WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/18 Esas
KARAR NO:2024/350

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/01/2023
KARAR TARİHİ:03/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket ile Borçlu Davalı Şirket arasında 10.03.2022 tarihinde imzalanmış olan proforma faturaya istinaden bir hammadde temini konusunda anlaşma yapıldığı, bahse konu anlaşmaya göre 319.000,00 USD hammadde ücretinin %20 ücreti peşin geriye kalan %80 ücreti ise gümrükten ham maddenin teslimi tarihinde müvekkil şirketçe ödenecek olduğu, söz konusu proforma fatura gereği teklif bedelinin %20 si müvekkil şirket tarafından davalı şirkete banka kanalıyla ödendiği, ezcümle müvekkil her anlamda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, Davalı borçlu ile yapılan resmi görüşmeler ve yazışmalar sonucu mezkur malların 2022 Nisan ayının 2. Haftasında İskenderun Limanına ineceği müvekkil şirkete bildirildiği, Müvekkil şirket karşı taraf ile proforma faturayı bu bilgiler ışığında onaylamış ve teklif bedelinin %20'sini karşı tarafa gönderdiği, aynı şekilde müvekkil şirket, davalı tarafından verilen işbu bilgiler doğrultusunda söz konusu malların satımı için ... San. ve Dış Tic. Ltd, Şti. İle teslim tarihi 30.03.2022 tarihli proforma fatura düzenlendiği, mezkur malların belirtilen tarihte gelmemesi üzerine 10.04.2022 tarihinde ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından proforma fatura iptal edildiği, işbu durumdan dolayı müvekkil şirket zarara uğradığı, söz konusu malların davalı şirket tarafından belirtildiği tarihte gelmemesi üzerine müvekkil şirket tarafından davalı şirket ile görüşmeler yapılmış, İşbu görüşmelerde teslim tarihi hususunda, davalıca müvekkil şirkete her zaman farklı bir tarih verildiği, İşbu durum müvekkil şirketin zararına sebep olmuş, bahse konu hammaddeden hem hukuki anlamda hem de ticari anlamda fayda kalmadığı, zira teklif mektubundan beklenen fayda, hammaddenin belirlenen tarihte teslimi ve müvekkil şirketin de diğer şirketle yapmış olduğu proformaya ilişkin edimin ifası hususu olduğu, yasal mevzuat itibariyle kural olarak tarafların aralarında kurmuş oldukları hukuki ilişkinin şartlarına uygun olarak borçlarını ifa etmeleri gerektiği, bu kapsamda borcunu ifa etmeyerek alacaklının zararına sebep olan borçlu, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, Davalı şirket, müvekkil şirketi akde aykırı davranarak hem olumlu hem de olumsuz zarara uğrattığı, olumsuz zarar; sözleşmenin, karşı tarafça yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan eylemli zarar olduğu ve müvekkil şirket hammaddenin geleceğine olan güveninden dolayı ... Şirketi ile yapmış olduğu sözleşme nedeniyle zarara uğramış ve saygın itibarı zedelendiği, öte yandan da müvekkil şirket zarara uğradığından müspet zararı da ortada olduğu, diğer bir husus ise borçluyu temerrüde düşürme konusu olduğu, izah ettiğimiz üzere müvekkil şirketin, davalı şirketle yapmış olduğu proforma fatura dolayısıyla bu akitten beklenen fayda ortadan kalktığı, Davalı Şirket edimini yerine getirmemiş olup müvekkil şirketi zarara uğrattığından dolayı ödenen 63.800,00 USD faizi ile birlikte ....İcra Müdürlüğü'nün ... dosya numarası ile ilamsız takip yapılmış olup, takibe itiraz edildiğinden dolayı takip durmuş ve arabuluculuk süreci başladığı, Arabuluculuk sonucunda 23.11.2022 tarihinde anlaşmama tutanağı düzenlenmiş ve süresinde işbu davayı açmak hasıl olduğu, Müvekkil şirket, sonuç olarak davalı tarafa 63.800 USD ödemesine rağmen ne malı alabilmiş, ne de ödediği bedel müvekkile iade edilmemiştir. Davalı şirket ile yapılan anlaşmanın borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşıldığında veya borçlunun temerrütü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kaldığından veya sözleşmede borcun ifasının belirli bir sürede veya zamanda gerçekleşmemesi aşikar olduğundan alacaklının ihtar çekmesine gerek olmadığı, Davalı Şirket'in ödeme emrine yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilerek ödenen 63.800,00 USD'nin tarafımıza yasal faizi ile birlikte ödenmesini ve haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğinden alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Davalı Şirket'in ödeme emrine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline karar verilerek, takibinin devamına, haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğinden alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama giderini davalı yana bırakılmasına karar verilmesini, talep etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki proforma fatura gereği davacı şirket, davalı müvekkile avans ödeme gerçekleşttiği, Davalı müvekkil, satış sözleşmesine ilişkin bakiye bedelin alıcı tarafından ödenerek malın teslim alınacağına duyduğu güvenle Çin'deki tedarikçisinden malı satın almış olup, alıcıya teslim etmek üzere siparişi tedarik ettiği, taraflar arasında imzalanan proforma faturada satış bedeli ödenmeden teslimin yapılmayacağı kararlaştırılmış olup, satış bedeli tamamen ödenmeden davalının malı teslime zorlanamayacağı ve ödenen bedelin iadesini de isteyemeyeceği, 04.08.2022 tarihinde müvekkil şirket, alıcıya teslimi gerçekleştirmek üzere satış sözleşmesine konu ürünün yüklü olduğu ... isimli geminin İskenderun Limanı'na geldiğini, alıcı tarafın bakiye bedeli ödeyerek malı teslim alması gerektiği aksi taktirde oluşacak antrepo, muhafaza ve diğer zararların kendilerine rücu edileceğini ihtar ederek davalı alıcıyı temerrüde düşürdüğü, Davacı şirket ise bakiye bedelin ödemesini gerçekleştirmemekle birlikte kötü niyetle sözleşme kapsamında ödemiş olduğu avans bedelin iadesi İçin icra takibi başlattığı, Davalı şirketin başlatmış olduğu icra takibine tarafımızca itirazda bulunulmuş ve takip durdurulduğu, Davalı müvekkilin işbu davaya konu icra takibine konu edilen borcu bulunmadığı, Davacı şirket tarafından davalıya ödenen avans bedeli satın almış oldukları siparişin tedariki amacıyla alındığı, temerrüte düşmeyen davalı müvekkile karşı sözleşmenin feshi veya dönme kurumları kullanılamayacağı, davacı şirket tamamen kötü niyetli bir şekilde avans bedelinin iadesi için icra takibi açmış olup, davalı müvekkilin icra takibine konu borcunun olmadığının tespiti, itirazın iptali davasının esastan reddi ile kötü niyetle icra takibi açan davacı şirketten takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tazmin edilmesini, talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre 'Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dava konusu .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 66.206,92 USD üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan ticari ilişki gereğince oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Taraflar arasındaki hammadde teminine ilişkin anlaşma kapsamında bir teslim tarihi belirlenmediği, malın tesliminin makul süreler olarak 10.06.2022-10.07.2022 tarihlerinde olabilecek iken Ağustos ayında ancak davalının teslim için ihbarda bulunduğu gözetilerek malın teslime hazır edilmesinde gecikme olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen gecikmeden davalının sorumlu olması bakımından davalının gecikmekte olduğu ve verilen süre içinde teslim olmazsa sorumlu olacağına yönelik davacı yanca basiretli işadamı özeni ile yapılmış bir bildirim ve temerrüt ihtarının sabit olmadığı, ancak gecikmenin yol açtığı bir zarar varsa sorumlu tutulabileceği, somut olayda, davacının TTK m.18 manasında bir temerrüt ihtarı olmadığı, sözleşmede kesin vadede bulunmadığı gözetilerek davalının gecikmesine karşın temerrüte düştüğünde söz edilemeyeceği, buna karşın davalının 04.08.2022 tarihli ihtarı ile davacının makul süre içinde hareket etmeyerek malı almaması halinde temerrüte düşmesine sebebiyet vermiş olabileceği, işbu davada davalının karşı alacak veya tazmin taleplerinin yargılama konusu olmadığı, dava konusu ticari ilişkide, davacının sözleşmeden dönme ve ödediği bedeli iade talebinin somut olaya uymadığının değerlendirildiği, zira sözleşme konusu emtianın piyasa fiyatlarında düşmenin alıcı risk alanında olduğu, bu bağlamda dava konusu icra takibine konu davacının ödediği %20 mal bedelini iade yönünde alacak talebinin haklı olmadığı, davalının sözleşmeye uygun malı teslime hazır olması gözetilerek sözleşmede belirtilen %80 mal bedelini ödeyerek davacının tüm malı almaya hakkı olduğu, takipte davacı haklı bile görülse, alacak kalemlerinde işlemiş faiz talebinin temerrüt söz konusu olmadığı için yerinde olmadığının değerlendirildiği, dosya kapsamında davalının sözleşme konusu malı 04.08.2022 itibarı ile teslime hazır olması gözetilerek, davacının bakiye ödeme ile malı alabileceği, buna karşın 23.08.2022 tarihinde takibe girişmesinin yerinde olmadığı, şeklinde görüş bildirilmiştir.
Netice olarak mahkememizce yapılan değerlendirmeler sonucunda; Davacı ... ... Ltd, Şti. ile ... Ltd. Şti arasında 10.03.2022 tarihinde proforma fatura imzalandığı, bu fatura içeriğinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete 200 ton "..." ürününü satmak üzere, birim fiyatı 1.595.-USD'dan toplam 319.000.-USD karşılığında anlaştıkları, taraflar arasında ayrıntılı bir sözleşme olmadığı, koşulların bu proforma faturada belirlendiği, bansi geçen proforma faturaya göre %20 peşin, %80 teslimattan önce nakit olacak şekilde ödeme kararlaştırıldığı, ancak fatura ve dolayısıyla anlaşmaya konu malların teslim zamanına dair bir anlaşma bulunmadığı görülmüştür.
Fatura içeriğinde belirtilen mal, satıcı/davalı tarafından yurt dışından temin ederek getirilecek ve İskenderun limanında davacıya teslim edilecektir. Teslimin ne zaman olacağı konusunda taraflar arasında belirlenmiş bir zaman yoktur, buna göre de davalının makul sürede emtiayı teslime hazır bulundurması ve ödemeyi talep etmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 04.08.2022 tarihinde davalı taraf bu hususu davacı yana bildirmiştir. Somut olayda davalı taşıyıcı olmayıp, satıcıdır ve malı makul sürede temin etmesi gerekecektir. Bilirkişi raporunda da değinildiği ve mahkememizce de yerinde görüldüğü üzere davalının satılan malı teslim yeri İskenderun olduğu kabul edildiğinde, satış teslim şekli olarak “Alıcıya en yakın Liman teslimi” kararlaştırma değerlendirmesi ile Çin'den tedarik, Çin içi taşıma, deniz taşıma organizasyonu ve taşımanın tamamlanması bakımından makul süre 3-4 ayı bulabileceği, buna göre de davalının 10.06.2022-10.07.2022 tarihleri gibi emtiayı teslime hazır olması beklenileceği, ancak Ağustos-2022 döneminde teslime hazır edebildiği, TTK m.18/3 gereği davacının davalı yana bir ihtar çekerek makul süreler geçtiği, halen malın teslime hazır edilmediği, %80 karşı edimin ifaya hazır olduğu yönünde davalı yana bildirimde bulunması ile temerrüt söz konusu olabilecek iken, dosyada ve tarafların iddialarında bu yönde bir temerrüt ihtarı düzenlenmemiş olduğu, bu bağlamda davacı tarafın davalı yanın Ağustos dönemine kadar malı getirebileceğini düşünerek hareket ettiği ve davalı tarafın temerrüde düşmediği kanaatine varılmış olmakla davanın reddine, davacının kötü niyetinin sabit olmadığı gözetilerek davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bilge yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez, aynı yasanın arabuluculuk ücreti 18/a-12 fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması halinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bükçesinden karşılanır. Somut olayda davacı haksız bulunduğundan yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gerekli harç 427,60 TL olup, peşin alınan 14.393,37 TL den mahsubu ile fazla alınmış olan 13.965,77‬ TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 161.092,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/05/2024

Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza