T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/16 Esas
KARAR NO :2024/488
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:08/01/2024
KARAR TARİHİ:05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kullanımında olan tesisatta 31.01.2019 tarihinde Kurum tarafından yapılan kontrollerde; sayaca direkt bağlantı yapmak suretiyle sözleşmesiz enerji kullanıldığının tespit edilmesi üzerine tespit tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapılmış ve fatura gönderildiğini, bu tahakkuklara rağmen borcun davalı/borçlu tarafından ödenmemesi üzerine 5.005,49-TL tutarında ödenmemiş kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 5.119,68-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalının ilgili kaçak elektrik bedelini ödemek için son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP: Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmesiz ticarethanede kaçak elektrik kullanım borcuna dayalı olarak davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 5.119,68-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tensip ara kararları uyarınca davanın ticari işletme, tacir ve esnaf ve vergi kayıtlarının celbine ilişkin yazılan müzekkerelere yanıt verildiği, verilen yanıtlarda esnaf ve tacir kaydının bulunmadığı, vergi kaydının ise 1987 yılında terk kaydının bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 08/01/2024 tarihinde açılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da taraf- ların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Kaçak elektrik kullanım iddiası bulunduğu takdirde, mahkemenin görevi noktasında aboneli kaçak veya abonesiz kaçak durumlarına göre mahkemenin görevi belirlenecek olup Ticarethane olan yerde aboneli kullanım varsa bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır.
Davacı vekili tarafından, sayaca direkt bağlantı yapmak suretiyle sözleşmesiz enerji kullanıldığının tespit edilmesi üzerine tespit tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları tanzim edildiği, İşbu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapılmış ve fatura gönderildiği, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden alacak nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali talep edilmiştir.
Buna göre, davalı gerçek kişi ile davacı kurum arasında abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, uyuşmazlığın kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı, ilgili kurumlara yazılan yazı cevaplarına göre, davalının gelir vergisine tabi mükellefiyetinin 1987 yılında sonlandığı ve ticaret sicil kaydı olmayan davalının tacir olmadığı, şirket ortaklık kaydının bulunmadığı kaldı ki salt şirket ortaklığı bulunmasının, tacir olarak kabulü için yeter olmadığı, davanın mutlak veyahut nisbi ticari dava olmasını gerektirir yanının bulunmadığı, dolayısıyla taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığından davanın haksız fiil hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 18/12/2023 Tarih, 2023/1396 Esas, 2023/3417 Karar sayılı İlamı.) Açıklanan sebeplerle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Görevli ve yetkili mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına,
4-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 05/06/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!