T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/31 Esas
KARAR NO:2024/268
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/01/2023
KARAR TARİHİ:29/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket ... ... Tic. ve San. A.Ş ... Şubesi tarafından, farklı firmalar lehine/lehtarları farklı olan 14 adet çek keşide edilerek, 23.11.2022 tarihinde ... Kargo şirketi ... Şubesine teslim edildiği, söz konusu çekler müvekkil lehtara ulaşmadan kötüniyetli kişilerce ele geçirildiği, söz konusu çeklerden, ... Bankası ... nolu, 10.01.2023 Vadeli, 1.248.266,03TL bedelli çek hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile ile çek iptali davası açılmış, bankadan ödemeden men yasağı kararı alındığı, ayrıca bu duruma ilişkin olarak tarafımızca ... Cumhuriyet Savcılığı’nın ... Soruşturma Numaralı dosyası ile ilgililer hakkında 23.12.2022 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu, ancak hak verilecektir ki ödemeden men yasağı kararı yalnızca banka açısından sonuç doğuracak olup "cirantaların" başlatacağı icra takibi açısından herhangi bir etki doğurmadığı, aksi düşünülse dahi alınan kararda müvekkil keşideci taraf olmadığından müvekkil açısından da bağlayıcı bir karar da olmadığı, ilgili çeke yönelik hukuka aykırı/dolandırıcılık yolu ile kötüniyetli çeki eline geçirmiş olan davalılar ciro silsilesi yaratarak ilgili çeki bankaya ibraz ettiği, banka tarafından ödeme yasağı sebebiyle hamile ödeme yapılmamışsa da, tüm davalılar tarafından icra takibi başlatılmasına engel bir durum bulunmadığından müvekkil yönünden takip başlatılmadan ihtiyati tedbir kararı talep etmek gerektiği, kaldı ki aynı davalı hamil kötüniyetli ele geçirdiği bir diğer çeke yönelik ihtiyati haciz talep ederek takip başlattığı, yargılama yapılmaksızın tensip zaptı ile birlikte davaya konu çekin alacaklıya ödenmemesi ve icra takibine konulmaması, icra takibine konu edildiği takdirde takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmemiz zaruri hale geldiği, öncelikle davacı müvekkil ve lehtar arasında imzalanan sözleşme kapsamında uyuşmazlık konusu çekin ciro edilemeyeceği kararlaştırıldığı, çekteki imza lehtara ait de değildir. Lehtarın açmış olduğu çek iptal davası, ve müvekkil lehtardan sonra gelen ciranta ile lehtarın ticari defter kayıtların incelendiğinde görüleceği üzere iki şirket arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı, çek üzerindeki ciro silsilesinde bir kopukluk olduğu ortadadır, çek kambiyo senedi vasfı taşımadığı, Çalınan/kötüniyetli ele geçirilen ve bankaya ibraz edilen çekler aynı davalılar tarafından ciro edilmiş olup her çekte ciro silsilesi aynı olduğu, iş bu durum dahi davalıların çeki hukuka aykırı yollarla ele geçirdiğini ve haksızca tahsil talebinde bulunduğunu göstermeye yettiği, ticari defter kayıtları talep edildiğinde de lehtarın cirantalar ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığı da anlaşılabileceği, kaybolarak zayi olan çeklere ilişkin olarak ... Kargo Eski Sanayi Şubesi'nden çeklerin kargo firmasına teslim tarihi olan 23/11/2022 tarihli kamera kayıtlarının istenmesini talep ettiği, yargılama süreci sonunda verilecek karar bakımından kamera kayıtlarının incelenerek çeklerin kargo şirketine teslim edildiğinin ve kargo şirketi uhdesindeyken kaybolduklarının tespitinin zaruri olduğu kanaatinde olduğu, gönderiler lehtara ulaşmamasına rağmen ulaşmış gibi göründüğü, ... Kargo Şirketine müzekkere yazılarak ilgili gönderilerin kimlere teslim edildiğinin sorulmasını talep ettiği, hal böyle iken çeklerin hata/hile ile elden çıktığının kabulü gerektiği, davalı hamil şirketin, çeki bankaya sunmasının akabinde açılan ve yukarıda dosya numarasını belirttiğimiz çek iptali davasından haberdar olduğu aşikar olduğu, ilgili çeke yönelik ticaret sicilde ilan yapılmış olup davalının buna ilişkin bilgisi de bulunduğu, ödeme yasağı da mevcut olmasına ve davalının bilgisinde olmasına rağmen bunu ilgili mahkemeye bildirmekten kaçınmakta olup birden fazla kez takas odasına ibraz etmesi ve tahsile bu yolla ulaşma çabası ve aşağıda ayrıntılı açıklayacağımız diğer sebeplerle iyiniyetten ve basiretli tacir kavramından uzak işlemler yapma gayesinde olduğu aşikar olduğu, davalılar tarafından hukuka aykırı yollarla ve kötüniyetli ele geçirilen ve sahte bir ciro zinciri oluşturularak müvekkilden tahsili ile haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığı aşikar olduğu, Müvekkil şirkete ve lehtara ait olan ticari defter ve kayıtlar da incelendiği takdirde görülecektir ki ciro zincirinde unvan ve imzaları bulunan 5 şirketle de lehtarın bugüne değin hiçbir ticari ilişkisi mevcut olmadığı, Müvekkil ve lehtarın hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığı 5 şirkete bu 14 çeki ciro etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu aşikar olduğu, kaldı ki incelendiğinde görüleceği üzere ciro zincirindeki cirantaların adreslerinin, ortaklarının dahi aynı olduğu dolayısıyla aralarında organik bağ mevcudiyeti bulunduğu kanaatinde olduğu, çeklerin kaybolmasının ardından tamamen sahte bir ciro zinciri oluşturulmuş olup bu şirketler arasındaki ticari ilişkilerin, şirket ortaklarının, şirket adreslerinin incelenerek bu şirketlerin birbirleri ile olan bağlantılarının tespitini talep ettiği, zira çeklerin tamamında aynı 5 şirket tarafından aynı sırayla oluşturulan ciro zincirindeki kötüniyetin bu şirketlerin tamamında ortak bir şekilde mevcut olduğu açık olduğu, bir diğer husus davalılar hakkında ticari faaliyet alanlarında yaptığımız şifahi araştırmalar kapsamında davalılar hakkında resmi belgede sahtecilik vb suçlardan kaynaklı soruşturma ve ceza dosyalarının olduğu, son hamil olan davalının sunduğu diğer çekler hakkında da çek iptal davası açıldığı ve ödeme yasağı kararları alındığı öğrenildiği, bu sebeple Uyaptan davalılar hakkında açılan soruşturma ve kovuşturma dosyalarının sorgulanmasını, ödeme yasağı konulan çeklerin davalılarca bugüne değin bankalara sunulup sunulunmadığının tespiti için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını, öncelikle ... Bankası ... nolu, 10.01.2023 Vadeli, 1.248.266,03TL bedelli çek hakkında ödeme yapılmaması, takip başlatılmaması/ başlatılan takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Müvekkil keşideci ... ... Tic. ve San. A.Ş'nin davalılar ... Ltd. Şti., ... ... San. Tic. Ltd. Şti., ve ... ... Mağazacılık ve Ticaret Anonim Şirketi'ne, ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne yönelik borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, dava konusu çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığı, dava dilekçesindeki iddialardan, dava konusu çekin ... ... tarafından keşide edildikten sonra çekin lehtarı olan dava dışı ... Sanayi A.Ş.'NE gönderilmek üzere kargoya verildiği anlaşıldığı, davacı, dava konusu çeki keşide edip çekin lehtarına gönderdiğini beyan ettiğine göre hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul etmiş demek olduğu, bu nedenle de çekin keşidecisi olan davacı, dava konusu çekten ötürü müvekkile karşı sorumlu olduğu, dava dilekçesinde, çekteki imzanın çekin lehtarı olan ... Sanayi A.Ş. yetkilisine ait olmadığı iddia edilmiş ise de, çekteki lehtar imzasının sahte olması TTK 677 maddesinde belirtilen imzaların istiklali prensibi gereği çekteki imzasına itiraz etmeyen keşideciyi sorumluluktan kurtaran bir sebep olmadığı, bu nedenle imzaların istiklali prensibi gereğince çekin keşidecisi olan ... ...'nun, çekin lehtarı olan ... Sanayi A.Ş. firmasının imzasının sahteliğine dayaranarak sorumluluktan kurtulması mümkün olmadığı, çekin lehtara ulaşamadan kaybolmuş olması ve çekin iptali için dava açılmış olması, davaya taraf olmayan müvekkili bağlamadığı gibi davacıyı borçtan kurtaran bir sebep de olmadığı, zaten çekte ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediği gibi müvekkilin kötüniyetli olduğunu da göstermediği, TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağı belirtildiği, Ciro silsilesinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemediği, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkil TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamil olduğu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilin çekin kayıp/çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmadığı, Müvekkil, çekte ödeme yasağı bulunduğunu çeki bankaya ibraz anında öğrendiği, bu nedenle iyiniyetli olduğu, ayrıca davacı tacir olduğundan basiretli hareket etme yükümlülüğü altındadır. Mevzuat gereği çeklerin kargo aracılığıyla taşınması yasaklandığı, çekin cüzi bir sigorta bedeli ödeyerek güvenceli gönderilme imkanı varken mevzuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesi davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle basiretsiz davranışlarının sonucuna müvekkil değil, davacının kendisi katlanması gerektiği, zaten mevzuata aykırı hareket eden davacının kendi kusurunu müvekkile yüklemesi 'hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz' ilkesine de aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle davacı, çekten ötürü müvekkile karşı sorumlu olup açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davacı ... ..., dava konusu çekin keşidecisi olduğu, istirdat davası açma hakkı ise çek rızası dışında elinden çıkan ve yetkili hamil olduğunu iddia eden kişiye tanınmış bir hak olduğu, çekin keşidecisi ise çekin yetkili hamili olamayacağından ancak dava konusu çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilir, çekin istirdadını ise isteyemez, davacı da, davaya konu çekin keşidecisi olduğundan çekin iptalini talep edemez ve çek istirdat davası açamaz, çünkü yetkili hamil olmadığı, bu nedenle istirdat talebinin öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep ettiği, TTK'nun 792.maddesi, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu hükme bağlamış olduğu, Kötüniyetin ve ağır kusurun bulunması gereken zaman ise çekin bankaya ibraz anı değil, çekin iktisap anı olduğu, davacı, bu maddeye göre müvekkilin kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmeli olduğu, Müvekkil, dava konusu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden üst ciranta konumundaki şirketten almış olduğu, çekte ödeme yasağı bulunması nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş ve bu nedenle de büyük bir mağduriyet yaşamış olduğu, hatta çeki kendisine veren ... şirketi ve yetkilisi hakkında suç duyurusunda dahi bulunmuş olup soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...nolu dosyasıyla devam ettiği, yani müvekkilin somut olayda hiçbir kötüniyeti bulunmayıp kendisi bizzat suçun mağduru olduğu, olayımızda da müvekkilin, çeki iktisap anında çekin çalıntı olup olmadığına dair bir bilgisi bulunmadığı, davacı taraf da müvekkilin kötüniyetini ortaya koyan somut bir delil ibraz etmediği, müvekkil firma dava konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde iktisap etmiş olup iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğu, bu nedenle TTK 792 maddesinde aranan şartlar olayımızda gerçekleşmemiş olup davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, ilgili Mevzuat, yüksek yargı kararları ve davacı tarafın iddialarını ispat edecek herhangi bir kesin delil sunamadığı göz önüne alındığında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddia ve talepler ile ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ... Bankası ... nolu, 10.01.2023 Vadeli, 1.248.266,03TL bedelli çekin davalılarca hukuka aykırı ve kötüniyetli olarak ele geçirilip geçirilmediği, davacının bu çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dava dilekçesinde belirtilen deliller istenerek dosyaya eklenmiş, tarafları aynı farklı bir çek için açılan mahkememiz ... esas sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
Davacı tarafça bildirilen İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın ... Soruşturma Numaralı dosyası, ... ve ... CBS dosyaları incelenmek üzere istenilmiştir.
Mahkememizin... esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılamada; Davalı ... ... şirketinin ...'a ait olduğu, bu kişinin ... tarafından vekaletname verilen kişi olduğu ve hakkında çok sayıda sahtecilik davası olduğu, davalılar ..., ... ve ... ... şirketi aleyhinde benzer çok sayıda dava olduğu tespit edilmiştir.
Yine mahkememizin anılan dosyasında yapılan tespitlere göre davalı şirketlerin gerçek bir ticari faaliyetini bulunmadığı, terk kayıtlarının olduğu ... şirketinin 2021 yılında ticareti terk kaydı olduğu, ... ... şirketinin 2013 yılında kurulup, 2016 yılında ticareti terk kaydı olduğu, ... şirketinin ise 2016 yılında terk kaydı olduğu, gelen vergi dairesi cevaplarından; davalı şirketlerin gerçek bir ticari faaliyetini bulunmadığı, terk kayıtlarının olduğu anlaşılmıştır.
Soruşturma aşamasında kollukça dinlenen, ... şirketi yetkilisi ve sahibi olarak görünen ve ...'a vekaletname vererek bankada hesap açma, para çekme ve yatırma konusunda yetkilendiren ...'ın 03/04/2023 tarihli ifadesinde, ... ve ... nın kendisine aylı para ödemesi yapacağını söyleyerek adına ... şirketinin kurulduğunu, kendisinin onlara vekaletname verdiğini beyan ederek kendilerinden şikayetçi olduğunu söylediği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ekinde sunulan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin, 18/10/2023 tarih, ... sayılı dosyanın incelenmesinde; aynı davacı tarafından aynı kargoda çalınma olayına dayanılarak aynı davalılar aleyhine açılan çek istirdadı istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan raporun aynen; ".Davacı ....... Tic.San.Tic.A.Ş. nin 2021,2022,2023 yılları ticari defterlerinin, lehine delil niteliğinin olduğu, davacı ...San.Tic.A.Ş.nin 2021,2022,2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin olduğu, davacı ....... Tic.San.Tic.AŞ nin 2021,2022,2023 yılı ticari defterlerinde ...San.Tic.A.Ş. ile ticari ilişkisinin olduğu, dava konusu 1.227.201,08 TL tutarlı olan çekin davacı ... ... Tic. şirketinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2022 yılları ticari defterlerinin, lehine delil niteliğinin olduğu, diğer davalılar olan ... Ltd. Şti.,... ... San. Tic. Ltd. Şti,... ... Mağazacılık ve Ticaret Anonim Şirketi'nin inceleme gün ve saatinde incelemeye gelmemiş olup dava dosyası kapsamında ticari defterlerine ilişkin bilgi ve belge sunmadığından bu yönde inceleme yapılamadığı, dava konusu çekin ciro silsilesi incelendiğinde, çekin davacı ... ... Tic. San. Tic. A.Ş. tarafından ...San Tic A.Ş. emrine 1.227.201,08 TL olarak düzenlendiği, çekin arka yüzündeki silsile ...San.Tic A.Ş. tarafından imza ve kaşe ile ... Ltd Şti kaşe ve imzası ile devam ettiği, ... ... SanTic Ltd Şti kaşe ve imzasından sonra ... ... ve Tic.A.Ş. imza ve kaşesi daha sonra ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketinin imza ve kaşesi ile son bulmuş olduğu, yapılacak ticari ilişkinin tespiti ciro silsilesi esas alınarak yapılmış olup; davacı ...San.Tic.A.Ş. ile çekin sonraki cirantası olan ... Ltd. Şti. arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı, davalı ... ... ile kendisinden önce gelen ... şirketi arasında davalı ... ... şirketinin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde faturaya dayalı bir ticari ilişkinin olduğu, bunun bir adet fatura ve çek tahsil makbuzu şeklinde olduğu, 19/12/2022 başlayan cari hesap kaydı olduğu" şeklinde olduğu ve mahkemece dosya içeriği, rapor ve davalıların çeki iktisapta kötü niyetli olduklarıdan bahisle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Yine aynı kararda mahkemenin başka dosyasında da benzer konuda davalı olan Bervenge şirketinin de sahibinin ... olduğu görülmüştür.
Davalı şirketlerin ticareti terk etmesine ve ... şirketinden sonra gelen ... şirketinin vekaleten ... tarafından takip edilmesine rağmen, davaya konu çekin ciro silsilesiyle alınıp icraya konu edildiği, ... tarafından başka şirketin de benzer şekilde kullanıldığı, kendisinden önceki şirketle arasında sanki bir ticari ilişki varmış gibi faturalar kesildiği, faturaların da çekin ibraz tarihinden öncesine denk gelecek şekilde kesildiği, geçmiş tarihli fatura kesmenin sistemsel olarak mümkün olduğu, çek tahsil makbuzlarının ise her zaman geçmiş tarihli düzenlenmesinin mümkün olduğu, çekin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadan alındığı, bu hususların dosya kapsamından ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin, 18/10/2023 tarih, ... sayılı dosyanda alınan rapor içeriğinden anlaşılmıştır.
Davalıların çeki iktisapta ve tedavülde kötü niyetli olup olmadıklarının tespiti bakımından yapılan incelemede, yukarıda ayrıntılarına yer verilen dosya özetleri birlikte değerlendirildiğinde, ticareti terk etmiş şirketler kullanılarak ve özellikle vekaletname ile başka şirketin de hesaplarına erişilerek gerçekleştirilen ciro ve tahsil çabalarının kötü niyetin ispatlar nitelikte olduğu, davalının bir hakkı olmadığı halde kötü niyetle çeki ele geçirdiği ve tahsile çalıştığı, açılan çok sayıda benzer davada aynı şirketler kullanılarak ciroların yapıldığı, davalı şirket ortakları/yetkilileri hakkında birçok sayıda resmi belgede sahtecilik suçundan kaynaklı soruşturmaların ve ceza dosyalarının bulunduğu bu nedenle davalının kötü niyetinin sabit olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı keşideciye çekin iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının, ... Bankası ... nolu, 10.01.2023 Vadeli, 1.248.266,03 TL bedelli çek yönünden davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, çekin davalı ... ... San. Ve Tic. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 85.269,12-TL karar ve ilam harcından 21.317,28-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 63.951,84-TL eksik harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 21.522,78-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 1.088,00-TL masraf olmak üzere toplam 22.610,78-TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 167.309,37-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile müdahil vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/03/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!