T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/325 Esas
KARAR NO:2024/445
DAVA:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ:24/05/2021
KARAR TARİHİ:27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkil ... davalı ... ve dava dışı ... ile birlikte ... Mühendislik Taahhüt Tic. Ltd. Şirketini 27/07/2007 tarihinde kurduklarını, ortaklardan her üçü de şirket müdürlü ve 1/3 oranında olmak üzere eşit pay sahibi olduğunu, müvekkil Müdürler Kurulu Başkanlığını yapmakta iken taraflardan ... ve ... kendi aralarında anlaşarak yasa dışı usulsüz işlemler yapma, şirketin içini boşaltma ve mal kaçırma yoluna gittiklerini ve ayrıca şirkete ait ... ilçesinde bulunan 2 adet taşınmazında usulsüz bir şekilde kendi üzerlerine aldıklarını, huzurda bulunan davada öncelikle yurt dışına para kaçıran ve yurt dışında Fetö firarisi kişiler ile bağlantıları nedeni ile haklarında re'sen soruşturma yürütüldüğünü, açılan davada müvekkilin 1/3 davalının ise 2/3 hisse sahibi olduğunu ve işbu dava ile birlikte taşınmazların 3.kişilere devretme ve elden çıkarma tehlikesi mevcut olduğunu, davalının kendi üzerine devrettiği ilgili taşınmazların muvazaa nedeniyle iptalini, yapılan devir işleminin TTK 395 gereği şirketle işlem yasağı olması, geçersiz bulunması ehliyetsizlik ve diğer sebeplerle butlanla batıl olması nedeni ile yapılan devir işleminin iptaline taşınmazların tapuda dava dışı ... Mühendislik Tahhüt Ticaret Limited Şirketi adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş oldukları anlaşıldı.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle; 6102 sayılı Kanun'un 395/1. maddesindeki batıllık iddiası yalnızca şirket tarafından ileri sürülebilecek olduğundan, işbu iddianın da yalnızca dava dışı ... tarafından ileri sürülebilmesinni mümkün olduğunu, söz konusu iddia, huzurdaki dava ile dava dışı ...'in %33.3 oranında pay sahibi şirket ortağı davacı tarafından ileri sürüldüğünü, özellikle usul ekonomisi ilkesi gereğince, davanın esasına girilmeksizin öncelikle işbu hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu taşınmazların muvazaalı şekilde dava dışı ...'ten yine dava dışı ...'e devredildiği iddiasıyla tapu tescilinin iptalini ve dava konusu gayrimenkullerin dava dışı ... adına tescil ettirilmesini talep etmişse de harca esas değeri 10.000,00 TL olarak belirtmiş ve bu bedel üzerinden harç yatırdığını, İstanbul/...'de bulunan iki adet taşınmazın değerinin 10.000,00 TL olmadığını, davacının eksik yatırmış olduğu harcın, taşınmazların gerçek değerleri üzerinden tamamlattırılması gerektiğini bu kapsamda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini,
Esasa ilişkin olarakta; vekiledeninin, dava konusu taşınmazların mülkiyetini tapu siciline güvenerek ve ayrıca rayiç bedeli de ödenmek suretiyle edindiğini, bu yönüyle müvekkili şirketin iyiniyetli hak iktisap eden olduğundan, 4721 sayılı türk medeni kanunu'nun ("4721 sayılı kanun") 1023. maddesi uyarınca bu iyiniyetinin korunması ve bu kapsamda davanın reddi gerektiğini, gerçek bir satış işleminin bulunuyor olması, muvazaaya dair herhangi bir iş veya işlem olmaması; bu kapsamda müvekkil şirketin 4721 Sayılı Kanun'un 1023. maddesi tahtında iyiniyetli 3. kişi sıfatını haiz olmasından ve bu iyiniyetin korunması gerekliliğinden ötürü, davacının hukuki dayanaktan yoksun muvazaa iddiasına itiraz ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada;... Müh. Taah. Tic. Ltd. Şti ait ticari sicil ve kayıtlar, ... Müh. Taah. Tic, Ltd. Şti'ne ait ticari defter ve kayıtları, Tapu kayıtları, Tüm resmi kurum kayıtları, ... Esas sayılı dosyası, .... Asliye Ceza Mah. ... E. Sayılı dosyası, İstanbul Camhuriyet Başsavcılığı Terör Ve Örgütlü Suçlar Bürosu ... Notu dosyası, Keşfen Bilirkişi İncelemesi, Gerektiğinde tanık beyanları, Yemin ve her türlü yasal delile
dayanmışlardır.
İncelenen ticaret sicil kaydına göre; ... Mühendislik Taahhüt Ticaret Limited Şirketi' nin istanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "... ... Sok. 18 İş Merkezi No.18 Kat.7 ... ..." adresinde faaliyet gösterdiği, odaya kayıt tarihinin 27/7/2007 olduğu, ortaklarının ... ve ..., şirket yetkililerinin ... olduğu ve şirketi temsile münferiden yetkili olduğu, Eski Ünvanının ... Elektrik Mühendislik Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ve şirketin son tescil tarihinin 02/10/2018 olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce 01/04/2022 tarihinde bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapıldığı, toplanan deliller, iddia ve savunma ve mahallinde yapılan keşfe göre;
Bilirkişi heyetinden alınan 17/05/2022 tarihli raporda: ''...Dava konusu taşınmazların değeri:
1) 1. Kat No: 4 bağımsız bölüm için:
Dava tarihi olan 24.05.2021 tarihi itibarı ile değeri: 6.305.223,54 TL,
Tapu devir tarihi olan 25.06.2021 itibarı ile değeri: 6.558.173,84 TL,
2) 6. Kat No: 9 bağımsız bölüm için;
Dava tarihi olan 24.05.2021 tarihi itibarı ile değeri: 6.557.432,48 TL,
Tapu devir tarihi olan 25.06.2021 itibarı ile değeri: 6.820.500,79 TL olarak hesap ve takdir edildiği..." tespit ve rapor edildiği;
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları kapsamında ve bilhassa taşınmazın dava dışı ...'e devredildiği tarih itibariyle taşınmazın rayiç değerinin tespiti için mahkememizin 06/09/2022 tarihli ara kararı ile dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor aldırılmasına karar verilmiş;
Bilirkişi heyetinin 09.02.2023 tarihli ek raporunda; "...Taşınmazların değer tespitinde karma (emsal karşılaştırma ve gelir ) yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca takdiri Yüce Mahkeme de olmak üzere acil satış değeri de alternatifli olarak hesaplanmıştır.
Her 3 yöntem de değerin dava dışı ... e devir tarihi olan 10.09.2019 tarihi ile değerler:
No 4 için : 2.188.147,85 - 2.700.000 TL
No 9 için: 2.352.258,92 - 3.158.000 TL bandında olarak hesap edildiğinin..." rapor edildiği,
Mahkememizin 18/04/2023 tarihli ara kararı ile; mahkememizin 06/09/2022 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları kapsamında ve bilhassa taşınmazın dava dışı ...'e devredildiği tarih itibariyle taşınmazın rayiç değerinin tespiti için daha evvel dosyada rapor hazırlayan bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verildiği halde görevlendirme kapsamı dışında ek rapor tanzim edildiği anlaşıldığından; görevlendirme sınırlarında kalınarak ek rapor tanzimi için dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş;
Bilirkişi heyetinin 03/07/2023 tarihli 2. Ek raporunda; "...Heyetimiz tarafından ek raporda Sayın Mahkeme nin ara kararı gereği dava dışı 3. Kişi ... e devir tarihi olan 10.09.2019 tarihi itibarı ile değer biçilmiştir.
Brüt - net hatası yoktur. Gerek kök raporda gerek ek raporda ve gerekse davacı tarafından Bankaya yaptırılan değerleme raporlarında ve onaylı mimari projesinde brüt alan 284,00 m2 olarak yer almıştır. Hesaplamalar brüt alan olan 284,00 m2 üzerinden yapılmıştır.
İddia edildiği gibi 2 kere iskonto yapılmamıştır. Seçenekli 2 iskonto yapılmıştır. Ya pazarlık payı olan %5 ya da acil satış değeri olan %15 olarak. Bu arda normal şartlar altında pazarlık payı %5 - %10 arasında değişmesine rağmen heyetimiz tarafından minimum pazarlık payı oranı alınmıştır.
Uygunsuz emsal alınmamıştır. Aksine kök raporda alınan emsaller uygunsuz olduğu için 1. Raporda 20.000 TL kira bedeli üzerinden değer hesaplanırken değer, ay , çarpan ve yıllara ait ÜFE katsayıları doğru alınmış ancak sehven 3.158.000 TL yazılmıştır. Bu hususta davacı vekilinin iddia ettiği gibi kötü niyetli olarak davacı aleyhine değil aksine davacı lehine olan bir hesaplamadır. Çünkü bu hesapta değer olması gerekenden daha yüksek çıkmaktadır.
Davacı tarafından taşınmazların tapu satışlarının değerlendirme dışı tutulduğu iddiası doğru değildir. Çünkü davacı vekilinin iddia ettiği gibi 10.12.2014 tarihine ait taşınmazın satışının 1.950.000 TL bedel ile gerçekleştiğine dair dosyada tapu senedi bulunmamaktadır.
Sonuç olarak dosyada olmayan bir belge ile ilgili olarak tarafımızdan bir hesaplama yapılamamıştır. Ancak Ek rapora itiraz kapsamında davacının iddiası da değerlendirilerek bir hesap yapılmıştır. Aralık 2014 yılından gerçekleştiği varsayılan 1.950.000 TL lik satış işlemi Eylül 2019 yılına ÜFE oranı ile güncellendiğinde taşınmazın değeri: 3.725.290 TL olarak çıkmaktadır.
Bu rakam dan %5 pazarlık payı veya %15 acil satış pazarlık payı düşüldüğünde:
* Şayet %5 normal pazarlık oranı alınacak olur ise: 3.539.025,93 TL
* Şayet acil satış pazarlık değeri olan %15 alınacak olur ise: 3.166.496,88 TL yapmaktadır. Bu husustaki takdir Yüce Mahkemenindir.
Raporlar arasında 2 kat fark olduğu iddiası doğru değildir. Bizzat davacının kendisi tarafından da Bilirkişi raporuna itiraz ve beyanlar hanesi 03.03.2023 tarihli dilekçenin 8. Sayfasında aradaki farkın %28 olduğu yer almaktadır. Bu %28 lik fark içerisinde hiç şüphesiz bina yaşları, bulundukları katlar, konumları ve en önemlisi pazarlık payı da bulunmaktadır. Pazarlık payı %15 varsayılır ise fark %13 tür.
Ve yine ek raporun 18-19 ve 20. Sayfalarında Yüce Mahkeme nin görevlendirme kararının dışına çıkılmadığı tüm hesaplamaların 10.09.2019 tari in yapılan hesaplamalar olduğu, acil satış değeri uygulanır ise, acil satış değeri uygulanmaz ise ve kira geliri üzerinden hesaplama yapıldığı görülecektir.
Teknik Yönden İtirazları ile ilgili olarak:
Bilirkişi tarafından kullanılan ve hileler başlığı ile ilgili olarak :
1-Yerinde ölçüm yapıldığında çıkan ölçü 284,00 m2 dir.
2-Guasar in alanı hesaplanırken net alan değil brüt alan alınmıştır.
3-Bütün emsal aldıklarımıza ve kendi değer verdiklerimizde brüt alan üzerinden gidilmiştir.
4-Onaylı mimari projede de brüt alan 284,00 m2 dir.
5-Dosyasında mevcut bankaya yaptırılan ekspertiz raporunda da alan 284,00 m2 dir ve yasal kullanım ile mevcut kullanımın uygun olduğu, yani fazladan kullanım olmadığı) yazmaktadır.
6-Otopark ve asansör alanları yok sayılmamıştır. Bu hususun nerden çıkartıldığı anlaşılmamıştır.
7-Emsal 2 apartman dairesi değil ofis katıdır ve ofis olarak kullanılmaktadır. Yapılan bir emsal değer araştırmasıdır. Birbirinin tıpatıp aynısını bulmak çok zordur. Bu nedenle emsaller araştırılır, bulunur. Birbirine üstün ve zayıf yönleri karşılaştırılır ve bunun sonucuna göre değer düzenlemesi yapılır .Aynı zamanda m2 alanı küçüldükçe değer artar. M2 alanı büyüdükçe değer azalır. Taşınmazın değeri tespit edilirken tüm bu hususular değerlendirilerek emsal 2 de bulunan değerden daha yüksek bir değer verilmiştir.
8- Emsal 1 de ve emsal 3 te de yine aynı şekilde katsayı düzenlemesi yapılmıştır. Değerler emsal 1 den düşük emsal 2 den ise yüksektir.
9-Davacınınn iddia ettiği aynı sokakta bulunan emsalleri kullanmayarak değeri aşağı çektiğimiz iddiası doğru değildir. Her şeyden önce davacı tarafından dosyasına sunulan emsaller olmamıştır, yoktur. Sadece ek rapora itirazda dosyaya emsal sunmuşlardır.
Davacının ek rapora itirazda sunduğu emsaller ise:
Emsal 1 : Resim yoktur. Apartman dairesidir. Arsa tapuludur. Dava konusu taşınmaza emsal olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Emsal 2: 341 kullanımlı apartman dairesidir. Bir iş merkezi değildir. Emsal olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Emsal 3: 441 kullanımlı apartman dairesidir. Emsal olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Taşınmazların dava dışı 3. Kişiye devir tarihi itibarı ile değeri :
10.09.2019 tarihi itibarı ile değerler:
1) Acil satış değeri uygulanır ise :
No4: 2.188.147,85 TL,
No:9 :2.352.258,92 TL
2) Acil satış değeri uygulanmaz ise
No 4 : 2.431.275,38 TL
No 9 : 2.613.621,40 TL olarak hesap edilmiştir.
No: 9 için 1.950.000 TL lik satış işleminin Aralık 2014 yılında gerçekleştiği varsayılır ise: %5 normal pazarlık oranı alınacak olur ise taşınmazın değeri: 3 .539.025,93 TL,
Şayet acil satış pazarlık değeri olan %15 alınacak olur ise taşınmazın değeri: 3.166.496,88 TL olmaktadır...." şeklinde rapor edilmiştir.
Mahkememizin 14/09/2023 tarihli celsesinde verilen ara karar gereğince; dosya kapsamı ile davalı şirket ve taşınmazları elden çıkaran dava dışı şirket ... isimli şirketin 2021 yılı ve önceki 5 yıla ait ticari defter ve kayıtları da incelenmek sureti ile dava konusu edilen devirlerin, geçerli bir hukuki işleme dayanıp daynamadığı, devirlerin her iki şirket muhasebe kayıtlarında ne suretle yer aldığı, muvaza kuşkusu oluşturan durumların bulunup bulunmadığı, davalı ile dava dışı ... arasındaki hukuki ilişki de değerlendirilmek sureti ile bu devirler nedeni ile dava dışı ... isimli şirketin zarara uğrayıp uğramadığı hususlarının tespiti için mali müşavir, nitelikli hesaplama uzmanı (TTK ve TBK) bilirkişileri aracılığı ile inceleme yaptırılmasına karar verildiği;
Bilirkişi heyetinin 05/03/2024 tarihli raporlarında özetle; "...Tüm tespit, inceleme ve değerlendirmeler ile rapor içerisinde açıklananlar ışığında;
Yapılan devir işleminin TTK'nın 626. Maddesi uyarınca şirket müdürleri ve yöneticilerinin şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü ile bağdaşmadığı, bununla birlikte söz konusu satışların taşınmazın değerinin altında olmadığı, bu nedenle de dava dışı ...'in zarara uğramadığı, buna dayalı olarak da tapuların iptali ve tescilini gerektirecek bir muvazaalı işlemden bahsedilemeyeceği değerlendirilmiş olmakla takdirin mahkemeye ait olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının hissedarı olduğu şirkete ait taşınmazların muvazaa içinde davalıya devredildiği iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve taşınmazların dava dışı şirket adına tesciline ilişkindir.
Davacı yan dava dilekçesi ve aşamalardaki .beyanlarında; yapılan devir işleminin TTK.m.395 hükmüne aykırı olarak herhangi bir genel kurul kararı alınmadan yapılması nedeniyle batıl olduğunu ileri sürerek devredilen taşınmazların tapu kaydının iptali ile şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı yan ise; davalı şirketin iyi niyetli olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 395/1. maddesindeki batıllık iddiasının yalnızca şirket tarafından ileri sürülebileceğini savunmuştur.
Somut olayda dava dışı ... Mühendislik Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin ortaklarının ... ve ..., şirket yetkililerinin ... olduğu, dava dışı ... ait davaya konu taşınmazların 10.09.2019 tarihinde ...'in şirketteki temsil ve ilzam yetkisini kullanarak, herhangi bir genel kurul kararı almadan satış yolu ile toplam 5.750.000,00 TL bedelle ...'e devredildiği, ...'in de taşınmazları 25.06.2021 tarihinde yönetim kurulu başkanı olduğu ...A.Ş. şirketine 850.000,00 USD bedelle devrettiği hususları çekişme dışıdır.
Çekişme yapılan devir işleminin TTK.m. 395 hükümlerine aykırılık nedeniyle batıl olup olmadığı, davacının ortağı olduğu dava dışı şirketin bu devir işlemi nedeniyle zarar uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.
Anonim şirketlerde şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağının düzenlendiği TTK.m.395/1; "Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz." hükmünü içermektedir.
Dava dışı ...'in limited şirket olduğu anlaşılmaktadır. 6102 Sayılı TTK 644/1-b. bendinde anonim şirketlere ait olup da limited şirketler hakkında da uygulanacak maddeler sayılmış, 395/1. maddeye atıfta bulunulmamıştır. Bu durumda limited şirketlerde şirket müdürlerinin şirketle işlem yapması açıkça yasaklanmamış olup yapılan işlemin de her koşulda batıl olduğundan söz edilemez. Kaldı ki, TTK.m.395/1 hükmünün somut olaya uygulanabilir olduğunun kabulü halinde de işlemin batıl olduğunu ileri sürme hakkı ortağa değil, şirkete tanınmıştır.
Öte yandan her ne kadar 6102 Sayılı TTK 644/1-b. bendinde TTK 395. maddeye atıf bulunmadığından ortak olan şirket müdürlerinin şirketle işlem yapması açıkça yasaklanmamışsa da TTK'nın 626. maddesi uyarınca şirket müdürleri ve yöneticileri şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Şirkete bağlılık ve özen yuükümlülüğüne aykırılık teşkil eden ancak şirket menfaatine ters düşmeyen, şirketi zarara uğratmayan ve şirketi koruma amacı taşıyan durumların ise bunun dışında kaldığı kabul edilmektedir.
O halde araştırılması gereken husus yapılar devir işleminin dava dışı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı hususunun tespitinden ibarettir. Bu amaçla taşınmazların devir tarihindeki rayiç değerleri uzman bilirkişi aracılığı ile tespit edilmiş, akabinde davalı şirket ve taşınmazları elden çıkaran dava dışı şirket ... isimli şirketin 2021 yılı ve önceki 5 yıla ait ticari defter ve kayıtları da incelenmek sureti ile dava konusu edilen devirlerin, geçerli bir hukuki işleme dayanıp daynamadığı, devirlerin her iki şirket muhasebe kayıtlarında ne suretle yer aldığı, muvaza kuşkusu oluşturan durumların bulunup bulunmadığı, davalı ile dava dışı ... arasındaki hukuki ilişki de değerlendirilmek sureti ile bu devirler nedeni ile dava dışı ... isimli şirketin zarara uğrayıp uğramadığı hususlarının tespiti için mali müşavir, nitelikli hesaplama uzmanı (TTK ve TBK) bilirkişileri aracılığı ile inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince düzenlenen 05/03/2024 tarihli raporda; "...dava dışı ... tarafından dava dışı ...'e taşınmaz satışının gerçekleştiği 10.09.2019 tarihi itibarıyla, şirketin 14.09.2018 tarih, 2018/1 nolu Olağan üstü genel kurul kararına dayalı olarak dava dışı ...'in şirket müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı ...'in bahse konusu taşınmazları, şirketteki temsil ve ilzam yetkisini kullanarak, herhangi bir genel kurul kararı almadan ve TTK 395 hükümlerine aykırı olarak kendi üzerine devir etmesine yönelik iş ve işlemlerin, TTK'nın 626. maddesi uyarınca şirket müdürleri ve yöneticilerinin şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü ile bağdaşmadığı kabul edilse dahi, raporumuzun yukarıdaki bölümlerinde, dava dosyasına kazandırılmış bilirkişi değer tespit raporlarından da anlaşıldığı üzere, bağımsız bölümlerin satış tutarlarının (2.750.000,00 TL ve 3.000.000,00 TL), satış tarihleri esas alınarak bilirkişi raporu ile belirlenen değerlerinin (2.431.275,38 TL ve 2.613.621,40 TL) altında olmadığı müşahede edildiğinden, ayrıca dava dışı ... firmasının dava konusu satış işlemlerinden, etki prensibi dikkate alınarak bir zarara uğramadığı anlaşılmakla tapuların iptali ve tescilini gerektirecek bir muvazaalı işlemden bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir. " şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporları ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda;
6102 Sayılı TTK 644/1-b. bendinde anonim şirketlere ait olup da limited şirketler hakkında da uygulanacak maddeler sayılmış, 395/1. maddeye atıfta bulunulmadığından imited şirketlerde şirket müdürlerinin şirketle işlem yapması açıkça yasaklanmamış olup yapılan işlemin de her koşulda batıl olduğundan söz edilemeyeceği, yapılan devir işleminin TTK'nın 626. maddesi uyarınca şirket müdürleri ve yöneticilerinin şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü ile bağdaşmadığı, bununla birlikte söz konusu satışların taşınmazın değerinin altında olmadığı, bu nedenle dava dışı ...'in zarara uğramadığı, buna dayalı olarak tapuların iptali ve tescilini gerektirecek bir muvazaalı işlemden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 98.195,65 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 97.768,05-TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 350,00 TL davetiye/tezkere masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 15.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 361.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!