WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/242 Esas
KARAR NO : 2024/195

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/04/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının asil tacir olarak Ticaret Sicili Gazetesinin 27 Ekim 2020 Tarih ...Sayılı ...Sıralı İlanı ile "... TİCARET" ünvanı Ticaret Sicilinin ...Numarasıyla "gerçek kişi ticari işletmesi" olarak tescil ve ilan olunduğunu, davalı ile müvekkil şirketin arasında ticari faaliyette bulunmakta olup müvekkilin bu ilişkiden dolayı bakiye alacağı olması sebebi ile Gaziosmanpaşa ... Dairesinin...E. sayılı dosyası kapsamında ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava şartı olan ticari davalarda arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşamama belgesi düzenlenmiş olup, belgesi düzenlenmiş olup yasal süresinde davayı davalı tarafın icra Müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, Müvekkil şirket ile davalı İşletme arasında ticari iş ilişkisinin mevcut olup müvekkil şirketten Amerikan doları, Euro ve Türk Lirası cinsinden mal ve hizmet alımı yapıldığını, buna ilişkin faturaların sunulduğunu, ancak hesaplarda görüldüğü üzere 31.12.2022 Tarihi itibariyle 2.992,76USD alacak bakiyesi kaldığını ve bakiyesi konusunda Mutabakat mektubunun keşide ettiğini, davalı tarafından 2.992,76 USD ödemede temerrüte düşmesi sebebi ile kendisin 01.02.2023 tarihinde "... © gmail.com e-posta adresine ihtarname keşide edildiğini, davalının ihtara cevaben borcu ödeyeceklerini bildirdiklerini, akabinde 784,90 USD karşılığı Ödeme yaptığını ve bakiye 2.207,86 USD ödeme bakiyesini ödediğini, takip başlatılmadan önce davalı tarafla defalarca iletişime geçilerek cari hesaba ilişkin ödemelerin yapılması istenmişse de davalı şahıs işletmesi sahibi... ve çalışanı... Hanım olduğu bilinen işletme çalışanı tarafından oyalayıcı tavırlar sergilenerek borç ödenmediğini ve sürecin fazlasıyla uzatıldığını, müvekkil şirketin borcun varlığını sürekli hatırlatması üzerine bu sefer ödendiği belirtildiğini ancak hesaba para geçmediğine ilişkin davalı tarafa geri dönüş yapıldığında ve ödendiğine dair dekont istendiğinde herhangi bir dekont gönderilmeksizin oyalayıcı tavırlara devam edildiğini, cari hesaba dayanak faturalar ve içeriği mal ve hizmetler davalı tarafından sonuç olarak alındığı kabul edilmesine rağmen yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye 2.207,86 USD ödenmediği sonuç olarak davalının kötü niyetle bu borcu ödemediğinin sabit olduğunu, davalı yanın, gerek yazışmalarla gerek mutabakat mektubu ile borcun varlığını ve miktarını defalarca ikrar etmesine rağmen açılan icra takibine itiraz etmesinin yalnızca davacı alacaklı müvekkilin alacağına ulaşmasını engellemek üzere haksız şekilde yapılmış bir itiraz olduğunu, gerekli incelemeler yapıldığında; müvekkil şirketin defterleri, belgeler ve faturalar incelendiğinde, mutabakat mektubu da dikkate alındığında davalı işletme sahibi ...'nun açık bir şekilde müvekkil şirketin alacağına ulaşmasını engellemek kastıyla itiraz ettiği anlaşılacağını, borçlunun icra takibine haksız ve iptali için dava açma gereği hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı davanın kabulü ile; davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına, borçlunun kötü niyeti ve haksız itirazı sabit olduğundan takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilim yurt dışına mal ihraç etmekte olup taşıma ve gümrük işlemleri davacı tarafça bedel karşılığı yerine getirildiğini, fakat davacı tarafın iddia ettiği gibi taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmasını, davacı taraf alacağını aralarındaki cari hesaba dayandırmış ise de. Türk Ticaret Kanunu'nun m.92 amir hükmü gereğince "yazılı bir cari hesap sözleşmesi" olmadığından davacı tarafın bu kalemlere dayanarak alacak hakkının doğduğunu ileri sürmesi kanuna açık aykırılık teşkil ettiğini, HMK ya hakim olan senetle ispat kuralı kapsamında müvekkilin herhangi bir imzası olmayan cari hesap kalemleri, gerçeği yansıtmamakta olup bu kapsamda delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, davacı taraf her ne kadar 31.12.2022 tarihli mutabakat mektubunun keşide edildiğini iddia etse de söz konusu mutabakat mektubu, ıslak imzalı hali dosya kapsamında bulunmamakta olup, HMK kapsamında bir senet ve borcun varlığını ispat den bir delil olarak kabul edilmesi mümkün olmayacağını, davacı tarafın dijital fotoğraf halinde delil olarak sunduğu bu belgenin ıslak imzalı halinin (varsa) dosya kapsamına alınmasını talep ettiklerini, fotoğraf halinde sunulan mutabakat mektubunda yapılan inceleme sonucunda, imza müvekkile veya müvekkilin işletmesinde imzaya yetkili herhangi bir kişiye ait olmadığını, Hukuk dünyasında vuku bulmuş bir senetten bahsedebilmek için bu konuda irade belirten veya belirtmeye yetkili olan kişilerce imza atılması gerektiğinin açık olduğunu, bu sebeple imzası taraflarına ait olmayan mutabakat mektubundan hareketle borcun varlığının ispat edilebilmesinin mümkün olmadığını, ıslak imzalı hali olmayan ve imzası tarafımıza ait olamayan bir senetten hareketle borcun varlığına delil olarak kabul edilmesi ve bu kapsamda hüküm kurulmasının hukuka aykırı olacağını, davacı tarafın müvekkilin mail adresine gönderdiği ihtarnameye cevaben müvekkilim kalan bakiye borcunu ödeyeceğini beyan ettiğini, ve bakiye borcu olan 784,90 USD davacı tarafa ödediğini, fakat davacı taraf bakiye borç kalmamasına ve müvekkilin açık onayı ve izni olmadan müvekkile izafe edilemeyecek hususlardan dolayı bakiye borç miktarı çıkardığını ve dayanaktan yoksun iş bu davayı açtığını, müvekkilin çalışanı olduğu iddia edilen Habibe Hanım isimli kişinin müvekkil veya ticari işletmesiyle bir bağı olmayıp müvekkilin bu isimde bir çalışanı olmadığını, davacı tarafın sadece "Ticaret Habibe Hanım” ismiyle telefonuna kaydettiği ve telefon numarası gözükmeyen konuşmaların, davacı tarafın tamamen kendi tasarrufuyla yazdığı bir isimden ve buna dayanak yapmasından kaynaklandığını davacı tarafın ihtarname dahil her türlü yazışmayı "hasanbasriS5 (gmail.com" hesaba gönderirken, Habibe Hanim isimli kişi ile yaptığı konuşmaların borcun varlığına delil olarak değerlendirilmeyeceğini, tensip zaptıyla Vergi dairesinden talep edilen BA/BSformları da incelendiğinde müvekkilin davacı tarafa bakiye borcu olmadığını, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı taraf tamamen tek yanlı kendi tasarruflarına dayandırdığı ve müvekkilin imzası veya onayı bulunmadığının imzasız belgelere dayanarak bu davayı ikame ettiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Gaziosmanpaşa ...Dairesinin... E. Sayılı dosyasında davacının alacaklı olup olmadığı, varsa tespitine noktalarında toplanmaktadır.
Dosyamıza bir sureti celp edilen Gaziosmanpaşa ... Dairesinin... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 2.207,86 USD (41.770,50 TL) üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia, sunulan bilgi ve deliller, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler, takip dosyası ve tarafların dava konusu iddia ve savunma kapsamında ticari defter ve kayıtları ile dosyada mevcut ba-bs kayıtları incelenerek taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının icra takibine konu cari alacak bakımından davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkin rapor alınmak üzere dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Dava dosyası, ibraz edilen ticari defter, yardımcı kayıt belgelerin incelenmesi neticesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Gaziosmanpaşa...Dairesinin...E. dosya numarası yaptığı icra takibinde; davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın ispata muhtaç olduğunu, tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra inkâr tazminatları ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.
Huzurdaki davada uyuşmazlık konusunun davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucunda itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olduğu, davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterleri kendi lehine delil vasfı taşıdığı, davacının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve takip konusu yapılan faturaların usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu, icra takip tarihi itibariyle icra takibine konu edilen fatura tutarlarından dolayı davalıdan 2.207,86 USD alacağı olduğunun tespit edildiği, davalının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, mevcut tespitlere göre davalının ibraz edilen ticari defterleri kendi lehine delil vasfı taşıdığı, davalının ibraz edilen ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davacıya 129.785,60.-TL borçlu olduğunun ticari defterler üzerinde tespit edilmiştir. Taraf defterleri arasındaki farkın davacının USD üzerinden fatura tanzim etmesi, elde ettiği tahsilatları da USD olarak değerlemesi, USD alacaklarına kur değerlemesi yapması ve davalı tarafında 2021 yılından devir 66.469,10.-TL borcu olmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın davacı tarafa yaptığı ödemenin davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak tutarından düşüldüğünün tespit edildiği, davacının ibraz edilen 2021 yılı BS formunda davalıya 2 adet belge ( fatura ) karşılığında da 130.817,60.-TL tutarında ( KDV hariç) fatura tanzim edildiği, davalının ibraz 2021 yılı BA formunda davacından 2 adet belge ( fatura ) karşılığında da 130.817,60.-TL tutarında ( KDV hariç) fatura alındığının tespit edildiği, bu halde 2021 yılında davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturalar davalı tarafından kabul edildiği ve tebliğ alındığı BA formu ile vergi dairesi beyan edildiği, davacının ibraz edilen 2022 yılı BS formunda davalıya 14 adet belge ( fatura ) karşılığında da 772.767,02.-TL tutarında ( KDV hariç) fatura tanzim edildiği, davalının ibraz edilen 2022 yılı BA formunda davacından 14 adet belge ( fatura ) karşılığında da 772.767,02.-TL tutarında ( KDV hariç) fatura alındığının tespit edildiği, bu halde 2022 yılında davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturalar davalı tarafından kabul edildiği ve tebliğ alındığı BA formu ile vergi dairesi beyan edildiğinin tespit edildiği, bu halde dava konusu faturaları, davalının tebliğ aldığı, ticari defterlerine usulüne uygun olarak kayıt ettiği ve yasal süresi içinde dava konusu faturalara itiraz etmediği yapılan bilirkişi incelemesinde tespit edimiştir. Her ne kadar davalı mutabakat formundaki imzaların müvekkiline ya da yetkilisine ait olmadığını beyan etmişse de gerek tarafların tacir olması ve gerekse incelenen defterlerin usulüne uygun tutularak HMK m.222 kapsamında delil kabiliyeti bulunması nedeniyle davacının davasını ispatlamış olduğu, Faturalara davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz ve iade edilmemesi ve ba-bs formalarıyla vergi dairesine bildirilmesiyle faturaların davalı tarafından kabul edilmiş sayılacağı değerlendirilmiş olup davacının davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu ve itirazın iptali gerektiği, alacağın likit olduğu ve davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiği birlikte değerledirilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile Gaziosmanpaşa... Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
Alacağın %20'si oranında 8.354,1 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.853,34 TL karar harcından peşin alınan 504,51 TL'nin mahsubu ile geri kalan 2.348,83 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacının yaptığı 684,41 -TL ilk masraf (peşin harç+vekalet harcı+başvurma harcı) ile yargılama aşamasına yapılan 2.637,00 TL tebligat, posta ve bilirkişi giderinin toplamı olan 3.321,41 yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL'NİN DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/03/2024

Katip . Hakim .
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır