T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/45 Esas
KARAR NO :2024/210
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/01/2014
KARAR TARİHİ:21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili 03/01/2014 harç tarihli dava dilekçesi ile, Davalı ile müvekkilleri arasında akdedilen Fason Üretim Anlaşması gereğince ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı, 17.12.2013 tarihinde, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası İle müvekkilleri aleyhine 128.575,66 TL tutarında alacak ile icra takibi başlattığını, İlgili haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle müvekkilleri olan ve huzurda davacı sıfatını taşıyan şirketin icra tehdidi altına girdiğini, müvekkilleri şirket nezdinde tututan cari hesap kayıtlarına göre, ilişkide alacaklı olan tarafın davacı sıfatını haiz müvekkilleri şirket olup, davacının kayıt durumuna nazaran da huzurdaki davalının müvekkillerine 2.632,08 TL borcu mevcut olduğunu bu kapsamda, müvekkillerin davalıya hiç bir borcu bulunmadığını, davalı yanı, yukarıda anılan takibine nazaran o dosyadaki, ödeme emrinde borcun sebebi olarak “27.12.2011 tarihli sözleşmenin 10.5. maddesine binaen kullanılmamış 11.424 kg ambalaj malzemesi ve 32.271 adet koli maliyet bedelinin karşılığıdır" açıklamasını gösterdiğini; aynı zamanda, ödeme emri ekinde gönderilen ihtarnamede, üretimin durdurulduğunu, müvekkillerin sipariş veremediği, ancak stokta ambalaj ve koli bulunduğu, bunların bedetinin ödenmesi ihtar edilmekte olduğunu sağladığını; ancak, somut durumda, davacı sıfatını bu davada haiz otan müvekkillerin huzurdaki davalıdan, huzurdaki davalının sağladığı gibi bir miktarda ürün ve dolayısıyla koli ve ambalaj malzemesi talebi veya siparişi kesinlikle olmadığını, taraf arasındaki sözleşmenin 3. maddesine başka türlü anlaşılmadığı taktirde ÜRETİCİ, planladığı imalat miktarının gereklerine uygun olarak ve işletme gereksinimi için gereken asgari miktardaki ambalaj malzemesini satın alacak, ÜRETİCİ sipariş miktarı ve basılan kopya sayısı ile ilgili olarak ... ve/veya bağlı şirketlerin yazılı onayını önceden alacağını, aksi taktirde ... ve/veya bağlı şirketlerin stoklanmış ambalajlama malzemelerine İlişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmayacağını, diğer yandan, davalının fiyattan, beklenmedik şekilde ve rayiçlerin de üstünde yükseltmesinden ve fiyat konusunda mutabık kahnamadığından müvekkilleri tarafından bir süre sipariş verilemediğini, kaldı ki, müvekkillerin huzurdaki davalıya her koşulda sipariş verme gibi bir yükümlülüğü de bulunmadığını, davalının fek taraflı olarak fiyat yükseltmesinden dolayı, asıl mağdur olan tarafın huzurdaki davacı sıfatını haiz müvekkilleri şirket oiduğunu, davalının davacı yanın talebi, siparişi ve onayı olmaksızın yaptığını iddia ettiği ambalaj hazırlığından müvekkilleri hiç bir şekilde sorumlu olmadığını, davalının basiretli tacir olarak hareket etme mevkiinde olduğunu, müvekkilleri İle arasındaki İlişki tümüyle ticaret hukuku kurallarına göre işlemekte olduğunu, ancak, davalı yanın huzurdaki davacının (onayı olmadan) ürettiğini ve kendi uhdesinde bulunduğunu iddia ettiği ambalajlara ilişkin bedelleri müvekkillerinden ilamsız takip talep etmekte olduğunu, varlığını iddia ettiği ticari alacağı ticari belgelere, sevk İrsaliyesine, testim belgesine ve faturaya da konu etmediğini, davalıda takibe konu malzemelerin olduğu bile sabit olmadığını, kaldı kİ; bu malzemelerin davalı stoklarında olmasının bile müvekkilleri borç altına sokmaya yetmeyeceğini, Öyle olsa idi her üretici sıtoğundaki malzemeleri göstererek İş yaptığı firmalardan talepte bulunabileceğini, davalı böyle bir alacağı faturasını düzenleyerek ve müvekkilleri ile etmesi gerektiğini, iddia ediyorsa çete malzemeleri teslim urayı usulüne göre iade ederek ve malzemeleri teslim alınmayacağını, davalı şirket de bu nedenle bu ticari usullere riayet etmeden direkt ilamsız icra takibi yapmayı seçtiğini, davalının işi ve işletmesi ile İlgili Öngörmesi gereken giderleri, kendisine sipariş miktar bazında sipariş verme yükümlülüğü olmayan Müvekkillerine atfetmesi mantık kurallarıyla bağdaşmamakta olduğunu, davalı, icra takibinde, faiz oranını ve başlangıç tarihini göstermediğini bu nedenle, asıl alacağı da kabul etmediklerini tekrarla, işlemiş faiz olarak gösterilen miktarlar da haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilleri, haksız ve dayanaksız yüksek miktardaki borç nedeniyle İcra tehdidi altında olduğunu, müvekkillerin ... ...Merkezi Şubesi'nde bulunan ... numaralı hesabına davalı tarafından 153.105,34 TL tutarında ihtiyati hacız koydurulduğunu, ticari ilişkileri kapsamlı olan müvekkilleri şirketin faaliyetleri bu nedenle ciddi anlamda sekteye uğradığını, eğer haczedilen bu miktar icra dosyasına gönderiür ve alacaklının banka hesabına gönderilirse davalı satışını yapmadığı, teslim etmediği, tutarında ve sevk irsaliyesini dahi düzenlemediğini, müvekkillerin herhangi bir siparişine, talebine, onayına dayanmayan ve gerçekte var olduğu bile belli olmayan, var olduğu varsayılsa bile müvekkilleri borç altına sokmaya yetecek nitelikte olmayan malların parasını peşinen tahsil etmiş olacağını, bu halde müvekkilleri şirketin zararı daha da artacağını belirterek, teminatsız olarak, aksi taktirde İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesi gereğince, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve atacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, konulmuş olan hacizlerin de kaldırılmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini bilvekale talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile, davacı tarafın iddiasının, taraflar arasında akdedilen sözleşme, bu sözleşmeye istinaden yapılan e-mail yazışmaları, yine bu e-mail yazışmaları ve sözleşme gereğince üçüncü firmalara ürettirilen koli ve ambalaj malzemelerine ilişkin faturalar ve tüm bu malzemelerin müvekkilleri şirketin deposunda mevcut bulunduğu gerçeği karşısında haksız ve yersiz olup, davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davalı olan müvekkilleri şirket ile davacı şirket arasında imzalanan yazılı sözleşme ile böylelikle Üretici'ye, üzerinde mutabakata varılmış mallan üretme, ambalajlama ve etiketleme hakkını münhasıran olmaksızın verileceği, Üretici, İşbu sözleşme süresince ... ve/veya bağlı şirketler tarafından verilen tüm siparişleri tam ve eksiksiz olarak, zamanında verine getirmeyi ve ürünleri yalnızca bağlı şirketler İçin üretmeyi ve onlara teslim etmeyi taahhüt edeceği, Madde 2.3 veya bu 3. Maddenin kasıtlı İhlali durumunda; Üretici ... e ve/veya bağlı şirketlere, her bir aykırılık hali için ayır ayn Üreticinin son 12 ay süresince ... teslimatını yaptığı ürünlerin toplam net satışının %5"İ tutarında ancak 15.000 avrodan az olmamak kaydıyla sözleşmeden doğan ceza ödeyeceği, Her bir aykırılık hali; her bir ürünün üçüncü kişilere satılması, devredilmesi veya 2.3 maddeye göre zamanında teslim edilmeyen tüm siparişler anlamına geleceği, Ürünlerin veya ürün ambalajlarının üzerindeki her türlü açıklama İle marka ve logolar, ... ve/veya bağlı şirketler tarafından onaylanacaktır, üreticinin, ... ve/veya bağlı şirketler tarafından önceden yazılı onayını almadan marka veya açıklamalarla ilgili herhangi bir değişiklik yapma yetkisi olmadığı, Ambalajlama, etiketleme ve tasarımın geliştirilmesi ile ilgili gerçekleşecek tüm masraflar Üretici tarafından üstlenilecektir. Üretici tarafından geliştirilen veya revize edilen ambalaj tasarımının bir nüshası, film ya da CD, kromolin/maket veya dijital baskı provası formatında ... ve/veya bağlı şirketlere teslim edileceği, Başka türlü anlaşılmadığı takdirde Üretici, planladığı imalat miktarlarının gereklerine uygun olarak ve işletme gereksinimi için gereken asgari miktardaki ambalaj malzemesini satın alacak, Üretici sipariş miktarı ve basılan kopya sayısı ile ilgili olarak ... ve/veya bağlı şirketlerin yazılı onayını önceden alacaktır. Aksi takdirde ... ve/veya bağlı şirketlerin stoklanmış ambalaj malzemelerine İlişkin herhangi bir sorumlulukları bulunmayacağı, ... ve/veya bağlı şirketler, bir ürünün üretimini durdurursa veya bir ürünün ambalajını değiştirirse madde 15.2 ve 15.3’e göre sözleşmenin feshi durumları istisna olmak üzere, belirlenen şartlara uymuş olması ... ve/veya bağlı şirketler kullanılmamış ambalaj malzemelerini Üretici 'den maliyetine satın alacağı, Üreticinin söz/eşmeden doğan sorumluluklarıyla İlgili bir kusuru, ihmali veya hatası nedeniyle bir ürünün üretimi durduruluyor veya bir ambalaj türünün kullanımından vazgeçiliyorsa, ... ve/veya bağlı şirketlerin madde 10.5'de belirlenen ambalaj malzemelerinin satın alınması dahil, hiçbir yükümlülüğü olmayacaktır’' denildiğini. bir hayli ayrıntılı olan sözleşmenin, davanın konusuyla doğrudan ilgili olduğu için yalnızca yukarıdakileri alıntılanmış oldukları hükümler ışığında müvekkilleri şirket 10.3 maddesi gereğince asgari miktarda ambalaj malzemesi satın alacağını, bu asgari miktardaki ambalaj malzemesinin stoklarda bulunmaması haünde, müvekkilleri şirketin davacı şirketin sipariş edilen ürünlerini hazır etse bile, ambalaj ve koli yoksunluğu nedeniyle siparişlerin tesliminin ifası da imkansız olacağını, bu durum İse yeterli ambalaj miktarının stoklarda bulunmaması nedeniyle madde 10.3‘ün ihlalini anlamına geldiği gibi, sipariş edilen ürünlerin teslim edilememesi nedeniyle de sözleşmenin 2.3 maddesinin ihlali anlamına geleceğini, sözleşmedeki madde 2.3'ün ihlalinin müeyyidesi ise bir hayli ağır olup, sözleşmenin 3.2 maddesinde yer aldığı üzere, son 12 ay süresince teslimatını yaptığı ürünlerin toplam net satışının %5'İ tutarında ancak 15.000 avrodon az olmamak kaydıyla tazminat olduğunu, davacı şirketin sözleşmeyle müvekkillerine yüklediği, her an siparişe hazır konumda olmak olduğunu, bu da siparişin temininin önemli ayağı olan ambalaj malzemelerinin stoklarda asgari ve yeteri miktarda hazır, tutulması olduğunu, aksi halde yükiü miktarlarda cezai şart gündeme geleceğini, müvekkil şirket ile davalı şirket personelleri arasında, özellikle de davacı şirket marka yönetimi uzmanı ... ile müvekkil şirket personeli ... arasında (bu yazışmalarda ambalajlan üreten dava dışı üçüncü firma ... San. ve Tic. A.Ş. personeli ... da yer almakta olduğunu, sözleşmenin 27.12.2011 tarihinde İmzalanmasını müteakiben, sözleşmenin 10.2 ve 0.3 maddesine istinaden e-mail trafiği başladığını, ekte sunduktan e-mail yazışmalannın tarihi 13 Ocak, 9-10-20-22-23-25-28 Şubat, 1-12-13-17-18-27 Mart olup, tüm bu yazışmalar davacı şirketin iddlalannın tam aksine olduğu gibi, kötü niyetini de tamamen ortaya koymakta olduğunu bu yazışmalarda genel itibariyle siparişe konu olabilecek çeşitti tipte bakliyatlann ambalaj tasarımlarının bazen kromolin/maket bazen de Citli halinde davacı şirket marka yönetimi uzmanı ...'a tesijm edildiği, bazı ambalajlarda davacı şirketin adres değişikliği nedeniyle revizvon/değişiklik yapıldığı ve sonuç olarak tüm bakliyat çeşitlerinin ambalaj bobinlerinin ve tip kolilerinin üretimine davacı şirket yetkilisi tarafından ONAY verildiği, sabit olduğunu, dosyaya sunulu faturalardan da görüleceği gibi ve iş bu mailler de geçtiği üzere, davacı şirketin uygun bulduğu tasarımlan dava dışı ... San. ve Tic. AŞ'ye göndermesini müteakiben, ambalaj üretimine başlanmış ve 2012 yılının muhtelif aylarında toplam i 1 adet fatura keşide edilen ve müvekkilleri şirket tarafından bu ambalajların ve kolilerin bedeli tamamen ödendiğini, bunun dışında aynca ... San. A.Ş. ve ...San. Tic. Ltd. Şti.'ye de ürünlerin üretimi için sipariş geçildiğini, buna ilişkin deliller olarak 2012 yılının muhtelif aylarında 9 adet fatura keşide edilmiş ve bunların da tüm ödemeleri müvekkil şirket tarafından yapıldığını, nitekim bu ambalaj ve kolilerin üretilmiş olmasıyla, müvekkilleri şirketten talep edilen ürünler, bakliyat çeşitleri vs. ambalajlanmış, kolilenmiş ve bu son haliyle davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirketin dediği doğru olsaydı, yani stokta bulunan mallarla ilgili herhangi bir onaylarının olmadığı gerçek olsaydı, davacı şirketle müvekkilleri şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin olması mümkün olmayacağını, çünkü, müvekkilleri şirket, yalnızca tanm ürünlerinin ticaretiyle İlgilenmekte olup, ambalaj veya koli üretmemekte olduğunu ve üzerinde davacı şirket ...’in logolarının ve diğer reklam ve promosyon bilgilerinin yazıldığı ve ONAYLI ambalaj ve koliler olmadan da, davacı şirketin siparişleri temin edilemeyeceğini, eğer taraflar arasında bir ticari İlişki varsa, yani müvekkilleri şirket tarafından ...'e mal teslim edilmişse, ki bu tarafların ticari defterleriyle ve davacı vekilinin dilekçesiyle sabit olduğunu, bu onayın da verildiği anlamına geldiğini, onaylanmamış bir ambalaj ve kolinin olduğu durumda mal teslimi de gerçekleşemeyeceğini, davacı şirketin marka yönetimi uzmanı ... tarafından müvekkilleri şirket personeli ...'e 20 Şubat 2012'de gönderilen e- mailde davacı şirketin ambalaj ve kolilerin tasarımına UYGUNLUK verdiği apaçık bir şekilde ortada olduğunu, devam eden ambalaj üre/İmlerinde davacı şirketin taleplerine göre yeni ve çeşitli ambalajlar üretimleriyle ilgili de sürekli taraflar arasında TEYİTLEŞME yapıldığını, sözleşmenin 0.3 maddesi gereğince müvekkilleri şirket asgari miktarda ambalaj malzemesini stoklarda bulundurmak zorunda olduğunu, yine sözleşmenin 2.3 maddesi gereğince müvekkilleri şirket siparişe konu ürünleri zamanında teslim etmek zorunda olduğunu, aksi halde, sözleşmenin 3.2 maddesindeki cezai müeyyide İle karşılaşacak, son 12 ay süresince ...'e teslimatını yaptığı ürünlerin toplam net satışının %5'İ tutarında ancak 15.000 avrodan az olmamakjkaydıyla sözleşmeden doğan ceza ödeyeceğini, müvekkilleri şirket herhangi bir cezai müeyyide ile karşılaşmamak için azalan stokların siparişleri karşılayacak düzeyde tutmak zorunda olduğunu, sundukları ambalaj ve koli listesinden anlaşılacağı üzere, taraflar arasında 22 çeşit ürün ticareti söz konusu olup, her birinden en az altı aylık kadar siparişi karşılayacak miktarda ambalaj ve koli saklanması ticari hayatın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi ve ayrıca müvekkil şirkete sözleşmeyle yükletilen yükümlülüklere uyulması için de zorunlu olduğunu, Diğer yandan taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin 15.2 maddes/nde; "İs bu sözleşme taraftardan herhangi biri tarafından, her takvim yılının biriminden aidat ay öncesine tekabül edecek ihbar süresi içeren taahhütlü posta ile feshedilebitir." denmekte olduğunu, bir an için sözleşmenin feshedildiği düşünülse dahi, bu ancak altı ay sonra yürürlüğe gireceğinden olası altı aylık siparişi karşılayacak ambalaj ve koli malzemesinin müvekkilleri şirket tarafından stoklarda bulundurulması zorunlu olduğu anlaşılacağı üzere, ancak üç dört aylık siparişi karşılayabilecek düzeyde olan stoktaki malzemelerin, fahiş bir durumda olmadığı da açık olduğunu, başka önemli bir husus da davacı şirket de çok iyi bilmekledir ve aynca yaptırılacak bilirkişi İncelemesinde de açığa çıkacaktır ki 500 Kg dan daha aşağıda bobin imalatı, piyasada mümkün olmadığını, ambalaj ve tip koli stok üstesinde yer aldığı üzere, 22 parça üründen çok önemli bir kısmı 500 Kg civarı ve ya altında olduğunu, çok az bazı ambalaj çeşitlerinin stokta 500 Kg üzerinde olmasının nedeni ise, çok daha fazla talep edilen ürün çeşidi olması olduğunu, hal böyleyken müvekkillerin, çok dikkarii bir şekilde, davacı şirketin menfaatini gözettiği açık olduğunu, davacı şirket, siparişi 01.04.2013 tarihinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin durdurduğunu, bu tarihin üzerinden aylar geçmiş olmasına rağmen davacı şirke içe yine herhangi bir sipariş talebinde bulunulmadığı gibi, kendi adına ve talebi üzerine basrinian ambalaj ve kolilerin de teslim alınması için herhangi bir girişimde bulunulmadığını, müvekkilleri şirkei yetkililerince defalarca sözlü olarak müvekkilleri şirketin deposunda bulunan ambalaj ve kolilerin maliyet fiyatına geri alınması bildirilmişse de, bu girişimlerden sonuç alınamadığını, bu defa müvekkilleri şirket sonuç almak adına noterden ihtarname gönderdiğini, ... Noterliği'nİn 23.10.2013 tarihli i ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde müvekkilleri şirket; "Siz muhatap ile aramızda 27/12/2011 tarihinde yazılı sözleşme akdedilmiştir, iş bu sözleşme gereğince tarafımızca üzerinde mutabakata vanim/ş oian markalı mallar için tamamen sözleşmeye uygun olarak 11424 kg, ambalaj ve 32271 adet koli yaptjhlmış ve bedefi tarafımızdan ödenmiştir... Ancak gelinen süreçte siz muhatap, sözleşme konusu üretimi 01/04/2013 tarihinden bu yana durdurmuş bulunmakta ve sipariş vermemektesiniz Ne ki halihazırda stokta, sözleşmenin 10.3 maddesine uygun şekilde 11424 kg ambalaj ve 32271 adet koli bulunmaktadır. Münakİt sözleşmenin 10.5 maddesine göre; '... ve veya Bağlı Şirketler bir ürünün üretimini durdurursa veya bir ürünün ambalajını değiştirirse - madde 15.2 ve 15.3'e göre sözleşmenin feshi durumları İstisna olmak üzere ve Üreticinin madde 0.3'de ve 10.6’da belirlenen şartlara uymuş olması şartıyla ... ve/veya Bağlı Şirketler kullanılmamış ambalaj malzemelerini ÜRETİCİ ‘den maliyetine safın alacaktır.’ Tarafınızca üretim durdurulmuş olduğundan stokta bulunan kullanılmamış ambalaj malzemesinin maliyet bedeli olan 127.779 TL'nin İş bu ihtarnamenin siz muhataba tebliğinden itibaren üç İş günü İçerisinde ödenmesini, aksi halde işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile birlikte alacağın tahsili için dava ikame edileceğini ihtar ederiz." dendiğini, İŞ bu ihtarname, İhtarname ekinde sundukları tebliğ şerhinden de anlaşıldığı gibi 25.11.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davacı şirketle yeni herhangi bir Ödeme, mal teslim alma veya cevap verme gibi herhangi bir somut eylemde bulun ulamadığını, davacı şirket aleyhine son çare olarak bu defa .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasıyla İcra takibine geçildiğini, davacı şirket, bu İcra takibinde süresinde herhangi bir İtirazda bulunmadığından, takibe devam edilmiş ve haciz işlemleri uygulandığını, davacı şirketin huzurunuzda ikame etmiş olduğu, iş bu İcra takibe dayanak borcun olmadığına yönelik davasında iddiası iki noktada toplanmakta olup. Birincisi, davalıdan takip konusu miktarda koli ve ambalaj malzemesi talebi ve siparişinin kesinlikle olmadığı, İkincisi koli ve ambalaj malzemesinin faturaya dayanmadığı olduğunu, birincisinin samimi ve gerçek olmadığını yukarıdaki e-mail kayıtlan, sözieşme ve faturalarla ortaya koyduklarını, ikinci iddiasına gelince, bu da tamamen dürüstlükten yoksun olduğunu, zira, koli ve ambalaj malzemesine İlişkin alacak talebinde bulunmalarının doğrudan sözleşmeye dayanmakta olduğunu, sözleşmenin 10.5 maddesine göre; "... ve/veya Bağlı Şirketler bir ürünün üretimini durdurursa veya bir ürünün ambalajını değiştirirse - madde 15.2 ve 15.3'e göre sözleşmenin feshi durumları İstisna olmak üzere ve Üreticinin madde 10.3’de ve 10.6'da belirlenen şartlara uymuş olması şartıyla ... ve/veya Bağlı Şirketler kullanılmamış ambalaj malzemelerini ÜRETİCİ ‘den maliyetine satın alacaktır." dendiğini, Dolayısıyla bedeli müvekkilleri şirket tarafından ödenmiş olan ve müvekkilleri şirketin deposunda bulunan, davacı şirketin ve kendi talebiyle üretilen stok malların maliyet bedeli üzerinden müvekkilleri şirketten satın alınması, sözleşmenin zorunlu hükmü gereği olduğunu, alacak, doğrudan sözleşmeye dayanmakta olduğunu, davacı şirketin, üretimin durdurulduğu 01.04.2013 tarihinden bu yana malları teslim alma gibi, en ufak bir girişimi olmadığını, defalarca yapılan sözlü bildirimler de sonuç vermediğini, aynca İhtarnameye de herhangi bir yanıt verme tenezzülünde bulunmadıklarını ve hatta icra takibine de itiraz etmediklerini, sözleşme gereğince davacı şirketin üzerine düşen yükümlülük açık olduğunu, malların teslim alımı ve maliyet bedelinin ödenmesi, bunun dışındaki tüm İddiaların sözleşmenin açık hükmü karşısında bir ehemmiyeti olmadığını, davacı şirketin kendi adına ve talebi üzerine bastırılan ambalaj ve koliler, müvekkilleri şirketin fabrika binasının depolarında olduğunu belirterek, Haksız ve yersiz davanın reddine, .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına konulan tedbirlerin kaldırılmasına, kötü niyetle huzurdaki davayı ikame eden davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri İle ücreti vekaletin davacı aleyhine yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibine dayalı açılan menfi tespit davasıdır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda ... sayılı 26/10/2015 tarihli ilamı ile "Davanın kabulüne, Davacının davalıya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin davalı-alacaklının kötü niyeti sabit olmadığından ve şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir.
Tarafların Mahkeme hükmünü temyiz etmeleri sonucu, dosya Yargıtay 19.Hukuk dairesinin 2016/..., 2016/... K sayılı ve28.10.2016 tarihli ilamında karar bağlanmış, kararda özetle;"Davacının ürün fiyatlarındaki artış iddiasıyla sözleşmeyi fiilen tatil ettiği, davalının da bundan dolayı bir miktar ambalaj stoğu ile başbaşa kaldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalının elindeki mevcut stoğun sözleşme gereği bulundurulması gerektiğinden bunun maliyet bedelini talep etmeye hak kazandığı görüşü ileri sürülmüş ise de bilirkişilerin hukukçu ve mali müşavirden oluşması ve içlerinde sektörel alanda uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin bulunmaması eksiklik olarak görülmüştür. Bu durumda mahkemece içinde market firmaları ile tedarikçi fason üretim yapan firmalar arasındaki sektörel uygulamayı bilen ve bu hususta uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de eklenmesi suretiyle oluşturulacak yeni bir heyetten taraflar arasındaki sözleşmeyi ve bu alandaki genel uygulamayı da göz önünde bulundurarak taraflar arasındaki siparişin eylemli olarak (önceden herhangi bir ihbarda bulunmaksızın) sona erdirildiği de dikkate alınarak davalı elinde kalması gereken makul ambalaj miktarının ne kadar olması gerektiği ve bunun sadece davalı firmaya maliyet tutarı belirlenmek suretiyle davacı marketten talep etmesi gereken gerçek tutarın ne olduğu hususunda denetime elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. " denilerek hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir. Karar düzeltme talebinde bulunulması sonucu dosya Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2017/... E, 2018/... K sayılı ve 03.10.2018 tarihli kararında, "Davalı ... Gıda San. Tic. A.Ş’nin 18/10/2016 tarih 2015/... E. sayılı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı ile iflas etmiştir. Bu durumda anılan şirketin temsilcilerinin temsil yetkileri sona ermiş olup, İİK'nın 194.maddesine göre müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları duracağından ve ancak ikinci alacaklıların toplanmasından on gün sonra yargılamaya devam olunacağından, kamu düzenine tekabül etmesi nedeniyle bu yönden kararın bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir., dolayısıyla Daire Bozma ilamı kaldırılarak yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA bozma nedenine göre diğer temyiz ve karar düzeltme itirazları şimdilik incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
Bozma sonrası dosya Mahkemenin 2019/45 esasına kayıt edilerek yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmektedir.
....Asliye Ticaret Mahkemesinin ...sayılı ilamında; ... A.Ş (Eski Ünvanı: ... ...A.Ş) iflas erteleme talebinin reddi ile iflasına 16/10/2020 tarihinde karar verildiği, bu kararın 07/06/2023 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
....İcra Dairesinin ... iflas dosyasında ... A.Ş (Eski Ünvanı:... ...A.Ş)'nin iflas masasında tasfiyenin basit tasfiye olarak yapılmasına karar verildiği, basit tasfiyede alacaklılar toplantısının yapılmasının mümkün olmadığı, işbu sebeple tasfiye işlemleri resen müdürlüklerince devam ettiği, bildirilmiştir.
....Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayı ile 18.10.2017 tarihinde davalı ... Gıda San.Tic.A.Ş'nin İflas Erteleme talebinin reddine 18/10/2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, İstanbul BAM 17.Hukuk Dairesinin 2018/... E, 2018/... K sayılı ilamı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiş olup, red ilamının temyiz talebinde bululmadığı, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 23.12.2020 tarih ve 2018/... E, 2020/... K sayılı ilamı temyiz talebi reddine ve hükmün onanamasına karar verilmiş olmakla hükmün 23.12.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
...İcra Dairesinin ... iflas dosyasında müflis ...Tic.A.Ş iflas masasında tasfiyenin adi tasfiye olarak yürütülmesine karar verildiği, birinci alacaklılar toplantısı neticesinde iflas idare memurlarının atandığı, İflas idare memurlarının Av...., Av...., Av.... olduğu, ikinci alacaklılar toplantısının 11.02.2022 tarihi tayin edilmiş ise de toplantıya gelen alacaklar nisabı olmadığından toplantı yapılamadığı, bildirilmiştir.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 17/01/2023 tarihli raporlarında özetle; her ne kadar sözleşmenin yalın olarak değerlendirilmesinde, Davacı ...'in, sözleşmenin 2.3.maddesinde belirtilen yazılı onayın bulunmaması sebebiyle, stoklanan ambalajlardan sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşılsa da, sözleşmenin diğer maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, davalının muhtemel bir cezai şarttan kurtulabilmek ve sözleşmenin 10.3 ve 10.5.maddelerinde belirtilen yükümlülüklerini karşılayabilmek için ihtiyacı oranında ambalaj stoklaması gerektiği, Yargıtay ilamında da işaret edildiği üzere, sektörel inceleme sonucunda, heyetimizde yer alan uzman bilirkişi tarafından ambalajların "... stokta bulunmasının normal olacağı..." kanısına varıldığı, bu nedenle de davalı yönünden sözleşmenin ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği, bahse konu sektör uygulamaları ile uyumlu bir eylem gerçekleştirildiği, davalının ambalajları stoklamasının sektör uygulamasının bir gereği olduğu ve mali incelemeler neticesinde, davalı şirketin alacağının; 127.729,00 TL asıl alacak ve 741,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 128.470,54 TL olduğu sonucuna varıldığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, tarafların beyanları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ; davalı ile davacı şirket arasında 27/12/2011 tarihinde akdedilen Fason Üretim Anlaşması gereğince ticari ilişki mevcut olduğu, davacının davalıdan anlaşma uyarınca pirinç ürünleri almayı ve davalının da satmayı taahhüt ettiği, davalının 17.12.2013 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine 128.575,66 TL tutarında alacak ile icra takibi başlattığı, takipteki alacağın dayanağının anlaşma uyarınca kullanılmayan ambalaj ve koli maliyet bedellerine ilişkin bulunduğu,
Davacı şirket ile davalı şirket arasında 27.12.2011 tarihli ... Ürünleri için Fason Üretim Anlaşması ("Sözleşme") akdedildiği, dosya incelemesinde davalı yan tarafından davacı aleyhine 17.12.2013 tarihinde .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasın ile 27.12.2011 tarihli sözleşmenin 10.5 maddesine binaen kullanılmamış 11.424 kg. ambalaj malzemesi ve 32.271 adet koli maliyet bedeli olan 128.575.86 TL tutarlı icra takibi başlatıldığı,
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10.3.maddesi gereğince; "Başka türlü anlaşılmadığı takdirde Üretici, planladığı imalat miktarlarının gereklerine uygun olarak ve işletme gereksinimi için gereken asgari miktardaki ambalaj malzemesini satın alacak, Üretici sipariş miktarı ve basılan kopya sayısı ile ilgili olarak ... ve/veya bağlı şirketlerin yazılı onayını önceden alacaktır. Aksi takdirde ... ve/veya bağlı şirketlerin stoklanmış ambalaj malzemelerine ilişkin herhangi bir sorumlulukları bulunmayacaktır". Buna göre davacının yazılı onayı doğrultusunda asgari bir alım yapılması gerekmekte olduğu,
Bununla birlikte yine aynı sözleşmenin 2.3.maddesine göre "üretici, işbu sözleşme süresince ... ve/veya bağlı şirketler tarafından verilen tüm siparişleri tam ve eksiksiz olarak zamanında yerine getirmeyi ve ürünleri yalnızca bağlı şirketler için üretmeyi ve onlara teslim etmeyi taahhüt eder." Bununla bağlantılı madde 3.2.'ye göre ise "Madde 2.3 veya bu 3.maddenin kasıtlı ihlali durumunda, Üretici ...'e ve/veya bağlı şirektere, her bir aykırılık hali için ayrı ayrı üreticinin son 12 ay süresince ...'e teslimatını yaptığı ürünlerin toplam net satışının %5'i tutarında ancak 15000 EURO'dan az olmamk kaydıyla sözleşmeden doğan ceza ödeyecektir. Her bir aykırılık hali; her bir ürünün üçüncü kişilere satılması, devredilmesi veya 2.3.maddeye göre zamanında teslim edilmeyen tüm siparişler anlamına gelir." hükümüne göre üretinin gerekli stokları elinde bulundurmaması halinde yüklü miktarda cezai şartlarla karşı karşıya kalması mümkün olduğu,
Tarafların tacir olduğu ve basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğu düşünüldüğünde, tacir olmanın hüküm ve sonuçlarından olan ücret ve cezanın indirilememesi kuralına tabi olduğu, bir başka deyişle yukarıda bahsi geçen cezai şartın "fazla" olduğundan bahsedemeyeceği açık olduğu,
Sözleşmenin 10.3 maddesinde üreticinin planlanan imalat miktarları gereklerine uygun olarak gereken asgari ambalaj malzemesini satın alacağı ve bunu yaparken davacı marketin yazılı onayını alacağı belirlenmiş, 10.5 maddesinde ise davacı marketten kaynaklanan bir sorun nedeniyle üretimi durdurulan ürünlerin ambalajlarının maliyetine davacı market tarafından satın alınacağı hükme bağlandığı,
Her ne kadar sözleşmenin yalın olarak değerlendirilmesinde, Davacı ...'in, sözleşmenin 2.3.maddesinde belirtilen yazılı bir onayı bulunmaması sebebiyle, stoklanan ambalajlardan sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşılsa da, sözleşmenin diğer maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, davalının muhtemel bir cezai şarttan kurtulabilmek ve sözleşmenin 10.3 ve 10.5.maddelerinde belirtilen yükümlülüklerini karşılayabilmek için ihtiyacı oranında ambalaj stoklaması gerektiği, Yargıtay ilamında işaret edildiği üzere, sektörel inceleme sonucunda, uzman bilirkişi tarafından ambalajların "... stokta bulunmasının normal olacağı..." kanısına varıldığı için, davalı yönünden sözleşmenin ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği, bahse konu sektör uygulamaları ile uyumlu bir eylem gerçekleştirildiği, davalının ambalajları stoklamasının sektör uygulamasının bir gereği olduğu ve mali incelemeler neticesinde, davalı şirketin alacağının; 127.729,00 TL asıl alacak ve 741,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 128.470,54 TL olduğu hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporuna göre davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 2.195,80-TL harçtan mahsubu ile fazla 1.768,20 -TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, (Bozma öncesi 07.01.2016 tarih 2016/6 Harç nolu 6.587,22-TL bedelli harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmemiş ise işlemsiz olarak iadesine, tahsil edilmiş ise iadesine)
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 20.572,14 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, Davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!