T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/675 Esas
KARAR NO:2024/240
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/12/2020
KARAR TARİHİ:05/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkiline hiçbir ilgisi olmayan ... ...OTOMOTİV SAN VE TİC LTD ŞTİ aleyhine .... İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve bu takip dosyası ile takip dışı 3. Şahıs konumundaki müvekkilin işyeri olan “... Mah. ... .../İstanbul adresinde "....İcra Müdürülüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile müvekkiline ait işyeri adresine 28.01.2019 ve 07.02.2019 tarihlerinde hacze gelinmiş ve müvekkil davacıya ait menkul mallar haczedilerek muhafaza altına alındığını, dosyadaki iki borçlunun da iştigal konusu petrol ürünleri üzerine olduğunu buna rağmen davalı bankanın müvekkilin küçük kırtasiye dükkanına haksız hukuksuz yere haciz yaparak aşağıda yazılı malları haczettiğini ve muhafaza altına aldığını, kırtasiyedeki malların neredeyse tamamı yeddiemin deposuna götürülmüş adet,cins renk vs bile belirtilmeden müvekkil iş yapamaz halde bırakıldığını, 28.01.2019 tarihli hacizde;750 TL değerinde 1 adet ... marka toplama bilgisayar 500 TL değerinde 1 adet ... marka yazıcı 400 TL değerinde 1 adet ... marka yazıcı125 TL değerinde 5 adet 12500 sayfa kağıt 2000 TL değerinde 100 adet siyah mavi okul üniforması haczedilmiş bunlar 07.02.2019 tarihinde muhafaza altına alındığını, davalı aleyhine açılan istihkak davasına rağmen hukuksuz ve haksız olarak 2.kez müvekkiline ait işyerine hacze geldiğini,07.02.2019 tarihli hacizde;650TL değerinde 65 adet ambalajlı muhtelif oyuncak 500 TL değerinde 100 adet muhtelif anahtarlık14.500 TL değerinde 29 poşet muhtelif okul üniforması2.420 TL değerinde tek parça ve beyaz 121 adet okul üniforması1840 TL değerinde 92 adet tek parça ve kırmızı okul ünifoması 300 TL değerinde 15 adet okul üniforması tek parça ve kırmızı1080 TL değerinde 54 adet okul üniforması pantolon alt siyah renkli3120 TL değerinde156 adet okul üniforması pantolon siyah10.480TL değerinde 524 adet okul üniforması pantolon siyah aziz sancar armalıS40 TL değerinde 27adet okul üniforması tek parça beyaz500 TL değerinde 25 adet okul üniforması tek parça beyazaziz sançar armalı5500 TL değerinde 110 adet muhtelif renk ve ebatlarda okul çantası, 020TL değerinde 204 adet muhtelif renk ve ebatlarda kalemlik300 TL değerinde 30 adet el çantası55 TL değerinde 11 adet anahtarlık muhtelif160 TL değerinde 2 adet kumandalı araç oyuncak1000 TL değerinde 5 adet muhtelif ebatlarda yazı tahtası,900 TL değerinde 90 adet muhtelif renk ve ebatlarda oyuncak800 TL değerinde 80 adet muhtelif renk ve ebatlarda oyuncak1545 TL değerinde 103 adet muhtelif pastel boya520 TL değerinde 52 adet muhtelif guaj boya500TL değerinde 100 adet keçeli kalem7SOTL değerinde 150 adet muhtelif kuru kalem boya1980 TL değerinde 660 adet muhtelif ebatlıve yapraklı defter1620TL değerinde 540 adet muhtelif ebatlıve yapraklı defter100 TL değerinde 20 adet hesap makinesi78 TL değerinde 26 adet büro makası haczedilmiş bunlar 07.02.2019 tarihinde muhafaza altına alınmıştır.2-Her iki tarihte yapılan haciz ve muhafaza işlemleri hukuka aykırı olduğu belirtilmiş , müvekilin işyeri adresinde yapılan haciz esnasında icrada borçlu görünen kişilere işyerine ait hiçbir belgeye rastlanılmadığını, davacı müvekkil 26.12.2018 tarihinde yapılan haciz sırasında işyerinin kendisine ait olduğunu gösteren ... vergi numaralı vergi levhasını, irsaliye faturalarını, tahsilat makbuzlarını, kira kontratını dosyaya sunmuştur ve haciz tutanağına bakıldığında bu evrakların dosyaya sunulmuş olduğu görüleceğini, şöyle ki, müvekkili ...'nin yeni vergi levhası ile önceki işletmelerle hiçbir ilgisi olmadan yeni bir işyeri açtığını, borçlu ... ile hiçbir ilgisi bağlantısı bulunmadığını, Davalı vekili,daha önce ... Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile istihkak davası açan ... 'a ait olan işyerine hacze gelip davaya konu malları muhafaza altına almış başka da hiçbir haciz işlemi yapamadığını, sonrasında bu usule aykırı karara göre önceden bu mallların hacizli olduğunu iddia ederek yeni bir işletme açan ... yönünden haciz ve muhafaza işlemi yaptığını, davacı ; ...'nin vergi levhasından da anlaşılacağı üzere 02.01.2019 tarihinde vergi açılışını yaparak yeni işe başladığını, haciz yapılan tüm malları faturaları ile sıfırdan aldığını, herhangi birinden devir almadığını, ...'a ait olan kırtasiye dükkanı kapatıldığını, mal sahibi ... ile müvekkil 01.01.2019 tarihinde kira sözleşmesi yapmış, vergi dairesine işe başlama bildirgesi sunulduğunu, baştan itibaren yanlış verilen kararlar küçük iki kırtasiye dükkânının kapanmasına sebep olduğunu, yapılan tüm hukuka aykırı işlemlere karşı dava açma ve savcılığa şikayette bulunma hakları saklı olduğunu, istihkak iddialarının kabulü ile işletmenin haczedilen mallar sebebiyle kapatılmak zorunda olduğu hususu da gözönüne alınarak tedbir kararı verilmesini ve öncelikle teminatsız şayet reddedilmesi halinde mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı müvekkil açısından takibin durdurulmasına ve haczedilen malların satışının tedbiren durdurulmasına, malların müvekkile teslimine karar verilmesinin talep edildiğini ve .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E, ... Karar nolu kararı ile 21.05.2019 tarihinde ".... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden ....lcra Dairesinin ... Talimat dosyasından muhafaza altına alınan menkullerin davacıya ait olduğunun tespiti ile iş bu menkun malların davacı tarafa iadesine, tazminat takdirine yer olmadığına,” karar verildiğini, iş bu karara davalı banka tarafından yapılan itirazın ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2019/... E, 2020/... K. Nolu ilamı ile ".... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre;stinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” şeklinde karar verilerek kesinleştiğini, davaların devam ettiği tüm süreçte banka ile iletişime geçildiğini malları yeddiemin olarak davacıya teslim etmesi talep edildiğini fakat banka tarafından hiçbir işlem yapılmadığını son olarak davacı tarafından yapılan taleple;....icra dairesi2018/43859 esas: 02/10/2020 tarihinde"3.Şahıs ... ... Vek Av.... tarafından verilen 02.10.2020 görüldü tarihli dilekçe ile ekindeki ....lcra Hukuk Mahkemesinin 21.05.2019 tarih ... E.... K.sayılı istihkak iddiasına ilişkin ile mahkeme kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarih 2019/... E.2020/... K sayılı kesin karar incelendi. ....lcra Hukuk Mahkemesinin 21.05.2019 tarih ... E.... Kssayılı istihkak iddiasına ilişkin karar ile istihkak iddiasının kabul edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarih 2019/... E.2020/... K.sayılı kesin kararı ile de verilen karar ile ilgili istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verildiği görüldü.Yukarıdaki durum karşısında, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir KARAR:3.Şahıs ... Vek.Av....'ın talebinin kabulü ile ....İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasına talimat yazılarak "3.Şahıs ... tarafından hakkında istihkak iddiası bulunan ve muhafaza altına alınan malların ... veya Vekiline teslime”karar verildiğinin bildirilmesine karar verildi.28.01.2019 İLE 02.10.2020 tarihleri arasında müvekkil sıfırdan aynı malları yeniden para ödeyerek almak zorunda kaldığını, yeni aldığı mallara ilişkin faturalar ve davacıya ait işletme defteri incelendiğinde haciz sebebiyle muhfaza altına alınan mallara karşılık aldığı yeni ürünlerin faturaları görüleceğini, yeni bir dükkan açan davacı daha ilk ayında hem maddi hem de manevi olarak çok büyük kayba uğradığını ve zarar gördüğünü, esnaf tarafından daha dükkanı açılmadan haczedilmiş ve borçlu pozisyonuna düştüğünü, kırtasiye dükkanının haksız haciz sebebiyle içi bomboş kaldığından öğrenciler veliler dahi dükkana gelmek istemediğini, fotoğraflar icra mahkmesi dosyasında mevcut olup ayrıca mahkemeye sunulacağını, ayrıca çevre esnafın tanık olarak dinlenmesi halinde de müvekkilin yaşadığı maddi ve manevi ağır kayıpların daha net anlaşılacağını, borçlu ile ilgisi olmayan bir yerde haciz ve/veya muhafaza yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, borç ve borçlu ile organik bağı olmayan, bir an için ilgi olsa bile bu tespit ile borç arasında ilgi kurmaya yeterli olmayan bulgulardan hareketle, sırf alacağı tahsil etmek ve başkasına ait borcun ödenmesini sağlamak için üçüncü kişinin işyerinde haciz yapılması ve daha da ötesi işyerinden mal kaldırılmasının kabul edilemeyeceğini, bu durum sonrası mülkiyet hakkının açıkça ihlâlisonucu ortaya çıktığını, şöyle ki, Türk Medeni Kanunu'nun 985'inci maddesine göre, "taşınırın zilyedi onun maliki sayılır"; keza, İcra ve İflâs Kanunu'nun 97 fa maddesi uyarınca, “bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır”. Üçüncü kişinin elinde bulunan taşınır malların, borçlunun olduğu iddiasıyla haczedilmesi halinde, alacaklının muvafakat etmemesi üzerine bu malların üçüncü kişiden alınarak, dördüncü bir kişiye yediemin olarak bırakılması, üçüncü kişinin mülkiyet hakkının çiğnenmesi sonucunu doğurduğunu, müvekkili davacının işyerinin bir kırtasiye olduğunu, borçlunun işyerinin iştigal konusunun ise petrol olduğunu, birbirleri ile hiçbir ilgileri olmadığını, müvekkilinin haciz tarihinden bu yana işyerini kapatmak zorunda kaldığını, işlerinden geri kaldığını, ticari itibarının sarsıldığını, maddi ve manevi kayıp yaşadığını, iş yapamaz hale geldiğini, davalı/alacaklının kötü niyetli ve haksız olarak işlem yaptığını ve alacağını garanti altına almak adına müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, kötüniyetli alacaklı aleyhine 28.012019 haciz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 'TL Maddi tazminata, 1500 TL Manevi Tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirttiği işlemlerin hepsinin İcra Memuru işlemi olduğunu, haciz işleminden kaynaklanan usulsüzlük veya haksız fiilden müvekkilinin değil icra memurunun sorumlu olduğunu dolayısı ile taleplerin Adalet Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğinden davanın husumetten reddi gerektiğini, manevi tazminat isteminin belirsiz alacak veya kısmı dava olarak açılamayacağını, kural olarak borçluya ait malların gerek borçlunun elinde gerekse üçüncü şahsın elinde haczedilebileceğininin TİK m.96 vd. hükümlerinde öngörüldüğünü, Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun "B- Üçüncü Şahsın Zilyedliği” başlıklı İİK m.99 "Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde Mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafndan süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Hazin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fikra hükmü uygulanır." şeklinde olduğunu, yine İcra ve İflas Kanunu m. 85/1 "Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallar ile taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur." şeklinde olduğunu, İcra memurunun borçluya ait olduğu belirtilen menkuller üzerinde haciz uygulaması İİK m. 85/1 gereği olduğunu, Nitekim emsal teşkil eden Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2003 tarihli, 2003/... Esas, 2003/... sayılı kararı; "İcra memurun alacaklının talebi üzerine borçluya ait olduğu belirtilen menkuller üzerine haciz koyması işleminden sonra üçüncü kişilerin istihkak iddiasında bulunmaları mümkün olduğunu, ancak talimat içeriği de gözetilerek icra memurunun haciz mahallinin borçluya ait olmadığından bahisle ve İİK.nun 85/1. maddesine aykırı olarak haczi yapmaktan çekinmesi doğru bulunmamıştır." şeklinde olduğunu, borçlunun 3. kişide bulunan mallarına hak ve alacaklarına haciz konulmasının yasal olduunu, haciz işleminde istihkak iddia edilmesi üzerine istihkak prosedürü uygulandığını, söz konusu haciz işleminde söz konusu haciz işleminde hukuka ve usule uygun haciz ve muhafaza talep edildiğini, davacının uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirtmiş olduğu fiillerin hepsi lera Memunu işlemi olduğunu, söz konusu haciz işlemlerinde hukuka ve usule uygun haciz ve muhafaza talep edildiğini, işlemler esnasında ise haciz seyrini değiştirmeye yönelik herhangi bir müdahaleleri olmadığını, haciz talebinin hukuka ve usulüne uygun olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... E. dosyası ile takibe geçildiğini, borçlu ...'un menkul, gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının haczi ve muhafazası için 26.12.2018 tarihinde "... ... İstanbul” adresinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, işbu haciz işlemi sırasında borçlunun eşi ... tarafından istihkak iddia edildiğini ve istihkak iddiasının kabul edilmediğini ve dosyanın İİK m 97 gereğince icra hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı ilamı ile istihkak iddiasının reddine, takibin devamına karar verildiğini, takibin devamı kararı gereği 28.01.2019 tarihinde haciz, ek haciz ve muhafaza talep edilerek aynı adrese hacze gidildiğini, bu kez aynı adreste davacı ... ... tarafından istihkak iddia edildiğini, istihkak iddiasını kabul etmediklerini ve ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... E, ... K. sayılı ilamı ile istihkak iddiasının reddine, takibin devamına karar verildiğini, takibin devamı kararı gereği 07.02.2019 tarihine haciz, ek haciz ve muhafaza talep edilerek yeniden aynı adrese hacze gidilmiş, ek hacizle haczedilen mahcuzlar hakkında ... ... tarafından yeniden istihkak iddia edilmiş olup istihkak iddiasını kabul etmediklerini, akabinde ....İcra Hukuk Mahkemesinde istihkak davası açıldığını davanın reddine karar verildiğini, davacı ... ...'in vergi levhası açılışının takip dosyasından gerçekleştirilen 26/12/2018 tarihli haciz işleminden yalnızca 4 gün sonrası olduğunu, borçlu vce 3.kişinin alacaklıları ızrar kastı ile kötüniyetli olarak hareket ettiğinin ortada olduğunu, mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, davacının iddiasını kesin ve güçlü deliller ile ispatlaması gerektiğini,tazminat için gerekli koşulların oluşmadığını belirterek, davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine, usul ve yasaya aykırı kötüniyetle açılan davanın ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın haksız haciz nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararlar ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanmış, tanıklar dinlenmiştir.
Davacı tanığı ...24/11/2021 tarihli celse sırasında alınan beyanında;"... beyin iş yeri ile benim iş yerim yan yanadır ... bey iş yerini açtıktan 5-6 gün sonra bir araç geldi ellerinde dosya vardı ... beyin dükkanındaki kırtasiye malzemeleri bilgisayarı götürdüler, sonra malzemeleri temin ettiği esnaflar tekrardan yardımcı olup dükkana tekrar kırtasiye malzemesi aldı. Sonrasına yine geldiler malları yine haczedildi. Sonrasında maddi olarak esnaftan borç almaya başladı bende borç verdim. Ancak bundan 5-6 ay sonra malzemeleri geri geldi ancak bu süreçte çok zorluk yaşadı. Haciz işlemi yapıldığında okulun açılma döneminde ve ... beyin evinde ne okul kıyafeti ne kırtasiye malzemeleri ne de fotokopi makinesi kalmadığından oldukça zarar etti. Benim kuruyemiş dükkanım vardır. ... beyle bir ortaklığım yoktur. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 24/11/2021 tarihli celse sırasında alınan beyanında; "Ben davacının iş yerinin olduğu bölgede oturuyorum. ... bey o bölgenin esnafı bende emekliyim çalışmıyorum ... beyle sohbet etmek için iş yerine gitmiştim. Haciz işleminin yapıldığı gün ordaydım olaya bizzat şahit oldum. ... beyin dükkanındaki kırtasiye malzemeleri formalar fotokopi makinesi bilgisayar haczedildi. Hacizden bir süre sonra tekrar gittiğimde fotokopi ve başka istekler için gelen müşterileri geri çeviriyordu bu şekilde müşteri potansiyelinin düştüğünü gördüm. Aradığını bulamayanlar da oldu cirosu bir hayli düşmüştü." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tarafların iddia ve savunmaları dosya kapsamında toplanan tüm deliller takip dosyası ile davacı ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanagı belgeler üzerin de bilirkişi incelemesi yaptırılarak haciz işlemi nedeniyle davacının zararının olup olmadığı ,davalıdan talep edebilecek tazminat alacağı varsa miktarı ile defterlerinin usulune uygun düzenlenip düzenlnemediğinin belirlenmesi hususunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti 01/03/2022 tarihli raporlarında özetle; .... İcra müdürlüğü ... E sayılı dosyası alacaklı -... .... San Ve Tic Ltd Şti olduğu, Dava dışı borçlu ...otom San Tic Ltd Şti. 15/07/2010 tarihinde ... VD den ... vergi dairesine nakil geldiği 13/08/2018 ve 31/08/018 tarihli yoklamalarla ... ... Giyim San İş Ticaret Merk 1A bik no la /309 ... adres de olmamasındna dolayı 30/09/2018 tarihinde RESEN terk yapıldıgı, Davacı ticari defterleri ;Davacı işletmenin dava konusu ihtilafı kapsayan 2019-2020 yılı defter bilgileri TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak defter beyan sisteminde tutuldugu, ... işletmesine yapılan hacizler hakkında tespit; 28/01/2019 tarihli haciz işlemi ile aşagıdaki emtialara haciz işlemi yapıldığı ;1-2-3. maddeler de bulunun demirbaşlar 7 aylık (muhafaza süresi) gelir kaybı 10.500 TL hesap edilmiştir. (olasılık) olarak hesaplama yapılabilmiştir. Ve demirbaşların 2 el olmasından müteakip faturaları tespit edilemediği, 4.5 maddeler hakkında ticari defter kaydı oldugu tespit edilmiştir. Emtiaların süresi için satılması durumunda karın 1.425 TL olarak hesap edildiği, 07/02/2019 tarihli haciz işlemi ile gelir kaybı hakkın da ; muhtelif eşofmanlarla alakalı fatura bulunmadığı 1 ve 19 arası maddeden emtiaların faturalarının oldugu ve defter kayıtların da oldugu ve kar hesaplaması aşagıdaki olup tahmini gelir kar kaybının 17.873 TL olabileceği hesap edildiği, 20 ve 33 maddelerde bulunan emtiaların faturalarının olmadıgı ve fakat haciz tutanaklarında yer almakta oldugu ve tahmini birim maliyet ile satış (rayiç) arasında kalan kar kaybının 31.479 TL olabileceği hesap edildiği, 28/01/2019 tarihli haciz işlemi esnasın da muhafaza edilen ürünlerin satılması durumunda piyasa şartlarına göre kardan zararının 10.500 TL + 1.425 TL = 11.925 TL olabileceği ,07/02/2019 tarihli haciz işlemi esnasın da muhafaza edilen ürünlerin satılması durumunda piyasa şartlarına göre kardan zararının 17.873 TL + 31.479 TL = 49.352 TL olabileceği , 11.925 TL + 49.352 TL = 61.277 TL olabileceği olarak hesap edildiği, bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti 15/12/2022 tarihli ek raporlarında özetle; “hangi gerekçelerle talep edilebileceği” hukuki gerekçe heyetin görev alanına girmediği, “26.12.2018 tarihli haciz işleminden yalnızca 4 gün sonra olduğuna” işe başlama ile haciz işlemi arasında 4 gün geçtiği ,"sunulan faturaların tamamı aynı adreste gerçekleştirilen 26.12.2018 tarihli hacizden sonraki tarihe aittir .” tespit gereği öyledir birçok mahcuza ilişkin fatura sunulamadığı, Kök raporda tespit ve hesaplama yapıldığı, kök raporu değiştiricek bir durum olmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Dava konusu haczin haksız olup olmadığı hususunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 05/02/2024 tarihli raporunda özetle; istihkak iddiasının kabulüne yönelik kararın 21.05.2019 tarihinde verildiği;15.09.2020 tarihinde kesinleştiği, davacı/üçüncü şahıs elinde iken haczedilen menkullerin, takibin devamına karar verilmesi nedeniyle 97 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca muhafaza altına alınabileceği TBK.44.maddesindeki dört koşulun tümü birlikte bulunmadığından davalının kusurunun olmadığı ve maddi tazminatın talep edilemeyeceği kanaatine varıldığı, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise, maddi zarar bakımından 70.554,17-TL. Talep edilebileceği, ....İcra Hukuk Mahkemesi 2019/... E.-2019/... K.sayı ve 21.05.2019 tarihli kararı 15.09.2020 tarihinde kesinleşmiş kararı ile 3.şahıs davacının istihkak iddiası kabul edildiğinden kesinleşen karar nedeniyle 28.02.2019 ve 07.02.2019 tarihli hacizlerden dolayı eylem ile zarar arasında nedensellik bağının bulunduğu; ancak davacının ; İİK.99.maddesinin tatbiki için şikayet yoluna gitmediğinden, istihkak davası» sırasında, üçüncü kişi davacının -gerekli teminatı göstererek haczi kaldırma imkanına sahipken bu yola başvurmadığından zararın artmasına katkısının bulurduğu, dolayısı ile bu davranışı nedeniyle davacının kusurlu sayılacağı ve TBK.52.maddesi uyarınca bu kusurunun, hükmedilecek tazminat miktarında indirim sebebi sayılması gerekeceği bu hususta takdirin Mahkemeye ait olacağı; Manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi ve takdirinin mahkemeye ait olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili 07/03/2022 tarihli ıslah dilekçesinde; müddeabihin ıslahı yolu ile arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep edilen miktarların birleştirilmesi sonucu; 61.277 TL maddi tazminatın; ıslah tarihinden itibaren, 1000 TL maddi tazminatın ise 28.01.2019 haciz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte dava ile talep edilen 1500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı, davalının kendisi ile ilgisi bulunmayan dava dışı ... ... Limited Şirketi hakkında .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip yaptığını ve bu takip dosyası nedeniyle .... İcra Dairesinin ... talimat sayılı dosyasında 28/01/2019 ve 07/02/2019 tarihlerinde müvekkilinin iş yerinin bulunduğu adreste hacze gelinerek menkullerinin haczedilerek muhafaza altına alındığını, davalı hakkında .... İcra Hukuk MAhkemesinin ... esas sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığını ve İcra Hukuk Mahkemesince ... karar sayılı kararında muhafaza altına alınan menkullerin davacıya ait olduğunun tespiti ile menkullerin davacıya iadesine karar verildiğini, kararın davalı Banka tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 22. HD 2019/... esas 2020/... karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini belirterek, haksız olarak haczedilen menkuller nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararlarının davalıdan tahsilinin talep edildiği görülmüş, davalı taraf ise savunmasında yapılan işlemlerin yasal olduğunu, haciz işleminde davacının istihkak iddiası üzerine istihkak prosedürü işletildiğini, yapılan işlemlerin icra memuru işlemi olduğunu ve usule uygun haciz ve muhafaza talep edilerek haciz seyrini değiştirmeye yönelik müdahalede bulunmadıklarını, dava dışı şirketten olan alacağının tahsili için daha önce aynı adreste 26/12/2018 tarihinde haciz işlemi gerçekleştiğini ve dava dışı borçlunun eşinin de istihkak iddiasında bulunduğunu ve bu talebinin reddedildiğini ve aynı adreste davaya konu 28/01/2019 ve 07/02/2019 tarihlerinde ek haciz ve muhafaza talep edildiğini, davacının vergi açılışının haciz işlemi yapılan adresteki ilk haciz tarihi olan 26/12/2018 tarihinden 4 gün sonra olduğunu ve dava dışı borçlu ile üçüncü kişilerin, alacaklıları ızrar kastı ile kötü niyetli hareket ettiklerini, ilk haciz sırasında haczedilen mahcuzların yine mahalde bulunduğunu ve mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu, tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının davacının haciz işlemi nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve 1. ek raporlarında, davacının iş yerinde yapılan haciz işlemleri nedeniyle davacının zararlarının tespiti ve hesaplamasına ilişkin değerlendirmeler yapılmış, akabinde icra iflas hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden 05/02/2024 tarihli rapor alınmış olup, dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davalı alacaklının dava dışı şirket ile dava dışı ... hakkında başlattığı .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında, ...'nin 25/09/2017 tarih ve 9415 sayılı TTSG'nde ilan edilen adresinin "... Mahallesi ... Sitesi E1 Blok apt.no: 6 EA .../ İstanbul" olduğu, bu adreste dava dışı takip borçlularından ... yönünden .... İcra Dairesinin ... talimat sayılı dosyasında 26/12/2018 tarihinde haciz işlemi gerçekleştiği, daha sonra alacaklı vekilinin talebi üzerine aynı adreste 28/01/2019 tarihinde haciz işleminin gerçekleştiği ve haciz sırasında Mahkememiz işbu dosyasındaki davacının ve davalı alacaklı vekilinin hazır bulunduğu, davacının adreste kendisinden önce bulunan kişilerle hiçbir bağının bulunmadığını belirterek istihkak iddiasında bulunduğu ve haczedilen mahcuzların yediemin olarak davacı ...'ye bırakıldığı, davacı-takip dosyası yönünden üçüncü kişi ...'nin istihkak iddiasına alacaklı vekilinin itirazı ile İcra Müdürlüğünce 30/01/2019 tarihinde İİK 97. Maddesine göre takibin taliki veya devamı yönünden karar verilmek üzere dosyanın İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiği, ... tarafından açılan İstihkak davası üzeri .... İcra Hukuk Mahkemesinin 06/02/2019 tarih ve ... esas ... karar sayılı kararı ile istihkak iddiasını doğrulayan kanaat verici delil sunulmadığından takibin devamına ve istihkak iddiası için dava açılması için 7 gün süre verilmesine karar verildiği, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 06/02/2019 tarih ve ... esas ... karar sayılı takibin devamı kararı üzerine alacaklı vekilinin talebi ile .... İcra Dairesince .... İcra Dairesine talimat yazılarak ... talimat sayılı dosyasında 07/02/2019 tarihinde haciz işlemi yapıldığı ve mahcuzların 07/02/2019 tarihinde muhafaza altına alındığı, davacı ... tarafından ise 28/01/2019 ve 07/02/2019 tarihlerinde yapılan haciz işlemleri için 15/02/2019 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile istihkak davası açtığı, bu dosyada yapılan yargılama neticesinde .... İcra Hukuk Mahkemesince ... esas sayılı dosyasında 21/05/2019 tarihinde ... karar sayılı kararı ile davacının istihkak davasının kabulüne ve .... İcra Dairesinin 2019/... talimat dosyasından muhafaza altına alınan menkullerin davacıya ait olduğunun tespiti ile davacıya iadesine karar verildiği, kararın davalı vekilinin istinafı üzerine İstanbul BAM 22. HD 15/09/2020 tarih 2019/... esas 2020/... karar sayılı başvurunun esastan reddi kararı üzerine 15/09/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüş, talimat dosyasında düzenlenen 02/10/2020 tarihli teslim tutanağından ise 07/02/2019 tarihinde muhafaza altına alınan menkullerin tamamının ...'ye eksiksiz teslim edildiği görülmüştür. 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, davacının haksız haciz olduğu iddia edilen işlem nedeniyle tazminat talep edebilmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerekmekte olup bu koşullar hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bu fiili gerçekleştirenin kusurlu olması, bu fiil nedeniyle zarar doğması ve zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının bulunmasıdır ve bu koşulların tümünün bir arada bulunması gerekmektedir. İcra memurunun takdir bir malın haczi kabil bir mal olup olmadığı ile sınırlı olup, haczi istenen menkullerin üçüncü kişiye ait olup olmadığı hususunda değerlendirme yapma veya mülkiyet ihtilafında haczi reddetme yetkisi bulunmamakta, alacaklı vekilinin haciz ve muhafaza taleplerini reddetme yetkisi yoktur. İİK'nın 99.maddesine göre ise mülkiyet ihtilafında üçüncü kişi elinde bulunan mallar bu kişinin yedieminliği kabul ettiği takdirde muhafaza altına alınmaz ve üçüncü kişiye karşı icra Mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya 7 günlük süre verilir. İİK 97. Maddesine göre ise istihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse dosyanın icra Mahkemesine gönderileceği ve İcra Mahkemesince takibin devamına veya talikine karar verileceği düzenlenmiş olup, Yargıtay 12. HD 26/04/2023 tarih 2022/... esas 2023/... karar sayılı ilamında açıkça İcra memurunca resen İİK 97/1 e göre İcra Mahkemesine gönderilen dosyada İcra Mahkemesince verilebilecek karar sadece takibin devamı veya taliki kararıdır ve bundan başka karar verilemez. İcra Mahkemesi, İİK 97 yerine İİK 99.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağını, takibin tarafları veya üçüncü kişinin şikayeti üzerine değerlendirebilir. Talimat dosyasında yapılan 28/01/2019 ve 07/02/2019 tarihli her iki haciz sırasında da davacı üçüncü kişi ...'nin bulunduğu ve istihkak iddiasında bulunduğu, fiili hakimiyetin de ...'de olduğu görülmüş, bu durumda haciz sırasında üçüncü kişi konumunda bulunan ...'nin fiili hakimiyetindeki taşınır malların haczedilmesi sırasında istihkak iddiasında bulunması nedeniyle İİK 99. maddesine göre işlem yapılması gerekmekte olup, icra Dairesince İİK 97/1.maddesine göre istihkak prosedürü işletilmiş, İİK 97/1 e göre İcra Mahkemesine resen gönderilen dosya için .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 06/02/2019 tarih ... karar sayılı kararı ile istihkak iddiasını doğrulayan kanaat verici delil sunulmadığından takibin devamına ve istihkak iddiası için dava açılması için 7 gün süre verilmesine karar verildiği, davacı ... tarafından ise 28/01/2019 ve 07/02/2019 tarihlerinde yapılan haciz işlemleri için 15/02/2019 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile istihkak davası açtığı görülmüştür. İcra Müdürünce İİK 99.maddesinin uygulanması gerektiği halde 97/1. maddesindeki istihkak prosedürü işletilmesinde davalı alacaklının kusuru bulunmamaktadır. İcra Müdürünce İİK 99. maddesi yerine 97/1. maddesindeki istihkak prosedürü işletilmesi halinde üçüncü kişi olan ... İİK 16/2 uyarınca süresiz şikayet yolu ile 99.maddenin uygulanması gerektiği gerekçesiyle İcra Mahkemesine başvurabilecek iken şikayet yoluna gitmediği, ayrıca takip dosyasında üçüncü kişi konumunda olan davacının elinde iken haczedilen menkullerin .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 06/02/2019 tarih ... karar sayılı takibin devamı kararı nedeniyle muhafaza altına alınabileceği, bu durumda davalının kusurunun bulunmaması nedeniyle de tazminat koşullarının bulunmadığı kanaatine varıldığından maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 54,40-TL ile 1.043,00-TL ıslah harcından mahsubu ile fazla 669,80-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1,320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Maddi tazminat yönünden kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!