T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/679 Esas
KARAR NO :2023/830
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:13/09/2023
KARAR TARİHİ:31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili adına kayıtlı olan ve cep telefonu/ teknik servis dükkanı olarak kullanılan ... hesap numaralı tesisata kayıtlı iş yerine, davalı kurum tarafından 09.09.2023 tarihinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi yapıldığı gerekçesi ile 66.308,03 TL ve 109.042,24 TL olan iki adet fatura düzenlediği, bahse konu faturalarin müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile düzenlenmişse de müvekkilinin konuyla hiç bir ilgisinin bulunmadığı, davalı kurum tarafından 11.09.2023 tarihinde söz konusu aboneye bağlı elektriğin kesildiği, müvekkilinin 11.09.2023 tarihinde yapılan işleme karşı itiraz yoluna gidildiği, müvekkilinin kira sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere iş yerini 01.04.2021 tarihinde kiraladığı, iş yerinin cep telefonu/ teknik servis dükkanı olarak kullanıldığı, müvekkilinden önce iş yerinin pastahane işletmesi olarak kullanılan kiracılar tarafından kiralandığı, bu sebeple iddia edildiği gibi kaçak elektrik kullanımı varsa dahi bu durumun müvekkilinden önce gerçekleşen bir durum olduğunu, kiralanan iş yerinde kaçak elektrik kullanımı olup olmadığını bilmek amacıyla elektrik sayacını kontrol ettirmenin hayatın olağan akışında hiç bir kiracıdan beklenemeyeceği gibi müvekkilinden de beklenmemesi gerektiği, maddi ve hukuki olgular çerçevesinde kaçak elektrik kullanımının tespitini, tespiti halinde müvekkiline ait iş yerinde kaçak elektriğin müvekkilinin iş yerini kiralamadan önce var olup olmadığına yönelik gerekli araştırmaların yapılarak dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesini, davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği kaçak tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, rapor alınmasının gerektiği, 11.09.2023 tarihinde davalı kurum tarafından iş yerine ait aboneliğin elektrik kullanımının kesildiği, müvekkilinin iş yerinde elektrik olmaması sebebiyle, müvekkilinin çalışamamakta ve telafisi mümkün olmayan zararlar doğurduğu, bu sebeple mahkemenin belirleyeceği bir teminat miktarı ile müvekkilinin kesilen elektriğininin ivedi bir şekilde yeniden bağlamasını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, müvekkiline ait söz konusu aboneye bağlı elektrik kesildiğinden ve bu durum mağduriyete yol açtığından kesilen elektriğin ivedi şekilde tekrardan açılması ve müvekkilinin borçtan dolayı icra takibi tehdidiyle karşı karşıya olması sebebiyle 6100 Sayılı Yasanın 389.maddesi gereğince dava sonuçlanıncaya kadar icra takibi yapılmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, müvekkiline ait iş yerinde kaçak elektriğin müvekkilinden önce var olup olmadığının tespitini, müvekkiline çıkarılan faturadaki 175.350,27 TL'lik kaçak cezasının ilgili mevzuata göre bilirkişinin yapacağı hesaplama ile yeniden düzenlenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmemiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, davacının menfi tespit talebine ilişkindir.
Davanın zorunlu arabuluculuk şartına tabi olduğu, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle uygulamasının zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olup, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun yürürlüğe girmiştir.
Davacı vekiline 11/10/2023 tarihli muhtırada; "arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için iş bu muhtıranın tebliğinden itibaren 1 (bir) hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin işbu muhtıranın tebliği ile birlikte dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği hususu" muhtıra ile birlikte 17/10/2023 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği,
Davacı vekilinin 17/10/2023 tarihli dilekçesinde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olmasının gerektiğini, davanın görülmesi için....Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas nolu derdest dosyada devam eden yargılama sebebiyle taraflarınca arabuluculuğa başvurmadıklarına ilişkin dilekçesini sunduğu, Yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiğinin görüldüğü, bu dava şartının HMK'nın 115/2. maddesinde düzenlenen tamamlanabilir dava şartı olmadığı, dolayısıyla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı taraf zorunlu arabulucuğa başvurmadığından 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115. Maddeleri gereğince davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.994,55 TL harcın mahsubu ile 2.724,70 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333.maddesi gereğince bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!