilişkisine son vermeye karar verdiklerini, bu durum üzerine davalı taraf haksız taleplerde bulunduğunu, ancak müvekkili ...'in bu sürecin şirketin işleyişine zarar verebileceğini düşünerek davalı tarafın dayatmış olduğu 15.07.2020 tarihli protokolü kabul etmek zorunda kaldığını, iş bu protokol metninde protokolün teminatını oluşturmak adına davalıya 1.450.000-TL değerinde teminat olarak çek verileceği belirlenmiş ve yine teminat senedi niteliğinde müvekkili şirkete ait ve müvekkili tarafından ciro edilmiş Türkiye İş Bankası 1.450.000-TL değerinde çek davalıya teslim edildiğini, müvekkili haksız protokol doğrultusunda belirli aralıklarla davalı tarafa ödemeler yapmış ve protokol edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalı teminat çekini iade etmekten imtina etmiş ve çeki takibe koyacağı tehdidiyle sürekli olarak müvekkilinden haksız taleplerde bulunmaya devam ettiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; İİK. uyarınca haksız haciz baskısı altında kalmamak için Mahkemenin belirleyeceği teminat bedelinin taraflarınca depo edilmesiyle tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile taraflarınca iş bu çek, davalıya borcunun olmadığının tespitine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Taraflar arasında akdedilmiş 01.01.2017 tarihli sözleşme, Taraflar arasında akdedilmiş 15.07.2020 tarihli protokol, 1.450.000-TL değerinde teminat çeki, Banka hesap kayıtları, cari hesap dökümleri, Bilirkişi İncelemesi, Müvekkil şirkete ait defter ve tüm kayıtlar, Emsal Yargıtay Kararları, Davalılar tarafından sunulacak delillere karşı delil sunma hakkı saklı kalmak kaydı ile her türlü yasal delile dayanmışlardır.
İncelenen ticaret sicil kaydına göre; ... Ve Ticaret Limited Şirketi' nin istanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "..." adresinde faaliyet gösterdiği, odaya kayıt tarihinin 15/9/2014 olduğu, ortağı ve yetkilisinin ... olduğu ve şirketi temsile münferiden yetkili olduğu, şirketin son tescil tarihinin 19/07/2019 olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 31/01/2024 tarihli raporlarında: ''...Davacılardan ... ve davalı arasında esasen iç ortaklık ilişkisi olduğu ve bunun temelde adi ortaklık teşkil ettiği,
İç ortak olan davalının adi ortaklıktan ayrılma payının aktif ortak olan davacılardan ...'e yöneltilmesi gereken bir alacak niteliğinde olduğu ve bunun hesaplanmasında ya da yönteminde özel kurallar olmayan bir alacak-borç İlişkisi meydana getirdiği,
Çeklerden doğan alacakların fiili tahsil tarihleri hiç dikkate alınmayacak olduğunda dahi davacı tarafın 06.07.2022 dava tarihi itibarıyla protokolden kalan borcunun asgari; (156.194,74 - 98.658,50) - 57.536,24 USD olduğunun anlaşıldığı, bu tutarın dava tarihindeki döviz kuru üzerinden karşılığı; (57.536,24 X 17,1818) - 988.576,17 TL olduğu, rapor tarihi itibarıyla ise söz konusu 57.536,24 USD alacağın Türk Lirası karşılığının dava konusu 1.450.000,00 TL tutarındaki çek bedelinden fazla olduğu, Sayın Mahkemenin uyuşmazlık konusu çekin teminat amacıyla verildiği ve 15.07.2020 tarihli Protokolün ödeme vaadinin kayıtsız şartsız olma zorunluluğuna zarar verilmemesi için kambiyo senedine hiç yansıtılmadığı görüşünde olması durumda, temel ilişkiden kaynaklı ödemelerin yapılmasının hukuken ... tarafından ...'a karşı ileri sürülebilecek kişisel bir defi olarak kabul edilebileceği, buna rağmen işbu bilirkişi raporunun mali incelemeleri çerçevesinde borç miktarının dosyanın mevcut kapsamında kesin olarak tespit edilememesine karşın, davacı tarafın borcunun dava konusu 1.450.000,00 TL tutarındaki çek bedelinden fazla olduğunun belirlendiği, dolayısıyla mevcut verilerden davalının sebepsiz zenginleşmediği sonucuna ulaşılabileceği, ancak net tutarın belirlenemediği, Sayın Mahkemenin uyuşmazlık konusu çekin teminat amacıyla verilmediği görüşünde olması halinde ise, 15.07.2020 tarihli Protokole dayanarak kişisel defi ileri süremeyeceği ..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı yan; davalı tarafın mali müşavir olup, taraflar aralarında davacının sahibi olduğu ... ve Tic. Ltd. Şti'nin % 25'i oranındaki hissesinin resmi olmayacak şekilde devri hususunda 01.07.2017 tarihli protokol ile anlaşıldığını, ancak davalının şirketin mali müşaviri olması dolayısıyla şirkete ilişkin haksız ödemeler aldığının tespiti üzerine 15.07.2020 tarihli protokol ile ortaklık ilişkisinin sonlandırıldığını, davaya konu çekin de protokolün teminatı olarak davalıya teslim edildiğini ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuştur.
... ve ... arasında akdedilen 15.07.2020 tarihli protokol içeriğine göre; davacı ...'in şirketin demirbaş, makine ve teçhizatları ile birlikte bütün borç ve alacaklarını 15.07.2020 tarihi itibarıyla devralmış olduğu, ...'ın şirketten olan alacağının 230.000,00 USD olduğu, ...'in bu tutarı bir an önce ödemeyi taahhüt ettiği, 30.000,00 USD nakit ve 350.000,00 TL çek vermiş olduğu, çeklerin tahsil edildiği tarihteki kurdan hesaba kaydedileceği, ...'in ...'ın şirket lehine vermiş olduğu bütün kefaletleri kaldırmayı taahhüt etmiş olduğu, işbu taahhüt ve işlemlere karşılık ...'in ...'a 1.450.000,00 TL teminat olarak çek vermiş olduğu, işbu çek ödemeleri ve teminatlar kalktığında çekin ...'e iade edileceği hususlarının kararlaştırıldığı, bu kapsamda keşidecisi davacı şirket, hamili davacı ... olup ... tarafından ciro edilen, tanzim tarihi içermeyen 1.450.000 TL. Tutarlı çekin davalıya verilmiş olduğu, çek üzerinde teminat ibaresinin bulunmadığı görülmüştür.
O halde somut olayda çekişme konuları, davacı yanın protokolden kaynaklanan edimlerini yerine getirip getirmediği, uyuşmazlık konusu 1.450.000-TL tutarlı çekin teminat senedi niteliği taşıyıp taşımadığı, davacının işbu senet nedeniyle davalı yana borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dosya kapsamı, iddia ve savunma ile tarafların ticari kayıtları ve banka hesap özetleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi raporuna göre; karşılıksız çıkan müşteri çeklerine karşılık yapılan tahsilatların tahsil tarihlerindeki kur üzerinden karşılığı 61.330,03 USD olduğundan, davacı tarafın 06.07.2022 dava tarihi itibarıyla protokolden kalan borcunun (156.194,74 - 61.330,03) = 94.864,71 USD olduğu, bu tutarın da dava tarihi itibarıyla (94.864,71 X 17,1818) = 1.629.946,47 TL'ye karşılık geldiği anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir.
Bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamı).
Öte yandan teminat senedinin verilmesiyle güvence altına alınan risk gerçekleşmediği takdirde senet bedelsiz kalmakta ve bu durum borçluya kişisel defi imkânı sağlamaktadır. Teminat amacıyla kambiyo taahhüdünde bulunulduğuna ilişkin borçlu ve alacaklı arasında yapılan anlaşma ya kambiyo senedine hiç yansıtılmaz ya da belirli bir bedelin ödenmesi hususunda havalenin ya da ödeme vaadinin kayıtsız şartsız olması mecburiyetine (TTK m. 671/1, (b), 776/1, (b) helal getirmeyecek biçimde düzenleyen tarafından senet üzerine bedeli teminat içindir gibi bir ibarenin yazılmasıyla yetinilir (Kendigelen, Abuzer/ Kırca, İsmail: Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 2021, s. 114).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de 28.03.2010 tarihli ve E. 2009/14273, K. 2010/3312 sayılı kararında; “.. sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanabilmesi için sebepsiz zenginleşen ile zarara uğrayanın mal varlıkları arasında bir değişimin bulunması ve arada illiyet bağının olması gerektiği, dava konusu çekin teminat senedi olup olmadığı konusunun ise ancak satım sözleşmesinin tarafları arasında tartışılabileceği, teminat senedi olmasının dahi tek başına bir çekin kambiyo senedi vasfını yitirmesine neden olmayacağı gibi ödenmesini de engellemeyeceği, davalı tarafça çekin alacaklarının karşılığı olduğu savunulduğuna göre teminat çeki iddiasını keşidecisinin ispatlaması gerektiği...”ne işaret edilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporunda da bu hususta; "...Uyuşmazlık konusu olan, 1.450.000 TL tutarında çek incelendiğinde, üzerinde herhangi bir teminat kaydının bulunmadığı, ancak ... ve ... arasındaki iç ortaklığın sona erdirilmesinden kaynaklı ayrılma payına ilişkin ödemelerin bu kişiler arasındaki 15.07.2020 tarihli protokole konu edildiği ve bu protokolde 1.450.000 TL tutarında (sadece tutar açısından) çeke atıfta bulunulduğu, bu noktada söz konusu çek başka bir amaçla keşide edilmiş ise, durumun ispata muhtaç olduğu, 15.07.2020 tarihli protokolün ödeme vaadinin kayıtsız şartsız olma zorunluluğuna zarar verilmemesi için kambiyo senedine hiç yansıtılmadığının Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda, temel ilişkiden kaynaklı ödemelerin yapılmasının ... tarafından ...'a karşı ileri sürülebilecek kişisel bir defi olarak kabul edilebileceği, ancak işbu bilirkişi raporunun mali incelemeleri çerçevesinde borç miktarının dosyanın mevcut kapsamında tespit edilemediği, buna rağmen davacı tarafın borcunun dava konusu 1.450.000,00 TL tutarındaki çek bedelinden fazla olduğunun belirlendiği, dolayısıyla mevcut verilerden davalının sebepsiz zenginleşmediği sonucuna ulaşılabileceği..." tespit ve değerlendirmesi yapılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; ... ve ... arasında akdedilen ve ortaklık ilişkisinin sonlandırıldığı 15.07.2020 tarihli protokol ile davacı ...'in şirketin demirbaş, makine ve teçhizatları ile birlikte bütün borç ve alacaklarını 15.07.2020 tarihi itibarıyla devralarak ...'ın şirketten olan 230.000,00 USD alacağını ödemeyi taahhüt ettiği, bu maksatla 30.000,00 USD nakit ve 350.000,00 TL çek verdiği, çeklerin tahsil edildiği tarihteki kurdan hesaba kaydedileceğinin kararlaştırıldığı, ...'in ...'ın şirket lehine vermiş olduğu bütün kefaletleri kaldırmayı taahhüt etmiş olduğu, işbu taahhüt ve işlemlere karşılık ...'in ...'a keşidecisi davacı şirket, hamili davacı ... olup ... tarafından ciro edilen, tanzim tarihi içermeyen 1.450.000 TL. tutarlı çeki vermiş olduğu, çek üzerinde teminat ibaresinin bulunmadığı, işbu çekin ödemeler yapılıp ve teminatlar kalktığında ...'e iade edileceğinin kararlaştırıldığı, menfi tespit istemine konu 1.450.000 TL tutarında çek üzerinde herhangi bir teminat kaydının bulunmadığı, ancak anılan protokolde 1.450.000 TL tutarında (sadece tutar açısından) çeke atıfta bulunulduğu, bu noktada söz konusu çek başka bir amaçla keşide edilmiş ise durumun ispata muhtaç olduğu, 15.07.2020 tarihli protokolün ödeme vaadinin kayıtsız şartsız olma zorunluluğuna zarar verilmemesi için kambiyo senedine hiç yansıtılmadığı, bilirkişi raporunun mali incelemeleri çerçevesinde davacı ...'in protokol kapsamında davalıya yaptığı bütün ödemelerin dava tarihi itibarıyla 1.629.946,47 TL'ye karşılık geldiği, yani davacı tarafın borcunun dava konusu 1.450.000,00 TL tutarındaki çek bedelinden fazla olduğunun belirlendiği, dolayısıyla davacının taahhüt ettiği ödemelerin gerçekleşmemiş olması nedeniyla mevcut verilerden davalının sebepsiz zenginleşmediği sonucuna ulaşıldığından ve bedelsizlik olgusu davacı yanca kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 24.762,38 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 24.334,78-TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 188.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!