T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/670 Esas
KARAR NO :2024/138
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/10/2023
KARAR TARİHİ:27/02/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... sıhhi tesisat, ısı sistemleri, saç metal işleri, güneş enerjisi sistemleri ve banyo tadilatları kurulum işi yapmakta olduğunu, davalı ... için çeşitli projelerde çalıştığını ve bu çalışma karşılığı oluşan 9 adet faturaya konu iş bedelinin tamamı davalı tarafından ödenmediğini, alacaklı müvekkili vekili tarafından ödenmeyen bedellere ilişkin Almanya’da bir icra takip prosedürü başlatıldığını ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 12 O 7911/08 dosya numara ile açılan davada verilen karar ile taraflar arasında bir uzlaşma sağlandığını ve uzlaşma mahkeme tarafından hüküm altına alındığını, Alman Mahkemesi kararına konu alacağın mahkeme kararındaki uzlaşma tutanağına göre ödenmemesi nedeniyle, müvekkili davalı hakkındaki icra işlemlerine devam ettiğini fakat alacağın Almanya’da tahsili bugüne kadar mümkün olmadığını, alacağın bir kısmı için fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile bir icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından müvekkili davacıya hiçbir borcu bulunmadığı nedeniyle itiraz edildiğini. Bu defa .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile alacağın tamamı için bir icra takibi yapıldığını, borçlu tarafından icra takibine itirazda bulunulması üzerine, alacağın ticari bir alacak olması nedeniyle ... arabuluculuk dosya numarası ile bir arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını ama anlaşmaya varamadıklarını %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiklerin beyan ettiler.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının yabancı ülke vatandaşı olduğu ve Türkiye'de ikametgahının olmadığı sabit olduğunu müvekkili Türk vatandaşı olmamakla birlikte mavi kart sahibi olup Türkiye'de sakin olduğu adresi bulunmadığını kendisi ailesinin ikamet ettiği ... ilçesinde saki olduğunu, gerek icra takiplerinde gerekse dava dilekçesinde de müvekkili adresi, sakin olduğu yer olan ...'daki adresi belirtildiğini, müvekkili mutad meskeninin ... ilçesi olduğu davacı tarafın da kabulünde olduğunu, dava dilekçesinde davacının, davalının çeşitli projelerinde çalıştığı ve bu çalışmasının karşılığı olarak dokuz adet fatura düzenlendiği, bu faturaların ödenmediği ileri sürüldüğünü, bunun aksine davacı tarafça müvekkili adına düzenlenmiş hiçbir fatura bulunmadığını, dava dilekçesinin ekinde sunulan belgelerde de herhangi bir fatura bulunmadığını, davacı tarafın öncelikle alacaklarının dayanağı olduğunu, ileri sürdükleri faturaları dava dosyasına ibraz etmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, dava dilekçesinde alacak nedeni olarak, müvekkili davacı tarafça yapıldığı ileri sürülen işlere ilişkin olarak müvekkili hakkında düzenlendiği ileri sürülen dokuz adet fatura gösterildiğini, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan mahkeme kararında da, davacı tarafın alacak nedeni olarak belirttiği faturalarla ilgili hiçbir atıf, kayıt ve açıklama bulunmadığını, bu hususlar dikkate alındığında Almanya’da ... Asliye Hukuk Mahkemesi'de 12 O 7911/08 sayılı dosyasının davacının iddia ettiği dokuz adet fatura bedelinin tahsiline ilişkin olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığını Bu nedenle söz konusu mahkeme kararının, düzenlendiği ileri sürülen faturalara ilişkin kanıt olmasının mümkün olmadığı açık olduğunu Dava dilekçesinin ekinde sunulan tercümelerin hatalı olduğu kanaatinde olduklarını Davacı velili müvekkilinin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını belirtmesine, tercüme belgelerin bazı kısımlarında Asliye Hukuk ibaresi geçmesine karşın, Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi ibareleri geçmektedir. Yine davacı tarafın iddialarını ve davayı kabul anlamına gelmemek ve yorumlanmamak kaydıyla dava konusu edilen alacak miktarının da kendi içinde çelişkili olduğu görülmekte olduğunu . Dava dilekçesinde dava konusunun değeri 132.071,57 Euro olarak gösterildiğini. bu tutarın ne kadarının asıl alacak ne kadarının gecikme faizi olduğu anlaşılmadığını, diğer yandan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerde alacak tutarı olarak 37.306,38 Euro, 62.738,10 Euro, 61.238,10 Euro rakamları yer aldığını bu rakamların hangisinin asıl alacak olduğu da anlaşılmadığını ayrıca bu tutarlara faiz işletilmesi durumunda alacak miktarının 132.071,57 Euro olmasının mümkün olamayacağı açık olduğunu tüm bu nedenlerle haksız ve yersiz açılmış bulunan davanın reddine, davacının alacak miktarının yüzde yirmisi oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerin beyan etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle: para borcunun tahsiline ilişkin davalarda, alacaklının ikametgahı mahkemesi de yetkili olduğunu Alacaklının burada seçimlik hakkı bulunmakta olup, dilerse davasını borçlunun bulunduğu yerde dilerse kendi bulunduğu yerde açabileceğini, müvekkilin Türkiye’de ikametgahı bulunmadığından, alacağını İstanbul İcra Dairelerinde icra takibine konu ettiğini, borcun İstanbul’da ödenmesini talep ettiğini ve davalı tarafından icra takibine karşı yapılan itirazda bu hususa itiraz edilmediğini, davanın dayanağı müvekkili davalı için yaptığı bir takım inşa hizmetlerinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, tarafların ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 12 O 7911/08 tarihli icra edilebilir uzlaşma tutanağı ve bu davaya ilişkin masraf tespit kararı olduğunu Alman Hukukunda dava masrafları ayrı bir karar ile tespit edilerek hesaplanmakta olduğunu, uzlaşma tutanağında borcun dayanağı ve borcun miktarı ayrıntılı olarak yer almakta olduğunu bu husus taraf vekillerince kabul edildiğini, icra işlemlerine dayanak teşkil edecek bir uzlaşma tutanağı hazırlandığını davalı borcunu uzlaşma tutanağında düzenlenen vade ve miktarlarda ödemediği için talep yazısından da görüleceği gibi Nürnberg Sulh Hukuk Mahkemesi-İcra Mahkemesi vasıtasıyla 2014 yılında 70.000.-Euro asıl alacak ve faizlerinin icra yolu ile tahsili işlemlerine girişildiğini, icra takibinin dayanağı da 14.01.2009 tarihli 12 O 7911/08 tarihli uzlaşma tutanağı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.02.2009 tarihli 12 O 7911/08 sayılı masraf tespit kararı olduğunu, Almanya’da açılan takip dosyasında davalının adresine gidilerek icra işlemleri yapılmaya çalışıldığını, fakat bu icra işlemlerinde tahsilata yönelik bir başarı elde edilemediğini, bunun üzerine müvekkili, davalının Türkiye’de bulunan malları üzerinde icra işlemleri gerçekleştirebilmek için Türkiye’de bir icra takibi yaparak, bu davayı açmak zorunda kaldığını, davalı tarafından alacağın esasına ve varlığına ilişkin haklı bir itirazda bulunamadığını, alacak miktarının hesaplanmasına ilişkin itirazda bulunulmadığını, dosyaya taraflarınca ibraz edilmiş olan icra belgelerinde alacağın miktarı ve faiz hesaplaması çok açık bir biçimde yer almakta olduğunu, tarafımızca yapılan icra takibindeki bedel de bu hesaplamalar dikkate alınarak talep edildiğini ve ayrıntılı dökümü .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip belgesi ve ödeme emrinde yer almakta olduğunu, cevaba cevap dilekçelerinin kabulü ile davalının itirazlarının reddine ve itirazın iptali davamızın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan dava: itirazın iptali davasıdır.
Davalı tarafça cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunulmuştur.
Dava, taraflar arasında yurt dışında yapılan tesisat tadilat işlerinden kaynaklandığı ileri sürülen alacak için verilmiş olan yabancı mahkeme kararında belirtilen alacak miktarının tahsili için başlatılmış ilamsız takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
MÖHUK'un 40. maddesi; "Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder." hükmünü havidir.
HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı kanunun 9. maddesinde Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmaması halinde yetkili mahkeme düzenlenmiş olup, maddeye göre Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme davalının Türkiye'de mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Buna göre davalının mutad meskeninin bulunduğu yerin tespiti önem taşımaktadır. Davaya konu takibe davalı tarafça yapılan itiraz ve davaya cevap için verilen dilekçede ve davalı tarafça dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre davalının adresi "..." olarak belirtilmiştir. Buna göre Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan davalının mutad meskeni .../...'dir. HMK'nın 9. maddesine göre açılmış olan davada mahkememiz yetkili olmayıp, dava konusunun para borcu olması sebebiyle davalının yerleşim yeri mahkemesinde de iş bu davanın görülebileceği, davalının yerleşim yeri itibariyle de mahkememizin yetkisiz olduğu, HMK 6.Maddesine göre mahkememizin yetkili mahkemelerden olmadığı, buna göre de, davaya bakma yetkisinin mahkememizde değil, ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna kanaat getirilmiş ve süresinde davalı tarafça yapılan yetki itirazı yerinde olup aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-ç maddesi gereğince mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere ... Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince harç/yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda yetkili mahkemece karar verilmesine,
4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde yetkili mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi 27/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!