T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/651 Esas
KARAR NO :2024/478
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:09/02/2021
KARAR TARİHİ:04/06/2024
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle, Davalı Borçlu tarafından;18/05/2020 tarihinde, ... ilçesi, ... Cad adresinde,07/05/2020 tarihinde ... ilçesi, ... mah. ... Cad. No: 4 adresinde yapılan çalışmalar sırasında maddi hasar oluştuğu, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, bu durumun müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalı tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz de dahil olmak üzere toplam, 11.191,36 TL'nin tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğünün ..., ... esas sayılı dosyaları ile ilamsız takibe geçilerek borçluya ödeme emri gönderildiğini, ancak ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun; takibe konu borca, borç miktarına, külliyen itirazla takibi durdurduğunu, borçlu tarafından her ne kadar takibe, borca, borç miktarına külliyen itiraz etmiş ise de söz konusu hasara davalı tarafın ihmalinin neden olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı tarafından ....icra Müdürlüğüne başlatılan haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takiplerin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağların %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlunun; icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra dosyasında başlatılan takipte müvekkil idarenin borçlu gösterildiğini, takibe konu borçtan idarenin sorumlu olup olmadığı, talep edilen bedelin kadri marufunda olup olmadığı hususlarının yargılama gerektirmekte olduğundan işbu takibe süresi içerisinde itiraz edildiğini, itirazlarında takibe konu borçtan müvekkil idarenin sorumlu olduğu sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığını, takip başlatılan icra dosyalarındaki hasarların her birinin farklı firmalar tarafından verilmiş olması ve kim tarafından verildiği hususu taraflar arasında ihtilaflı olmasından dolayı itiraza konu herbir icra dosyasının ayrı yargılama gerektirmesi nedeniyle tefrik edilmesini, görev itirazında bulunduklarını, işbu davada adli yargı idari yargı yolu uyuşmazlığının söz konusu olup, tam yargı davası niteliği olan davalarda yargı yolu idare mahkemesi olduğunu, yargı yolu itirazlarının yanı sıra adli yargı yolu açısından da görev ve iş bölümü itirazsında bulunduklarını, davanın mahkeme tarafından ticari nitelik arz ettiğinin kabul edilmesi ihtimalinde davacının dava ş artı olan arabuluculuk hükümlerinde düzenlenen şartları yerine getirmesi ve ticari arabuluculuğa başvurması gerekeceğini, söz konusu adreste idarelerinde personelinin herhangi bir çalışması bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazı bulunduğunu, dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, davacı tarafça açılan davanın hukuki mesnetten y oksun olduğunu, icra takibine itirazları nedeniyle idare aleyhine açılan bu davanın haksız fiile dayalı olduğunu, esasa ilişkin olarak ise dava konusu hasarın bizzat müvekkil idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerlerde idareleri tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, herhangi bir çalışma yapılmış ise de idarelerinin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ispat yükümü kapsamında davayı ispat etmeye yetecek delil sunmadığını, davacının söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacının icra inkar tazminatı istemine itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle öncelikli olarak müvekkil idare ilgili biriminden gelen yazı cevabı doğrultusunda davanın ... .. A.ş+ ... İnş.. A.Ş adi ortaklığına ihbarına, davanın öncelikli olarak usulden reddine, dava usule ilişkin sebeplere reddedilmediği takdirde esasa ilişkin nedenlerle reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacının faiz, icra inkar tazminatı ve sair tüm istemlerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde davanın, İİK'nın 67.maddesinde yer alan hükümlere dayalı olarak itirazın iptali davası olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde yer alan ait takip dosyası celp edilerek incelenmiş, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinde, davacı şirkete ait tesislerde; farklı adres ve farklı tarihlerde meydana gelen hasarlara ilişkin olarak her bir hasar için ayrı ayrı davalı idare aleyhine icra takibi yapıldığı, takiplere itiraz edildiği, takip dosyalarının bir araya getirilerek itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyanın mahkememizin ... esasına kaydının yapıldığı, mahkememiz 13/04/2022 tarihli celse ara karar ile .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası yönünden davanın tefrikine karar verildiği ve işbu icra dosyası yönünden dava dosyasının tefrik edilerek bu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır
Yapılan yargılama neticesinde, Mahkememizin 25/05/2022 tarih 2022/... Esas, 2022/...
Karar sayılı kararı ile davacı ile davalı şirket arasında TTK 16/1 maddesi anlamında, sözleşmeye dayalı bir ilişki bulunmadığı, davanın, davalı idare tarafından altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait tesislere verilen zararın tazmini amacıyla açıldığı, davalının sorumluluğunun asıl kaynağının, kamu hizmeti yürütülmesi esnasında verilen zarardan doğduğu, ...'nin kuruluş amacının verdiği kamusal hizmet düşünüldüğünde tacir olarak nitelendirilemeyeceği, kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespitini gerekeceği, davanın ise itirazın iptali davası olarak değil "Tam Yargı" davası olarak görülmesi gerektiği, ancak tam yargı davalarını görme yetkisinin adli yargı değil idari yargıya ait olduğu, HMK 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartının mevcut olmadığı, ayrıca, Uyuşmazlık Mahkemesinin 05/04/2021 tarih, 2021/28 esas, 2021/144 karar sayılı, 29/11/2021 tarih, 2021/602 esas, 2021/612 karar sayılı, 27/12/2021 tarih, 2021/608 esas, 2021/680 karar sayılı yakın tarihli ilamları ile mahkememizde görülen dava ile aynı taraf ve nitelikte bulunan davalarda içtihat değişikliğine gidildiği, her ne kadar Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının incelenen dosyalar ile sınırlı olduğu, doğrudan doğruya mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği söylenebilirse de, yargı kararları arasında birliğin sağlanması ve hukuki güvenlik ilkesinin tesisi anlamında, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının mahkememizce kabul edilebileceği kanaatine varılarak, davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan HMK.114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz kararı davacı vekilince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 20/09/2023 tarih, 2023/2436 esas, 2023/2519 kararı ile "...Dava; Haksız fiile dayalı zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 16'ya göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
2560 sayılı ... İdaresi Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda, ... Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde düzenleneceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda...Genel Müdürlüğü'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir.
Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan bu uyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir (HGK’nın 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları).
Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir..."kanaati ile davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, mahkememiz kararın kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma sonrasında Mahkememizin 2023/651 esasına kaydı yapılan dosyanın incelenmesinde kaldırma ilamı öncesinde mahkememizce bilirkişi raporu alındığı taraflara tebliğ edildiği, davalının rapora karşı itiraz dilekçesi sunduğu ve yeni bilirkişiden rapor alınması talebinde bulunduğu, Mahkememizce dosyaya rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmasına kanaat getirilerek dosyanın bilirkişiye yeniden tevdiine karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi ek raporunda özetle; tüm dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacının kazı çalışması sonucunda yer altı elektrik kablo ve tesisatında hasar oluştuğunu beyan ettiği 18.05.2020 ve 07.05.2020 tarihli hasarlara ilişkin olarak sunulan fotoğraflarda kazı çalışmasının kim veya kimler tarafından ldüğünü gösteren herhangi bir kanıt bulunmadığı, ancak davacı ... ...iç yazışmalarında kabul ve beyan edildiği şekliyle 07.05.2020 tarihinde ...No:4A .../İstanbul adresinde meydana gelen hasarın davacı ... ...adına ilgili adreste çalışma yapan ihbar edilen yüklenicisi şirketler tarafından yapılan kazı çalışması sırasında meydana geldiği ve sorumluluğun bu şirketlerde olduğunu, dava konusu hasarın dava dışı ... adına çalışma yapan ... San. Ve Tic. A.Ş + ... İnş. San ve Tic. A.Ş Adi Ortaklığı tarafından 'n bir çalışma sırasında meydana geldiği ve sorumluluğun bu şirketlerde olduğu anlaşılmakla birlikte, aralarındaki anlaşma veya iş ilişkisinin taraf olmayan davacı yönünden bağlayıcı olup olmadığı ve dava dışı ... tarafının sorumluluğu konusundaki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı ... tarafından sunulan harcama kalemlerine göre; kazı çalışmalarından kaynaklandığı belirtilen hasarın 0,4.-kV elektrik kablosunun dış yüzeyinde hasara yol açtığı ve 2 adet ... kullanılarak onarımının yapıldığı, oluşan hasarla kullanılan malzeme miktarlarının uyumlu olduğunu, ... tarafından yaptırılan onarıma ilişkin ayrı bir ödeme yapıldığını gösteren fatura, makbuz vb. belge de olmadığı için, emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının yalnızca kullanılan malzeme bedelini talep edebileceğini, sonuç olarak; davacı ... tarafının 07.05.2020 tarihinde meydana gelen yer altı elektrik kablosu dış yüzeyinde zedelenmeye sebep olduğu anlaşılan hasara ilişkin olarak, yapıldığı belirtilen onarıma dair sunulan harcama kalemlerinden yalnızca 78,30.-TL +KDV— 92,39.-TL malzeme bedelini talep edilebileceği ve alacak tutarının 02.10.2020 takip tarihi itibariyle 95,76.-TL olduğu görüş ve kanaatini bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri ve ihbar olunan vekilince rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.
Davacı ... tarafından, 18.05.2020 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi adresinde yapılan çalışma ile 07.05.2020 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:4 adresinde davalı şirket tarafından yürütülen kazı çalışmaları sırasında yer altı elektrik kablolarına hasar verildiği beyan edilmiş, yüklenicisi tarafından yapılan onarıma karşılık çıkarılan hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafı, davacı tarafından sunulan belgelerin kazı çalışmasından kendilerinin sorumlu olduğuna dair kanıt içermediğini, yükleniciler tarafından yürütülen bir çalışma sırasında bir hasar verilmişse de takip edilmesinin mümkün olmadığını, yer altı kablolarının yasal mevzuata aykırı şekilde döşenmesinin de kazı çalışmasında hasara sebep olabildiğini, bu sebeple davacının kusur durumun da araştırılması gerektiğini beyan etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Somut olayda davacının kazı çalışması sonucunda yer altı elektrik kablo ve tesisatında hasar oluştuğunu beyan ettiği 18.05.2020 ve 07.05.2020 tarihli hasarlara ilişkin olarak sunulan fotoğraflarda kazı çalışmasının kim veya kimler tarafından yürütüldüğünü gösteren herhangi bir kanıt bulunmadığı, ancak davacı ... ...iç yazışmalarında kabul ve beyan edildiği şekliyle 07.05.2020 tarihinde ...No:4A .../İstanbul adresinde meydana gelen hasarın davacı ... ...adına ilgili adreste çalışma yapan ihbar edilen yüklenicisi şirketler tarafından yapılan kazı çalışması sırasında meydana geldiği ve sorumluluğun bu şirketlerde olduğu kanaatine varılmıştır. Yüksek gerilimli kabloların 100-120 santimetre derinliğe döşenmesi gerektiği, davacı ... tarafından hasara ilişkin sunulan belgelere göre; yer altı elektrik kablosunun 40
ile 50 cm aralığında derinliğe döşenmiş olmasının gerektiği, ancak 40-50 cm derinliğin olağan bir kazı çalışmasında erişilebilir bir derinlik olması sebebiyle, kazı yapılacak noktada elektrik dağıtım kablolarının bulunması halinde büyük olasılıkla zarar görmesinin beklendiği, bu halde elektrik yer altı kablolarının geçtiği yerde kazı yapılmaması veya ilgili kuruma başvurularak kablo güzergahının öğrenilmesi ve gerekirse nezaretçi talep edilerek kazı çalışması yapılması gerektiği, dolayısıyla davalılar tarafından, kazı çalışmaları öncesinde davacı tarafa bildirim yapılarak bilgilendirme yapıldığını gösteren kanıt niteliğinde bilgi belge paylaşılması halinde bu durumda davalılar tarafının oluşan hasardan hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağı, ancak dava dosyasında davalılar tarafından davacıya kazı çalışmasından önce bildirim yapıldığını gösteren herhangi bir bilgi belge olmadığı için, elektrik kablolarının nizami şekilde döşenip döşenmediğinden bağımsız olarak, davalılar tarafından yürütülen işin niteliği itibariyle yapılacak kazı çalışmasının kabloların her halükarda zarar göreceği derinliğe ineceğinin anlaşılması sebebiyle, davacı tarafa kusur yüklenmesinin eldeki bilgi belge ve bulgulara göre mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. ... 2020 yılı birim fiyatları esas alındığı anlaşılan talep edilebilir malzeme
bedelinin 78,30.-TL + KDV= 92,39.-TL olarak hesaplandığı, onarım işlemlerinin İşletme Müdürlüğünün komutasında olan AOB (Arıza Onarım ve Bakım) birimi tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla, sözleşmenin incelemesinde götürü bedel usulü ile anlaşıldığı yani sözleşmede belirtilen bedelin önceden ödendiği her bir gerçekleştirilen hasar için ayrı ücret çıkarılmadığı yani dava konusu hasar gerçekleşmese dahi söz konusu sözleşme bedelinin davacı şirket tarafından yüklenici şirkete ödeneceği anlaşılmakla, haksız fiillerde gerçek zarar ilkesinin benimsendiği ve bu anlamda montaj ve araç ve personel giderlerinin gerçek zarar olarak nitelendirilemeyeceği, bu sebeple de araç, personel ve montaj bedellerinin toplam hasar bedeline dahil edilemeyeceği, gerçek zarar ilkesine göre dağıtılamayan enerji bedelinin toplam hasar bedeline dâhil edilemeyeceği, elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerektiği, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini davalılardan talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini belgelerle kanıtlaması gerektiği, davacı şirket, bu konuda belge ibraz etmediği, bu sebeple, eşik kesinti süresi aşım bedelini talep edemeyeceği, ... Birim Fiyatları Kitabının ilk sayfasında aynen; “Bu kitapta yer alan ihzarat nakliyesi sütunundaki fiyatlar hariç diğer baz birim fiyatlara yüklenici kârı ve genel giderlerden oluşan %25 dahildir” açıklamasına göre Etüt ve koordinasyon bedelinin, genel giderlerin içinde yer aldığı, davacı, tahakkuk ettirdiği etüt ve koordinasyon bedelinin ödenmesi mükerrerlik oluşturacağından davacı, etüt ve koordinasyon bedelini talep edemeyeceği, sonuç olarak; davacı tarafın dava konusu hasarlara ilişkin olarak yalnızca karşılığında ödeme yaptığını ve ücret ödemek zorunda kaldığını kanıtladığı zararlarını talep edebileceği, dosyada buna ilişkin herhangi bir ödeme makbuzu vb. belge sunulmadığı için davacının oluşan hasarlara ilişkin yalnızca 78,30.-TL + KDV= 92,39.-TL’lik malzeme bedelini talep edebileceği anlaşılmış olup itirazın kısmen iptali ile takibin 92,39 TL asıl alacak, 3,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 95,76 TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, dava konusu likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 92,39 TL asıl alacak, 3,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 95,76 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta alınan 92,20 ilk masraf (vekalet ücreti+başvurma harcı) ile yargılama aşamasında yapılan 400,00 TL yargılama giderinin toplamı olan 492,20 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7,57 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 2.619,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.578,70 TLyargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, geriye kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 95,76 TL vekalet ücretini davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 6.126,64TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'NİN davanın kabul-ret oranına göre 1.299,69-TL'sinin davacıdan, 20,31 TL'sini davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!