WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/416 Esas
KARAR NO :2024/252

DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/06/2022
KARAR TARİHİ:19/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 01.07.2021 tarihli Güneş Enerjisi Santrallerinin devri amacıyla sözleşme akdedildiği, sözleşme kapsamında davalının mülkiyetinde bulunan ve sözleşmede nitelikleri belirtilen bir kısım GES santralleri 6.500.000 USD bedel karşılığında müvekkile devredileceği, Devir bedelinin ödenmesini teminen sözleşme imza tarihi ile eş zamanlı olarak 250.000 USD bedelli çekin bloke edilerek davalıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina etmesi üzerinde Sözleşmenin aynen ifa edilmesi talebiyle ihtarname keşide edilmiş, bunun üzerine Sözleşmenin fesih edildiğine dair ihtarname keşide edildiği, davalının sözleşmesel ediminin yerine getirilmemesi üzerine Arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ... arabuluculuk dosyasından süreç tarafların anlaşmaması ile sonuçlandığı, davalı taraf, Sözleşmeyi haklı bir sebep olmaksızın feshettiği, Müvekkilin uğradığı zararların yanı sıra sözleşmede kararlaştırılan ve ifaya eklenen cezai şart niteliği taşıyan cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeyle amaçlanan 6 adet GES'in müvekkile devri olup, davalı yan devir borcunu, müvekkil ise buna karşılık para ödeme edimini üstlendiği, Taraflar arasındaki sözleşme Karma nitelikte olup Sözleşme içeriği incelendiğinde Güneş Enerji Santrali Devir Taahhüdü Sözleşmesi niteliğinde olduğunun anlaşılacağı, sözleşme kapsamında davalı tarafın haksız feshi nedeniyle müvekkilin uğradığı olumlu zararların da karşılanması gerektiği, davalı, öncelikle santrallerin işletilmesine ilişkin sahibi olduğu ruhsat ve izinleri, enerji satışını yaptığı sözleşmeyi devre hazır hale getirmediği, devre hazırlık işlemlerinin ardından santrallerin devri için şirket kurma borcunu da yerine getirmediği, davalının iştiraki olarak kurulacak şirket hisselerinin tamamı ... ait olacağı, ancak, Davalı şirket kuruluş işlemini yerine getirmediği, şirket kuruluşu gerçekleşmediğinden davalı ile davacı arasında hisse devrine ilişkin noter onaylı sözleşmenin kurulması da imkansız hale geldiği, müvekkilin yapmış olduğu sözleşme kurma masraflarının ödenmesi gerektiği, müvekkil sözleşme uyarınca söz konusu enerji santrallerini devralsaydı işletmenin faaliyetinden dolayı gelir elde edecek idi, ancak davalının haksız feshi neticesinde müvekkilin bu gelirden mahrum kaldığı, davalının sözleşmede kararlaştırılan Güneş Enerji santrallerini devir edimi gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle müvekkilin sözleşmenin yapıldığı şartlarda aynı niteliklere sahip başka güneş enerjisi santrallerini devralma imkanının ortadan kalktığı, Müvekkilin daha fazla masraf yapmak zorunda kaldığı, Sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle müvekkilin Güneş Enerji Santrallerini devralmak için yapmak zorunda kalacağı fazla masrafların da davalıdan tahsili gerektiği, Güneş Enerji Santralleri devir taahhüdü Sözleşmesinde, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi halinde ayrıca cezai şartın ödeneceği kararlaştırıldığı, Sözleşmede Kararlaştırılan bu cezai şart, İfaya eklenen Cezai Şart Niteliği taşıdığı, Bu nedenle müvekkilin uğradığı zararların yanı sıra bu cezai şartın da ödenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle dava konusu Sözleşme kapsamında müvekkil şirketin yoksun kaldığı Kar, Sözleşme nedeniyle kaçırdığı fırsatlar, sözleşme nedeniyle yaptığı masrafların bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 USD maddi, zararın ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkile iadesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2.000.00 USD cezai şartın faizi ile birlikte müvekkiline verilmesine, ... ATM de açılan ... E. Sayılı İfa davasının derdest olduğu işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.07.2021 tarihli “Hisse Devir Taahhüdü Sözleşmesi”den kaynaklanan ilk uyuşmazlık huzurdaki dava olmayıp, davacı şirket vekilin birleştirilmesini talep ettiği ve yine Mahkemenizde görülmüş olan ... Esas Sayılı dosya olduğu, İşbu davada davacı öncelikle taraflar arasında akdedilen Hisse Devri Taahhüdü Sözleşmesinin aynen ifasını talep ederek Sözleşmede yer alan Güneş Enerji Santrallerinin devredileceği bir şirket kurulmasını, sonra bu limited Şirket paylarının mülkiyetinin kendilerine geçirilmesini talep ettiği, ... Esas Sayılı davada davalı olarak hem sözleşmenin şekle aykırı olduğu ileri sürülmüş, hem de eksik ödenen başvuru harcının tamamlanması talep edildiğini, davacının masraf yapmak istemeden haksız kazanç elde etmeye çalılaşarak başvuru harcını tamamlamayarak uüsüle aykırı bir şekilde davasını ISLAH ederek taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğine ilişkin iddiasını değiştirmiş aynen, ifa talebini de tazminat talebine çevirdiği, Ancak Mahkemece ıslah talebi kabul edilmediği ve mahkememizce ... E ...K sayılı kararı işle eksik harç tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bunun üzerine davacı Limited Şirket Hisse Devir Taahhüd'nün geçersiz şekilde yapıldığına ikna olduğundan dolayı taraflar arasındaki Sözleşmenin hukuki niteliğini GES'lerin devri olarak nitelendirerek huzurdaki dosyaya sunduğu dava dilekçesi ile tazminat ve cezai şart talebinde bulunduğu, izah edilecek sebeplerle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, öncelikle dava konusu 01.07.2021 tarihli hisse devri taahhüdü sözleşmesi hukuken geçersiz bir sözleşme olduğu, davacının iddia ettiği gibi taraflı arasında amaçlanan şey Güneş Enerji Santrallerinin devri olmadığı, Sözleşmenin hukuki niteliği bölünme yoluyla kurulacak Limited Şirketin paylarının devri taahhüdü olduğu, uyuşmazlık, Davacı ... Enerji A.Ş ile davalı müvekkil ... Enerji A.Ş arasında akdedilen 01.07.2021 tarihli “Hisse Devri Taahhüdü Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeden kaynaklandığı, davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğini Hisse Devir Taahhüdü olarak belirtmesi hukuken doğru olduğu, bu niteleme tarafların gerçek niyetine de uygun olduğu, tarafların hak ve yükümlülükleri incelendiğinde tarafların amaçlarının davalı müvekkilin bir limited şirket kuracağı (m.2.1.1), sonra bölünme yoluyla Güneş Enerji Santralleine ait arazi, demirbaş, lisans vs.'yi kurulacak Limited Şirkete devredeceği (m.1.1 ve m.2.1.3), kurulacak Limited Şirket paylarının da davacıya devredileceği belirtildiği (m.2.1.4) Ayrıca davacının hak ve yükümlülüklerine ilişkin m.2.2 incelendiğinde de hisse devrinden söz edildiği, m.3'de hisse satış bedeli olduğunun görüleceği, kısaca Tarafların ortak amacı bir limited şirket kurup, GES'leri kurulacak bu limited şirkete bölünme yoluyla aktarıp, sonra da bu limited Şirketin paylarını davacıya devretmek olduğu, uyuşmazlık konusu Hisse Devir Taahhüdü Sözleşmesi TTK.595 Maddesinde öngörülen Kanuni şekle aykırı olduğu için geçersiz olduğu, Hisse Devir Taahhüdü Sözleşmesinin 2.1.1 maddesi : “GES'lerin maliki olacak şirket, Türk Ticaret Kanunu kapsamında kurulacak Limited Şirketin kuruluş işlemleri sözleşme imza başlatılacaktır...” hükmüne uygun olarak kurulacak şirketin limited Şirket olduğu belirtildiği, Limited Şirketin paylarının devir yoluyla intikalini düzenleyen TTK.S95 / 1 fıkrası : “1.devir madde 595 (1) : Esas Sermaye Payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır...” hükmüne amir olduğu, taahhüt işlemlerinin de belirtilen kanuni şekle tabi olduğunu özellikle ve ayrıca belirtildiği, kanun koyucu taahhüt işlemleri açısından sadece yazılı şekil öngörerek kalmamış aynı zamanda işleme atılan imzanın noter onaylı olması gerektiğini de açıkça ifade ettiği, Limited Şirket paylarının devri için kanuni bir şekil öngörüldüğü, buna göre payın devri ve devir borcu doğuran işlemler yazılı şekil yanında taraf imzalarının noterce onanması gerektiği, oysa somut olayda; uyuşmazlığa konu sözleşme salt adi yazılı şekilde yapılmış olup, tarafların imzalarının noterce onaylanması hususu gerçekleşmemiş olduğundan geçerlilik şekli yerine getirilmediği, e TBK m.12/2 :”...Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz..” hükmüne amir olduğu, kanunen şekil zorunluluğu öngörülen durumlarda şekle aykırı yapılan sözleşmelerin kesin hükümsüz olacağı düzenlendiği, «e Somut olayda uyuşmazlığa konu sözleşme salt adi yazılı şekilde yapılmış olup, tarafların imzalarının noterce onaylanması hususu gerçekleşmemiş olduğundan geçerlilik şekli yerine getirilmediği, bu bakımdan dava konusu sözleşme geçersizlik yaptırımı nedeniyle kesin hükümsüz olduğu,.....Emsal nitelikteki Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğu, —(Y.11 HD.01.02.2021 tarih 2020/1478 E, 2021/620 K sayılı kararı, Y11.HD 04.10.2004 tarih 2003/14178 E, 2004/9285 K sayılı İlamı..) e Emsal Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere, somut olayda, ileride kurulacak limited şirket hisse devri sözleşmesi kanuni geçerlilik şekli olan imzaların noterce onanması şartına uygun yapılmadığından geçersiz olup, kesin hükümsüz olduğu, davacının bu sözleşmeye dayanarak müvekkil aleyhine hak iddia etmesinin mümkün olmadığı, davacı, geçersizlik yaptırımından kaçmak için önceki nitelemesinin aksine taraf iradelerini hiçe sayarak, yani TBK.m. 19/1 aykırı olarak sözleşmenin konusunu Güneş Enerji Santrali Devri olarak nitelendirerek işbu davayı açtığı, ve sürekli olarak Güneş Enerji Santrali devri ifadelerini kullandığı, bu hukuki niteleme davacının ... Esas Sayılı dosyasındaki önceki hukuki nitelendirmesine ve tarafların sözleşmede hiçbir taahhüdüne yer bırakmayan iradelerine aykırı olduğu, bir an için tarafların gerçek iradesi hiçe sayılıp, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin GES'lerin devri kabul edilse bile yine Sözleşme şekle aykırılık nedeniyle geçersiz olduğu, Zira Hisse devir sözleşmesinin devredilecek GES'lere ait unsurlar arasında ARAZİ de sayıldığı TMK 718 maddesi geeğince ARAZİ Taşınmaz hükmünde olup, taşınmaz mülkiyetinin devrini konu alan hukuki işlemlerin geçerliliği resmi şekle tabi olduğu, TMK.m.706 : “ Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğunu, ölüme bağlı tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri kendilerine şekillere tabidir.” hükmüne amir olduğu, dolayısıyla GES'lerin bulunduğu arazinin devri geçerli şekilde yapılmadığında yine sözleşmenin geçersiz olduğu, ... Üniversitesi Hukuk Fakultesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Dr. ... tarafından hazırlanan 27.07.2022 tarihli Uzman görüşünde 01.07.2021 tarihli Hisse Devri Taahhüdü Sözleşmesi'nin şeklen geçersiz bir sözleşme olup, hiçbir şekilde bu sözleşme ile amaçlanan tek şey Güneş Enerji Santrallerinin devri olmayıp ile ilk amaçlanan ileride kurulması Planlanan Limited Şirket Hisse Devrinin olduğu yönünde mütalaada bulunulduğu, Uyuşmazlık konusu sözleşmenin geçersiz olması ve davacı yanın sözleşmenin feshedildiğine yönelik iddiasının da dikkate alınması durumunda ifaya ekli cezai şart talebinin de hukuka aykırı olduğu, Cezai Şart yan borç niteliğinde olup, asıl borcun geçersiz olması halinde cezai şart da geçersiz olacağı, bu hususta Prof Dr. Fikret EREN (Borçlar Hukuku Genel Hük. 26 Bası Yetkin ... 2021 s, 1339 N.3685) belirtilendiği gibi : “..Asıl borç geçerli olarak meydana gelmemişse veya sonradan ifa, ibra, takas veya yenileme yoluyla ortadan kalkmışsa yan nitelikleri ceza koşulu da meydana gelmez veya ortadan kalkar......keza sözleşmenin hukuka veya ahlaka aykırılık, başlangıçtaki imkansızlık tarafların fiil ehliyetsizliği veya şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olması halinde de böyle bir sözleşmesinden borç için öngörülen ceza koşulu da geçersiz olduğunu, taraflar arasında akdedilen Hisse devir Taahhüdü Sözleşmesinin cezai şart başlıklı 4.Maddesinde : 4.1 fıkrası : Alıcı, Mücbir sebepler veya yasal mükellefiyetler haricinde her hangi bir geçerli nedene dayanmaksızın işbu sözleşme de belirtilen koşullarda hisseleri satın almaktan vazgeçmesi GES'lerin Şirkete devrine ilişkin işlemlerin tamamlanmadığının kendisine bildirilmesine müteakip 3 (Üç) iş günü içerisinde Hisselerin resmi olarak satış işlemlerini gerçekleştirmemesi halinde satıcıya toplam 200.000 USD (ikiyüzbin Amerikan doları) tutarında bir cezai şart ödemekle yükümlü olacağını, satıcı veya ..., mücbir sebepler veya yasal mükellefiyetler haricinde her hangi bir geçerli nedene dayanmaksızın işbu sözleşmede belirtilen koşullarda Şirketin kuruluşunu veya GES'lerin Şirkete devrini gerçekleştirmemesi halinde ALICI'ya toplam 200.000 USD (ikiyüzbinAmerikandoları) tutarındaki Cezai Şart ödemekle yükümlü olacaktır.” düzenlemesi yer aldığı, TBK.m.179/1 fıkrasına göre seçimlik cezai şart, 2.fıkrasında İfaya eklenen Cezai şart, 3.fıkrasında ise İFAYI engelleyen Cezai şart düzenlendiği, Somut olayda borcun “ belirlene zaman veya yerde İFA edilmemesi” durumu için bir cezai şart karalaştırılmadığının açık ve net olduğu, TBK.m 179/2'de düzenlenen “İfaya eklenen cezai şart”- yani alacaklının hem aynen ifayı, hemde Cezai şartı talep edebileceği bir durumun söz konusu olmadığı, taraflar arasındaki 01.07.2021 tarihli sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle sözleşmeden doğan borç için öngörülen cezai şartın da geçersiz olduğu, sözleşmenin şekle aykırı olmadığı düşünülse dahi Davacı yan Sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığını iddia ettiği zarar ile birlikte İfaya ekli cezai şart talebinde bulunamayacağı, zira ifaya ekli Cezai şart koşul talebi için öncelikle ifa olması gerektiği, iş bu davanın tazminata ilişkin bir dava olup, hem de davacı 01.07.2021 tarihli sözleşmenin feshinden kaynaklı uğradığı iddia ettiği zararlar için davayı açtığı, davacı sözleşmenin ayakta olmadığını kabul ettiği, neticeten davacı yan hem sözleşmenin sona erdiğini yani feshedildiğini iddia edip hem de feri nitelikteki ifaya eklenen cezai şartı talep edemeyeceği, nitekim, 27.07.2022 tarihli Dr....'ın uzman görüşünde; “Davacının dava dilekçesinde Esasa ilişkin açıklamalar kısmında Sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı zararlar ile birlikte İfaya ekli Cezai şart talebinde bulunmasının hukuken mümkün değildir...” davacının, Müvekkilin sözleşmeyi haksız feshinden kaynaklı olarak uğramış olduğunu iddia ettiği zararların tazminini talep hakkının bulunmadığı, zira hukuken tazminat talebinin şartları oluşmadığı, işbu sebeple davanın reddi gerektiği, taraflar arasında akdedilen sözleşme geçersiz bir sözleşme olduğu, dolayısıyla, olumlu zarar talep edilemeyeceği, ayrıca müvekkil sözleşmeyi kusuru ile ihlal etmediği, taraflar arasında akdedilen Limited Şirket Pay Devri Vaadi Sözleşmesi TTK.m.595'teki öngörülen hükme uygun yapılmadığından hukuken geçerli olmadığı, işbu sebeple davacı yan hukuken geçerli olmayan bir sözleşme nedeniyle olumlu zarar talep edemeyeceği, nitekim, 27.07.2022 tarihli Dr....'ın uzman görüşünde Davacı ... A.Ş'nin sözleşme kapsamında davalı tarafın haksız feshiş nedeniyele uğramış olduğu olumlu zararların karşılanmasını talep etmesi hukuken mümkün değildir...” Şeklinde özetlenen görüşte bulunduğu, davacı, dava dilekçesinde olumlu zarar kalemlerini sıraladığı başlık altında, olumsuz zarar kalemlerini de talep ettiği, hukuken hem olumlu, hem de olumsuz zararları aynı anda talep edilmesinin mümkün olmadığı, bir an için tüm hukuki gerekçeleri bir yana bırakıp davacının hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde talep ettiği menfi ve müspet zarar kalemlerinin ayrı ayrı incelendiğinde; olumlu zarar kalemi kapsamında talep ettiği Sözleşme kurma masrafları, esasen olumsuz zarar kapsamında olup, davacının işbu husustaki talebi somut olarak ispat edilemediği, davacının olumlu zarar kalemi kapsamında bir diğer talebinin yoksun kalınan gelire ilişkin olup, davacının işbu husustaki talebinin de hukuka aykırı olduğu, davacının zarar kalemi kapsamında bir diğer talebinin, sözleşmenin gereği gibi İfa edilmemesi nedeniyle davacının başka GES'ler devralmak için yapmak zorunda kalacağı fazla masraflara ilişkin olup, işbu talep olumsuz zarar kapsamında olup, davacının işbu husustaki talebinin de hukuka aykırı olduğu, davacının zarar kalemi, kapsamında bir diğer talebinin Başka bir santral alınması nedeniyle uğranıldığını iddia ettiği zarar olup, işbu talebinde hukuka aykırı olduğu, davacının faiz talebi hukuka aykırı olup, reddi gerektiği, esasa ilişkin yapılan açıklamalar neticesinde, dosya kapsamında ibraz edilen Dr. ... tarafından hazırlana Uzman görüşünde yer alan tespit ve değerlendirmelerin sonucunun Mahkemenin takdirlerine sunulduğu, davacının, birleştirilmesini talep ettiği ... ATM ... Esas, ...K Sayılı dosyasında verilen karar ile davanın eksik harç nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, işbu dava dosyasına ... Üniversitesi Hukuk Fakultesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç.Dr. ... tarafından hazırlanan 10.01.2022 tarihli Uzman görüşü, ... Üniversitesi Hukuk Fakultesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim üyesi Dr.... tarafından hazırlanan 18.01.2022 tarihli Uzman görüşü, ... Üniversitesi Hukuk Fakultesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. ... tarafından hazırlanmış 21.01.2022 tarihli Uzman görüşü EK olarak dosyaya sunulduğunu belirterek, taraflar arasındaki Limited Şirket Hisse Devir Taahhüdü Sözleşmesi'nin TTTK.m.595 “te öngörülen şekle uygun yapılmadığında geçersizliği nedeniyle davanın reddine, müvekkil şirket temsilcisinin genel kurulun yetkisine giren kısmi bölünme işleminin yapılacağı konusunda müvekkil şirketi bağlayıcı nitelikte taahhütte bulunmasının mümkün olmadığından TTK.m.173'te öngörülen emredici hükme aykırı yapıldığından geçersizliği nedeniyle davanın reddine, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların gerçek iradeleri hilafına hukuki niteliğin GES devri olduğu kanaatine varılır ise bu sefer sözleşmedeki arzi devrine ilişkin taahhüdün TMK. M. 706'daki şekle uygun yapılmadığından sözleşmenin yine geçersizliği nedeniyle davanın reddine, tazminat talebinin ve Cezai şart talebinin koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddine, davacının delil listesinde 250.000 USD BLOKE Çeki kullanamaması nedeniyle uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin talebi dava dilekçesinde yer almadığından İddianın genişletilmesi yasağı gereği bu talebinin incelenmemesine, Amerikan Doları üzerinden talep edilen alacağa ticari faiz yürütülmesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; taraflar arasında 01/07/2021 tarihinde güneş enerjisi santrali devri amacıyla sözleşmenin akdedildiği davalının sözleşmede kararlaştırılan hükümlülüklerinin yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak davalı tarafça feshedildiği bu sözleşmenin feshedilesi sebebiyle yoksun kalınan kar, maddi zararlar ve cezai şart bedelinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; Taraflar arasında imzalanan 01/07/2021 tarihli Sözleşme, Müvekkil tarafından keşide edilen 20/09/2021 tarihli ihtarname, Davalı tarafından keşide edilen 27/09/2021 tarihli ihtarname, Müvekkil tarafından keşide edilen 14.10.2021 Tarihli ihtarname, Bilirkişi incelemesi, ticari defterler, banka kayıtları, yazışmalar, mailler, keşif, yemin, tanık, isticvap ve sair yasal delile dayanmıştır.
Davalının ticari defter ve belgelerinin ...'da bulunması sebebi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, 08/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile de tarafların birbirinden herhangi bir alacak-borç kaydına rastlanılmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 04/09/2023 tarihli raporlarında özetle; taraflar arasındaki sözleşme geçerli şekil şartına uygun olarak yapılmadığı, ancak sözleşmeye dayanılarak bir takım yükümlülükler yerine getirildiğinden sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, Teminat mektubunun vadesinin süresinde uzatılmaması nedeniyle davalının yapmış olduğu fesih bildiriminin yerinde olduğu, dolayısıyla davacının zarar taleplerinin yerinde olmadığı, Mahkemenin aksi kanaate olması halinde, davacının uğramış olduğu zararları somut olarak ispat etmesi gerektiği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacının bilirkişi raporuna karşı itirazları göz önüne alındığında mahkememizin 27/10/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince davacı vekiline süre verildiği, bu süre zarfında herhangi bir ücretin yatırılmadığı, ayrıca duruşmaya gelmediği, bu sebeple davalı vekilinin dosyayı takip etme talebinin olması sebebi ile yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
Davacının iddiası taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının limited şirket kurma ve hisselerini devretme yükümlülüklerini yerine getirmediği bu bakımdan oluşan zararların tazmin edilmesi gerektiği yönünde olduğu, davalının iddiası ise taraflar arasındaki sözleşmenin gerek limited şirketin kuruluş ve hisse devrine ilişkin hükümler taşıması gerekse de gayrimenkullerin devrini taşıması nedeniyle resmi şekilde yapılması gerektiği, şekle aykırılık nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu, davacının teminat mektubunun süresini uzatmaması nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiği yönünde olduğu, bu durumda taraflar arasında ihtilaf konusu olan sözleşmenin geçerli olup olmadığı, yapılan fesih bildirimin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktalarında toplandığı,
Taraflar arasındaki sözleşmede davacının davalıya 250.000 USD bedelli bir teminat bloke çeki vereyi taahhüt ettiği, davacı tarafından davalıya verilen bu çekin vadeli olduğu, vadesinin dolduğu davalı tarafından gönderilen 20.09.2021 tarihli ihtarnameye rağmen öngörülen sürede çekin vadesinin yenilenmediği bunun üzerine davalının sözleşmeyi 27.09.2021 tarihli ihtarnameyle feshettiği, bu durumda davalı tarafından fesih bildiriminin haklı nedene dayandığının kabulü gerektiği, dolayısıyla davacının zarar iddiaları yerinde olmadığı,
Teminat mektubunun vadesinin süresinde uzatılmaması nedeniyle davalının yapmış olduğu fesih bildiriminin yerinde olduğu, dolayısıyla davacının zarar taleplerinin yerinde olmadığı (davacının bilirkişi raporuna itirazı üzerine ek rapor için dosyanın bilirkişiye verilmesi ara kararı kurulduğu ancak bu süre zarfında bilirkişi gider avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır) hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 3.415,50-TL harçtan mahsubu ile fazla 2.987,90-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 32.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, Davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı... 19/04/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır