WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/92 Esas
KARAR NO :2024/176

DAVA:Alacak (6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/02/2021
KARAR TARİHİ:07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil Şirket ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında 29.04.2020 tarihli ... numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında, maske üretim hattı ve paketleme makinesinin 132.991,64 Euro bedel üzerinden kiralanacağı ve bu makinenin ... Sigorta A.Ş. ile sigorta poliçesi kapsamında sigortalanacağı konusunda anlaşıldığını, finansal kiralama sözleşme ile davalı ... ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'den Maske Üretim Hattı ve Paketleme Makinası satın alınması ve müvekkile finansal kiralama suretiyle kiralanması, kurulumun ... ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından yapılması, üretime ilişkin ücretsiz eğitim verilmesi, makinanın garantili olması ve sair hususlarda mutabık kalındığını, 05.05.2020 tarihinde, dava konusu 1 adet ... model 3 katlı maske üretim cihazının parçalarının müvekkili şirket merkezine getirildiğini, makine kurulumunun belli aralıklarla gerçekleştirilmeye çalışıldıysa da, hatalı ve eksik montaj yapılmasından dolayı makinenin gereği gibi davalı şirket tarafından çalışır şekilde teslim edilmediğini, bu durumun davalı şirkete defalarca mail yolu ile ve sözlü olarak bildirildiğini, davalı şirketin kurulum ve tamir uzmanlarını gönderdiğini, ancak sorunun çözülmediğini, davaya konu makinenin verimli bir şekilde kullanılamadığını, sürekli arıza verdiğini, davalı şirkete ... Noterliği'nin 22.05.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kurulumun gereği gibi yapılamadığı ve makinenin çalışmadığı ihbarının yapıldığını ve makinenin gereği gibi çalıştırılamamasından dolayı zarara uğradıklarının ihtarının yapıldığını, davalı şirket tarafından da .... Noterliği'nin 04.06.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabında, eksiksiz şekilde teslimin yapıldığının taraflarına ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından teslim edilen makineye ilişkin 29.06.2020 tarihinde .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş dosyasında tespit talebinde bulunulduğunu, mahkemece, elektrik-elektronik mühendisi, hukukçu ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından 25.08.2020 tarihinde makinenin bulunduğu yerde keşif yapıldığını, sözleşme konusu makinenin gereği gibi çalışmadığı ve teslim edilmediği, gizli ayıplı şekilde olduğu ve bu nedenle istenilen faydalar elde edilemediği, gerek ihtarnamelerinde gerekse de mahkemece yapılan delil tespiti niteliğindeki bilirkişi raporunda ifade edildiğini beyanla, davanın kabulüne, öncelikle ihtiyaten davalı şirket adına kayıtlı olan taşınmazlar ve araçları üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulmasına, sözleşmeden dönme hükümlerinin uygulanarak karşılıklı edimler olan makinenin iadesi ile müvekkilin makine için ödediği 132.991,64 Euro'ya dava tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan aynen tahsiline, makinenin tesliminden itibaren kurulmadığı ve gereği gibi çalıştırılmadığı arızada geçen günlerinde çalışamaması nedeniyle uğranılan her türlü müspet zararımızın fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik 5.000 TL'sine dava tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, makinenin zamanında kurulumuna ve gereği gibi çalışacağına olan güven nedeniyle, müvekkil şirketin kâr mahrumiyeti de dahil her türlü menfi zararın fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik 5.000 TL'sine dava tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilimin makine kurulumu ve diğer harcamaları bakımından yapılan masrafların fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik 5.000 TL'sine dava tarihinden itibaren işletecek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili Şirketin ... Model 3 Katlı Maske Üretim Hat Makinesini ithal ederek 28.04.2020 tarihinde dava dışı ... ... A.Ş'ye sattığını, Finansal Kiralama Şirketi ile Davacı Şirket arasında 29.04.2020 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini ve davacı şirketin söz konusu maske üretim hattını kiraladığını, 05.05.2020 tarihinde işbu davaya konu makinenin Müvekkili Şirket tarafından Davacı Şirket merkez adresine teslim edildiğini kurulum, montaj ve eğitim işlemleri başlatılarak 10.05.2020 tarihinde sürecin eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, müvekkili şirketin ilgili sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmeye konu makinenin malikinin ise Finansal Kiralama Şirketi olduğunu, taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklardan müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, huzurdaki davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda hatalı nitelendirme ile eksik inceleme yapılarak kanaat bildirildiğini, 05.05.2020 tarihinde ilgili makinenin Müvekkil Şirket tarafından davacı şirket merkez adresine teslim edildiğini; 10.05.2020 tarihine kadar montaj ve eğitim işlemleri eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, söz konusu makinenin bir üretim hattı olması onu basit bir makinenin kurulumundan farklı kıldığını, bu nedenle davacı şirket'in hatalı ve eksik montaj iddiası soyut iddialardan öteye geçemediğini, nitekim verilen eğitimlerin de çalışır haldeki makine üzerinden verildiğini, bu durumun aksini gösteren somut bir delilin de davacı şirket tarafından dosyaya sunulamadığından ispata muhtaç olduğunu, bu hususta, gerek görüldüğü takdirde tanık dinletebileceklerini, maskelerin doğru konum alamamasının nedeninin davacı Şirket'in katalogda belirtilen kalitede maske kullanmamasından kaynaklandığını, bu durumun ise kullanıcı hatası olarak nitelendirildiğini, Maske Üretim Hattı Kataloğu ile 19.09.2020 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; raporun mevcut katalog ve içeriğindeki teknik özellikler dikkate alınmadan, makine üretim kapasitesine ilişkin tespitlerin salt davacı şirket beyanları doğrultusunda hazırlandığının anlaşıldığını beyanla, Davacı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak ikame etmiş olduğu davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine, davanın esastan reddine, davacı şirket'in ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacı şirketin haksız tüm alacak ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; ... numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi, .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş dosyasındaki Bilirkişi Raporu, ... Noterliği 22.05.2020 tarihli ... Yevmiye nolu ihtarnamesi, ... ... A.Ş.'nin muvafakat yazıları, tanık, tüm banka dekontları, keşif ve bilirkişi, yemin, yargılamaya dair her türlü yasal delile dayanmışlardır.
TANIK ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA; "...Ben makine mühendisiyim, makine tasarlama ve imalatı üzerine kendi işyerim vardır, davalı şirket yetkilisi fatih beyle daha önce tanışıklığımız vardı, bizden makine tedarik etmişlerdir, davalı şirket yetkilisi dava konusu makineyi ithal ederek davacıya satmış, benden de bu makinenin kurulumu ve makineyi kullanacak kişilere eğitim vermem konusunda yardım istediler, benzer makinelerin kurulumundan önce ben makinenin kurulacağı yere elektrik ve havalandırma tertibatının hazırlanmasını istiyorum, ayrıca makine ile çalışacak kişilere eğitim vereceğimden tercihen eli anahtar tutan, teknik meselelerden anlayan birileri ile çalışmak ve bu kişilere eğitim vermek istediğimi bildiriyorum, somut olayda da kurulum için davacının işyerine gittiğimizde gerekli elektrik ve havalandırma tertibatı hazırlanmıştı ancak benim aradığım niteliklerde teknik bir eleman yoktu, makineyi kendileri kullanacağını söylediler, makinenin kurulumu esnasında ben bir başka yerde eğitimde bulunuyordum , birlikte çalıştığımız bir arkadaşımızı dava konusu makinaların kurulumu için yönlendirmiştik, bu şahıs beni arayarak davacı ... ...'nun makinanın standardına uygun olmayan bir bobini kullanmak istediğini söyledi, bende izin vermedim, uygun bobinle çalıştırılması gerektiğini söyledim bu konuda benim çalışma arkadaşım ve davacı taraf ile tartışma yaşanmış, bunun üzerine arkadaşımızı oradan çekerek kuruluma ben devam ettim, makinanın kurulumunu tamamladık, makina geldiğinde tüm parçaları mevcuttu, makina ilk geldiğinde elektronik ve mekanik anlamda farklı arkadaşlar kurulumunu yaptı, makinada bir sorun yoktu, makinanın ilk kurulumunda benim yerime 2 teknisyen arkadaşı görevlendirmiştim sonra bende katıldım, makinanın tam randımanlı çalıştığı zamanlarda oldu, ama sürekli randımanlı çalıştığını söyleyemem, bunun bir sürü etkeni vardır, bunlardan en önemlileri eğitim alan ve makina kullanacak kişilerin yetkinliği ve makinada kullanılacak malzemedir, makina ilk geldiğinde ultrasonik kaynak parçasının arızalı olduğunu tespit ettim, bu makinanın 5 ünitesinden 1 'idir, bu arızayı davacı şirket yetkilisi ... ...'nunda yardımıyla daha doğrusu onun bu sahada çalışan arkadaşlarından yardım alarak giderdik dedi.
Davalı vekilinin tanığa sorusu üzerine; davacı şirket yetkilisi ile birlikte temin ettiğimiz ultrasonic parça yetersiz kalınca davalı yan bu parçayı temin etti, makina faaliyete geçti ancak yine aynı parçadan daha sonra arızalandı, bu makinanın bir benzerini ... Teknik lisesinde kurduk ancak ordaki personeller teknik eğitimi olan personeldir, kurulum aşamasında ve sonrasında bir sıkıntı yaşanmadı, yine davalının ithal ettiği aynı makinayı ... Tekstilde kurduk, ... Tekstilin görevlendirdiği kişilerin teknik yetkilinlikleri olmadığı için kabul etmedim bunun üzerine şirket K.Maraşdaki fabrikasından teknik personel görevlendirdi, onlara eğitim verdik, burada da bir olumsuzlukla karşılaşmadık..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Getirtilip incelenen .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda özetle; "...Sonuç olarak, ... Tekstil firmasının davalılardan ... ... firmasından satın aldığı makinenin kurulumunun ... ... firması ekibi tarafından yapıldığı, ... Testil firmasına gerekli eğitimler verildiği, ancak makinanın çok sayıda motor, sensör ve mekanik parça içerdiği, bu nedenle bu makine ile birlikte bir kullanım klavuzu ve çalıştırma komutlarının olduğu bilgilerin makine ile teslim edilmesi gerektiği halde teslim edilmediğinin anlaşıldığı, her ne kadar ... Tekstil firmasının işyerinde kurulumu yapılan makinenin kısa bir süre çalışmış ise de, teknik ayrıntıları rapor içinde verildiği şekliyle keşif günü kumaşların işleme tabi tutulduğu giriş kısmından itibaren makinanın istenilen şekilde çalışmadığı, maskelerin üç kat körük formunda oluşturulamadığı, keşif günü bu kısma elle müdahale edilerek makinanın çalışmasının sağlandığı ancak bir türlü tel takılamadığının görüldüğü, yani bu kısımdaki makaraların kendi aralarında senkron çalışamadığı, bu kısımdan sonra ip takma kısmına maske verilse bile bu kısımda da süreklilik gösteren bir çalışma görülemediği, o halde, kısa bir süre çalışmış makinede arızaların başlaması bu makinanın gizli ayıplı şekilde kurulumunun yapıldığını gösterdiği, ... Testil firmasının bu makine için finansal kiralama şirketi ile 132.991,64 Euro üzerinden anlaşma yaptıkları, yaptıkları bu bağlayıcı anlaşma şartları dikkate alındığında, bu makinanın olabildiğinde az sorun çıkarmasını ve çıkan sorunlarında ... ... firmasının satış sınrası vereceği teknik destek ile giderileceğini umdukları halde bunların gerçekleşmediği, makinanın birkaç gün çıkan sorunları yerinde gidererek çalıştırdıkları, sonrasında ise arıza tiplerinin değişerek ve büyüyerek makinanın çok daha fazla duruşa geçtiği anlaşılmıştır. Bu durumda ... firmasının söz konusu makinadan gerekli faydaları elde edemediği, böylece istenilen günlük üretim kapasitesine hiçbir zaman ulaşılamadığı, kendi müşterilerine yapacakları maske satışlarını yapamadıkları ve umdukları satış sonrası teknik desteğini de ... firmasından alamadıkları..." tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce davaya konu makinenin bulunduğu yerde resen refakate alınan bilirkişiler huzurunda keşif yapılmış olup, bilirkişi heyetinden alınan 12/09/2022 havale tarihli raporlarında: "...1)Yukarıda keşif esnasında uzman görüşle belirlenerek yapılan açıklamalar ile, varılmış bu görüşler sonrasında; teknik yönden sistemin mekanik işlemlerini sistemin bütününe uygulayan elektrik ve elektronik otomasyon yazılım ile uygulanan komutların birbirine senkronizasyonun veya sistemin hatları arasındaki entegrasyonunda sorun olduğu, bu nedenle üretim kalitesi, imalat hızı ile üretilen Mamul sayısı istenilen amaç ve kalite ile üretilmiş miktarda olmadığı, buna bağlı olarak da fire oranında çoğalma bulunduğu, nihayetinde söz konusu makinenin ayıplı olduğu,
2)Bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu,
3)Davacı tarafından yazılı olarak gönderilen ayıp bildirim ihtarnamesinin tarihi 22.05.2020 olmakla, nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizce gizli ayıp bildiriminin Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süre içinde yapıldığının kabul edilebileceği, bu durumda malın alıcısı ... ...'ın ve onun haklarını devralan davacının, satıcı davalıya karşı ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvurma hakkının bulunduğunun değerlendirildiği,
4) Dava dilekçesinin 5 no.lu ekinde dosyaya sunulan 13.01.2021 tarihli muvafakatnamenin, Sözleşmenin 13.maddesine uygun olarak düzenlendiği ve buna göre; davalıdan satın alınan makinedeki ayıptan dolayı alıcı kiralayan adına tüm hak ve yetkilerin kiracı davacı tarafından kullanılmasına muvafakat edildiği, muvafakatnamenin geçerlilik şartlarını taşıdığı ve davaya konu talepler bakımından davacının davalı satıcıya başvurma yetkisi bulunduğunun anlaşıldığı,
5) Davacı, makineyi kendisine kiralayan bankanın satıcı/davalıya karşı sahip olduğu hakları devralarak kullandığı için somut uyuşmazlıkta Finansal Kiralama Kanunu değil, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulacağı,

6) Davacının sözleşmeden dönme ile verilenlerin iadesi talebi ile diğer taleplerinin değerlendirilmesi neticesinde; TBK m.227 ve TBK genel hükümler uyarınca, takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere sözleşmeden dönerek malın iadesine yönelik kanuni hakkın koşullarının oluştuğu, talep edilen zarar kalemlerinin ise Borçlar Kanunu genel hükümler kapsamında talep edilebileceği, varsa; bu zarar kalemleriyle ilgili hesaplamaların yapılabilmesi için takdir mahkemenin olmak üzere, bir muhasebe/mali hesap uzmanı bilirkişinin görevlendirilebileceği..."
Bilirkişi heyetinin 13/04/2023 tarihli ek raporlarında özetle; "...1) 29/04/2020 tarih ... yevmiye ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi’ne ait son düzenlenen ödeme planına göre, davacı şirketin ödemesi gereken kira bedelinin 132.295,74 EURO ana para + 12.210,52 EURO faiz olmak üzere toplam 144.506,26 EURO, KDV dahil 145.951,44 EUR olduğu, Davacı şirketin 132.991,64 EURO talep ettiği,
2) Davacı şirketin şube için;
-18.355,- TL. kuruluş masrafı yaptığı,
- 25.200,- TL. kira ödediği,
- 99.663,02 TL. personel maliyeti olduğu,
- Maske imalatı için 240.670,60 TL. malzeme satın aldığının tespit edildiği,
3) Mevcut bilgi ve belgelerle menfi zarar ve kar mahrumiyeti hesabı yapılamayacağı,
4) Teknik heyet ile verilen önceki kök raporda belirtilen takdiri görüş, burada tanzim edilen ek rapor ile talep ve itirazlara ilişkin herhangi bir değişmeyi gerektiren bir husus bulunmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizin 22/06/2023 tarihli celsesinde; Davalı yanın bilirkişi ek raporundaki mali hesaplamalara yönelik itirazları kabul edilerek, TTK'nın 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen ayıp nedeniyle sözleşmeden dönmenin sonuçları ve davacı yanın ek raporda belirlenen tutarları isteyip isteyemeyeceği, bu zarar kalemlerinin ayıplı maldan doğan doğrudan zararlar kapsamında bulunup bulunmadığı hususlarının tarafların ve mahkememizin denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetine tevdii edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş;
Bilirkişi heyetinin 30/11/2023 tarihli 2. ek raporunda özetle; "...1) 29/04/2020 tarih ... yevmiye ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi’ne ait son düzenlenen ödeme planına göre, davacı şirketin ödemesi gereken kira bedelinin 132.295,74 EUR ana para + 12.210,52 EUR faiz olmak üzere toplam 144.506,26 EUR, KDV dahil 145.951,44 EUR olduğu, Davacı şirketin 132.991,64 EUR talep ettiği,
2)Davacı şirketin şube için; 18.355,- TL. kuruluş masrafı yaptığı, 25.200,- TL. kira ödediği, 99.663,02 TL. personel maliyeti olduğu, maske imalatı için 240.670,60 TL. malzeme satın aldığının tespit edildiği,
3)Mevcut bilgi ve belgelerle menfi zarar ve kar mahrumiyeti hesabı yapılamayacağı,
4)Kök, ek ve işbu raporda herhangi bir değişmeyi gerektiren hususun bulunmadığı,..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, finansal kiralamaya konu makinenin ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin feshi, ödenen tutarın iadesi ile müspet ve menfi zarar kalemlerini içerek kısmi alacak davasıdır.
Davacı yan; davalının ithal ettiği ... Model 3 Katlı Maske Üretim Hat Makinesini dava dışı ... ... A.Ş'den kiraladığını, makinenin ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme hükümlerinin uygulanarak karşılıklı edimler olan makinenin iadesi ile müvekkilin makine için ödediği 132.991,64 Euro'ya dava tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte davalıdan aynen tahsiline, makinenin gereği gibi çalıştırılmaması nedeniyle uğranılan müspet zararları için, şimdilik 5.000 TL; makinenin zamanında kurulumuna ve gereği gibi çalışacağına olan güven nedeniyle kâr mahrumiyeti de dahil menfi zararları için şimdilik 5.000 TL; kurulum ve diğer harcamalar için şimdilik 5.000 TL olmak üzere 15.000 TL.nin davalı yandan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı yan ise; davacının arabuluculuk başvurusunda ve dolayısıyla işbu davada da aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, makinenin çalışır vaziyette teslim edildiğini, arızanın davalı yanın katalogda belirtilen kalitede maske kullanmamasından yani kullanıcı hatasından kaynaklandığını, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması nedeniyle ancak koşulları oluşması durumunda menfi zararların tazminini talep edebileceğini, bunun da ispata muhtaç olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, tarafların tacir olduğu, davacının ticari işletmesinde kullanmak üzere ... ... vasıtasıyla finansal kiralama suretiyle davalıdan satın alınan maske imalatı makinesini kiraladığı, ancak makinenin arıza verdiği, çalıştırılamadığı ve mevcut haliyle beklenen faydanın sağlanamadığı, bu hususlarda taraflar arasında bir çekişmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Çekişme, eldeki davada davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, olaya uygulanacak hukuk kurallarının tespiti, makinedeki mevcut arızanın niteliği, kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, gizli ayıp olup olmadığı ve nihayet davacı yanın bedel iadesi ve tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı ile makinenin alıcısı olan ... ... (kiralayan) arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesinin 13.maddesinde; kiralayanın, işbu sözleşmede kiralanana ve kullanımına ilişkin olarak sayılan hallerin varlığının kiracı tarafından kendisine bildirilmesi halinde, 6361 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kiralananın kiralayana satılmış olması, faturaların adına tanzim edilmiş bulunması sebebiyle satıcı ile arasındaki hukuki ilişkiden doğan talep ve dava haklarını kiracıya devredebileceğinin kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan 13.01.2021 tarihli muvafakatname incelendiğinde; sözleşmenin 13.maddesine uygun olarak, davalıdan satın alınan makinedeki ayıptan dolayı alıcı kiralayan adına tüm hak ve yetkilerin kiracı davacı tarafından kullanılmasına muvafakat edildiği, davaya konu talepler bakımından davacının davalı satıcıya başvurma yetkisi olduğu, davalı yanın husumet itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı, makineyi kendisine kiralayan bankanın satıcı/davalıya karşı sahip olduğu hakları devralarak kullandığı için somut uyuşmazlıkta Finansal Kiralama Kanunu değil, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulacağı sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce makine üzerinde keşfen inceleme yapılmış olup, bilirkişi heyetince hazırlanan kök raporuna göre; teknik yönden sistemin mekanik işlemlerini sistemin bütününe uygulayan elektrik ve elektronik otomasyon yazılım ile uygulanan komutların birbirine senkronizasyonun veya sistemin hatları arasındaki entegrasyonunda sorun olduğu, bu nedenle üretim kalitesi, imalat hızı ile üretilen mamul sayısı istenilen amaç ve kalite ile üretilmiş miktarda olmadığı, buna bağlı olarak da fire oranında çoğalma bulunduğu, makinenin çalıştırılamadığı ve beklenen faydanın sağlanamadığı, nihayetinde söz konusu makinenin ayıplı olduğu, bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından 22.05.2020 tarihli ihtarname ile yapılan ayıp bildiriminin Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süre içinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Taşınır satımında ayıp durumunda alıcının seçimlik hakları TBK m.227'de;
“Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.” şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davacı yan, sözleşmeden dönme hükümlerinin işletilmesini ve makinelerin iadesi karşılığında makine bedeli olarak ödenen 132.991,64-Euro'nun dava tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte iadesini, ayrıca bununla birlikte, makinenin tesliminden itibaren kullanılamaması ve kurulumu için yapılan masraflar ile kâr kaybını da dahil ederek menfi ve müspet zararlarını istemektedir. Bu talep, TBK m.227 kapsamında değerlendirildiğinde, sözleşmeden dönerek malın iadesine yönelik kanuni hakkın koşullarının oluştuğu, talep edilen zarar kalemlerinin ise Borçlar Kanunu genel hükümler kapsamında talep edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Dönmenin sonuçlarının düzenlendiği ...m.229; "Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.
2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.
3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür." hükmünü içermektedir.
...m. 229 kapsamına göre sözleşmeden dönen alıcı, ödemiş olduğu satış bedelini faiziyle talep edebilir, ayrıca ayıp nedeniyle doğrudan uğranılan zararların da tazmini gerekir.
Davacının zararlarının hesaplattırılması için bilirkişi kurulundan alınan 1. Ek raporu kapsamına göre; 29/04/2020 tarih ... yevmiye ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi'ne ait son düzenlenen ödeme planına göre, davacı şirketin ödemesi gereken kira bedelinin 132.295,74 EUR ana para ve 12.210,52 EUR faiz olmak üzere toplam 144.506,26 EUR, KDV dahil 145.951,44 EUR olduğu, Davacı şirketin 132.991,64 EUR talep ettiği, davacı şirketin sadece bu makine ile yapılacak imalatlar için açılan şubenin kuruluş, tescil, belgelendirme vs. işlemleri için yapılan masraflar, şube olarak kiralanan işyeri için düzenlenen kira sözleşmesi, personel istihdamı, maske imalatı için kumaş, malzeme ve diğer masraflara dair sunduğu belgeler kayıtlardan teyit edilmiş olup dökümü listelenen;
-18.355,- TL. kuruluş masrafı,
-25.200,- TL. kira ödemesi,
-99.663,02 TL. personel maliyeti,
- 240.670,60 TL. Tutarında maske imalatı için malzeme satın alımı yaptığı sonucuna varılmıştır.
Aynı raporda menfi zarara ilişkin ise; davacı şirket makinenin zamanında kurulumuna ve gereği gibi çalışacağına güven nedeniyle kar mahrumiyeti de dahil menfi zarar taleplerine ilişkin; şirketin iştigal konusu tekstil olup, dava konusu makine dışında maske imalatına ilişkin bir yatırımının olmadığı, şirketin ibraz edilen bilanço ve gelir tabloları ana iştigal konusuna ait finansal bilgileri içermekte olup, şubeye ilişkin herhangi bir hesaplama yapılamayacağı, keza dava konusu makine çalışmış olsaydı ne kadar üretim ve satış yapılacağı, ne kadar sipariş alınacağı, satış fiyatı ve karlılık oranını ne olacağı vb. hususlarda somut bilgi, belge mevcut olmadığından menfi zarar ve kar mahrumiyeti hesabı yapılamayacağı mütalaa edilmiştir.
Doktrinde, müspet zarar; alacaklının gereği gibi ve vaktinde olan ifaya taalluk eden menfaatine tekabül eder. Yani borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyetle mamelekin halihazır vaziyeti arasındaki fark olarak kabul edilmektedir. Diğer bir ifadeyle müspet zarar, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilememesinden doğan zarardır.
Kar kaybı ise kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Bir tanımlama yapmak gerekirse kar kaybı; borçlunun edimini tam olarak ifa etmesi halinde alacaklının mamelekinin olması gereken durumu ile eylemli durumu arasındaki maddi değer farkıdır. Fesih hadisesi bu tür bir çoğalmaya mani olmuştur. Kar kaybı belirtilen niteliği gereği müspet zarar kapsamındadır.
Müspet zarar, kusursuz olan tarafın temerrüde düşen taraftan sözleşme yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği bir tazminat türü olduğu gibi sözleşmeden kusurlu olarak dönen taraftan da istenebilir. Görülüyor ki, müspet zarar talebinde bulunan kimsenin sözleşmeden dönmemiş olması sözleşmeden dönme varsa dönen tarafın kendisi olmaması gerekir. (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2012/4621 esas, 2012/577 karar sayılı ilamı).
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, bilirkişi raporunda hesaplanan kalemlerin menfi zarar kalemleri olduğu, heyetin hesaplama yapılamadığını belirttiği zarar kalemlerinin ise müspet zarara ilişkin olduğu, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre bu kalemlerin hesaplanabilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin mevcut olmadığı gibi, yukarıda değinilen hukuksal duruma göre de sözleşmeden dönülmesi halinde müspet zararın istenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Davacı yanın 03.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 5.000.-TL makine kurulumu ve diğer harcamaları bakımından (menfi zarar) taleplerini 235.670,60.-TL artırarak 240.670,60 olarak ıslah ettikleri görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda;
Davacının ticari işletmesinde kullanmak üzere dava dışı ... ... vasıtasıyla finansal kiralama suretiyle davalıdan satın alınan maske imalatı makinesini kiraladığı, aralarındaki sözleşmeye göre makinenin kurulumunun da davalı tarafından gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, ancak makinenin kurulumunu takiben arızalandığı ve çalıştırılamadığı iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, davalı yan aşamalarda makinenin ayarlarının yapılması ve revize edilmesi halinde çalışacağı ileri sürülmüş ise de; mahkememizce makine üzerinde yapılan keşif esnasında ihtiyaç duyulan ayarlama işlemlerini yapmaları için davalı yanın getirdiği teknik elemanlara yeterli süre verildiği halde makinenin çalışmasının ve istenilen adet ve nitelikte üretimin sağlanamadığı, bilirkişi kök raporunda yer alan teknik incelemelere göre de, makinedeki sistemin mekanik işlemlerini sistemin bütününe uygulayan elektrik ve elektronik otomasyon yazılım ile uygulanan komutların birbirine senkronizasyonun veya sistemin hatları arasındaki entegrasyonunda sorun olduğu, bu nedenle üretim kalitesi, imalat hızı ile üretilen mamul sayısı istenilen amaç ve kalite ile üretilmiş miktarda olmadığı, buna bağlı olarak fire oranında çoğalma bulunduğu, makinenin çalıştırılamadığı ve beklenen faydanın sağlanamadığı, bu haliyle dava konusu makinenin ayıplı olduğu, bu ayıbın ise gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, davacı yanın süresinde ayıp ihbarında bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı yanın sözleşmeden dönerek bedel iadesi ile birlikte müspet ve menfi zararlarını talep ettiği, ...m. 229 kapsamına göre sözleşmeden dönen alıcı, ödemiş olduğu satış bedelini faiziyle talep edebileceği, ayrıca ayıp nedeniyle doğrudan uğranılan zararların da tazmini gerekeceği, Finansal Kiralama Sözleşmesi'ne ait son düzenlenen ödeme planına göre, davacı şirketin ödemesi gereken kira bedelinin 132.295,74 EUR ana para ve 12.210,52 EUR faiz olmak üzere toplam 144.506,26 EUR, KDV dahil 145.951,44 EUR olduğu, Davacı şirketin 132.991,64 EUR talep ettiği talebi ile bağlı kalınarak bu tatara hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yine davacı yanın menfi zarar talepleri için yapılan değerlendirmede, şirketin sadece bu makine ile yapılacak imalatlar için açılan şubenin kuruluş, tescil, belgelendirme vs. işlemleri için yapılan masraflar, şube olarak kiralanan işyeri için düzenlenen kira sözleşmesi, personel istihdamı, maske imalatı için kumaş, malzeme ve diğer masraflara dair sunduğu belgeler kayıtlardan teyit edilmiş olup dökümü listelenen;
-18.355,- TL. kuruluş masrafı,
-25.200,- TL. kira ödemesi,
-99.663,02 TL. personel maliyeti,
-240.670,60 TL. Tutarında maske imalatı için malzeme satın alımı için harcama yaptığı, bu harcamaların menfi zarara ilişkin olduğu ve doğrudan doğruya ayıplı ifadan kaynaklandığı, ancak davacı yanın bu taleplerini toplam 240.670,60 TL olarak ıslah ettiği anlaşıldığından bu tutarın hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan davacı yan dava dilekçesi ile makinenin tesliminden itibaren kurulmaması ve gereği gibi çalıştırılamaması nedeniyle toplam 10.000,00 TL tutarında kar mahrumiyetini de kapsayan müspet zararlarının tazminini talep etmiş ise de; hükme elverişli bulunan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere bu kalemlerin hesaplanması için gerekli verilen dosyada bulunmadığı, davacının bu istemlerini kanıtlayamadığı gibi, yukarıda değinilen hukuksal duruma göre de sözleşmeden dönülmesi halinde müspet zararın istenemeyeceği anlaşıldığından fazlaya ilişkin bu kalemlerin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı yanın sözleşmeden dönme ve ödenen tutarın iadesine ilişkin talebinin kabulüne, 132.991,64 EURO’nun dava tarihinden itibaren 3095 S.K.nun 4/a maddesi gereğince işletilecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu ayıplı makinenin davalıya aynen iadesine, davacı yanın tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, 240.670,60 TL.nin 5.000,00 TL.sine dava tarihinden, kalan tutara ise ıslah tarihi olan 03.01.2024 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davacı yanın sözleşmeden dönme ve ödenen tutarın iadesine ilişkin talebinin KABULÜNE, 132.991,64 EURO’nun dava tarihinden itibaren 3095 S.K.nun 4/a maddesi gereğince işletilecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Dava konusu ayıplı makinenin davalıya aynen İADESİNE,
2-)Davacı yanın tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, 240.670,60 TL.nin 5.000,00 TL.sine dava tarihinden, kalan tutara ise ıslah tarihi olan 03.01.2024 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 93.699,78-TL harçtan peşin alınan 19.971,06-TL, ıslah harcı 4.024,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 69.704,05 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 59,30 -TL başvurma harcı, peşin harç 19.971,06-TL, ıslah harcı 4.024,67 TL, 8,50 -TL vekalet harcı, 571,90 -TL keşif harcı olmak üzere toplam 24.235,43 -TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan 611,70 -TL davetiye gideri, 14.000,00-TL bilirkişi ücreti, 350,00 -TL ATGV ücreti olmak üzere toplam 14.961,70 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 14.853,41-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 180.885,32 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Davalı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 70,00 TL davetiye gideri olmak üzere toplam 1.070,00 TL nin kabul ve red oranına göre kendi üzerinde bırakılmasına,
8-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 10.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-)Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır