WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/853 Esas
KARAR NO :2024/418

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/12/2021

BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... E. SAYILI DAVADA;

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/03/2023
KARAR TARİHİ:05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
taraflar arasında yıllara yayılan ticari satım ilişkisinin mevcut olduğunu, her iki tarafın da tacir sıfatıyla süregelen ticari alım satım ilişkisini muhasebe açık hesap temel ilişkisinde, düzenlenen faturalara ilişkin alacak/borç ilişkilerine yönelik tüm kalemleri karşılıklı olarak hesaba kaydedip kayıt altında tutarak yürütmekte ve belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın da mutabakatlar yaparak hesaplaşma yapmakta olduklarını, buna göre, davalı/borçlu şirketin tacirler arası düzenlenen faturalara dayalı malları yıllara yayılacak şekilde satın alıp, defterlerine işlediğini, ticari ilişki gereğince davalı/borçlu şirketin 320.641,14 TL tutarında cari hesap kayıtlarından kaynaklanan bakiye borcunu ödemesi için müvekkili şirket tarafından davalı şirketten müteaddit defa talep edilmesine rağmen bakiye alacak cari hesap bedelinin (muavin defter kaydı bakiye tutarı) ödenmemesi üzerine 08.10.2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu şirketin başlatılan icra takibine konu borca ilişkin olarak, alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız, hukuka aykırı ve de müvekkilinin ödemesini geciktirmeye yönelik ödeme emrine itirazda bulunduğunu, takibin durduğunu, söz konusu alacağın likit olduğunu belirterek, İtirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli davalı/borçlu aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmolunmasına, takip tarihinden itibaren alacağa TTK m. 1530 uyarına temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmakta olduğunu, davacının göndermiş
olduğu hatalı ve hasarlı ürünler nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ve maddi zarara uğradığını, müvekkilinin davacıdan alacağı bulunmasına rağmen davacı tarafından kötü niyetli ve haksız şekilde icra takibi başlatıldığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu ve müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu açıklamak için taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ve olayları izah etmelerinin gerektiğini, şöyle ki: ... ... isimli dava dışı firma tarafından Montenegro Karadağ'da Bulunmakta olan "..." isimli otel binalarının inşaat işlemi yapılmak üzere dava dışı .... Montenegro firmasına yetki verildiğini, İşbu otel binalarının inşaat projesi kapsamında çok sayıda yerel ve yabancı firmanın yer aldığını; Montenegro Karadağ'da bulunmakta olan "..." isimli otel bünyesindeki ... iş binası ve konaklama binalarında yapılan çalışmalarda döşenmek üzere ebatlı mermer işinin müvekkiline verildiğini, işbu mermer işinin davacıdan temin edildiğini, temin edilmeye ilişkin sürecin ise şu şekilde olduğunu, ebatlı mermerlerin davacı tarafından bulunduğunu, ebatlama, paketleme, sandıklama, sıra yükleme, ağırlık bilgilerinin verilmesi, organizasyon işlemlerinin davacı tarafından yürütüldüğünü, tüm bu süreçlerin bu şekilde tamamlanmasının ardından müvekkili tarafından ürünler paketli
olarak yurt dışındaki projede kullanılmak üzere dava dışı firmalara gönderildiğini, İşbu ürünlerin yurt dışındaki müşteriye ulaşmadan önce müvekkili tarafından incelenmesi ve ayıp tespiti yapılmasının imkânsız olduğunu, aksi kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili tarafından inceleme yapılabileceği düşünülse dahi; mermerlerdeki gizli kırıklık, bozukluk, hata ve hasarların ancak inşaatta kullanıldıktan sonra ortaya çıktığını, müvekkilinin davacının gizli ayıplı mal satmasından sorumlu olmasının mümkün olmadığını, olmasının mümkün olmadığını,
18.03.2021 tarihinde .... tarafından "..." isimli otel binalarının inşaatında ve malzemelerinde görevli olan ... isimli üst yüklenici şirkete ihtari yazı gönderildiğini, işbu yazı ile satın alınmış ve döşenmiş olan mermerlerde gizli ayıbın bulunduğu, bu mermerlerin kalitesinin beklenenden düşük olduğu, nispeten düşük sıcaklarda sürekli olarak bozulmaların meydana geldiği, mevcut
durumun kalite açısından kabul edilebilir olmadığı ve sürekli bakım işlerini de sorunlu hale getirdiğinin belirtildiğini, 10.09.2021 tarihinde müvekkilinin üst yüklenicisi olan ... tarafından
müvekkiline ihtar yazısı gönderildiğini, otel ve diğer alanlarda kullanılmış olan mermerlerde yüzey kireçleme ve beyaz lekeler ile birlikte çatlaklar - damarlar gözlendiği, düzeltme işlerine ilişkin masrafların ve ayrıca işveren tarafından hak edişlerinden kesileceği hususunun bildirildiğini, müvekkili tarafından davacıya 14.10.2021 tarihinde e-posta gönderilerek işbu
durumun bildirildiğini, 05.09.2019-16.12.2020 tarihleri arasında davacıdan almış olduğu ebatlı mermerlerde doğal taşlardaki kırılmalar, yüzey bozuklukları, çatlama ve gönye sıkıntıları gibi birçok hata ve ayıbın olduğunun belirtildiğini, anılan projede yapılan hak ediş raporlamaları esnasında bu hata ve hasarların tespit edildiği, ana işverenin (iş sahibi) ve yine aynı projede müvekkili tarafından davacıdan alımı yapılan mermerleri satmış ve uygulamasının yapılmış olduğu diğer firmaların bu zararının ve hasarlı mermerlerin yerinde düzeltilmesi ayıplarının giderilmesi konusunda yapılacak tüm masrafların davacıya yansıtılacağının belirtildiğini, Bu e-postanın davacıya ulaşmasının 1 gün ardından, 15.10.2021 tarihinde, davacı tarafından sayılan ayıpların kendilerinden kaynaklandığının bilinmesi ve bu alacağı ödemekten imtina edebilmek amacı ile .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, Taraflarınca davacıya ... 14. Noterliği’nin 15.10.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ve ... 14. Noterliği’nin 24.11.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin keşide edildiğini, işbu ihtarnamelerde yukarıda da izah edilmiş olduğu üzere; davacıdan tedarik edilmiş olan doğal taşlarda kırılmalar, yüzey bozuklukları, çatlama ve gönye sıkıntıları gibi birçok hata ve ayıbın olduğunun anılan projede yapılan hak ediş raporlamaları esnasında tespit edildiği, işbu tespitler sebebiyle ana işverenin (iş sahibi) ve aynı projede mermerleri satarak uygulama yaptıkları diğer firmalar tarafından müvekkilinden ayıplı mal farkının kesileceği, işbu fark ve hasarlı mermerlerin yerinde düzeltilerek ayıplarının giderilmesi konusunda yapılacak olan tüm masrafların (işçilik, sarf malzemeler, yol giderleri ve diğer tüm masraflar) davacıya yansıtılacağının beyan edildiğini, Ancak davacının hukuka ve gerçeğe aykırı beyanlar ile müvekkiline borçlu olmadığını beyan ederek işbu ödemeyi yapmaktan imtina ettiğini; ayıplı malların sorumluluğundan kurtulmak amacıyla müvekkili aleyhine takip başlattığını, Aşağıda detaylıca izah edileceği üzere, davacı nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların bu husus ile sınırlı olmadığını, müvekkilinin fazlaya ilişkin tüm, dava, talep ve
hukuki yollara başvurma hakkının saklı olduğunu,Davacı tarafından alınan ürünlerin yukarıda izah edilen projede kullanıldıktan sonra üst işverenler tarafından yapılan ihtar üzerine müvekkili şirket tarafından anılan proje hakkında resmi mercilere bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, işbu inceleme konaklama binalarına ilişkin inşaat mühendisliği uzmanlarının şahitliği ile gerçekleştirilen şantiye denetlemesi bulguları ile birlikte yasal temsilcinin ibrazı ile yapıldığını, İşbu incelemede özetle; zemin kaplamasında önemli sayıda ebatlı mermer üzerinde yüzey bozuklukları çatlaklar, taş kırıkları ve düzensizliklerin tespit edildiğini, sipariş edilen ebatlı mermer rengine kıyasla daha koyu renkte ebatlı mermer bulunduğunu, dış merdiven mermer basamaklarında çok belirgin çatlaklara sahip ebatlı mermerlerin yüzeylerinde oyulma şeklinde büyük oranda hasar tespit edildiğini, Uzman şahidin değerlendirmelerinde belirlenen oranlar dikkate alındığında; İş merkezinin cephesindeki işteki hataların toplam oranının kullanılan mermerin %17'sine denk geldiği, İşletme binasının balkonlarındaki uygun olmayan toplam mermer miktarı, renk farklılığından dolayı, yerleştirilmiş toplam mermer miktarının yaklaşık %35'ini oluşturduğu, Yanlış çentikli yağmur suyu drenaj kanalı, renk ve kaplama markasındaki farklılıklar ve "oyukların" ve çatlakların ortaya çıkması nedeniyle işletme binasının dış merdiveninin duvar kaplamasında meydana gelen toplam hasarın, toplam yerleştirilmiş mermer miktarının %65'ini oluşturduğu, Konaklama binalarındaki zemin kaplamasındaki toplam hasarın (düzensizlikler, çatlaklar ve renk farklılıkları) toplam yerleştirilmiş mermer miktarının %50'sini oluşturduğu, Konaklama binalarındaki merdivenlerin mermer kaplamasına verilen toplam hasarın yerleştirilmiş toplam mermer miktarının %70'ini oluşturduğunun tespit edildiğini, yapılmış olan bilirkişi incelemesi neticesinde hasar ve hatalı ürünlerin tespiti ve bu hasar ve hataların karşılığının 647.778,61 TL olduğunun tespit edildiğini, işbu bedele ilişkin tüm talep ve dava haklarının da saklı olduğunu, Nitekim davacının müvekkilinin gizli ayıplı mal gönderilmesine sebebiyet vermiş olması nedeniyle üst işverenler tarafından müvekkiline fark ve hasarlı mermerlerin yerinde düzeltilerek ayıplarının giderilmesi konusunda yapılacak olan masraflara ilişkin faturaların kesilmeye başlandığını, Faturaların müvekkili şirkete ulaştıkça Mahkeme’ye ibraz edileceğini, bu kapsamda üst taşeronlardan ... Mimarlık Şirketi tarafından taraflarına yansıtılan kesinti bedeli olarak 14.200-EUR ve yine üst taşeronlardan ... (... İnşaat İş Ortaklığı Ticari İşletmesi) tarafından müvekkili şirkete gönderilen ürün hasarlarına bağlı kesinti bedellerini gösterir yazışmalar ve faturaların ekte sunulduğunu, İşbu alacakların bir kısmının.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, ancak davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde işbu takibe itiraz edildiğini, işbu hususa ilişkin tüm talep, dava ve hukuki yollara başvuru hakkının saklı olduğunu,
2- Müvekkili tarafından davacıdan alınarak yurt dışına tedariki sağlanan ve yukarıda anılan projede kullanılan ürünlere ilişkin davacı tarafından gönderilen fatura ve maillerin ekte Mahkeme’ye sunduklarını, Sadece işbu e-mailler ve faturalar ile taraflar arasındaki ticari ilişki ve diğer taşeron firmaların isminin zikredilmesi ile davacının kendisinin de anılan projede taşeron sıfatını haiz olduğu, bizzat davacı şirket yetkilisi ... tarafından yürütülen sürece ilişkin her aşamadan haberdar olduğu ve sorumluluğu bulunduğunun sabit olduğunu, Sunulan e-mailler ve faturalar dikkate alındığında müvekkili şirket tarafından
kesilen faturalar ve davacının kendilerine göndermiş olduğu tüm faturalarda belirtilmiş olan ürünler ve bedellerin aynı olduğunun görülmekte olduğunu, mevcut durumda taşeron sıfatını haiz olan davacının kusursuz sorumluluğu bulunduğunun tartışmasız olduğunu, bu hususu ispatlar nitelikteki gümrük beyannamelerinin Sayın Mahkemece bilirkişi inceleme yapılmasına karar verilirse ayrıca sunulacağını, her ne kadar davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine girişilmiş ve Mahkeme’de görülmekte olan dava ikame edilmişse de, işbu icra takibi ve davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının kötü niyetli olarak taraflar arasındaki faturalara ve muavin defter kaydı bakiye tutarına dayanmakta ise de; işbu iddianın da kabul edilemez nitelikte olduğunu, Müvekkili tarafından gönderilmiş olan 25.11.2021 tarih ve ... numaralı KDV dâhil 240.014,61 TL bedelli e-arşiv faturasının kesildiğini, ancak davacının haksız ve kötü niyetli olarak faturaya itiraz ederek iade ettiğini, kendi ticari kayıtlarında alacaklı görünmeye devam edebilmek amacıyla yapılmış olan bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, Davacının takibe dayanak gösterdiği alacak kalemlerinin yukarıda izah edilen mermerlerin teminine ilişkin olduğunu, yerleşik Yargıtay uygulamaları uyarınca faturanın
kesinleşmesinin hiçbir surette hizmetin tam ve eksiksiz yapıldığına karine oluşturmayacağının da kabul edilmiş bulunduğunu, ''Faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar. Bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir. Ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamaz. Faturanın deftere kaydı taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil eder. Bu karinenin aksinin ispatı her zaman olanaklıdır.'' (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.05.2005 E. 2004/7832 K. 2005/4738 ) ''Davalı alım satım ilişkisini kabul etmemektedir. Bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre (yemin teklifi dâhil) kanıtlaması gerekir. Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir.'' (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 06.10.2005 E. 2005/8385 K. 2005/9627) ''Davaya dayanak alınan faturanın Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olması zorunludur. Mahkemenin kabulünde ve somut olayda olduğu gibi, açıklanan koşullar gerçekleşmeden sadece faturanın karşı tarafa
tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunu, iş bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamaz.'' (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 07.03.2008 E. 2007/2029 K. 2008/1483) Görüleceği üzere sadece faturaya itiraz etmemenin malın eksiksiz ve hatasız şekilde teslim edildiğine karine oluşturmayacağından işbu itirazın iptali davasının da usuli bir dava olmayıp; Sayın Mahkemece borç ilişkisinin kaynağının araştırılarak borçlu ve alacaklının tespit edilmesini gerektirmekte olduğunu, Davacıdan alınan mermerlerde hasarın zamanla ortaya çıktığı Karadağ'da bulunan resmi merciler tarafından hazırlanmış ve taraflarınca yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilen, bilirkişi raporunda da teslim edilen ve kullanılan ürünlerde zamanla oluşan bozukluklar ve kırılmalar ve işbu hasar ve hataların karşılığının 647.778,61 TL olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek; Davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... isimli dava dışı firma tarafından Montenegro Karadağ'da bulunan ... isimli otel binalarının inşaat işlemi yapılmak üzere ... iş binası ve konaklama binalarında döşünmek üzere ebatlı mermer işi müvekkiline verildiğini, bu kapsamda mermerlerin davalıdan temin edildiğini, temin edilmeye ilişkin olarak ebatlı mermerler davalı tarafından bulunmuş ebatlama, paketleme, sandıklama, sıra yükleme, ağırlık bilgilerinin verilmesi, organizasyon işlemleri davalı şirket tarafından yürütüldüğünü, tüm bu süreçlerin tamamlanması akabinde müvekkilinin tarafından anılan ürünler paketli olarak yurt dışındaki projede kullanılmak üzere dava dışı firmalara gönderildiğini, bu ürünlerin yurt dışındaki müşteriye ulaşmadan önce müvekkili tarafından incelenmesi ve ayıp tespiti yapılması imkansız olduğunu, aksi kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili tarafından inceleme yapılabileceği düşünülse dahi mermerlerde gizli kırıklık, bozukluk, hata ve hasarlar ancak inşaatta kullanıldıktan sonra ortaya çıktığını, müvekkilinin davalının gizli ayıplı mal satmasından sorumlu olması mümkün bulunmadığını, dava dışı ... Firması ... Sözleşme-kusurlu cephe kaplama taşları kusurlu ürün - ceza açıklaması ile 9.707,78 Euro tutarında müvekkiline fatura tebliğ edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı borçluya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi ikame edilmiş borçlu yana örnek 7 ödeme emri tebliğ edilmiş borçlu yanca yasal süresi içerisinde takibe itiraz ettiğini, yine aynı projedeki ayıplı mallar nedeniyle müvekkili şirkete ihtarname zımnında yazılar gönderilmiş olup bu hususların huzurdaki davanın davacısı bulunduğu İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/853 Esas sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığını, davanın konusunun ve taraflarının aynı olması nedeniyle müvekkilince ikame olunan huzurdaki dava ile anılan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/853 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davalı borçlu tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin reeskont avans faizi ile birlikte devamına, yapılan itirazın kötü niyetli yapılmış olduğundan davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine, huzurdaki davanın İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/853 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asıl davadaki takip alacaklısı davacı müvekkili şirketin (...), asıl davadaki davalının cari hesap kayıtlarından kaynaklanan bakiye borcunu ödemesi için 08.10.2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile asıl davadaki 336.512,88 TL toplam alacağı hakkında icra takip talebinde bulunduğunu,
asıl dava davalısının hukuka ve gerçeğe aykırı beyanlar ve haksız ithamlar ile müvekkili şirkete borçlu olmadığını beyan ederek işbu ödemeyi yapmaktan imtina etmeye çalıştığı
gibi, birleştirilen davada davacı sıfatı ile mesnetsiz ve yersiz kurgu iddialar ile alacak ihdas etmeye çalışmakta olduğunu, Müvekkil şirketin, birleştirilen dava davacısının Karadağ'da bulunan '... isimli otel binalarının inşaat işleminin mermer işleri yükleniliciliği yaptığını söylediği projesinde mermer tedariki, uygulaması ve organizasyonu projesi ile ne proje kısmında ne de uygulama kısmında ne organik ne de hukuki bir bağ ve bağlantısının bulunmadığını, Müvekkili şirketin, sadece birçok başka firmalara da sattığı gibi yıllardan beri doğaltaş/mermer satış işinde iştigal etmiş olup, birleşen dava davacısı ... şirketine de 2018-2020 yılları arasında müteaddit defa doğaltaş/mermer satmış ve teslim etmiş olduğunu, Müvekkili şirketin birleşen dava davacısına sattığı mermerler kendilerine veya projeye özel olarak takdim edilmiş olmadığını, projede kullanılan bir mermer çeşidinin ... firmasının söylediğine göre rojede çalışan ... Ve Uygulama A.Ş. tarafından kullanılan mermer olduğunu, birçok defa satın aldıkları birden fazla ve farklı mermerlerin hangi projede kullandıklarının takibi ve uygulamasının müvekkili şirketin sorumluluğunda olan bir husus olmadığını, Müvekkili şirketten tam tamına 18 ay boyunca, 2019 ve 2020 yıllarında mermerleri satın ve teslim alıp kullandıklarını, 2019'da 8 adet 2020'de ise 32 adet faturaya mesnet mermer ürünün fabrikada satın ve teslim alınmış olup, malzeme yanlış, ayıplı ya da kusurlu ürün ise neden 18 ay boyunca birleşen dava davacısı satın almaya devam ettiğini, Müvekkili şirketin asıl davanın davalısı borçlu ... ile yıllara yayılan ticari satım ilişkisi mevcut olup her iki taraf da tacir sıfatıyla süregelen ticari alım satım ilişkisini yürüttüğünü, ne zaman ki müvekkili şirketin uzun süreden beri cari hesapta birikmiş alacaklarının ödenmemesi sebebiyle 08.10.2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takip talebinde bulunmak zorunda kaldıktan sonra bazıları 1 sene önce, bazıları ise hemen hemen 2 sene önce satıp kontrolünde fabrikada teslim ettiği doğaltaş ürünlerde asılsız ve mesnetsiz kusur ve ayıp iddiaları ortaya atılarak alacaklarının sürüncemede bırakılmasına yönelik haksız mesnetsiz ve dayanaksız fatura keserek satış ve teslimlerden neredeyse 2 sene sonrasında icra takibinde bulunduklarını, Kaldı ki; Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; Davalı-birleşen davada davacı ... Şirketinin hatalı ve hasarlı olduğunu iddia ettiği ürünlerin gönderildiği dava dışı “...” ve “... ...” firmalarına ait birleşen dava davacısının muavin defter dökümlerinde ayıplı mal iddiasında bulunmamasının sebebi olarak gösterdikleri her iki dava dışı şirketle ilgili kayıtlardan görüleceği üzere, gizli ayıplı teslim edildiği iddia edilen davacı şirket ürünleri ile ilgili olarak 31.12.2021 tarihine kadar davalı-birleşen davada davacı (...) şirkete yansıtılmış bir tutarın bulunmamakta olduğunu, Sundukları ve keşif raporu diye iddia ettikleri belgelerin hiçbir resmi değerinin, bir alacağın varlığını, mevcudiyetini, talep edilebilirliğini belgeleyen bir vasıta da olmadığını, ayrıca münderecatının da hakikati yansıtmamakta olduğunu , Mermerlerin kırık, gizli kırık ayıplı, olduğunun ileri sürülmekte olduğunu, kırık mermerlerin paketlenmesinin mümkün olamayacağını, zira yıllardan beri satın ve yerinde teslim aldıkları mermerlerin konuldukları sandıklar açılınca kırık mermerin zaten gözükeceğini, ayrıca projelerde, inşatta uygulanamayacağı zaten sektör dinamikleri tarafından bilindiğini, çünkü ölçüsünün tutmayacağını proje sahipleri ve taşeronların
bildiğini, Gizli kırık var iddialarının ise asılsız olduğunu, gizli kırıkların montaj sırasında montaj çekicinin darbesiyle zaten kırılacağını, zemine uygulanamayacağının da aşikâr olduğunu, montaj sırasında montaj çekici darbesiyle bazen sağlam mermerlerin bile kırılmakta olduğunu ki basiretli bir mermer proje üstlenicisinin bilmesi gereken basit bir kural olduğunu,
Aksi kabul anlamına gelmemekle doğal bir malzeme olan mermerin gözden kaçan kusuru olsa bile şantiyede kullanmadan önce resimleyip, 18 ay geçen süre zarfında, iade talebinde bulunulmadığını, montajdan sonra mermerlerin üzerlerinin küf tutması iddiasının ise; bu tip hataların uygulamada kullandıkları kum çimento gibi alt yapı malzemelerinden ve ortam şartlarından kaynaklanmakta olduğunu, 2 sene boyunca satılan mermerlerin kesilmesi, işlenmesi, sandıklanması işinin genellikle İstanbul'da yapıldığını ve yüklendiğini (...) mermerleri kontrol etme imkânlarının olmadığı olsa bile tespit edilemeyeceğinin ise tamamen asılsız olduğunu, yükleme yapılan tesiste sürekli olarak birleşen dava davacısı şirket yetkilisi ve elemanlarının gelip kontrollerini yaptıklarını ve fabrika sahibi ile dahi yakın ilişki içinde sohbet bile ettiklerini, paketleme ve yükleme yapılan yerdeki firma sahipleri ile birleşen dava davacısı şirket sahibinin yakinen tanışık olduklarını savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Birleşen dava, kusurlu ürün nedeni ile yansıtma faturasından kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ...Şirketi, borçlunun ... ... Limited Şirketi olduğu, takibin 320.641,14-TL asıl alacak, 15.871,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 336.512,88-TL alacağa ilişkin olduğu, 08/10/2021 tarihli ödeme emrinin 19/10/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 21/10/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip doyası incelendiğinde; alacaklının ... ... Limited Şirketi, borçlunun ... ...Şirketi olduğu, takibin 176.419,49-TL asıl alacağa ilişkin olduğu, 02/11/2022 tarihli ödeme emrinin 07/11/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 11/11/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişi 23/02/2023 tarihli raporunda özetle; 08.10.2021 Tarihinde başlatılan takipte; 320.641,14 TL asıl, 15.871,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 336.512,88 TL alacak talep edildiği,
Taraf defter kayıtlarına göre; 31.05.2021 ve takip tarihi itibariyle 320.641,14 TL olan davacı alacak bakiyesinde tam mutabakat bulunduğu, 25.11.2021 Tarihi itibariyle ise; bakiyeler arasında 240.014,61 TL davacı aleyhine farkın ortaya çıktığı, bu farkın takip tarihinden sonra, 25.11.2021 tarihinde “... MNE Kesinti Bedeli- B.Taş 14. Not. Yevmiye no ... Sayılı Belgesi” açıklaması ile düzenlenmiş olan ... sayılı davalı şirket tarafından düzenlenmiş olan fatura bedelinden kaynaklandığı, Dosyada mevcut ödeme emri suretine ve davalı cevap dilekçesindeki beyanlara göre; anılan faturanın.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takibe konu edildiği, davacının takibe itirazla faturayı iade ettiği, işbu hususa ilişkin tüm talep, dava ve hukuki yollara başvuru hakkının davalı tarafça saklı tutulduğu, Davalı şirketin, her iki dava dışı şirketle ilgili kayıtlarından görüleceği üzere, gizli ayıplı teslim edildiği iddia edilen davacı şirket ürünleri ile ilgili olarak 31.12.2021 tarihine kadar davalı şirkete yansıtılmış bir tutarın bulunmadığı, Davalı şirketin, ayıplı malla ilgili iddiaları ile bu doğrultuda sunulan belgelerin teknik incelemeyi gerektirmekte olduğu, Davacı talebi doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre; davacı işlemiş faiz alacağının talebi gibi 15.871,74 TL olacağı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Asıl davada bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazların ve birleşen davadaki taleplerin değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 21/12/2023 tarihli raporlarında özetle; Asıl Dava Yönünden: 08.10.2021 Tarihinde başlatılan takipte; 320.641,14 TL asıl, 15.871,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 336.512,88 TL alacak talep edildiği, Taraf defter kayıtlarına göre; 31.05.2021 ve takip tarihi itibariyle 320.641,14 TL olan davacı alacak bakiyesinde tam mutabakat bulunduğu, 25.11.2021 Tarihi itibariyle ise; bakiyeler arasında 240.014,61 TL davacı aleyhine farkın ortaya çıktığı, bu farkın takip tarihinden sonra, 25.11.2021 tarihinde “... ... Kesinti Bedeli- B.Taş 14. Not. Yevmiye no ... Sayılı Belgesi” açıklaması ile düzenlenmiş olan ... sayılı davalı şirket tarafından düzenlenmiş olan fatura bedelinden kaynaklandığı, Dosyada mevcut ödeme emri suretine ve davalı cevap dilekçesindeki beyanlara göre; anılan faturanın.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takibe konu edildiği, davacının takibe itirazla faturayı iade ettiği, işbu hususa ilişkin tüm talep, dava ve hukuki yollara başvuru hakkının davalı tarafça saklı tutulduğu, Davalı şirketin, her iki dava dışı şirketle ilgili kayıtlarından görüleceği üzere, gizli ayıplı teslim edildiği iddia edilen davacı şirket ürünleri ile ilgili olarak 31.12.2021 tarihine kadar davalı şirkete yansıtılmış bir tutarın bulunmadığı, Davalı şirketin, ayıplı malla ilgili iddiaları ile bu doğrultuda sunulan belgelerin teknik incelemeyi gerektirmekte olduğu, Davacı talebi doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre; davacı işlemiş faiz alacağının talebi gibi 15.871,74 TL olacağı, Birleşen Dava Yönünden: Yapılan imalatlarda özellikle renk farklılıklarından dolayı, ayrıca çatlaklardan ve oyuklardan sebep ayıplar olduğundan bahsetmiş ve işin gerçekleşmesine göre % ifade ile hasarın belirlendiği, Teknik anlamda söz konusu ayıplarda ve hasarlara neyin etken ve sebep olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı, Teknik inceleme bölümünde açıklandığı üzere sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar sebebi ile meydana gelen hasarlar olduğuna ilişkin kanaat belirtilebilmesi için mahallinde keşfen inceleme yapılması gerektiği, öte yandan dosyadaki bilirkişi raporunda ayıpların açık ve gözle görülebilir olması sebebi ile bu ayıpların açık ya da gizli ayıp sayılamayacağı, olsa olsa işçilik ve uygulama hatalarından kaynaklı ayıplar olduğu düşünüldüğü, süre yönünden yapılan incelemede ise dosyaya mübrez dava dilekçesinde davacı ...’nin “müvekkili tarafından davacıya 14.10.2021 tarihinde e-posta gönderilerek işbu durumun açıklandığını, 05.09.2019 - 16.12.2020 tarihleri arasında davacıdan almış olduğu ebatlı mermerlerde doğal taşlardaki kırılmalar, yüzey bozuklukları, çatlama ve gönye sıkıntıları gibi birçok hata ve ayıp olduğunun belirtildiğini, bu durumları ihtar etmek namına davacıya ... 14. Noterliği’nin 15.10.2021 tarih, ... yevmiye numaralı ve ... 14. Noterliği’nin 24.11.2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin keşide edildiğini” iddia ettiği, ancak davaya konu mermerlerin gerek açık gerekse de açık olmayan ayıp kapsamında mütalaa edilmesi durumunda süresi içerisinde gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmediğinin ifade edilebileceği, nitekim bu hususta davacı da mermerlerin 05.09.2019 - 16.12.2020 tarihleri arasında alındığını fakat (her ne kadar dava dilekçesi ekinde sunulmamışsa da) ihtarnamelerin 15.10.2021 ve 24.11.2021 tarihleri arasında keşide edildiğini ifade ettiği; buna karşın Muhterem Mahkemece mermerlerin olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp (gizli ayıp) olarak kabulü halinde davacının ihbar süresi içerisinde bildirimde bulunduğu ifade edilebileceği, somut ihtilafta davacının “Dava dışı ... firması ... SÖZLEME- KUSURLU CEPHE KAPLAMA TAŞLARI KUSURLU ÜRÜN - CEZA açıklaması ile 9.707,78 Euro tutarında müvekkile fatura tebliğ etmiştir. Bunun üzerine müvekkil tarafından davalı borçluya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi ikame edilmiş, borçlu yana Örnek 7 ödeme emri tebliğ edilmiş, borçlu yanca yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmiştir.” ifadelerine yer verilmek suretiyle itirazın iptalini talep ettiğinin görüldüğü, bu yönü ile davacının bu talebinin TBK m. 227 hükmünün b. bendi uyarınca “maldaki ayıp oranında satış parasından uygun bir miktarın indirilmesini isteme” hakkına ilişkin olduğunun düşünüldüğü, vi. Heyetimizce dosya üzerinde yapılan mali incelemeler neticesin debirleşen davaya konu edilen “... sayılı yansıtma faturası” nedeniyle 29.09.2022 tarihinde davacı-b.d.davalı şirket cari hesabına 9.707.78 Euro karşılığı 176.419,49 TL borç kaydedildiğinin müşahede edildiği, ancak dosya münderecatından ayıp miktarının gerçekten fatura tutarına tekabül edip etmediğinin saptanamadığı, hâl böyle olunca Mahkemece mermerlerin ayıplı olduğu, davacının süresi içerisinde ihbar külfetini yerine getirdiği ve ayıp miktarının faturaya konu edilen tutar kadar olduğu kanaatinde olunması ihtimalinde davacının fatura uyarınca talepte bulunabileceğinin ifade edilebileceği; buna karşın Mahkemece mermerlerin ayıplı olmadığı veya davacının süresi içerisinde ihbar külfetini yerine getirmediği veya ayıp miktarının faturaya konu edilen tutar kadar olmadığı kanaatinde olunması ihtimalinde davacının fatura uyarınca talepte bulunabilmesinin mümkün olmayacağı hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... ...Şirketi, borçlunun ... ... Limited Şirketi olduğu, takibin 320.641,14-TL asıl alacak, 15.871,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 336.512,88-TL alacağa ilişkin olduğu, 08/10/2021 tarihli ödeme emrinin 19/10/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 21/10/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 31/12/2021 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... ... Limited Şirketi, borçlunun ... ...Şirketi olduğu, takibin 176.419,49-TL asıl alacağa ilişkin olduğu, 02/11/2022 tarihli ödeme emrinin 07/11/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 11/11/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 17/03/2023 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tanık deliline dayandığından Mahkememizin 05/07/2023 tarihli celse ara kararında tanıkların ve dinlenmesini istediği hususların bildirilmesi için süre verilmiş, bu ada karara istinaden asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili 19/07/2023 tarihinde beyan dilekçesi sunmuş olup, sunulan beyan dilekçesi ve bildirilen tanıkların hangi hususta dinleneceği ile ilgili açıklamaları incelendiğinde, tanıklarının davacı-davalı ...'nin davalı-davacı ...'ye yıllar boyu satıp teslim ettiği mermer malzemelerin hazırlanıp teslim edilmesinde hasarsız ve kırıksız teslim edildiği ve ayıplı olmadığı, döşeme ve montaj işlemlerinin ne şekilde yapıldığı hususlarında dinlenmelerini talep ettiği, davalı- davacı ... vekili ise 13/12/2023 tarihli celsedeki beyanında karşı tarafın tanık dinletmesine muvafakatlerinin bulunmadığına bildirmiş, tanıkların dinlenmesi istenen hususlar değerlendirildiğinde taraflar arasında 2019 yılından 2022 yılına kadar yıllarca süren ticari ilişki kapsamında ticari alım satıma konu malların miktarı, tarafların buna ilişkin düzenlediği faturaların miktarı dikkate alındığında yapılan işin değeri nedeniyle tanık dinlenemeyeceği, kaldı ki ürünlerin hasarlı veya ayıplı olup olmadıkları hususlarının da tanıkla ispatlanacak hususlardan olmadığı ve davalı-davacı vekilinin de davacı-davalı vekilinin tanık dinletmesine muvafakat etmediği hususu dikkate alındığında asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin tanık dinletme talebi yerinde görülmemiştir.
Tarafların ticari defter kayıtları ve dayanağı belgeleri ile Mahkememizce celp edilen tarafların BA BS formları incelenerek düzenlenen 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ve daha sonra birleşen dava da dikkate alınarak düzenlenen 21/12/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu birlikte incelendiğinde, bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere, her iki şirketin de incelenen defterlerinin usule uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği belirlenmiş, tarafların süren ticari ilişkileri kapsamında düzenlenen faturalar, yapılan ödemeler ve cari hesap bakiyesi yönünden taraf defterleri kayıtlarının birbirini teyit ettiği ve 31/05/2021 tarihi itibariyle asıl davada davacı şirketin alacak bakiyesinin 320.641,14-TL tutarında olduğu ve asıl davaya konu takibin 31/05/2021 tarihindeki cari hesap bakiyesi ile 08/10/2021 takip tarihinde tam mutabakat sağlanan bu tutar üzerinden başlatıldığı, tarafların BA BS form bildirimlerinin de bu tutar üzerinden uyuştuğu anlaşılmıştır. Asıl davaya konu cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin takip tarihi olan 08/10/2021 tarihinden sonra 25/11/2021 tarihinde asıl davada davalı tarafın, dava dışı ... kesinti bedeli açıklaması ile davacı adına 176.419,49-TL tutarında fatura düzenlediği, bu tutarın da asıl davada davalı tarafça birleşen davaya konu takibe konu edildiği, ancak bu faturanın (dava dışı ... kesinti bedeli açıklamalı yansıtma faturasının) asıl davada davacı birleşen davada davalı ...'nin kayıtlarında yer almadığı ve davacı ...'nin alacak bakiyesinde değişiklik bulunmadığı belirlenmiştir. Birleşen davada ve birleşen davaya konu takibe dayanak faturadan kaynaklanan alacak talebinin, davalı-davacı ...'nin davacı-davalı ...'den aldığı mermerlerin ayıplı olduğu iddiasına dayandığı, alınan bilirkişi raporunda, asıl davada davalı birleşen davada davacı ...'nin birleşen davaya konu mermerler ile ilgili yaptırdığı keşif sonrası alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmeler göz önüne alındığında, ürünlerdeki ayıpların açık ya da gizli ayıp olmadığı, işçilik ve uygulama hatalarından kaynaklanan ayıp niteliğinde olduğu değerlendirmesi yapılmış, mermerlerin 05/09/2019-16/12/2020 tarihleri arasında alındığı ve ayıp ihbarı olarak gösterilen ihtarnamelerin ise 15/10/2021 ve 24/11/2021 tarihleri arasında keşide edildiği, açık ya da gizli ayıp olarak nitelendirilmediği gibi ihbarın da ilk alımdan itibaren neredeyse 2 yıl, son alımdan itibaren ise neredeyse 1 yıl gibi bir süre geçtikten sonra yapıldığı ve tarafların ticari defter kayıtlarına göre 31/12/2021 tarihine kadar ise davalı-davacı ... tarafından davacı-davalı ...'ye yansıtılmış bir tutarın bulunmadığı belirlendiğinden birleşen dava yönünden davacı M;KY'nin ayıp hususunu ispatlayamadığı gibi ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususunu da ispatlayamadığından ayıba dayandırdığı yansıtma faturasından kaynaklanan alacak talebinin yerinde olmadığı ve bu nedenle de birleşen dava yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış, asıl dava yönünden ise yukarıda değinildiği üzere 31/05/2021 tarihi ve 08/10/2021 takip tarihi itibariyle tarafların birbirini teyit eden ve tam mutabakat sağlanan kayıtlarına göre asıl davada davaya konu takip yönünden davacının davalıdan takip tarihi itibariyle takibe konu asıl alacak ve 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanarak belirlenen işlemiş faiz talebi tutarında alacaklı olduğu belirlendiğinden asıl davanın kabulü ile takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada asıl dava yönünden davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden asıl davada hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının asıl davada davalıdan alınarak asıl davada davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
ASIL DAVADA;
1-Davanın Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına,
2-Alacağın %20'si oranında 67.302,58-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 21.902,99-TL harçtan peşin alınan 4.064,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.838,75- TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 179,00-TL tebligat/ posta gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 59,30-TL başvurma harcı, 4.064,24-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.311,04-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 50.096,17-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... E SAYILI DAVADA;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 2.130,71-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.703,11-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.120,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 28.227,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, Asıl Davada Davacı Birleşen Davada Davalı Vekili ve Asıl Davada Davalı Birleşen Davada Davacı Vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır