T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/793 Esas
KARAR NO:2024/196
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:30/10/2013
KARAR TARİHİ:12/03/2024
Dosya mahkememizin ... Sayılı kararının temyiz edildiği, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 2022/8838 Esas 2022/16612 Yargıtay İlamı doğrultusunda mahkememize gönderildiği, mahkememizin 2023/793 Esasına kaydının yapıldığı, mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkillerinin murisi ...'ın 16/07/2012 tarihinde ... plakalı araçta yoldu bulunduğunu, davalı sigorta şirketi ... poliçe numarası ile ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğunu, müvekkillerinin söz konusu trafik kazası neticesinde meydana gelen ölümle desteklerini kaybettiklerini, müteveffa ... kaza tarihinde seramik ve fayans ustası olduğunu, aylık 3.000,00 TL gelir elde ettiğini, müteveffa ..., davacılarla aynı evde ikamet ettiğini, kazancının tamamını aile bütçesine dahil ettiğini, annesi ...'a ve öğrenci olan kardeşi ...'a destek olduğunu, müteveffanın kazancı ve davacılara destekliği yargılama aşamasında dinletecekleri tanık beyanları ile ispat edileceğini, mahkeme tarafından destek zararın hesabı için yaptırılarak bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkillerinin destek zararlarının belirleneceğini, müvekkillerinin desteği olan müteveffa ... araçta yolcu olarak bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde kendisine izafe edilebilecek herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı taraf ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğunu, müvekkillerine karşı destek zararının tamamından sorumlu olduğunu, kazadan sonra davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, hasar dosyası açıldığını, 10 aya yakın bir zaman geçtiğini, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile herbir müvekkili yönünden 50,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi 16/07/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı sigortadan tahsiline, masraf ve ücreti vekalete karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ... plakalı araç, sigortacı şirket tarafından tanzim edilen, 16.12.2011-16.12.2012 vadeli ... poliçe no’lu zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu olayda taşımanın niteliğinin, menfaat karşılığı olmadan yapılan hatır taşımasına dair Yargıtay içtihadı uyarınca değerlendirilmesini talep ettiklerini, bu itibarla taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığını, bunun sonucunda tazminat, hakkaniyete uygun bir oranda indirilmesinin gerektiğini, davacı ... müteveffanın kardeşi olup destek olgusunun ispat edilmesinin gerektiğini, müteveffanın 3.000,00 TL geliri olduğu yönündeki iddialara da itirazlarımızı sunduklarını, bu kapsamda SGK ve vergi kayıtlarının celbini talep ettiklerini, 16.07.2012 tarihli kazadan dolayı açılan ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğunu, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, 10.01.2013 tarihinde meydana gelen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini, tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüerya uzmanına gönderilmesini, davacıların sosyal ve ekonomik durumları ile hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduklarının tespit edilmesinin gerektiğini, davacılar Sosyal Güvenlik Kurumundan ölüm/cenaze masrafı, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri almış ise, bu sosyal Güvenlik kuruluşlarının kendi özel kanunlarına göre müvekkili şirket ... Sigortaya rücu imkanı doğduğunu, ... Sigortanın davacıların dışında, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının da aynı kazadan dolayı aynı rücu talepleriyle karşı karşıya kalmaması için bu konudaki araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini, 6111 sayılı kanun gereği tedavi giderlerinden doğan yükümlülüklerden SGK sorumlu olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... Sayılı kararının temyiz edildiği, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 2022/8838 Esas 2022/16612 Yargıtay İlamı doğrultusunda mahkememize gönderildiği, mahkememizin esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda; Müteveffa sürücü ... idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermediği, seyrini kendi istikametine ayrılmış yol bölümünde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği, dubalar dizilmek suretiyle karşı yön trafiği için ayrılmış ilave şeride girdiği ve burada karşı yönünden gelmekte olan otobüse çarptığı olayda asli derecede tamamen kusurlu olduğunu, sürücü ...'in idaresindeki otobüs ile kendi istikameti için açılmış ilave şeritte seyir halinde bulunduğu sırada, yine bu şeritte ters yönden gelmekte olan kamyonet ile karıştığı kazada alabileceği yeterli bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığını, sürücü ...'in idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, olay mahallinde meydana gelen ilk çarpışmanın etkisiyle önüne savrulan araca çarpmak durumunda kaldığı kazada alabileceği yeterli bir önlem bulunmadığını, atfı kabil bir kusuru bulunmadığını, sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü ...’in kusursuz, sürücü ...'in kusursuz olduğuna ilişkin rapor düzenlenmiştir.
Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında bilirkişi ... tarafından hazırlanan 22/02/2016 tarihli raporda; 16.07.2012 tarihinde meydana gelen Trafik kazası sonucu vefat eden ...'ın geride kalan davacı annesi ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 95.582,94 TL olduğuna ilişkin rapor düzenlemiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 23/06/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma talebini 95.582,94 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında bilirkişi ... tarafından hazırlanan 19.04.2021 tarihli ek raporda; kök rapor esas alınarak, ek raporda da işlemiş dönemin kök rapordaki gibi olacağı, davalı vekilinin itirazına binaen, Mahkemeye ait olmak üzere ilk rapordaki emsal ücrete göre hesaplanan maddi tazminat hesabına alternatif diğer bir seçenek olarak dosyaya ekli SGK hizmet dökümündeki 2012 yılı ücretlerinin ortalaması esas alınarak maddî tazminat hesabı yapılacağını, davalı vekilince sunulan itiraz dilekçesinde "...babaya pay ayırmaksızın tazminat hesaplanmıştır..." denildiğini, ancak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13198 Esas Sayılı ve 2019/6066 Sayılı Kararın belirtildiği üzere, kök raporda babaya pay ayrılmamasında bir isabetsizlik olmadığı, Davalı vekili İtiraz dilekçesinin 3. bendinde "Bilirkişi tarafından Iskonto yapılmamıştır" denilmekte olduğu, hesaplamanın l/kn. %10 artış ve %10 Iskonto Progresif Rant tablosuna göre yapılmış olup Yargıtay İçtihatlarına uygun olduğu, bu yönde de bir isabetsizlik olmadığı, Davalı vekili İtiraz dilekçesinin 4. bendinde "Emniyet kemerini takmayan müteveffanın müterafik kusuru mevcuttur" demekte olup, takdiri mahkemeye ait olmak üzere dosyaya ekli 2. Çevre Yolu Trafik denetleme Amirliğince düzenlemiş Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda emniyet kemeri durumunun "Belirlenemedi" olarak işaretlendiği, dosya içerisinde emniyet kemeri takılı olmadığına dair herhangi bir bilgi ve belgeyede rastlanmadığı, aktüer bilirkişinin mahkemenin kararları ve dosya içeririyle bağlı olup bu konuda teknik bir yargıya varamayacağından bu konunun uzman kuruluş Adli Tıp Kurumu yada Uzman Kusur Bilirkişi tarafından değerlendirilerek Mahkemenin takdirine sunulması gerektiğinden bütün bu açıklamalar neticesinde tarafınca bu konuyla ilgili mûterafîk kusur indirimi yapılamayacağı, Kök rapordan sonra Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26.12.2016 Tarihli E. 2014/21429. K. 2016/11892 sayılı kararında, belirtilmesie rağmen, "usulü kazanılmış hak” olması sebebiyle bu raporda pay dağılımının kök rapordaki gibi esas alınacağı, Kök rapordan sonra 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E., 2021/34 K. Sayılı kararında “....Bakiye ömür TRH 2010 Tablosundan alınırken, hesaplama 1/kn, %I0 artış ve %10 Iskonto PROGRESİF RANT tablosuna göre hesaplanması gerektiği " belirtilmesine rağmen, davalı yönünden usulü kazanılmış hak olması sebebiyle bu raporunda kök rapordaki gibi esas alınacağı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09.10.2012 tarih 2011/11068 Esas ve 2012/10762 K. Saydı kararında ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08.04.2013 tarih ve 2012/7104 Esas, 2013/6433 K. Sayılı kararlarda, muhtemel yaşam süreleri CSO 1980 işaretli yaşam tablosuna göre değil; PMF tablosuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinin belirtildiği, ayrıca 17. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararında, Hazine Müsteşarlığının 2010/4 sayılı Genelgesine göne değerlendirme yapılmaması gerektiği belirtilmekte olup, bu duruma göre; anılan İçtihatlar doğrultusunda bu raporda PMF yaşama tablosuna göre değertendirme ve hesaplama yapılacağının dikkate alınarak, buna göre değerlendirme yapılacağı, 09.05.1961 D.lu olan müteveffa ...'ın 18.07.2012 kaza ve vefat tarihi itibariyle {31) yıl (02) Ay (07) günlük olup (31) yaşında olduğu kabul edilerek P.M.F.1931 işaretli yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (37) yıl ve bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsa muhtemelen (68) yaşına kadar yaşayacağı, Davacı vekili dava dilekçesinde müteveffanın ölmeden önce Seramik ve Fayans ustası olduğunu ve aylık (3.000,00) TL gelir elde ettiğini beyan ettiğini, öte yandan; Dosyada mevcut müteveffaya ait Sigortalı Hizmet Dökümü listesinde müteveffanın 24.03.2000 -27.07.2012 tarihleri arasında değişik işverenlere ait işyerinde hizmet akdi ile SGK' Iı olarak çalıştığının anlaşıldığını, diğer yandan Müteveffanın bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsa bile aktif, yaşınında müsait olması hasebiyle kendisiyle birlikte desteğine ihtiyacı olan tüm aile fertlerinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ya bir işverene ait işyerinde hizmet akdi ile ve işçi olarak, ya da diğer değişik işlerde çalışmaya ve kazanç sağlamaya başlayacağı kabul edilerek buna göre değerlendirme yapılacağı, Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına ve uygulamalara göre Kadın-Erkek ayrımı yapılmaksızın kural olarak aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, bu duruma göre müteveffa bu olay sebebiyle ölmeyip sağ katmış olsa idi aktif çalışmasını (80) yaşına kadar devam ettireceği kabul edilerek (31) yaşından itibaren (60) yaşına kadar zarar gördüğü aktif hayat süresi (29) yıl olduğu, Müteveffanın (60-86) yaşları arası pasif devresinin ise (8) yıl olduğu, Destekten yoksunluk Tazminatlarının ileriye yönelik faraziyelere ve varsayımlara dayanılarak tespit ve hesaplanmakta olduğu, bu itibarla, müteveffanın bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsa idi hak sahibi davacı annesine maddi yardım ve destekte bulunabileceğinin kabulü halinde o takdirde hak sahibi davacı anne bakımından destekten yoksunluk tazminatı tesbit ve hesaplanacağı, bu duruma göre; Davacı annenin 02.02.1967 D.lu ve kaza tarihi itibariyle (45) yıl (05} ay (14) günlük olup (45) yaşında olduğu kabul edilerek, P.M.F.1931 işaretli yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (26) yıl ve muhtemelen (71) yaşına kadar yaşayacağı, bu itibarla müteveffa oğlunun desteğinden mahrum kaldığı süre (26) yıl olduğu, Dosyada mevcut TC. Adil Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 29.04.2015 tarihli raporunda olayın meydana gelmesinde; Davalı ... Sigorta Şirketine Sigortalı ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'ın tamamen ve % 100 Kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'in Kusursuz olduğu, ... plaka araç sürücüsü dava dışı ...'in kusursuz olduğunun belirtildiği, Müteveffa ...'ın kusursuzluk durumunun bu duruma göre değerlendirme yapılacağı, Kök rapora esas alınmış olan Sosyal- İş Sendikası tarafından mahkemece celp edilen emsal ücret bu raporda seçenek 1 olarak, Davalı vekilinin itirazına binaen, takdir mahkemeye ait olmak üzere Sgk hizmet dökümündeki 2012 yılı ücretlerinin ortalaması esas alınacak olan seçenek 2 olarak maddi tazminat hesabına esas alınacağı,
Dava dilekçesinde müteveffanın sağlığında Seramik ve Fayans ustası olduğunu ve aylık (3.000,00} TL gelir elde ettiğini beyan ettiğini, öte yandan; dosyada mevcut müteveffaya ait Sigortalı Hizmet Dökümü listesinde müteveffanın 24.03.2000 - 27.07.2012 tarihleri arasında değişik işverenlere ait işyerinde hizmet akdi ile SGK' Iı olarak çalıştığının anlaşıldığını, diğer yandan; Müteveffanın bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsa idi yaşınında müsait olması hasebiyle kendisiyle birifkte desteğine ihtiyacı olan tüm aile fertlerinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ya bir işverene ait işyerinde hizmet akdi ile, yada diğer değişik işlerde çalışacağı ve kazanç sağlayacağı kabul edilerek değerlendirme yapılacağı, Mahkemece müteveffanın Seramik ve Fayans Ustası olduğu kabul edilerek SosyaL-İş Sendikası tarafından yapılan incelemede sonucunda Seramik ve Fayans Ustası olarak çalışan bir kişinin aylık ücretinin net (1.800,00) TL olduğu bildirildiği, Yargıtay 4„9.,10.,11.,19. ve 21.Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında Destekten yoksunluk tazminatlar müteveffanın olay tarihinden İtibaren günümüze ve hüküm tarihine en yakın tarihe kadar geçen dönem içinde gerçekleşen her türiü ücret artışları ve emsal ücretlere göre tespit ve hesaplanması gerektiği belirtilmekte olup, diğer yandan bu husustaki hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktirinin Mahkemeye ait olmak üzere, emsal ücret araştırması sonucu bildirilen net (1,800,00) TL ücretin müteveffanın aylık kazancı olduğu kabul edilerek, buna göre değerlendirme yapılacağı,
Mahkemece yukarıda belirtilen sendikaya yeniden müzekkere yazılarak müteveffa emsallerinin 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında müteveffa emsallerinin net aylık ücretleri sorulmadığından Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda, sendika tarafından kaza tarihi itibariyle uygulanan Net Yasal Asgari Ücretle kıyaslandıktan sonra aynı şekilde 01.01.2013, 01.017.2013, 01.01.2014, 01.07.2014, 01.01.2015, 01.07.2015 ve 01.01.2016 tarihleri itibariyle memleketimizde uygulanan net aylık yasal asgari ücretle kıyaslanarak anılan tarihler İtibariyle Net Aylık Ücret ve kazançlar belirleneceğini, bu duruma göre; her ne kader kaza tarihi itibariyle memleketimizde uygulanan Yasal Net Asgari Ücret (673,30 Tl.)ise de; Meslek kuruluşu olan sendika tarafından kaza tarihi itibariyle bildirilen Net Aylık emsal ücret kaza tarihi itibariyle uygulanan Net Aylık Yasal Asgari Ücretin (1.800,00) TL. / (673,30) TL = (2.673) katı tutannda olduğuna göre Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da dikkate alınarak, müteveffa bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsaydı belirtilen tarihler itibariyle tespit edilen Net Aylık Yasal asgari ücretlerin de ayni şekilde (2.673) katı tutarını Net Aylık Ücret ve kazanç olarak elde edeceği ve alacağı kabul edilerek buna göre değerlendirme yapılacağını, bu duruma göre müteveffanın 16.07.2012' deki aylık net ücret ve kazancının, 1.800,00 TL, 01.01.2013- deki aylık ücret ve kazancı 1.870,06 TL, 01.07.2013- deki aylık ücret ve kazancının 1.952,04 TL, 01.01.2014- deki aylık ücret ve kazancının, 2.046,64 TL, 01.07.2014- deki aylık ücret ve kazancının 2.167,00TL, 01.01.2015- deki aylık ücret ve kazancının 2.296,00 TL, 01.07.2015- deki aylık ücret ve kazancının 2.433,58 TL, 01.07.2016- daki aylık ücret ve kazancının 3.14738 TL olacağını, aylık ortalama brüt kazancın ise 681,72/673,30=1,01 olduğu, bu durumda durumda seçenek 2. için kaza tarihinden sonraki 01.01.2013, 01.017.2013, 02.01.2014, 01.07.2014, 01.01-2015, 01.07.2015 ve 01.01.2016 dönemleri için Yasal Asgari Ücret esas alınarak maddi tazminat hesabı yapılacağı,
Müteveffanın 16.07.2012 kaza tarihinden itibaren 16.07.2016 tarihine kader geçen (4) yıllık İşlemiş Aktif Devredeki net kazancının seçenekli olarak belirlendiğini, 1. Seçenekte 102.310,19 TL, 2. Seçenekte ise 44.105,26 TL olacağı, Kök rapordan sonra Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26.12.2016 Tarihli E. 2014/21429, K. 2016/11892 sayılı kararında; denilmesine rağmen, "usulü kazanılmış hak olması sebebiyle bu raporda pay dağılımı kök rapordaki gibi esas alınacağı, Yargıtay 17, Hukuk Dairesinin 2016/13198 Esas Sayılı ve 2019/6066 Sayılı Kararında açıklandığı üzere desteğin Fatih ile babası ...'ın aynı kazada aynı gün vefat ettikleri bu nedenle baba ... için pay ayrılmayacağı, Müteveffanın bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsaydı, ömrünün sonuna kadar bekar kalmayacağı, olay tarihinden itibaren (4) yıl sonra ve muhtemelen (35) yaşına geldiğinde evleneceğini ve evlendikten (1) yıl sonra (1) çocuğu yine (1) yıl sonra (1) çocuğu daha olacağı ve buna göre (2) çocuğu olacağı varsayılarak gelirinin büyük bir kısmını kendi ihtiyacı ile muhtemel eşi ve çocuklarına ve artanını da hak sahibi davacı annesine tahsis edileceği, bu nedenle 5510 Sayılı Yasanın 34. Maddesi ile Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlannda belirtilen hususlar da dikkate alınarak müteveffanın gelirinin; Müteveffanın 16.07.2012-16.07.2016 tarihleri arası geçen (4) yıllık İşlemiş Aktif devredeki Net kazançlarının değişkenlik gösteren yasal asgari ücretlere göre belirlenmiş olduğunu, başkaca bir artışa tabi tutulmaksızın aynen esas alındığını, öte yandan; 16.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek bakiye aktif devre sonuna kadar geçecek süre içinde Ekonomik konjonktür, iş hayatındaki toplu sözleşme ve pazarlık düzeni, sigortalının zamanla uzmanlaşma ve meslekte İlerleme olasılığa işçi ücretlerinin henüz milletlerarası normların altında olması, ülke gerçekleri, milli gelirdeki artış ve bu artıştan çalışanlara ayrılabilen pay oranları gibi unsurlar ile uygulama ve yüksek Yargıtayca da benimsendiği üzere müteveffanın yıllık kazançlannda hak sahiplerinin işleyecek aktif devre içindeki destek süreleri sonlarına kadar meydana gelecek asgari artış nispetinin ve peşin ödeme nedeniyle yapılacak Iskontonun %10 olarak belirlenmesinde yarar gördükleri, Yüksek Yargıtay 4., 9., 10. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlarda nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayn %10 Iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacağı, öte yandan seçenek 1 için; Davacının İşleyecek Aktif devre başındaki Net Aylık ücreti (3.147,35) TL olduğuna göre; İşleyecek Aktif devre başındaki Net Yıllık kazancının; 3.147,35 TL x 12 Ay = 37.768,20 TL Net, seçenek 2 için Davacının İşleyecek Aktif devre başındaki Net Aylık ücret (1.300,99) TL olduğuna göre; İşleyecek Aktif devre başındaki Net Yıllık kazancı da; 1.300,99 TL x l2Av= 15.611,88 TL Net olup, buna göre; peşin değerin davacı anne ... bakımından cem'an (22) yıllık işleyecek aktif devrenin peşin değer tutarının 830.900,00 TL, 2. Seçenek için ise 343.461,36 TL, davacı anne ...'ın (26) yıllık maddi tazminatın hesabının, hak sahibi annenin ilk (4) yıllık maddi iaran 16.07.2012-16.07.2016 tarihleri arası geçmiş yıllan kapsamakta olduğu, Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak geçmiş yıllarda uğranılan işlemiş maddi zararların herhangi bir iskontoya tabi tutulmasının söz konusu olmadığından davacı annenin anılan ilk (4) yıllık işlemiş aktif devredeki maddi zararları Iskontosuz olarak tespit ve hesaplanacağını, davacı annenin destek süresiyle orantılı olarak maddi zararlarının seçenek 1 için;
Davacı anne ...'ın (26) yıllık maddi zararının
1) 4 yıllık işlemiş Aktif devrede iskontosuz maddi zararının 106.949,69 TL x1/4=26.737,42 TL,
2) (22) yıllık işleyecek aktif devrede iskontolu %10 artış ve %10 iskontolu maddi zararın,
İlk = 1 yılda= 830.900,40 TL , x 1/9 x1/22 = 4.196,47 T L
Müt= 1yılda= 830.900,40 TL , x1/11 x1/22= 3.433,47 TL
Müt= 17 yılda= 830.900,40 TL, x 1/13 x17/22 =49.389,18 TL,
Müt= 1 y ılda = 830.900,40 TL, x 1/11 x1/22 = 3.433,47 TL,
Son= 2 yılda = 830.900,40 TL, x 1/9 x 1/9 = 8.392,93 TL,
3)Davacı ...'ın cem'an (26) yıllık maddi zararı tutarının = 95.582,94 TL olacağını, seçenek 2. için;
Davacı anne ...'ın (26)yıllık maddi zararının
1)(4) yıllık işlemiş Aktif devrede iskontosuz maddi zararın;
44.105,26 TL x 1/4 = 11.026,32 TL ,
2)(22) yıllık işleyecek Aktif devrede %10 artış ve %10 iskontolu maddi zararın;
İlk = 1 yılda= 343.461,36 TL , x 1/9 x 1/22 = 1.734,65 T L
Müt= 1yılda= 343.461,36 TL , x1/11 x1/22= 1.419,26 TL
Müt= 17 yılda= 343.461,36 TL, x 1/13 =17/22= 20.415,54 TL,
Müt= 1 y ılda = 830.900,40 TL, x 1/11 x1/22 = 3.433,47 TL,
Son= 2 yılda = 830.900,40 TL, x 1/9 x 1/9 = 8.392,93 TL,
Davacı anne ...'ın cem'an yıllık maddi zarar tutarının 39.484,33 TL olduğu,
Her ne kadar dava dilekçesinde müteveffanın kardeşi ... İçinde Destekten Yoksunluk Tazminatı talep edilmekte ise de; Davacı kardeş ... 05.01.1993 D.lu ve kaza tarihi itibariyle (20) yaşında olup, yetişkin olduğu, diğer yandan dosyada mevcut ... Kaymakamlığı ... Merkezi ve Mesleki Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş 16.11.2014 tarihli "Belge" de "...'ın kurumumuz Mesleki Eğitim Bölümü Erkek Berberliği l.sınıfına 24.10.2011 tarihinde kayıt olduğu ve 30.09.2014 tarihinde kalfa olarak mezun olduğu..." şeklinde bildirildiği, diğer yandan; Dosyada mevcut ... ilçe Emniyet Müdüriüğü ... Polis Merkezi Amirliğinin 26.02.2014 tarihli cevap yazısına ekli 26.02.2014 tarihli tutanakta davacı kardeş ...'ın kuaförde çalışmakta ve ortalama gelirinin (500,00)TL olduğunun belirtildiğini, buna göre yetişkin olan ve çalışmakta kazanç sağlamakta bulunan davacı kardeş ... bakımından Destekten Yoksunluk Tazminatının hesaplanmadığı, Davacı anne ...'ın Nihai Gerçek maddi zararının; Olayın meydana gelmesinde müteveffanın kusurunun söz konusu olmayıp davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı (...) Plakalı araç sürücüsü olan ve aynı olayda vefat eden müteveffanın babası ...'ın (% 100) kusurlu olması hasebiyle davacı hak sahibinin hesaplanan maddi tazminat miktanndan bu hususta bir indirim yapılmayacağını, diğer yandan, dava dosyasında, davalı sigorta şirketleri tarafından, Trafik sigortasından davacı hak sahibine ödeme yapıldığına dair, herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığından, hesaplanan Maddi Tazminat miktarından bu hususta bir indirim yapılmayacağı, öte yandan SGK tarafından rücuya tabi davacı hak sahibine ödeme yapıldığına ve gelir bağlandığına dair bilgi ve belge mevcut olmadığından davacı hak sahibinin hesaplanan Maddi Tazminat miktanndan bu hususta da bir İndirim yapılmayacağını, bu duruma göre: Davacı anne ...'ın Nihai ve gerçek maddi zararının seçenekli olarak 1. Seçenek için 95.582,94 TL, 2. Seçenek için ise 39.484,33 TL olacağı, Davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından dosyaya mübrez cevap dilekçesinde olayda hatır taşıması'nın söz konusu olduğu ileri sürülmekte ise de: müteveffanın babası ve aynı olayda vefat eden ... (...) plakalı aracın işleteni ve sürücüsü olup, aynı olayda vefat eden ... İşleten ve sürücünün oğlu olduğu, 17. Hukuk Dairesi 2019/1983 E., 2020/5967 K. Kararında denildiğini, bu nedenle davacının hesaplanan maddi tazminatından bu husustada bir indirim yapılmayacağını,
Davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından dosyaya mübrez cevap dilekçesinde de beyan ve kabul edildiği üzere mülkiyeti aynı olayda vefat eden ...'a ait olan (...) Plakalı araç kaza tarihini de kapsayan dosyada mevcut 16.12.2011-16.12.2012 tarihleri arası geçerli olan Zorunlu Mali sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davalı ... Sigorta Şirketi'ne sigortalı olup, anılan poliçede ölüm halinde kişi başına teminat limiti tutarı (200.000)TL ise de;
Zeyilnameye bakılmaksızın Hazine Müsteşarlığı tarafından kaza tarihinide kapsayan 01.01.2011-21.12.2012 tarihleri arası geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerinde ölüm halinde kişi başına teminat (225.000,00) TL olarak belirlendiği, Davacı hak sahibinin, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminat limiti tutarı yönünden Nihai ve Gerçek Maddi zararının seçenekli olarak belirlendiğini, 1. Seçeneğe göre zararın 95.582,94 TL, 2. Seçeneği göre ise 39.484,33 TL olup, teminat limitinin altında kaldığı, Dava dilekçesinde ödeme hususunda davalı Sigorta Şirketine başvuruda bulunduklarının belirtildiğini, diğer yandan davalı Sigorta Şirketi tarafından tanzimli dosyada mevcut Hasar Föyünde ihbar tarihinin 06.08.2012 olduğu belirtildiğini, bu duruma göre Ödeme hususundaki İhbarın yapıldığı 06.08.2012 tarihini takip eden (8) işgünü sonu olan 17.08.2012 tarihi temerrüt ve faiz başlangıcı tarihi olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dosya kapsamında; davacı ...'ın oğlu, davacı ...'ın kardeşi Müteveffa ...'ın, 16/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında öldüğü, müteveffanın sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olduğu, kazada Davalı ... Sigorta Şirketine Sigortalı ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'ın tamamen ve % 100 Kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'in Kusursuz olduğu, ... plaka araç sürücüsü dava dışı ...'in kusursuz olduğu, davacı tarafça desteğin gerçek gelirini ispatlar nitelikte belge sunulmadığı, dolayısıyla SGK kayıtlarında yer alan ücretin kabul edilmesi gerektiği, buna göre yapılan hesaplama neticesinde Davacı anne ...'ın maddi zarar tutarının 39.484,33 TL olduğu, diğer davalı ...' ın ise kaza tarihi itibariyle (20) yaşında olup, kuaförde çalışmakta ve ortalama gelirinin (500,00)TL olduğu anlaşıldığından destekten yoksunluk tazminatı talebinde bulunamayacağı, davalı sigorta şirketince hatır taşıması indirimi talep edilmiş ise de, müteveffanın babası ve aynı olayda vefat eden ...'ın (...) plakalı aracın işleteni ve sürücüsü olup, ahlaki yükümlülük nedeniyle taşımayı yaptığı, hatır taşımasının mevcut olmadığı anlaşıldığından, davacının ıslahına göre davanın kısmen kabulüne dair, davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile; 39.484,33 TL tazminatın 17/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizden verilen 10/11/2021 tarih ve ... sayılı kararı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2022 tarih 2022/8838 Esas 2022/16612 Karar sayılı ilamıyla 'Somut olayda; desteğin geliri yönünden yapılan araştırmada Sosyal İş Sendikasından gelen cevabi yazıya göre; Türkiye genelinde faaliyet gösteren emsal özellik ve büyüklükteki seramik ve fayans ustasının kaza tarihi itibariye net gelirinin aylık 1.800,00 TL (asgari ücretin 2.67 katı) olduğu belirtilmiş, SGK kayıtlarına göre de asgari ücretin 1.01 katı üzerinden sigortalı olarak çalıştığı tespit edilmiştir. Bozma öncesi hükme esas alınan hesap raporunda gelirin sendika yazısı doğrultusunda asgari ücretin 2.67 katı olduğunun kabulü ile 95.582,94 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, bozma sonrası hükme esas alınan ek hesap raporunda ayrıca SGK kayıtlarına göre asgari ücretin 1.01 katı olduğunun kabulü halinde 39.484,33 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olup bu hesap hükme esas alınmıştır. Oysa ki; desteğin seramik ve fayans ustası olmasına göre, SGK kayıtlarının üzerinde sendikadan gelen cevabi yazı doğrultusunda ortalama aylık gelirinin 1.800,00 TL olduğunun kabulü ile kök ve ek raporda hesaplanan 95.582,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının kabul edilerek davacı Birgül yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.' gerekçesiyle bozularak işbu esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda desteğin seramik ve fayans ustası olmasına göre, SGK kayıtlarının üzerinde sendikadan gelen cevabi yazı doğrultusunda ortalama aylık gelirinin 1.800,00 TL olduğunun kabulü ile kök ve ek raporda hesaplanan 95.582,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer davacı ... yönünden verilen kararın bozma konusu yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile; 95.582,94 TL tazminatın 17/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı ... yönünden davanın reddine ilişkin verilen karar bozma konusu yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar harcı 6.529,27 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 24,30 TL peşin harç ve 326,30 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 350,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.178,67 TL davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 24,30 TL başvurma harcı, 24,30 TL peşin harç ve 326,30 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 374,90 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 448,00 TL tebligat ve posta masrafı, 450,00 TL bilirkişi masrafı, 210,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 1.108,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı ...'a tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı verilmesine,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!