T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/88 Esas
KARAR NO : 2024/125
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilin haklı alacağına ilişkin başlatılan ... 31. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından itiraz edilmiş olduğu, bu itibarla işbu borca ve ferilerine yapılan haksız, kötü niyetli ve yasal dayanaktan yoksun itirazların iptali ile takibin devamına, ilaveten alacağın likit olmasından mütevellit karşı taraf aleyhinde dava ve takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, şöyle ki; Davacı müvekkil... Şirketi ile ... Şirketi arasındaki ticari ilişki içerisinde cari hesap sözleşmesi yaptığı ancak gelinen noktada borçlu, alacaklı müvekkil şirkete olan borcunu ifa etmediği, taraflar arasındaki ticarete ilişkin tüm kayıtlar müvekkile ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, sayın Mahkeme tarafından gerekli görülmesi halinde bilirkişiler tarafından yapılacak incelemede de davalı tarafın, müvekkil şirkete borçlu olduğu tespit edilebileceği tüm bu nedenlerle karşı tarafın 55.714,54-TL ve ferileri için haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile müvekkil tarafından ... 31. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin 55.714,54-TL ve ferileri için devamına, Dava ve takip konusu alacağın likit olmasından bahisle kötü niyetli karşı taraf aleyhinde dava ve takip değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin yurtdışında ve Türkiye’de turizm sektöründe faaliyet göstermekte olan, Türk ticari hayatının köklü şirketlerinden olduğu, Müvekkil şirket, İştigal konusu olan turizm ve otelcilik alanında dünyada büyük başarılara imza atmış olup, tüm dünyada ve özellikle Türkiye’de sektörel anlamda adından söz ettirdiği, Müvekkil şirket her zaman müşteri memnuniyeti ve en güvenilir hizmeti verme anlayışı içerisinde hizmet verdiği, hal böyleyken müvekkil şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediği yönündeki beyanlar ancak ve ancak itibar zedelemek niyetiyle söylendiği, bilindiği üzere Covid-19, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihinde pandemi ilan edilmiş olduğu, dünya çapında hala hızla yayıldığı, bu bağlamda Covid-19 salgın hastalığının mücbir sebep teşkil ettiği tarafların yaptıkları sözleşme uyarınca üstlendikleri edimlerin ifası, mücbir sebep olarak nitelendirilen bu salgın hastalık ve salgın hastalıkla mücadele ederken devletlerin aldığı önlemler sebebiyle doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiği ve bazen de imkansızlaştığı, ülkemizde ilk etapta eğlence yerleri ve kahvehanelerin kapatılmasıyla başlayan önlemler gün geçtikçe sıkılaştığı, şehirlerarası ulaşımın yasaklanması ve devamında sokağa çıkma yasağı uygulamasına kadar genişletildiği, bu durumun hayatın olağan akışını etkilediği ve birçok sektörün özellikle de turizm sektörünün oldukça zarar görmesine sebep olduğu, Turizm sektöründe kriz; turizmle ilgili işletmelerin olağan faaliyetlerini tehdit eden, turistik bölgenin güvenli olmadığı izlenimi yaratan, turistleri yörenin turistik çekicilikleri ve rahatlığı konusunda olumsuz etkileyen ve bölgeye yönelik turizm talebinin ve harcamalarının azalması nedeniyle yerel turizm işletmelerinin faaliyetlerini yerine getirememeleri ya da varlıklarını devam ettirememelerine ve turizm talebinin azalmasına neden olan olaylar şeklinde tanımlandığı, pandeminin turizm ekonomisi için eşi görülmemiş bir kriz olarak nitelendirildiği, Müvekkilin pandemi nedeniyle ve izah etmiş oldukları üzere turizm talebinin ve harcamalarının oldukça azalması ile aşırı ifa güçlüğüne düştüğü, tüm bu nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, haksız ve kötüniyetli takip başlatıldığından davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava, İtirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporundan özetle; Davacı firmaya ait 2021 ,2022 ve 2023 yılları ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, Davalı firma vekili Şirketin ticari defterlerini ulaşılamadığından ibraz edilmeyeceğini beyan ettiği Davalı firma Ticari defterlerinin incelenemediği, Davacı firmanın Ticari Defter kayıtlarına göre Davalı ... Şirketi'nin İcra Takip tarihi ve Dava tarihi itibari ile 55.714,54 TL BORÇLU olduğu, Davacının 55.714,54 TL alacağına Takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereği avans faizi oranında faiz talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Dava cevap dilekçeleri, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporları hep birlikte incelendiğinde; taraflar arasında ticari ilişki nedeniyle cari hesap uyarınca alacağın ödenmemesi üzerine davacı tarafça icra takibinde bulunulduğu, süresinde itiraz ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mahkememizce yerinde inceleme yetkisi verilerek bilirkişiden rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişinin davalı şirket yetkilisine gerekli mail ve talimatları göndermesine rağmen davalının ticari defterlerini incelemeye esas olmak üzere sunmadığı, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ise davalının 01/04/2022 tarihinde takip konusu miktar kadar şüpheli ticari alacaklar şeklinde virman yapıldığı ve davacının davalıdan alacaklı olduğunun belirtildiği, davalının ticari ilişkiden kaynaklı bu faturaların karşılığını ödediğini, fatura senet ve buna benzer imzalı bir belge ile ispatlayamadığı, her ne kadar davalı aşırı ifa güçlüğü iddiasını ileri sürmüşse de uyuşmazlığa konu alacak miktarının azlığı dikkate alındığında ifa güçlüğü yaratacak bir nitelikte bir alacak olmadığı, bu nedenle davalının bu iddiasının mahkememizce dikkate alınmadığı, alacağın likit olması ve davalının borçlu olmasına rağmen haksız şekilde takibe itiraz etmesi nedeniyle icra inkar tazminatının da mahkememizce hükme esas alındığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile davalının ... 31. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına,
2-11.142,90 TL icra inkar davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 3.805,86 TL karar ve ilam harcından 672,90 TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 3.132,96 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 878,4 TL ilk masraf ile yargılama aşamasında yapılan 3.193,00 TL masraf tebligat, posta, bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.071,4 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL'NİN DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olarak davacı vekili yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı.22/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!