WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2023/469 Esas
KARAR NO:2024/404

DAV:İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/07/2023
KARAR TARİHİ:16/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ile davalılar arasında 20.09.2022 tarihinde sözlü bir şekilde adi ortaklık ilişkisi kurulduğu, Davalıların söz konusu ortaklık ilişkisi ...adında güzellik merkezi açacaklarını, davalı ... adına şahıs şirketi olarak kurulduğu ve dört ortak olduklarını, ...' ın söz konusu ticari işletmeye ortak olabileceğini, kendisine ticari anlamda bir adım olacağını ve aylık bazda ek gelir elde edeceğini belirterek ortak olmasını teklif etmelerine istinaden müvekkilin kabul etmesi ile adi ortaklık ilişkisi sözlü bir şekilde kurulduğu, Dava konusu ortaklık ilişkisine dayalı işletme 14.01.2023 tarihinde faaliyete geçtiği, Davalılar, her bir ortak payının eşit oranda %20 olduğunu belirtmiş ve müvekkil söz konusu ortaklık bedeli için toplam 210.000,00 TL ' i davalı ... ve ...' e gönderdiği, akabinde müvekkil ortaklığın resmi şekilde Noter de bir sözleşme ile düzenlenmesi gerektiğini belirtsede davalılar geçiştirmiş ve sözleşme dahi davalılarca yerine getirilmediği, Müvekkil ... ...ortaklık payına istinaden ortaklık ilişkisinden - ortaklık feshine kadar bir gün olsun gelir elde etmediği, söz konusu ortaklığın müvekkile maddi olarak yarardan çok zarar verdiği, tüm bu nedenlerle Davalıların .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazının iptali ile 220.770,41 TL asıl alacak ve faiz ile takibin devamına, Davalılar icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı mahkumiyetine, takip tarihinden itibaren söz konusu bedel için en yüksek ticari avans faizi işletilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiller ile davacı yan “...” isimli güzellik salonu işletilmesi amacıyla aralarında %20 pay oranı olacak şekilde anlaştıklarını ve 15.01.2023 tarihinde şirket faaliyet göstermeye başladığı, Davacı yan tarafından maddi gerçeklik düzlemiyle bağdamayan iddialarla 21.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı tarafımıza gönderilen ihtarname ile -hiçbir aleyhe hususu kabul anlamına gelmemek kaydıyla- ortaklığın haklı neden ile feshedildiğini ve “davacıdan alınan 210.000-TL’nin bankalarca uygulanacak en yüksek faiz üzerinden hesaplanarak faiziyle birlikte müteselsilen yine davacıya ödenmesini” talebinin bildirildiği akabinde ise işbu iddialarının gerçeği yansıtmaması nedeniyle, ilgili ihtarnamedeki talebin yerine getirilemeyeceği kendisine keşide edilmiş olup davacı yan tarafından hukuki ihtilaf başlatıldığı, tüm bu nedenlerle Davacının dava dilekçesindeki beyanları ise aynı ihtarnamesindeki iddialarında olduğu gibi soyut ve gerçeklikle bağdaşmayan iddialar olup işbu dilekçe ile detaylı cevap dilekçesi ve delillerin sunulmasına ilişkin üst yazıları olup gereğinin yapılmasını vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Mahkememizce yapılan araştırmalar, dosyanın geldiği aşama, dosyaya kazandırılan bilgi, belge ve deliller, taraf beyanları ve bozma ilamı hep birlikte değerlendirilmekle Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2015/1506 esas 2015/5494 karar sayılı ilamına göre; "davanın ticarî niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu iş, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir." eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Yapılan araştırma, cevabi yazılardan tarafların tacir olmadıkları esnaf kaydının da bulunmadığının tespit edilidiği, tarafların adi ortaklık kurmalarının tarafların tacir olmasını sağlamayacağı, tarafların tacir olmadığı ve ticari işletmelerinin olmadığı, yapılan tüm araştırmalarda tarafların tacir olmadığı görüldüğünden davacının davasının görevsizlik nedeniyle reddine dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemeine gönderilmesine karar verilmiş, açıklanan tüm gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davacının davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine,
5-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda görevli mahkemece karar verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin(e duruşma) yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır