T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/144 Esas
KARAR NO :2024/37
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/03/2022
BİRLEŞEN : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/04/2022
KARAR TARİHİ:18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, icra takibinin açıldığı 07/12/2021 tarihi itibariyle ticari defter kayıtları, sözleşmeler kayıtların mesnedi olan belgeler ve faturalar uyarınca davalıdan 1.015.312,64 TL alacaklı bulunduğunu,
07/12/2021 tarihinde davalı şirket aleyhine cari hesap, sözleşmeler, ticari defter kayıtları ve faturalardan kaynaklı olarak .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından 1.015.312,64 TL bedelli icra takibi açıldığını, davalı vekili tarafından icra dosyasına sunulmuş olan borca itiraz dilekçesinde " Müvekkil Şirketin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeplerle takibe konu borca, işlemiş faize, faiz talebine ve ferilerine itiraz ediyoruz." şeklinde borca açıkça itiraz edilmiş olmakla takip icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, icra dosyasına yapılan itirazdan sonra 09/12/2021 tarihinde 150.000 TL cari hesap gereğince müvekkil şirkete ödeme yapıldığını, yapılan tahsilatın müvekkile haricen yapıldığı icra dosyasına bildirildiğini, davalı kötü niyetli olarak borca itiraz ettikten sonra müvekkil şirkete ödeme yaptığını, ancak borcun kalanı 865.312,14 TL ve ferileri bu tarih itibariyle ödenmediğini, bu sebeple de iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi kurulmuş olmakla, konsinye carisi, ihracat carisi ve sat-öde carisi şeklinde 3 ayrı cari hesap bulunduğunu, icra takibinin açıldığı 07/12/2021 tarihi itibariyle davalının iş bu cariler gereğince 1.015.312,64 TL borcu bulunduğunu, ayrıca davalı şirket ile akdedilen sözleşme gereğince de ödeme vadesinin 30 gün olduğunun belirtildiği, yani sözleşme hükümlerine göre davalı şirket müvekkil şirkete ait konsinye malların satışını yaptıktan 30 gün sonra ödemesini yapması gerekirken yapmamış olduğunu, hali hazırda konsinye mallar davalı şirkette bulunmakta olup, cari işlemeye devam ettiğini, icra takibinin açıldığı 07/12/2021 tarihinde vadesi gelmiş yani 30 günü geçmiş 1.015.312,64 TL alacak yönünden icra takibi açıldığını, iş bu dava itibariyle vadesi dolmuş ve dolacak başkaca alacaklarımız bulunmakta olup, davalı şirketten ayrıca talep edileceği, müvekkil Şirketin muhasebe kayıtlarında, 07/12/2021 trarihinde Davalı Şirketin 1.015.312,64 TL Müvekkil Şirkete borçlu olduğu anlaşılmış olduğundan icra takibi öncesi ve sonrasında davalı borçlu borcun tamamını ödememekte ısrar ettiğini, alacağın likit olmasına rağmen icra takibine itiraz eden borçlunun itirazı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olup kötü niyetli olduğunu, bu nedenle asıl alacağın %20’ından az olmamak kaydı ile davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı Şirketin, Türkiye’ nin ilk yapı marketi olarak uzun süredir perakende sektöründe faaliyet göstermekte olup, davacı, müvekkil şirketin mağazalarında satılmak üzere ürün tedarik ettiği firmalarından biri olduğu, müvekkil şirketin davacıyla ..., sat-öde (satıştan ödemeli), konsinye ve toplu alım şeklinde ürün tedarik ettiği birden farklı tür tedarik sözleşmesi tipi olduğu, davalı müvekkil ile davacı, sözleşme tipinin gerek ticari koşullarla ilgili ilk sayfaları, gerekse metin bölümlerini birlikte değerlendirmiş, görüşmüş ve tartışmış olduklarını, nihayetinde bu farklı sözleşme türü/yöntemleri arasından, davacının özgür iradesiyle benimsediği satılan malın bedelinin ödenmesi esasına dayalı sat-öde yöntemi ile sadece mal satıldıkça ödeme esasına dayalı olan konsinye sözleşme tipi seçilerek farklı ve ayrı sözleşmeler imzalanmış olduğu, bu sözleşmelerden taraflar arasında imzalanan konsinye tipi sözleşmeye göre, cari hesap gereğince konsinye şeklinde satışlarda mal bedelleri ancak ilgili malların satılmasına bağlı olarak satıştan sonra davacıya ödendiğini, ödeme ürünün satışına bağlanmış durumda olduğu, bu nedenle davalının satmadığı ürünün bedelini davacıya ödemesi söz konusu olamayacağını, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceği, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağı taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışında olduğu, davacı her ne kadar 29.11.2021 tarihli mutabakat mektubu başlıklı belgeyi borcun ispatı gibi ileri sürmekteyse de, bu belge metninde de açıkça yer aldığı şekliyle; cari hesapta alacak bakiyesi mevcut olsa bile, bu miktarın tahakkuk eden ödenebilir alacağı ifade etmediğini, tahakkuk eden ödenebilir alacağın davacıyla imzalanan sözleşme türüne göre (vadeli, sat-öde, konsinye, toplu alım gibi) ayrıca hesaplanacağı gösterilmiş olduğunu, davacı, taraflar arasında sözleşmeler yokmuşçasına, .... İcra Dairesinin ... E, sayılı dosyası ile alacağından bahisle icra takibine geçerek, davalı müvekkil şirkete ödeme emri gönderdiğini, davalı müvekkil şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, tahakkuk etmiş borcu bulunmadığından borca itiraz edildiğini, taraflar arasında imzalanan konsinye satış sözleşmesinin 3.27 ve 3.28 maddelerine göre davalı müvekkil şirketin, satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan, üretimden kaldırıldığı için devamı ve satışı olmayan ürünleri veya mevsimsel ürünleri, nakliye bedelleri de satıcı' ya ait olmak üzere iade etme ve bedellerini satıcı’ nın piyasada geçerli olan son satış fiyatı üzerinden geri fatura etme hakkına sahip olduğu, satıcı’ nın bu hususu kabul ve taahhüt ettiği kararlaştırılmış bulunduğunu, dilekçede yazılı hususlar varit olmayıp, usul yasaya ve sözleşmeye aykırı olan davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı, müvekkilinin 782.320,27 TL alacaklı olduğunu, bu alacağa ilişkin .... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının .... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasına yaptığı borca itirazının iptaline, asıl borç ve ferileri yönünden ve icra takibinin açıldığı günden itibaren işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına, alacağın likit olması ve itirazın kötü niyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı aleyhine .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
Davacı vekili 29/12/2023 tarihli dilekçesi ile davadan vazgeçtiğini beyan ettiğini, davalı vekilinin 11/01/2024 tarihli dilekçesi ile davacının vazgeçme dilekçesini kabul ettiğini, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin olmadığını, davacı tarafın talebi üzerine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf vekillerinin vazgeçme beyanı üzerine mahkememiz tarafından dosya re'sen ele alınarak incelenmiş olup dosyada mevcut vekaletnamenin kontrolünden taraf vekillerinin davadan vazgeçmeye yetkili olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından davadan vazgeçilmesi, davalı vekili tarafından vazgeçme dilekçesinin kabul etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Asıl ve Birleşen davaların vazgeçme nedeniye AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 427,60- TL harcın peşin alınan 9.700,81-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.273,21-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerinden bu hususta karar tayinine yer olmadığına,
5-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa /vekiline iadesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
6-Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 427,60- TL harcın peşin alınan 9.448,48-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.020,88-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerinden bu hususta karar tayinine yer olmadığına,
9-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa /vekiline iadesine,
Dair dosya üzerinden tarafların yokluğunda; gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle dosya üzerinde oybirliğiyle karar verildi.18/01/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!