WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/406 Esas
KARAR NO :2024/64

DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:15/06/2022
KARAR TARİHİ:01/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 08.06.2022 günü 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini öğrendiği, tebligatların usulsüz olup, öğrenme tarihi olan 08.06.2022 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, ....İcra Md. ... E Sayılı dosyasından Örnek no 10 üzerinden açılmış olan takibin dayanağı Kıymetli evrak olduğundan Mahkemenin görevli olduğu, müvekkili ... Yapı A.Ş'de Sigortalı olarak çalıştığı, dava dışı borçlu (Kayınpeder) ile aralarında her hangi bir ticari ilişki veya iş ilişkisi bulunmadığı gibi doğmuş veya doğacak her hangi bir borcu da bulunmadığı, Dava dışı borçlu kayınpederinin kırtasiye işi ile iştigal ettiği, müvekkilin kendisine her hangi bir borcu doğmadığı, müvekkilin her hangi birisinden de borç almasını gerektirir durum olmadığını, ispat yükümlülüğünün davalı yan üzerinde olduğunu, müvekkilinin oturmadığı ve davalı alacaklılarca ne şekilde tebligat yapıldığı bilinmeyen adrese 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnameleri gönderildiği, Davacı bu tebligatlardan 08.06.2022 tarihinde haberdar olmuş ve itirazlarını da dosyaya sunduğu, Ancak, müvekkilin bir hak kaybına uğraması adına işbu davayı açma zarureti hasıl olduğu, tebligat mazbatasında da görüleceği üzere yapılan tebligatın boş arsaya yapıldığı ve usulsüz olduğu, açıkça ortaya çıkacağı, Bu hususta İcra Müdürlüğünün kuracağı tensibe karşı usulsüz tebligat nedeniyle memur şikayeti yapılacağı, Müvekkilce 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine ulaşılamadığı için bu tebligatların usule uygun olup olmadığı hususunun bilinmediği, fakat 89/3 'ün yapıldığı adresin boş adres olması diğer tebligatların da bu adrese yapılmış olabileceğini düşündürdüğü, ilgili tebligatların celbi ile usule aykırı olabileceğinin açığa çıkacağı, Davalının, kötü niyetli olduğu, Davacı müvekkilin icra tehdidi altında olduğu, Davalının kanuna ve hukuka aykırı fiilleri nedeniyle oluşan ve halen devam eden bu haksızlık durumunun giderilmesi adına işbu 89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinden ötürü borçlu olunmadığının tespiti ile İcra takibinin davacı müvekkil yönünden durdurulmasına karar verilmesini istemek zorunda kalındığını belirterek, her türlü davaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, Davacı müvekkilin, dava dışı takip borçlusu olan ...'e hiç bir borcu olmadığının tespitine, Davacı müvekkil hakkında ... İcra Md. ... E Sayılı İcra dosyasından yapılan tüm icrai işlemlerin ve İcra takibinin Müvekkil açısından İhtiyati tedbiren durdurulmasına, Davacı Müvekkil hakkında ist 9.icra md ... E Sayılı dosyasından yapılan tüm icra işlemler hakkında tebligatlar dahil tüm usulsüz işlemlerin ve haciz ihbarnamelerinin iptaline, Davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ... Ltd Şti, ... ve ...aleyhine ....İcra Md. ... E Sayılı dosyası ile takip başlattığı, borçlular aleyhine başlatılan ve kesinleşen takip dolayısıyla borçluların 3.kişilerdeki alacak ve hak edişlerinin haczi için İİK:89 maddesine gereğince 1.-2. Ve 3.cü haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacı taraf 15.06.2022 tarihinde huzurdaki menfi tespit davasını ikame ettiği, davacının iddialarının aksine Haciz İhbarnameleri usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, haciz İhbarnamelerinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde varsa itirazda bulunması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu İcra Dairesine ödemesi ihtar edildiği, üçüncü Haciz ihbarnamesi de Tebligat Kanununa ve usule uygun olarak 31.05.20122 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacı işbu borcu haksız ve hukuka aykırı olarak İcra Müdürlüğüne ödemeyerek menfi tespit davası açtığı, Mentfi tespit davası Nispi harca tabi olduğu, harca esas değer belirtilmediğinden maktu harç yatırılması hukuka aykırı olduğu, Davacının takip borçlusu olmadığı, Taraf sıfatı olmayan davacının İkame etmiş olduğu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, asıl borçlu olmayan davacının, Menfi Tespit davası ikame etmesinde taraf sıfatı bulunmadığından davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi talep edildiği, haciz İhbarnamelerinin İptali ancak, Şikayet yoluyla talep edilebilecek olup, davacının bu yöndeki taleplerinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği, işbu davanın açılmasına sebebiyet veren müvekkil şirket olmadığı gibi aleyhine dava yöneltilecek taraf da olmadığı, müvekkil aleyhine ikame edilmiş işbu dava ile İcra Dairesi tarafından yapılmış olan hatalı işlemlerin mesuliyeti de müvekkile yüklenemeyeceği, Davacının, İcra memurunun hatalı olduğunu iddia ettiği işlemini şikayet hakkı bulunduğu, davacının dava dilekçesinde itiraz ettiği hususların asıl tarafi müvekkil olmadığı, ilgili icra müdürlüğü olduğu, İspat külfeti davacı tarafta olduğu halde, Mahkemenin yanıltıldığı, Emsal yargı kararlarında; Davacının takip borçlusuna borcu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecbur olduğunun vurgulandığı, davacı ... Takip borçlusu ...'in eşi olduğu halde, ...'in eşi olduğunu söylemekten imtina ettiği, Davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, Davacının dava dilekçesinde belirttiği haksız ve mesnetsiz iddialar kabul edilmemekle birlikte müvekkil yalnızca kanuni yollar ile alacağını tahsil etmeye çalıştığını belirterek, müvekkil aleyhine doğabilecek her hangi bir zarar sonucu açılacak her türlü dava ve tazminat hakkı saklı tutularak, Üçüncü kişi tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmiş olan işbu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise Davanın Esastan Reddine, davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davanın; 83.470,73-TL alacağa ilişkin ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan iş bu İİK 89/1,2,3 kapsamında iş bu menfi tespit davasının ibaret olduğu anlaşılmıştır.
İcra dosyası, tebligat parçaları, Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, Bilirkişi İncelemesi, Keşif, Tespit, yemin, Tanık,Emsal yargı kararları, her türlü yasal ve takdiri delile dayanmıştır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişiye verilmesi yönünde ara karar oluşturulduğu ve dosya kapsamında bilirkişi kök ve ek raporunu sunmuş olduğu, anlaşılmıştır.
Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında 3.kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir. Borçlunun 3.kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı kanunun 106.maddesinin 2.fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun 3.kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip 3.kişiye bildirir. Böylece borçlunun 3.kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı kanunun 89.maddesinde öngörülen usule göre 3.kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi 3.kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir.
Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra müdürü borçlunun 3.kişideki alacağının haczine karar vererek haciz tutanağı düzenler. İcra müdürü 2004 sayılı kanunun 89.maddesinde öngörülen süreci işleterek 1. Ve 2.haciz ihbarnamelerini düzenler.
3.kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde bu ihbarnameye itiraz edebilir. Tebliğinden itibaren 7 gün içinde 2.haciz ihbarnamesine itiraz etmez ise borcun 3.kişi zimmetinde sayılması kesinleşir. 3.kişi 7 gün içinde 2.haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeni ile zimmetinde sayılması kesinleşen borcu, icra dairesine ödemez ise icra dairesi alacaklının talebi ile 3.kişiye 3.haciz ihbarnamesi gönderir.3.haciz ihbarnamesi ile 3.kişiye 2.haciz ihbarnamesi de 7 gün içinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılması kesinleşen, borcu (parayı) (3haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren) 15 gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödemesi veya aynı 15 gün içinde takip alacaklısı aleyhine menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir.
Bu kapsamda 3.kişi tarafından açılacak menfi tespit davası, takip alacaklısına karşı açılır. Uygulamada söz konusu menfi tespit davasında, takip borçlusunun da davalı olarak gösterildiği de olmaktadır. Menfi tespit davası yalnızca takip alacaklısına karşı açılmışsa takip alacaklısı bu davayı takip borçlusuna ihbar edebilir. Takip borçlusunun menfi tespit davasına feri müdahalede bulunması da mümkündür.
3.kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç yada haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile 3.kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi 3.kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır.
2004 sayılı kanunun 89.maddesinin 3. Fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı kanunun göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı kanunda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı kanunun 2.maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, bu kanında ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı kanunun 4.maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5.maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı kanunun 89.maddesinin 3.fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeni ile ihbarnameye muhatap olan 3.kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda kanunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeni ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan sebebin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmış olup, davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06/11/2023 tarih 2023/... Esas 2023/... Karar sayılı- incelenen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 18/09/2023 tarih 2023/... E 2021/... karar sayılı- ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)İş bu davayı görmeye Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dava dilekçesinin HMK 114/(1)-c 115/(2) Maddeler uyarınca GÖREVSİZLİK nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20 madde uyarınca dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde yetkili ve görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE ,
3-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/02/2024

Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır