T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/636 Esas
KARAR NO :2024/56
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:26/09/2023
KARAR TARİHİ:07/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/02/2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç seyir halinde iken yaya konumunda olan ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kaza nedeniyle müvekkil ... yaralanmıştır. Tarafımızca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup Arabuluculuk Anlaşamama tutanağını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen araç ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğu, müvekkilim tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, müvekkil ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 27/03/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %2 oranında malul kaldığı, müvekkil haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiği, müvekkilin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın Belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere izah edilen nedenlerle 50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Geçici iş görmezlik, 25 TL Bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya, tespit edilemeyen aracın neden olduğu ispatlanamadığı, kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu ortaya koyduğu, keza kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği bir yana, kazaya bir başka aracın sebep olup olmadığı da kuşkuya mahal vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konmasını, açıklanan nedenlerle davacının iddiası ispat edilemediği, davacının davadan önceki başvuruda, kazaya tespit edilemeyen aracın kusuru ile neden olduğunu ispatlamış olması zorunlu olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ile, kazaya tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu ispatlanmadığı, sürekli sakatlık raporunun 20.02.2019 tarih 30692 Sayılı resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yetkili bir hastaneden alınması zorunlu olduğu, mevzuata uygun düzenlenmeyen rapora dayanılarak tazminat talep edilmesini, davacının iddiaları ispata muhtaçtır. Olayda müvekkil kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgu olmadığı, davacının iddia ettiği iş göremezlik halinin iddia edilen kaza nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediği hususu tespit edilmeli, ayrıca kalıcı maluliyeti varsa bunun oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesini, tazminat hesaplamasının TRH Yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiği, sürekli sakatlık tazminatı ve destekten yoksun kalma tazminatı ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve genel şartlarda belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak hesaplanmasını, bakıcı gideri, tedavi süresinin içerisinde yer alan bir kalem olmasını, yukarıda açıklanan nedenle trafik kazaları nedeniyle oluşan sağlık giderleri SGK’nın sorumluğunda olup bakıcı giderinden de müvekkil kurum ... Hesabı’nın herhangi bir sorumluluğu bulunduğu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının katlanmak zorunda olduğu bakıcı gideri de belgelenmediği, davadan önce yapılan başvuruda müvekkilin sorumluluğu ispat edilememiş ve mevzuata uygun sağlık kurulu raporu sunulmadığı, davanın, yukarıda açıklanan nedenlerle, öncelikle pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçemizdeki diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Trafik kazasına ilişkin ... CBS'nin 2022/... soruşturma sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde; şikayet ile ilgili yapılan çalışmalarda olayın üzerinden uzun süre geçmesinden dolayı kamera görüntüsü tespit edilemediği, olay yerinde kazayı gördüğünü beyan eden tanığa rastlanmadığı, şüpheli şahsın tespit ve
temini mümkün olmadığından trafik kazasına yönelik şikayet kapsamında daimi arama kararı verildiği, evrakların incelenmesinde, dosya kapsamında herhangi bir görüntü kaydı, görgü tanığı bulunmadığı gibi davacı tarafça trafik kazasının 03/02/2022 tarihinde olduğu beyan edilmiş olmasına karşın olaya ilişkin 06/06/2022 tarihinde savcılığa şikayet dilekçesi ile başvurulduğu hususları bir bütün olarak gözetildiğinde dosya kapsamında haksız fiilin varlığının dahi ispatına elverişli delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Açıklanan yasal mevzuat ışığında somut olayımıza bakıldığında; davacı tarafça plakası belirsiz bir aracın kendisine çarptığı, çarpma nedeniyle yaralanmalı
trafik kazasının meydana geldiği ve kaza sebebiyle malul kaldığı, davalı ... Hesabının aracın olay yerinden kaçmış olması ve plakasının tespit edilememesi sebebiyle sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiş ise de, gerek işbu dosya gerekse soruşturma dosyası kapsamında, trafik kazası meydana geldiğine ilişkin kamera görüntü kaydı, görgü tanığı ifadesi vb. hiçbir delil bulunmadığı, dolayısı ile iddia edildiği gibi bir trafik kazasının meydana gelip gelmediği, gelmiş ise (trafik kazasının nasıl gerçekleştiğinin dolayısı ile trafik kazasında tarafların kusur durum ve oranlarının tespit edilerek) plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün olayda kusurunun bulunduğunun öncelikli olarak davacı tarafça ispatı gerekir.
Yukarıda ayıntılarına değinildiği üzere haksız fiil sorumluluğunun şartlarının oluştuğunun davacı tarafça ispatlanması gerekmekte olup, davacı tarafça dava konusu tazminat talebine dayanak haksız filin varlığı, haksız fiil sebebiyle oluştuğu iddia edilen zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olduğu ispatlanamamış olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 157,75-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 100,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-2.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!