T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/447 Esas
KARAR NO :2024/100
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:01/07/2022
KARAR TARİHİ:14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket sigortalısı ... Tic. Ve San. Ltd. Şti 'ye ait "... mah. ... sok. Dış kapı no 13 d:1 ... /...” adresindeki iş yerini 30.05.2020 tarihinde ... poliçe numarası ile sigortaladığını, ekspertiz raporu incelendiğinde 06.03.2021 tarihinde ; ...'ye ait rögarın tıkanması ile geri tepen sulardan kaynaklı olarak zeminde ve sigortalıya ait ürünlerde hasar meydana geldiği tespit edildiğini, gerçekleşen hasar sonrası Müvekkil şirketin, sigortalısına, 6.120,00-TL hasar tazminatı ödediğini, bunun üzerine sigortalıya ödenen meblağın tahsili amacıyla hasar meydana gelmesinde kusuru bulunan davalı/borçlu aleyhine ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya icra dosyası açıldığını, Borçlu/davalıya giden ödeme emri sonrası davalı/ borçlu tarafından haksız olarak takibe itiraz edilmiş ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere davalının kusuru nedeni ile sigortalı yerde hasar meydana geldiğini, haksız ve mesnetsiz yapılan bu itirazın iptali için öncelikle arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak davalı taraf ile anlaşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğu sabit olduğundan, davalının % 20 İcra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat talebinin zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsü kişiyi öğrendiği tarihten itibaren süresi içinde açılmadığından davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkili idarenin olayda kusurlu bir fiili söz konusu olmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının davasını hasar dosyasına ve ekspertiz raporuna dayandırmata olup tek taraflı tanzim olunan belgelerin hukuki bir değeri bulunmadığını, tek taraflı hazırlanan belgelerin sıhhati dahi tartışmalı ve ihtilaflı olup delil niteliği olmadığını, davaya konu hasarın bina sahiplerinin kusurundan kaynaklandığını, bina sahiplerinin bina içinden ve dışından gelen su arızalarına karşı gerekli önlemleri alması, özellikle kot altındaki bodrum katlarda çekvalf, pompaj ve sair geri tepmeyi önleyici tedbirleri alması, yine bine içinde ve dışında gereken yalıtım/izolasyonu yapmış olmaları gerektiğini, ayrıca idarenin onaylı projesinin açıkça çek valf ile geri tepme önlemi alınması şartlı olarak verildiği halde bu önlem alınmadan tesisat yapılmasının bina sahiplerinin kusurlu olduğunu gösterdiğini, iddia edilen zararın müvekkili idareye ait herhangi bir kazı ya da kanal açma çalışmasından kaynaklanmadığını, sorunun tamamen bina dahili atıksu tesisatlarının yanlış kullanım nedeniyle tıkanmasından ve bu tıkanma sonucu binada kullanılan atık suların bina dışına çıkmadan binanın bağımsız bölümlerine dolmasından kaynaklandığı anlaşıldığından iddia edilen hasarda idarenin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı sigorta şirketinin zararı da dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile ispat edemediğini, davacının zarar iddiasını ve sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, davacının hasar nedeniyle yaptığı sigortalısının beyanı ile tek taraflı olarak düzenlendiği anlaşılan sigorta ekspertiz raporunun gerçeği yansıtmadığını, icra takibine konu hasar ödemesi ve bu meyanda kusur tespiti ile hasar rakamının yargılamayı gerektiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini belirterek, davanın öncelikle usule ayıkırılık itirazları, husumet yokluğu, zamanaşımı nedenleriyle, ayrıca esastan ve tümüyle reddini, davacının faiz isteminin ve icra inkar tazminatı talebinin reddini, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, dava dışı sigortalının işyerinde 06/03/2021 meydana gelen su tepmesi olayı neticesinde sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsilinden kaynaklanan alacağa ilişkin ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Sigorta AŞ, borçlunun ... olduğu, takibin 6.120,00-TL asıl alacak ve 584,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.704,00-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 03/03/2021 tarihinde dava dışı sigortalının işyerinde meydana gelen hasar nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin olduğu, 27/04/2022 tarihli ödeme emrinin 15/05/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/05/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, takip dosyası ile davacı ile dava dışı sigortalısı arasında düzenlenen poliçe ve yapılan ödemeler kapsamında inceleme yapılarak dava konusu su baskını olayının gerçekleşmesinde davalıya izafe edilecek kusur/sorumluluğun bulunup bulunmadığı, varsa davacının davalıdan talep edebileceği rücu alacağı bulunup bulunmadığı ile miktarı, ayrıca davacının davalıdan talep edebileceği işlemiş faiz bulunup bulunmadığı ile varsa miktarının tespiti hususunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 21/02/2023 tarihli raporunda özetle; Dava konusu su hasarının oluşumunda; ... Genel Müdürlüğünün kusur sorumluluğunun bulunduğu, Davacının, poliçe teminatı kapsamında bulunan zararı sigortalısına ödediği, Davalının zararın meydana gelişinde % 50 oranında kusur ve sorumluluğu bulunduğu ve davacının 1472. Madde kapsamında rücuen tazminat talep ve dava hakkı bulunacağı, davacı sigorta şirketinin talep edebileceği rücu alacağının 3.060,00.- TL anapara ve 307,84 TL faiz olmak üzere toplam 3.367,84 TL olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 16/08/2023 tarihli ek raporunda özetle; Dava konusu su hasarının oluşumunda; ... Genel Müdürlüğünün kusur sorumluluğunun bulunduğu, Davacının poliçe teminatı kapsamında bulunan zararı sigortalısına ödediği, Davalının zararın meydana gelişinde % 50 oranında kusur ve sorumluluğu bulunduğu ve Davacının 1472. Madde kapsamında rücuen tazminat talep ve dava hakkı bulunacağı, Davacı sigorta şirketinin talep edebileceği rücu alacağının 3.060,00.- TL anapara ve 307,84 TL faiz olmak üzere toplam 3.367,84 TL olduğu, kök rapordaki görüş ve değerleme kanaatlerinde değişiklik olmadığı hususu bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Sigorta AŞ, borçlunun ... olduğu, takibin 6.120,00-TL asıl alacak ve 584,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.704,00-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 06/03/2021 tarihinde dava dışı sigortalının işyerinde meydana gelen hasar nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin olduğu, 27/04/2022 tarihli ödeme emrinin 15/05/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/05/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 01/07/2022 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Dava ve takibe konu rücu alacağına dayanak olan olayın 06/03/2021 tarihinde gerçekleştiği, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yazı cevabı ve ekinde gönderilen mimari proje ve imar işlem dosyasından, pis su bağlantısı ile ilgili herhangi bir proje veya bilgi bulunmadığı, hasarın meydana geldiği adreste bilirkişilerce 20/11/2023 tarihinde yapılan incelemede bodrum katta 1 adet WC ve 1 adet pissu çukuru olduğu, pis su bağlantısının yapılmasında gerek davalı idare ve gerek yapı sahibinin yükümlülüklerinin bulunduğu ve buna aykırı davranılması durumunda tarafların yarı yarıya - eşit oranda kusurlu oldukları, hasarın, sigortalı binanın önünde bulunan rögarın tıkanması sonucu geri tepen suların bodrum kata dolmasıyla meydana geldiği, meydana gelen zarar ile davalının rögar ve borularının bakım eksikliği sebebiyle taşması, patlaması arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlendiği, ayrıca Yangın Sigortası Genel Şartlarında dahili su klozu 2. Maddesine göre hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu, dava dışı sigortalının meydana gelen hasar nedeniyle 6.120,00-TL zararının poliçe kapsamında davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödendiği, davalının %50 kusuruna istinaden davacının davalıdan 3.060,00-TL rücu alacağı talep etme hakkı bulunduğu, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen faiz tutarının 307,84-TL olduğu belirlendiğinden davalının takibe itirazının 3.367,84-TL tutarı yönünden haksız olduğu değerlendirilmekle davalının itirazının bu tutar üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmişse de alacağın dayanağının haksız fiilden kaynaklandığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılama neticesinde belirlenmesi nedeniyle likit olmadığı, bu nedenle icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 3.367,84-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 3.060,00-TL asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına,
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 230,06-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 149,36-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 858,47-TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsili, bakiye 701,53-TL tutarındaki kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 254,00-TL tebligat/ posta gideri olmak üzere toplam 6.254,00-TL'nin haklılık durumuna göre 3.441,58-TL tutarındaki kısmı ile 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.614,48-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.367,84 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.752,16-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!