T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/667 Esas
KARAR NO : 2024/132
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/10/2021
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/05/2021 günü saat 17.05 sıralarında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsü Aziziye Caddesi istikametinde seyri sırasında olay mahalli kırtasiye önlerine geldiğinde, seyir istikametine göre yola girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'a çarptığı, çarpma sonucu davacı mağdur yaya...'”ın ağır yaralanması ile neticelenen dava konusu olay meydana geldiğini, dava öncesi davalı Güvence Hesabına başvuruda bulunulmuş olmasına karşın herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı ve taleplerinin ret edildiğini, Güvence Hesabının müvekkilinin maddi zararından plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami kaza tarihi itibarı ile ZMMS teminat limitleri ile sorumlu olduğunu belirterek, 25/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik ve 250,00 TL bakıcı giderleri zararı olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 25/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu kazanın iddia olunan şekilde meydana geldiği, davacının iddia olunan kazada yaralandığının ispatının gerektiğini, yazılı başvuruda işbu hususun ispat edilmemiş olması nedeni ile olumlu cevap verilemediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, olayın oluş şekli ile kusur durumunun tespitinin gerektiğini, sorumluluklarının plakası sürücüsü tespit edilmeyen araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami ZMMS poliçesi teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, ayrıca davacının sürekli malul durumda olup olmadığının da ATK tarafından düzenlenecek raporla tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri zararından 6111 sayılı yasa ve ZMMS Genel Şartları A-5 maddesi doğrultusunda sorumlu olmadıklarını, işbu zararların müvekkil Güvence Hesabından talep edilemeyeceğini, sürekli maluliyet hesaplamasının genel şartlarda belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tabloları ve 1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, dava öncesi yapılan yazılı başvuruda eksik evrak ve delille başvurulmuş olması sebebi ile temerrütten söz edilemeyeceğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Dava, 25/05/2021 tarihinde gerçekleşen tek taraflı yaralamalı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle uğradığını iddia ettiği, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Adli Tıp ...İhtisas Kurulunun 16/05/2023 tarihli raporunda özetle; Köksal ve Derya oğlu, 20/01/2002 doğumlu, ...’ın 25/05/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Yargıtay 17. HD 24/02/2021 tarih 2019/3292 E. 2021/1848 karar sayılı ilamı doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararları ile bakıcı giderleri yönünden hesaplama yapılması ve dava konusu kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti 16/10/2023 tarihli raporunda özetle; tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespitinin Hakim yetkisinde olduğu, 25/05/2021 günü saat 17.05 sıralarında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsü Aziziye Caddesi istikametinde seyri sırasında olay mahalli kırtasiye önlerine geldiğinde, seyir istikametine göre yola girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...''a çarptığı, çarpma sonucu davacı mağdur yaya ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu olay meydana geldiği, Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün davacı mağdur yaya ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 40 (yüzde kırk ) oranında tali derecede etkenlik arz ettiği, Davacı mağdur yaya ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 60 (yüzde altmış ) oranında asli derecede etkenlik arz ettiği, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olduğu, Davacının 25/05/2021 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 28.002,60 TL olduğu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %40 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, talep edilebileceği geçici iş göremezlik zararının 11.201,04 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı hesaplanmış olup, dava öncesi yapılan yazılı başvurunun kazadan 3 ay sonra olduğu, kazazedenin henüz iyileşme döneminde olduğu ve sürekli maluliyet durumunun tespitini içerir Sağlık Kurulu raporunun davalı Güvence Hesabına sunulmadığı görülmekle, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı ilamında da açık olarak değerlendirildiği görülmekle, 22/10/2022 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve yasal faiz işletilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili 07/11/2023 tarihli değer arttırım dilekçesinde; bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 250 TL geçişi iş göremezlik taleplerini 10.951,04TL arttırarak 11.201,04 TL olarak belirli hale getirildiğini, temmerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
25/05/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın davacı yayaya çarpması neticesinde meydana gelen kazada kaza krokisinin belirlenememesi üzerine bilirkişi tarafından google ...'ten alınan olay mahalli görüntüsüne, olay mahallinin özelliklerine göre, ve davacı yayanın 25/05/2021 tarihli şikayet dilekçesindeki beyanlarına göre yapılan değerlendirmede davacı yayanın %40 oranında kusurlu olduğu, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın %60 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, davacı, dava konusu kaza nedeniyle, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarına ilişkin tazminat talebinde bulunmuşsa da Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesinin 16/05/2023 tarihli raporunda sürekli maluliyetinin ve geçici veya sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı belirlendiğinden davacının sürekli maluliyet ve bakıcı gideri zararları yönünden tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, yine ATK'dan alınan maluliyet raporunda davacının yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren dokuz ay olduğu belirlenmiş, SGK tarafından davacıya ödeme yapılmadığından aktüer bilirkişi tarafından davacının geçici iş göremezlik zararının 28.002,60-TL olduğu ve dava konusu kazada tarafların kusur durumu dikkate alındığından davacının davalıdan talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 11.201,04-TL olduğu belirlenmiş, davacının dava açılmadan evvel davalıya başvuruda bulunmuşsa da dava dilekçesi ekinde yalnızca davacının davalıya başvuruya dair dilekçesinin bulunduğu, dilekçe içeriğinde herhangi bir belgenin ek olarak sunulduğuna dair ifade bulunmadığı ve davalının da başvuru cevabında kaza ile ilgili hiçbir delil sunulmadığı belirtildiğinden, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih 2019/40 esas 2020/40 karar sayılı kararı göz önünde bulundurulduğunda davacının temerrütünün davanın açılmasıyla gerçekleştiği kanaatine varılmakla davalının 11.201,04-TL geçici iş göremezlik zararının dava tarihinden itibaren, davalının sorumluluğunun kanundan kaynaklanması nedeniyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ;
1-Davanın kısmen kabulüne,
Davacının Geçici iş göremezlik zararı için 11.201,04-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 22/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarına ilişkin tazminat taleplerinin reddine,
3-Davacının adli yardımdan faydalandığından alınması gereken 59,30-TL başvurma harcı, (karar tarihi itibariyle alınması gereken 765,14-TL harçtan 37,41-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye) 727,13-TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 786,43-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 1.237,10-TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsili ile, bakiye 82,90-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 163,50-TL tebligat giderinin haklılık durumuna göre 153,23-TL tutarındaki kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacının Adli Yardımdan faydalanması nedeni ile suçüstü ödeneğinden karşılanan 5.500,00-TL bilirkişi ücretinin haklılık durumuna göre 5.154,60-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 345,40-TL tutarındaki kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacının Adli Yardımdan faydalanması nedeni 2.328,00-TL adli tıp rapor ücretinin haklılık durumuna göre 2.181,80-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 146,20-TL tutarındaki kısmının davacıdan tahsili ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na ödenmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 11.201,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
"Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!