T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/606 Esas
KARAR NO:2024/116
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:27/09/2021
KARAR TARİHİ:15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile borçlu ... arasında 09/07/2018 tarihinde "Sermaye Piyasası Araçları Alım - Satımına İlişkin Aracılık Sözleşmesi" ve 08/11/2018 tarihinde "Kredili Menkul Kıymet İşlemleri Sözleşmesi" imzalandığını, borçlu ... ... nezdinde işlem gören hisse senetlerinin alım satımından kar elde etmek amacı ile hisse senedi alım satım işlemlerine başladığını, borçluya ilk olarak 13/11/2018 tarihinde 200.000-TL kredi limiti tahsis edildiği, daha sonra kredi limiti 15/11/2018 tarihinde 250.000-TLye, 21/11/2018 tarihinde 300.000-TL ye, 08/11/2018 tarihinde 400.000-TL ye, 08/11/2018 tarihinde 800.000-TL ye yükseltildiğini, borçlu, müvekkil şirketin İstanbul Merkez Şubesi aracılığı ile kullandırılarak kredi ile 24/05/2021 tarihinde ... hisse senedi aldığını, ancak satın aldığı hisselerin beledilini takas günü olan 26/05/2021 tarihinde ödemesi gerektiği halde müvekkile ödemediğini, 26/05/2021 tarihinde müvekkil şirkette kayıtlı [email protected] eposta adresine "Temerrüt Bakiyesi Hk" konulu e posta gönderildiğini, borçluya gönderilen bu eposta ile temerrüt bildirimi yapıldığını, bu bildirimden başka borçluya 26/05/2021 - 28/05/2021 tarihleri arasında da "Temerrüt Bildirimidir" ve "Özkaynak Tamamlama Bildirimidir" başlıklı e postalar da gönderilerek temerrüde düştüğü ve eksik özkaynak tamamlaması gerektiği bildirimi yapıldığını, borçlu hesabındaki hisselerin 24/05/2021 tarihi ve devam eden 5 gün boyunca taban olması nedeniyle hisse senedi satışları sonrası hesabında 09/06/2021 tarihi itibariyle 924.058,67-TL eksi bakiye kalmış borçlunun teminatları borcunu karşılamaya yetmediğini, borçluya .... Noterliğinin 10/06/2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesap kat ihtarı ve ekinde müşteri portföyü gönderildiğini, borçlu bu güne kadar kendisine gönderilen hesap kat ihtarına itiraz etmediği gibi hiçbir ödeme de yapmadığını, borçlunun borcu ödememesi üzerine aleyhine icra takibine girişildiğini, borçlu bu takibe kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, açıklanan işbu sebeplerle borçlunun itirazlarının reddi ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.
CEVAP:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kredi limitlerinin artılmasına ilişkin tarihlerde çelişki olduğunu, geriye dönülerek bu şekilde bir kredi tanımlanmasının izahının mümkün olmadığını, davacı kurum tarafından sözleşme kamu çalışanı ve aynı zamanda müşteri temsilcim olarak atanan Hande Sarıtabak tarafından mail yoluyla ...@... adresinden [email protected] adresine taranmış ve boş olarak 07/11/2018 tarihinde saat 14:24'de gönderildiğini, gönderilen sözleşme tarih ve rakam olmadan sadece imzalanmış, rakam ve tarih kısmı boş olarak 08/11/2018 tarihinde saat 16:15 de ...@... mail adresine geri gönderildiğini, ıslak imzalı hali ise 09/11/2018 tarihinde... Kargo firması aracılığı ile gönderilmiş, bu sözleşme 13 Kasım 2018 tarihinde teslim edildiğini, bunun yanında kredi limiti, boş haldeki sözleşme aracı kuruma ulaşmadan 08/11/2018 tarihinde açıldığını, görüldüğü üzere aracı kurum, kanun ve SPK mevzuatlarını dikkate almadan işlem yaptığını, hatta bunun alışkanlık haline getirdiğini, sözleşme imzalanırken rakam yazılan alanlar boş olduğu için bu rakamlar vb alanlar sonradan doldurulmuş, onayı olmadan sözleşmeye eklendiğini, şeyle ki kredi limitlerinin artırıldığı iddia edilen tarihlerde kendisinin kuruma ulaşarak kredi artırım talebinin olması gerektiğini, böyle işlemler öncesinde mutlaka iletişim kurulmuş olması gerektiğini, böyle bir iletişim kurulmadığını, sözleşmenin 15.maddesinde yazılan rakamlarda karalama yapıldığını, dikkatli bakıldığında önce 800.000-TL yazıldığını sonradan 200.000-TL olarak düzeltildiğini, buradaki 800.000-TL rakamı alelade bir rakam olmadığını, kurum çalışanları eğer geleceği görme yeteneğine sahip değillerse burada yazılan rakam kendisine açıldığı iddia edilen kredi miktarı olduğunu ve öyle ki 2021 yılında toplam açılacak kredi limiti 2018 yılında yapılan sözleşmeye yazıldığını, bu durum asla tesadüf olmayacağını, bu yazım yanlışı bile sözleşmenin sonradan doldurulduğunu doğrulan nitelikte ve irdelenmesi gereken bir durum olduğunu, davacı kurum tarafından sunulan zeyilnameler boş olarak gönderildiğini, zeyilnameler tarafınca imzalanıp rakam ve tarih kısmı boş olarak geri gönderildiğini, davacı sunduğu zeyilnamelerde keyfe keder işlem yaptığını, bazı zeyilnamelerde kayıt tarihi varken bazı zeyilnamelerde kayıt tarihi bulunmadığını, haliyle tanımlandığı iddia edilen kredi limitleri hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ... hisselerinin taban olduğunu bu taban serisinin 5-6 gün boyunca devam ettiğini, kısıtlı sayıda al - sat işlem olduğundan ve satış fırsatı vermediğinden satış gerçekleştirilmediğini, SPK tarafından düzenlenen kanunun ve yönetmeliklere davacı kurumca uyulmadığını, yine davacı kurum tarafından yukarıda belirtilen duruma aykırılık şekilde hareket edildiğini, 21/05/2021 tarihi seans kapanışında toplamda yaklaşık 463.000-TL'lik portföye sahip ve yaklaşık 1.184.000-TL'lik hisse hesabında duruyorken bunlara ilaveten 24/05/2021 de nasıl olurda 1.836.000-TL'lik ek hisse alım emri girilmesine izin verildi ? , toplamda hesabında ki hisselerin değeri 2.992.000-TL ye ulaştığı, bankalar bile 10.000-TL kredi çekmek istenildiğinde maaş bordrosu - kredi puanı - risk durumu vb kontrolleri yaparken davacının "müşteri bilgi formu"nda belirttiği gibi üzerine kayıtlı herhangi bir taşınır - taşınmaz bulunmadığını, herhangi bir teminat - temlik ipotek vb belge de sunmadığını, böyle büyük miktarda kredi limiti tanımlanması aracı kurumun riski kendi üzerine aldığının göstergesi olduğunu, SPK kanun - mevzuatlarına aykırı işlemler yapıldığını, her ne sebeple olursa olsun bu tür işlemlere izin verilmemesi gerektiğini, izin verilmeseydi emirler de girilemeyeceğini, davacı kurum riski yönetimini başarılı yönetememiş riski kendi üzerine alacak işlemleri yürüttüğünü, sorumluluk da riski alan davacıya ait olması gerektiğini, SPK kanun ve mevzuatlarına aykırı verilen bu izinler neticesinde kendisinin 463.000-TL'yi portföyünün sıfırlandığını, neticesinde zarar görmesine sebep olunduğunu, takibe ve mahkemeye karşı yetki itirazında bulunulduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Sermaye Piyasası Araçları Alım-Satımına İlişkin Aracılık Sözleşmesi, Kredili Menkul Kıymet İşlemleri Sözleşmesi ve Kredi Arttırılması Zeyilnameleri, Borçlunun eposta adresine gönderilen temerrüt ve özkaynak tamamlama bildirimleri ve sms dökümü, .... Noterliği’nin 10 Haziran 2021 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile hesap kat ihtarı ve ekinde müşteri portföyü, hesap ekstresi, borçlu davalıya işlem sonuç formu gönderildiğini gösteren "işlem sonuç formu" gönderim listesi, borçlu davalının işlemleri internet üzerinden kendi eliyle yaptığına ilişkin IP listesi, Hesap Ekstre Gönderimi, müşteri bilgi formu, yatırım hizmet ve faaliyet genel risk bildirim formu, Varant ve Varant Benzeri Sermaye Piyasası Araçları Risk Bildirim Formu, Serbest İşlem Platformu (SİP) Risk Bildirim Formu, davalı tarafından verilen beyan, yerleşim yeri adres belgesi ve ekinde nüfus cüzdanı örneği, uygunluk testi, uygunluk testi değerlemesi, uygunluk testi sonuç bildirimi, davacı şirketin kayıtlı görüşmeleri de dahil, her türlü ticari defter ve kayıtları, davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve her türlü yasal delile dayanmışlardır.
Davaya dayanak .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 924.058,67 TL asıl alacak, 40.506,68 TL işlemiş faiz, 341,69 TL ihtar gideri ve 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 965.817,04 TL alacağın tahsili için 14/07/2021 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçluya ödeme emrinin 04/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 25/08/2021 tarihinde süresinde borca, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler Prof. Dr. ..., Dr. ... ve Dr. ...'ın 29/11/2022 tarihli raporunda özetle; "...Mahkemece Bilirkişiliğimize verilen görev çerçevesinde yapılan tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan gerekçelerle;
Davacı tarafından dava dosyasına sunulan sözleşme ve ekleri, davalı hesap ekstreleri, işlem sonuç formaları, teminat tamamlama çağrısı bildirimleri dikkate alınarak Davalının, Davacı aracılığı ile kullandırılan krediler ile ... paylarını kendi talebi doğrultusunda satın aldığı, Davalı tarafından satın alınan payların bedelinin takas (T+2) günü Davacıya ödenmesinin kural olduğu, ödenmemesinin ancak Davalı müşterinin temerrüde düşmesi ve aracı kurumca temerrüt işlemi yapılması ya da Davacı aracı kurum tarafından Davalı müşteriye yazılı bir kredi sözleşmesine dayanarak kredi kullandırılması suretiyle muhtemel olduğu, bu son iki halde de Davalı müşterinin ya temerrüt faizine ya da kredi faizine katlanmakla yükümlü olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ve zeyilnamaler ile kredi limitinin belirlendiği, Davalının kredili işlem yapma niyetine yönelik tutarlarının belli olmadığını iddia ettiği ancak imzasının bulunduğu zeyilnameleri davacı aracı kuruma gönderdiği, bu niyeti yani kredi kullanma niyeti ve iradesi bulunmasa birden fazla zeyilnameyi boş olarak imzalayıp göndermesinin mümkün bulunmadığı, Ayrıca dava dosyasına sunulan davalı müşteriye ait hesap hareketlerinin 11.05.2021-16.06.2021 tarihleri aralığında incelenmesinden davalının hesap ekstresindeki işlemlere bir itirazının bulunmadığı ve özellikle hesabına tanımlanan kredi limitlerini bilinçli bir şekilde kullanarak ve limit içerisinde iken almış olduğu pay senedi (...) fiyatındaki aşırı düşüş sebebiyle (5 taban) portföyündeki menkul kıymet değerinin büyük oranlı kaybından kaynaklanan Teminat Tamamlama Çağrısının yapılmasına sebebiyet verdirdiği, Davalının Davacı nezdindeki hesaplarındaki tüm işlemlerinden dolayı hesap kat tarihi olan 09.06.2021 ile toplam 925.271,49 TL borçlu durumda olduğu, Hesap ekstresinden 16.06.2021 tarihi ile davalı müşteri eksi/borç bakiyesinin 934.752,45 TL’ye ulaşmış olduğu, ... Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosyasında ise borç bakiyesinin 965.817,04 TL olarak belirlendiği, hesabın kat edildiği tarihten itibaren Sermaye Piyasası Araçları Alım satımına İlişkin Aracılık Sözleşmesi’nin 7. Maddesi gereğince davalının hesapları kat edildikten sonra % 50 faiz oranı+ Inter bank faiz oranı uygulama hükmü bulunmakta iken davacı aracı kurumca kredi kat tutarındaki talep miktarına (924.058,67.-TL.) takip tarihine kadar %50 faiz işletildiği, asıl alacak miktarının Davalının Davacı aracı kurum nezdindeki hesaplarındaki hesap bakiyesi ile uyumlu olduğu, Davacının talebinin borsa ve SPK mevzuatında yer alan takas kuralları, kredili işlem mevzuatı, merkezi karşı taraf uygulamaları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, davalının borca itirazının haksız olduğu, davalının ödeyeceği borç miktarının belirli olması hasebiyle alacağın likit olduğu kanaati çerçevesinde icra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinin sayın Mahkemenin münhasır yetkisinde ve takdirinde olduğu..."
Prof. Dr. ..., Dr. ... ve Dr. ...'ın 22/09/2023 tarihli ek raporlarında özetle; "...Sayın Mahkemenizde görülen ... Esas sayılı Davanın 09/03/2023 tarihli 3 sayılı celsesinde diğer hususların yanı sıra alınan Bilirkişi Görevlendirmesi kararı ile yapılan görevlendirme gereği hazırladığımız işbu raporda Davalı tarafın hukuki yorum gerektiren itirazları dışında kalan itirazları incelenmiş, tespit ve değerlendirmeler yapılmış olup 29.11.2022 tarihli Bilirkişi Kök Raporunda ulaşılan tespit ve kanaatlerimizi değiştirmeyi gerektirecek yeni bir delilin dosyaya girmediği..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; sermaye piyasası araçları alım satımına ilişkin aracılık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı aracı kurumun davalı müşteri ile imzalamış olduğu 09.07.2018 tarihli “Sermaye Piyasası Araçları Alım- Satımına İlişkin Aracılık Sözleşmesi" kapsamında davalı müşteri tarafından ...'da alım satımı yapılacak işlemlere aracılık ettiği, yani İşlem Aracılığı Faaliyetini üstlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce alınan 29/11/2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle şu tespitlere yer verildiği görülmüştür;
Davacı aracı kurumun alacağı ile davalı müşterinin sahip olduğu Sermaye Piyasası Araçları arasındaki bağlantının ve hukuki ilişkinin kapsamının aracılık hizmetleri olduğu ve bu çerçevede aracı kurum ile müşteri arasında ticari bir ilişki söz konusu olduğu, emir borsada gerçekleşmişse en geç alım işleminden kaynaklanan yükümlülüğün takas tarihindeki ilk seans başlamadan, emir borsada gerçekleşmemişse emrin gerçekleştiği gün saat 14:00'e kadar yerine getirmek zorunluluğunda olduğu, portföye alınan hisse senetlerinin değerlerinin siyasi ve/veya ekonomik yaşamdaki olaylar sonucu önemli büyük değişikliklere uğrayabileceği, kısa sürede çok fazla değerlenebileceği gibi, çok fazla değer de yitirebileceği, tüm bu hususlardan dolayı aracı kurumun sorumlu olmayacağı, emre konu işlemlerin takas tarihindeki ilk seans başlangıcına kadar müşterinin taahhütlerini yerine getirmemesi halinde müşterinin herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği, alacağına tahsil edemeyen aracı kurumun müşteri aleyhine kanuni yollara başvurması halinde tüm dava, takip ve icra giderlerini ve sair tüm masrafların müşteriye ait olacağı, Türk Ticaret Kanunu ve İcra İflas Kanunun ilgili hükümlerinde belirtildiği üzere hesap ekstrelerini alan müşteri ekstrelerinin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde noter taahhütlü posta, telgraf veya elektronik imza taşıyan bir belge vasıtasıyla ekstrelerine itirazda bulunmazsa ekstredeki bakiyeyi ve işlemleri kabul etmiş sayılacağı, sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirilen yazılı sözlü veya benzeri yollarla verilen emirlerin uygulanmasından doğabilecek anlaşmazlık ve uyuşmazlıklarda aracı kurumun defter kayıt ve belgelerinin kesin delil sayılacağı hususlarında tarafların anlaşmış olduğu tespit edilmiştir.
İlgili sözleşme ekinde davalı müşteriye;
* Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Genel Risk Bildirim Formunun,
* Varant ve Varant Benzeri Sermaye Piyasası Araçları Risk Bildirim Formunun
* Serbest İşlem Platformu Risk Bildirim Formunun
“Okudum anladım.” olarak 05.07.2018 tarihi ile imzalatıldığı, davalı müşterinin yine 05.07.2018 tarihli uygunluk testinde vermiş olduğu bilgiler üzerinden davalıya uygun görülen ürünlerin
* Çok Düşük Riskli Yatırım Araçları
* Düşük Riskli Yatırım Araçları
* Orta Riskli Yatırım Araçları (hisse senedi) olduğu, müşteri yatırım hesabında daha ziyade hisse senetlerini (...- OTKAR) tercih ettiği saptanmıştır.
Ayrıca davalının davacı aracı kuruma verdiği aynı tarihli beyanda, ... A.Ş. nezdinde bulunan hesabına ilişkin olarak pozisyonlarının sonlandırılması veya zorunlu devir veya değişim teminatı kar dağıtımlarından yapılan kesintiler sebebi ile ... A.Ş. karşı zarara uğradı iddiasında ve buna bağlı tazminat talebinde bulunmayacağını kabul ve taahhüt ettiği, ... A.Ş.yi bu konu kapsamında tarafına gerekli bildirimleri yaptığını beyan etmiş olduğu görülmüştür.
Öte yandan taraflar arasında 08.11.2018 tarihinde imzalanmış olan Kredili Menkul Kıymet İşlemleri Sözleşmesinin bulunduğu, buna göre; sözleşmede açıkça belirtilmemiş ve/veya düzenlenmemiş hususların Sermaye Piyasası Kanunu ve Sermaye Piyasası Kurulu tebliğleri ile yürürlükteki sair kanunlara tabi olduğu ve söz konusu yasa ve tebliğlere göre yorumlanacak olduğu, kredi hesabı açılabilmesi için müşteri kredili olarak satın alınacak menkul kıymetlerin tamamının (yüzde yüzünün) cari piyasa değeri kadar nakit döviz veya menkul kıymetlerden oluşan özkaynağı peşin olarak aracı kurumu teslim etmek zorunda olduğu, müşterinin kredili menkul kıymet işleminin devamı sırasında kredi ile satın alınan menkul kıymetlerin cari piyasa değerinin tamamı (%100'ü) kadar Özkaynak bulundurmak zorunda olduğu, aracı kurumun müşterinin mali yapısına ve kredi ile satın alınan menkul kıymetlerin risk düzeyine göre daha yüksek bir Özkaynak Koruma Oranı belirleyebileceği, Müşteri Özkaynak Oranı, menkul kıymetlerin cari piyasa değerindeki değişmeler, menkul kıymetlerin borsada işlem görmesinin kesintiye uğraması veya aracı kurumun çeşitli risk mülahazaları ile ilgili menkul kıymetlerin Özkaynak olabilme yüzdesinin kendi takdirine göre değiştirmesi sonucunda belirlenmiş Özkaynak Koruma Oranının altına düştüğü takdirde aracı kurum eksikliğin tespit edildiği gün itibarıyla bu oranın nakit veya menkul kıymet olarak müşteriden tamamlanmasını isteyebileceği, aracı kurumca bu isteğin müşteriye telefonla sözlü olarak yapılabileceği bu durumda müşterinin aracı kurumun belirlediği oranda Özkaynak temin etmeye veya özkaynağı aracı kurum istediği orana çıkartmaya veya tamamlamaya mecbur olduğu, özkaynağın tamamlanmasına ilişkin istek aracı kurumca müşteriye bildirdikten sonra en geç bir gün içerisinde müşterice özkaynağın tamamlanmak zorunda olduğu, aksi halde aracı kurumun menkul kıymetleri satarak yani nakde çevirerek Özkaynak açığını kapatmak ve/veya kredi hesabını kapatmak takdir ve yetkisine sahip olduğu, Müşterinin imzalamış olduğu Kredili Menkul Kıymet İşlemleri Sözleşmesinin 15 no'lu maddesinde kredi limiti olarak 200.000 TL'nin belirlenmiş olduğu, bu belirlemenin, davacı aracı kurumun kredi tutarını kısmen veya tamamen kullandırmakta serbest ve tam yetkili olmasından kaynaklandığı, aracı kurumun sözleşmenin yürürlük süresi içinde gerek kendi öz kaynaklarından gerekse 3 kişi ve kurum olan bankalardan sağladığı kredi ile ilgili olarak ek teminat verilmesini istemesi halinde müşterinin bu ek teminatı vermekle yükümlü olduğu, başlangıçta tanımlanan 200.000,00 TL limitin zamanla arttırıldığı ve nihayet 05.01.2021 tarihinde davalı müşteri kredi limitinin 800.000 TL'ye ulaştığı ve limit dâhilinde işlemlerine özellikle 20.05.2021-26.05.2021 tarihlerinde oldukça yoğun alımlarla kredi limitinde aşım yaptığı, kredi artırılmasına ilişkin tüm zeyilnamelerde davalının imzasının bulunduğu saptanmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda;
Taraflar arasında 09.07.2018 tarihli “Sermaye Piyasası Araçları Alım- Satımına İlişkin Aracılık Sözleşmesi" ve 08.11.2018 tarihli "Kredili Menkul Kıymet İşlemleri Sözleşmesi" akdedildiği, bu kapsamında davacının davalı müşteri tarafından ...'da alım satımı yapılacak işlemlere aracılık ettiği, yani İşlem Aracılığı Faaliyetini üstlenmiş olduğu, davacı aracılığı ile kullandırılan krediler ile ... paylarını kendi talebi doğrultusunda satın aldığı, davalı tarafından satın alınan payların bedelinin takas (T+2) günü davacıya ödenmesinin kural olduğu, ödenmemesinin ancak davalı müşterinin temerrüde düşmesi ve aracı kurumca temerrüt işlemi yapılması ya da davacı aracı kurum tarafından davalı müşteriye yazılı bir kredi sözleşmesine dayanarak kredi kullandırılması suretiyle muhtemel olduğu, bu son iki halde de davalı müşterinin ya temerrüt faizine ya da kredi faizine katlanmakla yükümlü olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ve zeyilnamaler ile kredi limitinin belirlendiği, başlangıçta 200.000,00 olana kredi limitinin davalının imzaladığı zeyilnamelerle zaman içinde 800.000,00 TL.ye çıkarıldığı, dosyada mevcut davalı müşteriye ait hesap hareketlerinin 11.05.2021-16.06.2021 tarihleri aralığında incelenmesinden davalının tüm işlemleri kendi kararı doğrultusunda gerçekleştirdiği, kendisi tarafından gerçekleştirilen tüm işlemlerin davacı aracı kurumca tüm mevzuat ve ilke kararlarına uygun olarak kendisine bildirildiği, tüm sözleşme ve eklerinin davalı müşteri tarafından okunarak imzalandığı, yapmış olduğu kredili işlemlerin bilincinde olduğu, öz kaynak tamamlama bildirimlerinin kendisi ile paylaşıldığı ve hesabının durumu hakkında sürekli bilgi sahibi olduğu sonucuna varılduğu, davalının hesap ekstresindeki işlemlere bir itirazının bulunmadığı ve özellikle hesabına tanımlanan kredi limitlerini bilinçli bir şekilde kullanarak ve limit içerisinde iken almış olduğu pay senedi (...) fiyatındaki aşırı düşüş sebebiyle (5 taban) portföyündeki menkul kıymet değerinin büyük oranlı kaybından kaynaklanan Teminat Tamamlama Çağrısının yapılmasına sebebiyet verdirdiği, davalının davacı nezdindeki hesaplarındaki tüm işlemlerinden dolayı hesap kat tarihi olan 09.06.2021 ile toplam 925.271,49 TL borçlu durumda olduğu, hesap ekstresinden 16.06.2021 tarihi ile davalı müşteri eksi/borç bakiyesinin 934.752,45 TL’ye ulaşmış olduğu, ... Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosyasında ise borç bakiyesinin 965.817,04 TL olarak belirlendiği, hesabın kat edildiği tarihten itibaren Sermaye Piyasası Araçları Alım satımına İlişkin Aracılık Sözleşmesi’nin 7. Maddesi gereğince davalının hesapları kat edildikten sonra % 50 faiz oranı+ Inter bank faiz oranı uygulama hükmü bulunmakta iken davacı aracı kurumca kredi kat tutarındaki talep miktarına (924.058,67.-TL.) takip tarihine kadar %50 faiz işletildiği, asıl alacak miktarının davalının davacı aracı kurum nezdindeki hesaplarındaki hesap bakiyesi ile uyumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin takip talebindeki koşullar ile aynen devamına, likit olduğu kabul edilen takibe konu asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin takip talebindeki koşullar ile aynen devamına,
2-Takibe konu asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 65.974,96-TL harçtan peşin alınan 11.664,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 54.310,30-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 59,30 -TL başvurma harcı, 11.664,66 -TL peşin harç, 8,50 -TL vekalet harcı, 340,50-TL tebligat/ posta gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.572,96 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 136.239,87-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!