WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/141 Esas
KARAR NO :2024/139

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/05/2019
KARAR TARİHİ:27/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bilgi teknolojileri ve iletişim alanında hizmet veren farklı sektörden şirketlere teknolojik çözümler sunan sektörün önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı ... ve ... A.Ş.’nin de müvekkili şirketin müşterilerinden biri olduğunu ve müvekkili şirketle aralarında 01.01.2016 tarihinde Bilgi Teknolojileri Dış Kaynak Kullanımı Hizmet Sözleşmesinin akdedildiğini, işbu hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin “Müşteriye faaliyetlerinde ihtiyacı olan dış kaynak kullanımı hizmetini bir personel istihdamı ile sağlamak” müşterinin de “işbu sözleşmede yer alan hizmet bedelinin ödenmesi” borcu altına girdiğini, hizmet sözleşmesinin 4. Maddesi kapsamında 04.12.2012 tarihinden beri müvekkili şirket bünyesinde çalışan davalının ...’da görevlendirildiğini, davalının 04.12.2012 tarihinden işten ayrıldığı tarihe kadar müvekkili şirket bünyesinde çalıştığını, hizmet sözleşmesi kapsamında ...’a giderek müvekkili adına çalışmalarda bulunduğunu, müvekkili şirkete bağlı olarak hizmet sözleşmesi kapsamında çalışmalar yürüten davalının 21.11.2017 tarihinde müvekkili şirkete gönderdiği e mail ile Destek
Bilgisayar’dan iş teklifi aldığını ve bu teklifi değerlendireceğini belirttiğini, akabinde müvekkili şirketteki işinden istifa ettiğini, tam ehliyetli davalının yazılı şekilde yapılmış sadece müvekkili şirketin müşterilerinde çalışılmamasını veya hizmet verilmemesini içeren ve fesihten itibaren 1 yıl süreyle geçerli olacak rekabet etmeme yasağı hükümlerini kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirket ile iş sözleşmesini sona erdiren davalının müvekkili şirkette çalışırken pozisyonu sebebiyle müvekkili şirketin işleri ve müşteri çevresi hakkında bilgiler edindiğini, bu bilgileri kullanarak eski işvereni tarafından görevlendirildiği ...A.Ş. ve ... Grup şirketlerinde çalışmaya başladığını, hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin müşterisi pozisyonunda olan ...’da çalışması üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 21.05.2018 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, işbu ihtarname ile davalıya ...’da çalışmasının kendisiyle imzalana iş sözleşmesinin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü başlıklı 10. Maddesine aykırı olduğu ve işbu madde uyarınca müvekkili şirkete cezai şart ödemesi gerektiğinin ihtar edildiğini, müvekkili ve davalı arasındaki iş sözleşmesinin 10. Maddesi uyarınca davalının son brüt maaşı üzerinden hesaplanan 9 aylık ücret tutarındaki 21.500,00 TL cezai şartın davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen süresi içinde müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyası üzerinden ilamsız icra rakibi başlatıldığını, işbu icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve icra takbinin durdurulduğunu, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz üzerine zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da davalı ile bir mutabakat sağlanamaması üzerine müvekkili şirket tarafından huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalının itiraz dilekçesinde böyle bir borcu olmadığını iddia etmişse de davalı ile yapılan iş sözleşmesinin 10. Maddesi ile davalıya iş sözleşmesinin feshinden itibaren 1 yıl süre ile işvereniyle rekabet etmeme yasağı getirildiğini, rekabet etmeme yükümlülüğünün yerine getirilmesi için davalı üzerinde hukuk düzeninin izin verdiği ruhsal bir baskı aracı olması amacıyla da cezai şart konduğunu, hal böyleyken hukuka
uygun bir şekilde düzenlenerek kendisine yükletilen rekabet yasağına aykırı davranan davalının kendisiyle imzalanan iş sözleşmesi kapsamında belirlenen cezai şartı ödemesinin zorunlu olduğunu, işbu nedenle cezai
şartın ödenmesi amacıyla davalı aleyhinde başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra takibine itiraz edilmesinin icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik haksız ve kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının kendisiyle imzalanan iş sözleşmesine ve hukuka aykırı haksız itirazlarının iptali ile haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davalı tarafından takibe yapılan haksız itirazın iptali ile takibin takip talebinde ve ödeme emrinde belirtilen şartlarla devamına, davalının müvekkili şirkete dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 5. maddesine göre rekabet yasağının ihlaline ilişkin uyuşmazlığın iş mahkemesince ve iş hukuku kurallarına göre çözülmesi gerektiğinin hükme bağlandığını ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.09.2011 gün ve ...sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğunu, işbu davaya konu olan olayda da iş sözleşmesi hükümlerinin ihlali nedeniyle öngörülen cezai şart alacağının tahsili talebi olması nedeniyle davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi olduğunu, rekabet yasağı kaydının geçerlilik arz etmediğini, 6098 sayılı TBK’nın rekabet yasağı koşullarını düzenleyen 444. Maddesine göre “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” O halde her şeyden önce taraflar arasında geçerli bir hizmet akdinin bulunması gerektiğini, 4857 sayılı İş Kanunun tanımı ile iş sözleşmesinin ücret ödenmesi karşılığı ile bağımlı olarak işin görülmesi olduğunu, bu anlamda ücretin belirlenmesinin 6098 sayılı Borçlar Kanunu uyarınca ücretin belirlenmesinin sözleşmenin esaslı objektif unsuru olduğunu, işbu sözleşmede tarih yazmadığı gibi ücretin de belirlenmediğini, bu itibarladır ki asgari içeri dahi
tamamlanmayan işbu sözleşmenin rekabet yasağı dahil olmak üzere diğer koşulların da geçerlilik arz etmediğinin aşikar olduğunu, öte yandan hizmet ilişkisinin işçiye müşteri çevresini, üretim sırlarını veya işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlaması ve işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunmasının da diğer aranan özellikler olduğunu, tüm bu şartların varlığının dava konusunda münferiden değerlendirilmesi gerektiğini, yine rekabet yasağı sözleşmesinin iş sözleşmesi devam ederken işçinin işverenin müşterilerini tanıması sırlarını öğrenmesi sebebiyle iş ilişkisi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman diliminde işverenle rekabet teşkil edecek herhangi bir faaliyette bulunmaması ve işverenin menfaatinin korunması amacıyla yapılan bir sözleşme olduğunu, rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğinin belli ölçülerde kısıtlandığından kanun koyucunun sözleşmenin geçerliliğinin birtakım koşulların varlığına bağladığını, bu sınırlamalara aykırı olarak hazırlanan rekabet yasağı sözleşmesinin butlan olduğunu ve hüküm ifade etmeyeceğini, TBK madde 445 ile de belirtildiği üzere rekabet
yasağı ile işçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürülmemesi gerektiğini, yer, konu ve zaman noktasında da sınırlandırmaların somut olayın özelliğine göre irdelenmesi gerektiğini, cezai şartın geçerli olmadığını, kaldı ki geçerli bir iş sözleşmesi ve rekabet yasağı hükmünün varlığı halinde dahi her ne durumda cezai şartın da geçerli olduğu anlamına gelmeyeceğini, zira iş sözleşmelerine konulan cezai şartların geçerli olması için sözleşmeye taraf olan herkesi kapsamasının her iki tarafa da maddi yükümlülük getirmesi gerektiğini, sadece işçiye yaptırımı olan bir cezai şart kanunlar karşısında geçerliliğini yitireceğini, işçi ve işverenin aynı işle ilgili karşılıklı maddi sorumlulukları olması gerektiğini, bu anlamda cezai şartın getirdiği yükümlülük taraflardan birine daha fazla olmaması gerektiğini, cezai şartın ağırlığında iki tarafa da eşit uygulanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, taraflar arasında imzalanan tarihsiz belirsiz süreli iş sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca davalının rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, davacı tarafından T.C. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas
sayılı dosyası ile takibe konu edilen 21.150,00 TL asıl alacak ve 1.230,76 TL faize davalının itirazını yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.Dosyamız arasına celp edilen davaya konu ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 22.380,76 TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya Mahkememizin ... esasına kaydedilmiş, yapılan yargılama neticesinde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu' nun 5/1-a maddesi gerekçe gösterilerek mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
Verilen görevsizlik kararı gereğince ....İş Mahkemesinin 2021/370 esasına kaydı yapılan dosyada, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde "..Somut olayda; dosya içeriğindeki belgelere ve iddianın ileri sürülüş biçimine ve toplanan delillere göre, TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ve buna bağlı olarak bu yasağın ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tarafların sıfatına bakılmaksızın ticari dava olarak Asliye Ticaret Mahkeme'lerinde görülmesi gerektiği, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun da önceki düzenleme olan TTK Md. 5'te aykırı bir hüküm içermediği, bu doğrultuda, uyuşmazlıkta yargılama görevi İş Mahkemelerine ait olmadığı..." gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
....İş Mahkemesinin karşı görevsizlik kararı üzerine yargı yeri belirlenmek üzere dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ... esasına kaydedilmiş, Bölge Adliye mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 14/02/2023 tarih, 2022/1803 esas, 2023/359 karar sayılı kararı ile " 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1-c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemez. Davalının rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin iş akdinin sona erdiği döneme ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu..." gerekçe gösterilerek yargı yeri olarak mahkememiz belirlenmiştir.
Mahkememizin işbu dosyasına kaydı yapılan dosyada iddia, savunma, takip dosyası, taraflarca sunulan bilgi ve deliller, mahkememizce celp edilen bilgi ve deliller hep birlikte değerlendirilmiş, uyuşmazlık konusunun çözümü hususunda uzman görüşü gerektiği kanaati ile dosyanın iş hukukunda uzman nitelikti hesaplama bilirkişiye tevdi edilerek davacının davalı ile aralarındaki rekabet sözleşmesini ihlal edip etmediği, davalının dava dışı şirket ve davacı şirlkette çalıştığı pozisyonlar itibariyle TBK m.444/2 koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart miktarının hesaplanması ile rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; dosyada bulunan bilgi ve belgelerin detaylı incelemesi yukarıda yapılmış olup, davalının davacı ile hizmet ilişkisi olan dava dışı ... A.Ş.’de iş akdinin feshinden 5 gün sonra kuruma çalışmasının bildirildiğini, davacı ile davalı arasında rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesinin olduğu bu hususlar yazılı olarak düzenledikleri, rekabet yasağı ile ilgili maddede davalı ile müşteri arasındaki ilişkinin “fesihi takiben 1 yıl süre ile, hizmet vermiş olduğu müşteriler bünyesinde veya bu müşterilerin içinde yer aldığı grup şirketlerini bünyesinde çalışmayacağını, istihdam olunmayacağını, her ne nam altında olursa olsun ya da herhangi bir ilişkiye dayanırsa dayansın doğrudan veya dolaylı olarak bu müşterilere hizmet vermeyeceğini” şeklinde net şekilde düzenlediklerinin tespit edildiğini, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile davalının hizmet sözleşmesi kapsamında müşteri çevresi ve işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağladığı, üretim sırları hususunda dosyada bilgi ve belge olmadığından değerlendirme yapılamadığını, bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olup olmadığının dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile değerlendirilemediğini, davalının davacının hizmet sözleşmesi ile hizmet verdiği başkaca şirkette işe girmiş olmasının hukuki değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğunu, davacının talebi ile hesaplama yapılacağını, Hizmet Süresi Ve Ücreti: Davalının Ücreti; Davacı tarafından dosyaya sunulan ücret bordroları esas alınarak 11/2017 ücret bordrosunda davacının brüt ücretinin 2.350,00 TL olarak düzenlendiğinin tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanan tarihsiz belirsiz süreli iş sözleşmesinin 10.3. maddesi ile; "..aksi halde Şirket bünyesinde çalışmış olduğu dönemin son ayına ait brüt ücret üzerinden 9 aylık ücreti cezai şart olarak Şirket'e ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklinde olduğunu, taraflar arasındaki rekabet ihlalinin hukuki değerlendirmesi Mahkemeye ait olmak üzere, davacı tarafından takibe konu edilen ve takibe konu ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında talep edilen Cezai Şart Tutarının 21.150,00 TL olduğunu, tarafınca hesaplanan miktarın 21.150,00 TL olduğunu, yine ....icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında talep edilen faizin 1.230,76 TL, tarafınca hesaplanan tutarın ise 1.256,83 TL olduğunu, takdirin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki ihtilafın taraflar arasında imzalanan tarihsiz belirsiz süreli iş sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca davalının rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, davacı tarafından T.C. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu edilen 21.150,00 TL asıl alacak ve 1.230,76 TL faize davalının itirazını yerinde olup olmadığı hususunda toplandığı, Taraflar arasında imzalanan tarihsiz belirsiz süreli iş sözleşmesinin 10.3. maddesi ile; “Sözleşmenin herhangi bir nedenle fesihi halinde ise, fesihi takiben 1 yıl süre ile, hizmet vermiş olduğu müşteriler bünyesinde veya bu müşterilerin içinde yer aldığı grup şirketlerini bünyesinde çalışmayacağını, istihdam olunmayacağını, her ne nam altında olursa olsun ya da herhangi bir ilişkiye dayanırsa dayansın doğrudan veya dolaylı olarak bu müşterilere hizmet vermeyeceğini, aksi halde Şirket bünyesinde çalışmış olduğu dönemin son ayına ait brüt ücret üzerinden 9 aylık ücreti cezai şart olarak Şirket’e ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” maddesinin düzenlendiği, davacı ile davalı arasında 04.12.2012 tarihli Hizmet Sözleşmesi – Ek Protokol ile “Gizlilik” hususunun düzenlendiği, Davacı (eski ünvanı ...) ile dava dışı ... A.Ş. arasında düzenlenmiş, 01/01/2016 tarihli hizmet alım sözleşmesinin düzenlendiği, davalının SGK kayıtları ile 04.12.2012 – 30.11.2017 tarihleri arasında davacı (eski ünvanı ...) bünyesinde çalışmasının kuruma bildirildiği, davalının 05.12.2017 – 31.07.2019 tarihleri arasında dava dışı ... A.Ş.’de çalışmalarının kuruma bildirildiği, davacı vekili tarafından T.C. .... Noterliğinin 21.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında imzalanan belir5siz süreli iş sözleşmesi 10.3. maddesi uyarınca rekabet etmeme yükümlülüğünün davalı tarafından ihlal edildiğini, 9 aylık brüt ücret tutarı 21.150,00 TL tutarında cezai şartın müvekkiline ödemesi hususunun davalıya ihtaren bildirildiği, 30.11.2017 tarihinde sigortalının 03 kodu (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi) ile işten ayrılış bildirgesinin verildiği tespit edilmiştir.
TBK MADDE 444- “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.”
Somut olayda; davalının davacı ile hizmet ilişkisi olan dava dışı ... A.Ş.’de iş akdinin feshinden 5 gün sonra kuruma çalışmasının bildirildiği, davacı ile davalı arasında rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesinin olduğu bu hususlar yazılı olarak düzenledikleri, rekabet yasağı ile ilgili maddede davalı ile müşteri arasındaki ilişkinin “fesihi takiben 1 yıl süre ile, hizmet vermiş olduğu müşteriler bünyesinde veya bu müşterilerin içinde yer aldığı grup şirketlerini bünyesinde çalışmayacağını, istihdam olunmayacağını, her ne nam altında olursa olsun ya da herhangi bir ilişkiye dayanırsa dayansın doğrudan veya dolaylı olarak bu müşterilere hizmet vermeyeceğini” şeklinde net şekilde düzenledikleri, dava dışı ... A.Ş.'nin davacı şirketin müşterisi olduğu, her iki şirketin merkezinin istanbul olduğu, davalının, davacıyla aynı faaliyet kolundaki, aynı müşteri portföyü ile iş yapan dava dışı şirkette benzer pozisyonda çalışmakla rekabet yasağını ihlal ettiği, davalının, davacı şirketteki pozisyonu göz önünde bulundurulduğunda, davacı şirketteki müşteri portföyünü iyi bildiği TBK'nın 444/2. maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verebilecek nitelikte olup davacının cezai şart talebinin yerinde olduğu, davacının cezai şart talep etme hakkı bulunmakla birlikte TBK'nın 182/son maddesi uyarınca, hâkim, fahiş bulduğu cezai şartı resen tenkis edebileceği, davaya konu olayda, davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 9 aylık brüt maaşı cezai şart olarak kararlaştırıldığı, Bu cezai şart karşılığında davacı işverenin herhangi bir yükümlülük üstlenmediği, 9 aylık ücret tutarının fahiş olduğu kanaatine varılmakla Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre talep edilebilecek cezai şart miktarından (21.150,00 TL) TBK'nın 445/2. maddesi gereğince takdiren %30 tenkis yapılarak 14.805,00 TL cezai şartın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen alacak hakim takdiri ile belirlenmiş olup likit (belirlenebilir) olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğü ... E.sas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 14.805,00 TL asıl alacak, 879,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.684,78 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 1.071,43 TL'den peşin alınan 270,31 TL'nin mahsubu ile eksik olan 801,12 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yapılan 50,80 TL ilk masraf (vekalet harcı, başvurma harcı), yargılama aşamasına yapılan 4.516,60 (tebligat, posta, bilirkişi ücreti) TL olmak üzere 4.567,60 TL'nin davanın kabul oranına göre hesaplanan 3.387,31 TL yargılama gideri ve peşin alınan 270,31 TL'nin toplamı olan 3.657,62 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 15.684,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 987,91 TL'sinin davalıdan, 332,09 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır