WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/316 Esas
KARAR NO :2024/531

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/05/2023
KARAR TARİHİ:12/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. ünvanı adı altında catering şirketi olarak çalıştığını ve müşterilerine yemek hizmeti verdiğini, davalı borçlu şirkete de bu kapsamda catering hizmeti verildiğini, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki kurulduğunu, aradaki ticari ilişki uyarınca davacının verdiği hizmetleri faturalandırdığını ve davalı borçlu ile cari hesap usulü çalıştığını, davacının davalının faturalara dayalı cari hesap borcu olan 38.323,19 TL'yi ödemesini talep ettiğini, ancak davalı borçlu şirketin bir süre sonra catering hizmeti verilmesine ve bunlarında faturalandırılmasına rağmen karşılığı olarak ödenmesi gereken bedelleri ödemediğini, davacı tarafından bir süre iyi niyetle davalının cari hesap borcunu ödemesinin beklendiğini, ancak hiçbir ödemenin yapılmadığını, bu nedenle davacı adına mevcut cari alacağın faturaların tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, icra takibinin başlatılmasından sonra davalı borçlunun davacı asile 38.322,38 TL ödediğini, bu durumda cari hesap alacağının 0,91 kuruşu ile icra giderleri ve icra vekalet ücretinin tamamını ödemediğini, icra takibinin başlatılmasından sonra borçlunun anılan kalemleri ödemeden borcunun sona ereceği düşünülmeyecek olmasına karşın davalı borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak takibe itiraz edildiğini, icra takibinin başlatılmasına sebebiyet veren davalının takip başlatıldıktan sonra zamanında borcunu ödemeyerek takip başlatılmasına sebep olan borçlunun asıl alacağın yanında icra masraflarını ve vekalet ücretini de ödemekle yükümlü olacağının izahtan vareste olduğunu, Sonuç olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibinin tamamen yasal dayanakları olan verilen catering hizmetlerinin karşılığı olarak kesilen ve davalı tarafça da kabul edilen faturaların ve cari hesap alacağının tahsiline ilişkin haklı bir alacak talepleri olduğunu, nitekim bu nedenle de davalı tarafından 0,91 TL eksikle takipten sonra davacı asil banka hesabına cari borcunu ödendiğini, başvurulan arabuluculuk kurumundan anlaşma sağlanamadığını, 0,91 TL takipten sonra yapılan ödemeden kalan bakiye asıl alacak ile 305,30 TL icra masrafları ile 6.131,71 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam da 6.437,92 TL alacağa davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında bu ödenmeyen miktarlar bakımında icra takibinin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında firma personelinin yemekleri için anlaşmaya varıldığını ve belli bir süre yemek alımlarının devam ettiğini, davalının diğer ayların ödemesini hangi zaman takviminde yapmışsa icra dosyasına konu borcu da aynı takvimde ödediğini, davacıdan kaynaklanan nedenlerden dolayı yemek alımı olmayınca davacının kötü davalıya zarar vermek için icra takibi başlattığını, davalının ay içinde belli periyotlarla fatura kesmekte davalının da ayın belli bir günü toptan ödeme yaptığını, rutinin böyle olduğunu, ödeme tarihleri ve fatura kesim tarihlerinde bu teamülün oluştuğunu, davacının tüm faturaları kesmesinin beklendiğini, fatura gelince şirketin ödeme gününde davacıya ödeme yapıldığını, davacının davalıya icraya verdiğini söylemediğini, davalının ödeme yaptıktan aylar sonra tebligatın geldiğini, hatta davacının aynı gün kestiği faturadan icra takibi başlatıldığını, aynı gün kestiği faturadan davalıdan
ödeme yapılmasının beklendiğini, kısaca davalının icradan haberdar olmadan aralarındaki ticari teamüle göre süresinde ödeme yaptığını, davacıdan alacaklı olmasına rağmen ödeme yaptığını, davacının kötü niyetli olarak davalıyı icraya verdiğini, davalının ticari itibarını zedelediğini, davacının icra takibini cari dönem alacağı olarak başlattığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine ve lehlerine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, yemek hizmeti sözleşmesinden kaynaklana cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın ödenmeyen bakiye bedel ve icra takip masrafları yönünden iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 38.323,19-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, davalının cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine takip yapıldığı, davalının 0.91 TL eksik ödeme yaptığından bahisle eksik ödenen bedel ile icra takip masrafları/vekalet ücreti yönünden itirazın iptaline karar verilmesi talebi ile işbu davanın açılmış olduğu, davalı tarafça davacı ile aralarındaki ticari ilişkide birkaç faturanın toplanması ile toplu ödeme şeklinde çalıştıkları ve takipten önce ödeme yapmış olmaları sebebiyle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İddia, savunma ve toplanan deliller kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 25/03/2024 tarihli raporunda özetle;
-Davacı şirketin gayri resmi olduğu sonucuna varılan (zira ticari defterlerde ... no.lu cari hesap olmadığından) ... no.lu cari hesabı ile davacı şirket kayıtlarının aslında bire bir eşleştiği, sadece davacının davalının 14.03.2023 tarihli ve 38.322,28 TL tutarlı ödemeyi ticari defterlerinde 120.D15 cari hesabı ile davalı lehine kayıt etmişken ... no.lu cari hesapta ver yermediği,
-Davacı şirketin 2022 yılı ocak ayındaki 4 adet satış faturasını ticari defterlerinin kayıtlarına almadığı, bu şekilde aslında gerek katma değer vergisi gerekse kurumlar vergisi açısından eksik matrah beyanında bulunduğu, elbette faturaları düzenleyen zaten davacı olduğundan ve gayri resmi ... no.lu cari hesapta da yer vermesinden ve davalının kayıt etmesinden davacının işbu 4 faturayı kayıt etmemesinin tamamen kendi hatalı işlemlerinden kaynaklı olduğu,
“Davacı şirket ile davalı şirket cari hesapları karşılaştırıldığında doğru ekstrenin davalı kayıtlarında olduğu, alacak miktarının tespitinde davacı şirketin ticari defterlerinin doğru olması gerektiği, davacı şirketin kendisine ait toplam 8.069,76 TL tutarlı satış faturasını kayıt etmediğinden en son işlem tarihi olan 14.03.2023 tarih itibariyle davalı şirkete 8.068,85 TL borçlu olduğu, aslında fiili alacağın 8.068,85-TL - 8.069,76 TL=0,91 TL olması gerektiği, bir başka deyişle davacı şirketin 4 adet satış faturasının ticari defterlerinde olması gerektiği kabulü halinde 14.03.2023 tarih itibariyle davalı şirketten 0,91 TL alacaklı olacağı, bu şekilde tarafların mutabık olacağı,
-Davacı şirketin 07.03.2023 tarihli icra takip talebinde davalı şirketten 38.323,19 TL Tutarındaki cari hesap alacağını talep ettiği, oysa ticari defterlerinde 07.03.2023 tarihinde Ocak 2022 ayındaki 4 adet fatura kayıtlı olmadığından davacı şirketin davalıdan olan alacak tutarının 30.253,43 TL olduğu, davacı şirket kayıtlarına almadığı ocak 2022 ayındaki 4 adet satış faturasını dahil ederek davalıdan talepte bulunduğu, dava dilekçesinde de davacı şirketin 0,91 TL bakiye alacağı talep ettiğinden kayıtlarına almadığı 4 adet satış faturasını var kabul ettiği, zaten dava dilekçesi ekinde sunulan ... no.lu gayri resmi cari hesap ekstresinde de işbu 4 faturanın bulunduğu,
-Davalı şirketin 07.03.2023 tarihli icra takip tarihinde ticari defterlerinde davacı şirkete 38.323,19 TL borçlu olduğu, icra takip talebindeki tutara eş borçlu olduğu,
-07.03.2023 tarihli icra takip talebinde ödeme emrinin davalı şirkete 22.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin ise davacı şirkete son ödemesini 14.03.2023 tarihinde 38.322,38 TL olarak yaptığı, dolayısıyla davalının davacıya olan borcunu icra tebliğinden önce yapmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği, takip talebinde ana para alacağı 38.323,19 TL iken davalı şirketin 38.322,28 TL ödeme ile (38.323,19 TL- 38.322,28 TL) 0,91 TL eksik ödeme yaptığı,
“Davacı şirketin ticari defterlerine almadığı ancak hesaplamalarda dikkate aldığı 4 adet satış faturasının davacı kayıtların da varmış gibi kabulü halinde en son davalının davacıya ödeme yaptığı 14.03.2023 tarihinde 0,91 TL davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı şirketinde 14.03.2023 tarih itibariyle ve dava tarihi itibariyle davacı şirkete 0,91 TL borçlu olduğu,
“Davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemelerin fatura fatura olmadığı, davacı tarafından davalı şirkete ayda 4-5 fatura düzenlendiği, davalı tarafından davacı şirkete ödemelerin ayda bir kez bazen iki kez yapıldığı, taraflar arasında herhangi bir vade anlaşması sunulmadığı, davalı şirket tarafından en son yapılan 14.03.2023 tarihli ve 38.322,38 TL tutarlı ödemenin cari hesap ilişkisi içinde 2023 yılı Ocak ve Şubat ayları faturalarına ait olduğunun aşağıdaki tablodan da kolayca anlaşıldığı, ancak 2023 yılı Şubat ayında davacı tarafından davalıya sadece 1 adet fatura düzenlenmesinden taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği sonucuna varıldığı,
-Buna göre 0,91 TL davacı tarafından talep edilen bakiye alacağın en son düzenlenen 07.02.2023 tarihli faturadan kaynaklı olduğunun kabulü gerektiği, buna göre davacının 07.03.2023 tarihli icra takip talebi ile bu tutarı talep ettiğinin sonucuna varılacağı, oysa önceki ödemelerde ödeme sürelerinin birer aylık süreyi aşabildiği, diğer yandan ticari hayatın genel uygulamasında cari hesap ilişkisi içinde bu kadar küsuratlı tutarların tahsil edilmediği durumlarda yuvarlama farkları ile kapatıldığı, hatta Tek düzen hesap planında 679-689 gibi hesaplarda bu tarz yuvarlama farklarının kayıt edildiği, hatta 0,91 TL tutarın nakit olarak ödenemez durumda olacağı ve davacının 2022 yılı Ocak ayı 4 adet satış faturasını ticari defterlerde kayıt etmeden talepte bulunduğu da düşünüldüğünde ve hatta bu nedenle 14.03.2023 tarihinde ve dava tarihinde ticari defterlerinde davalı şirkete 8.068,85 TL borçlu (alacaklı olması gerektiği) olduğunun tespiti ile 0,91 TL talebin kayıt dışı bir talep olduğunun da değerlendirilmesi gerektiği,
-Sayın Mahkeme tarafından davacının talebinin kabul görmesi halinde icra masrafi ve vekalet ücretinin 0,91 TL ana para alacağı üzerinden hesaplanması gerektiği,
-Dava esas değerinin 6.437,92 TL olarak ancak icra kapak hesabı yapılması halinde belirlenebileceği,
-İcra takip talebinde takip öncesi faiz talebi olmadığı, takip tarihinden itibaren istenilen 96 10,75 avans faiz oranının TCMB verilerine göre geçerli oran olduğu," şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında, davacı tarafından cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine toplam 38.323,19-TL üzerinden takip yapıldığı, takibe dayanak cari hesap ekstresinin incelenmesinde; son fatura tarihinin 07/02/2023 tarihi olduğu, takibin ise 08/03/2023 tarihinde yapıldığı, yine cari hesap ekstresinden ve tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarından anlaşıldığı üzere birkaç aylık fatura bedellerinin topluca ödendiği ve taraflar arasında vade anlaşması bulunmadığı da gözetildiğinde davacı tarafça takipten sonra ancak ödeme emrinin tebliğinden önce yapılan ödemenin taraflar arasındaki uygulanagelmiş genel ödeme teamülüne uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından, takipten sonra yapılan ödemeden kalan bakiye asıl alacak olan eksik ödenen 0,91-TL ile 305,30 TL icra masrafı ve 6.131,71 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplamda 6.437,92-TL alacak yönünden itirazın iptali talep edilmiş olduğuna göre, uyuşmazlığın çözümünde ödemede eksiklik bulunup bulunmadığı, eksiklik bulunduğunun tespiti halinde icra vekalet ücreti ve icra masraflarından davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda, davacı şirketin 07.03.2023 tarihli icra takip talebinde davalı şirketten 38.323,19 TL Tutarındaki cari hesap alacağını talep ettiği, oysa ticari defterlerinde 07.03.2023 tarihinde Ocak 2022 ayındaki 4 adet fatura kayıtlı olmadığından davacı şirketin davalıdan olan alacak tutarının 30.253,43 TL olduğu, davacı şirket kayıtlarına almadığı ocak 2022 ayındaki 4 adet satış faturasını dahil ederek davalıdan talepte bulunduğu, dava dilekçesinde de davacı şirketin 0,91 TL bakiye alacağı talep ettiğinden kayıtlarına almadığı 4 adet satış faturasını var kabul ettiği, zaten dava dilekçesi ekinde sunulan ... no.lu gayri resmi cari hesap ekstresinde de işbu 4 faturanın bulunduğu, davalı şirketin 07.03.2023 tarihli icra takip tarihinde ticari defterlerinde davacı şirkete 38.323,19 TL
borçlu olduğu, icra takip talebindeki tutara eş borçlu olduğu tespit edilmiş ise de mahkememizce de yapılan değerlendirmede bilirkişi raporunda da değinildiği gibi, 0,91 TL davacı tarafından talep edilen bakiye alacağın en son düzenlenen 07.02.2023 tarihli faturadan kaynaklı olduğunun kabulü gerektiği, buna göre davacının 07.03.2023 tarihli icra takip talebi ile bu tutarı talep ettiğinin sonucuna varılacağı, oysa önceki ödemelerde ödeme sürelerinin birer aylık süreyi aşabildiği, diğer yandan ticari hayatın genel uygulamasında cari hesap ilişkisi içinde bu kadar küsuratlı tutarların tahsil edilmediği durumlarda yuvarlama farkları ile kapatıldığı, hatta tek düzen hesap planında 679-689 gibi hesaplarda bu tarz yuvarlama farklarının kayıt edildiği, hatta 0,91 TL tutarın nakit olarak ödenemez durumda olacağı ve davacının 2022 yılı Ocak ayı 4 adet satış faturasını ticari
defterlerde kayıt etmeden talepte bulunduğu da düşünüldüğünde ve hatta bu nedenle 14.03.2023 tarihinde ve dava tarihinde ticari defterlerinde davalı şirkete 8.068,85 TL borçlu (alacaklı olması gerektiği) olduğunun tespiti ile 0,91 TL talebin kayıt dışı bir talep olduğu, kaldı ki yukarıda da açıklandığı üzere davalı adına son düzenlenen faturanın 07/02/2023 tarihli olduğu, takibin tam bir ay sonra davalıya herhangi bir bildirimde bulunmadan yapıldığı, söz konusu takibin taraflar arasındaki uygulanagelmiş toplu ödeme olarak birer aylık sürelerin aşılmasıyla yapılması şeklindeki genel ödeme teamülü oluştuğu bu hali ile tüm açıklanan hususlar ışığında fatura tarihinin üzerinden bir ay geçer geçmez yapılan takip miktar itibari ile takip tarihi dikkate alındığında yerinde olmakla birlikte davacıya ödeme emri tebliğ edilmeden ödeme yapıldığı gözetildiğinde ödemenin takipten önce yapılmış bir ödeme gibi dikkate alınması gerektiği, 0,91 TL'nin ise küsurat yuvarlama işlemleri ve ekonomik değerinin olmadığı gözetildiğinde eksik ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine ve takibin kötü niyetli yapıldığı davalı tarafça ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 247,7‬0-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Yargılama giderlerinin davacı üstünde bırakılmasına,
5-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 6.437,92-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024

Katip ...
E-İmzalıdır

Hakim ...
E-İmzalıdır