T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/914 Esas
KARAR NO :2024/277
DAVA:Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ:09/11/2022
KARAR TARİHİ:03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... A.Ş. Tarafından ... kampanyası olan Kurumsal ... Akıllı Telefon Kampanya Taahhütnamesi 26.03.2022 tarihinde imzalandığı, taahhütname gereği kurumsal ..., ... numaralı hat ile ... A.Ş. Aracılığı ile kullanıldığı, 29.03.2021 tarihinde 1 adet ... GB Silver renk ve ... IMEI numaralı telefon satın alındığı, ... A.Ş. aracılığı ile davalıdan satılan telefon kullanımı sırasında hatalı olduğu tespit edildiği ve Arka kamera orijinal değildir. uyarısı vermeye başladığı, orijinal olmadığına ilişkin uyarı malda esaslı bir kusur oluşturduğu, bu uyarı üzerine müvekkil malın değişimini ... A.Ş. Yetkililerinden aracılığı ile talep ettiyse de, öncelikle inceleme amacıyla yetkili servislere gönderilmesi gerektiği tarafımıza iletildiği, tarafımıza iletildiği şekilde yetkili servislere satın alınan cihaz teslim edildiği, müvekkil şirket tarafından cihaz yetkili servise teslim edilmiş ve yetkili servis inceleme sonucu parça değişimi yapıldığı, nitekim, müvekkil şirket, söz konusu hatanın kullanıma bağlı olmaması ve esaslı hata sayılması sebebiyle, özellikle cihazın değişiminin talep edildiği belirttiği, davalının satışını yaptığı cihazda, gizli ayıp olduğu ve müvekkil şirket tarafından talep edilen değişimin yerine getirilmesi gerektiği ortadadır. Cihazdaki ayıbın giderilmesi, ayıbın satıcı tarafından da kabul edildiğini ortaya koyduğu, açıklanan nedenlerle, ayıplı cihazın dava tarihi itibari ile güncel fiyatının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği, yukarıda açıklanan sebeplerle; davanın kabulü ile, öncelikle cihazın misli ile değişimini veya dava tarihi itibariyle cihazın güncel dolar değerine işleyecek ticari faizi ile tarafımıza iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı, satın almış olduğu ... IMEI numaralı ... Silver marka ve model cihazın arka kamerasının uyarı vermesinden kaynaklı olarak müvekkil şirket teknik servisine başvuru yapmış ve cihazın arka kamerası değiştirilerek ilgili arıza giderildiği, davacı yanca cihaz bedeline ilişkin olarak dolar para cinsinden alacak talebinde bulunulmuşsa da 06.10.2018 Tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’De Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ hükümleri uyarınca davacı yanın dolar alacak talebinde bulunmasına imkan bulunmadığı, huzurda görülen davaya konu cihaz ayıplı olmadığından davacı yanın seçimlik hakları kullanabilmesi olanaksız olduğu, teknik servis raporundan da anlaşılacağı üzere davacının cihazı kullanımdan kaynaklı ortaya çıkan uyarı cihazın arka kamerasının değiştirilmesiyle giderilmiş ve cihaz onarılmış olarak davacı yana teslim edildiği, davacı yanca onarım hakkı kullanıldıktan sonra bu hakkın değiştirilmesi seçimlik hakların niteliği itibariyle seçiminden sonra tükenen haklar kapsamında bulunması ve ilgili seçimlik hakkın kullanıldıktan sonra değiştirilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek davacı taleplerinin dinlenilmesine hukuken olanak bulunmadığı, işbu davada cihazın amortisman bedeli tespit edilmesi davanın reddine, yargılama harç ve masrafları ile mahkeme ücreti vekaletinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satım sözlşemesinden kaynaklanan ayıplı ürün iddiasına dayalı ayıplı malın misliyle değişimi, mümkün olmadığı takdirde terditli olarak ürünün güncel değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Uyuşmazlık, 26/03/2022 tarihli ... İletişim AŞ aracılığı ile akdedilen taahhütname kapsamında satın alınan ... marka cep telefonunun ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, ayıplı olduğunun tespiti halinde seçimlik haklardan misliyle değişimin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı, bu hakkın kullanımının mümkün olmaması halince cihazın dava tarihi itibariyle dolar kuru üzerinden değerinin tahsilinin mümkün olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizce dosyanın 01/03/2024 tarihli duruşma zaptı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 23/05/2023 tarihli raporda özetle;
"Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda:
1.Satış sözleşmesine konu telefonun ayıplı olduğu; bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olması sebebiyle TTK m.23/c atfıyla TBK m.223 f.3 hükmünün uygulanması gerektiği,
2.Üzerine düşen külfetler yerine getiren alıcının TBK m.227’de belirtilen seçimlik haklardan birini herhangi bir sınırlamaya tabi olmadan seçebileceği,
3. Dava konusu uyuşmazlıkta alıcının malın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesi seçimlik hakkını kullanmasına ve satıcının buna uymak zorunda olmasına rağmen, satıcının buna uymayarak malın onarımı yoluna gittiği; cihazın onarılmış olarak davacı yana teslim edilmesinin bir öneminin olmadığı ve malın ayıpsız olması anlamına gelmediği; bu sebeplerle davacının malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebinin kabul edilmesi gerektiği,
4.Seçimlik hakların hukuki nitelikleri icabı kullanılmakla sona ermeler sebebiyle davacının terditli olarak ileri sürdüğü dava tarihi itibariyle cihazın güncel dolar değerine işleyecek ticari faiz ile taraflarına iadesi talebinin kabul edilemeyeceği" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Sunulan raporda ayıplı ürün olduğu iddia edilen dava konusu cep telefonunun inceleme için sunulmadığı dolayısı ile raporun bu yönüyle denetime elverişli bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekiline, davaya konu cep telefonunun teknik bilirkişi tarafından incelenmesi için Mahkememiz duruşma salonunda hazır bulundurulabileceği gün ve saatin bildirilmesi hususunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut durumuna göre taraf vekillerinin rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor tanzimi için sadece teknik bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişi tarafından incelemeye konu cep telefonunun davacı tarafça sunulmadığına ilişkin ön rapor sunulduğu, davacı tarafça iletişim kopukluğu olduğu ve inceleme için tarih ve yer tayini yapıldığı takdirde telefonun inceleme için sunulacağı yönünde beyan dilekçesi sunulduğu, davalı tarafça ön rapor kapsamında cihaz inceleme için sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi talepli beyan dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz 06/12/2023 tarihli celsede davacı vekili tarafından celse arasında sunulan beyan dilekçesini tekrarla, mahkememizce belirlenecek yer ve tarihte inceleme için telefonun ibrazına hazır olunduğunun beyan edildiği ve mahkememizce 1 nolu ara karar ile, davaya konu cep telefonunun iddia ve savunmalar kapsamında incelenmesi için 12/01/2023 tarih ve saat 14:00'de Mahkememiz duruşma salonunda hazır edilmesi hususunun davacı vekiline ihtarına, aksi halde bilirkişi deliline vazgeçilmiş sayılacağı ve dosyanın mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına, karar verildiği, duruşmada hazır bulunan davacı vekiline ihtaratın yapılmış olduğu, ancak celse arasında davacı vekilinin sunmuş olduğu mazeret kapsamında 12/01/2024 tarihinde mazeretin son kez kabulü ile yeni bir inceleme gün ve saati belirlendiği ve cep telefonunun sunulması hususunda ihtaratlı ara kararın taraf vekillerine tebliğ edilmiş olduğu ancak cep telefonunun ihtaratlı ara karara rağmen inceleme için sunulmamış olduğu anlaşılmaktadır.
03/04/2023 tarihli celsede davacı vekili aynen;
"Telefon inceleme için hazır edilememiştir. Cep telefonunun incelenmesi gerekmemektedir. Nitekim bu husus bilirkişi raporu ile de sabittir. Telefonunun misliyle değişimi mümkün olmadığından telefonun bugün kü değeri üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafımıza verilmesi, bu sebeple bu yönde hesaplama yapılması için dosyanın hesap bilirkişiye tevdini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Satıcının ayıptan sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir.
TBK. m. 219’da sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır.
Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar:
a) Ortada bir ayıp bulunmalıdır
Ayıp; maddi, ekonomik veya hukuki olabilir. Satılanın yırtık, bozuk, kırık, lekeli olması gibi haller maddi ayıp teşkil eder. Hukuki ayıp ise, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen eksikliklerdir. Satıcının bildirimi yoksa fakat eşyanın niteliği gereği, eşyadan beklenen bir fayda varsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenen bu faydanın sağlanamaması durumunda ayıptan bahsedilebilir.
b) Satılandaki ayıp önemli olmalıdır.
Ayıp sonucunda, söz konusu şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli şekilde azalması veya tamamen ortadan kalkması gereklidir. Bu gibi durumlarda, satılan şeydeki ayıp önem kazanmış olur. Önemsiz ayıplardan dolayı satıcı sorumlu tutulamaz.
c) Alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır.
Bu konu, TBK. m. 222’de düzenlenmiştir. Buna göre, “Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse olur.” Böylece alıcı, sözleşmenin kurulması esnasında ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için, alıcının sözleşmeden önce, satın aldığı şeyi gözden geçirme imkânını bulabilmesi gereklidir . Burada gözden geçirmeden kasıt, olağan bir muayenedir.
Alıcının satın aldığı şeyde, dikkatli özeni gösterseydi fark edebileceği ayıplardan da satıcı sorumlu değildir. Alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerekmektedir. Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Olağan gözden geçirme, malın alınırken kabaca gözden geçirilmesidir. İlk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının ayrıca bunu üstlenmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz.
d) Ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır
e) Alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır
f) Alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır.
Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır . Bu zorunluluklar TBK. m. 223’te düzenlenmiştir. TBK. 223’e göre, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür.
Tacirler arası ticari satımlarda, satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı teslimden itibaren 8 gün, diğer hallerde ise 2 gün içinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu hüküm 6102 Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. TTK. m. 23/1.c’ye göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” Bu durumda, TBK. m. 223 burada da uygulama alanı bulacaktır. TBK. m. 225’e göre, satıcının ağır kusurlu olması halinde ayıbın kendisine zamanında bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Aynı hüküm, satıcılığı meslek edinmiş kişiler için de geçerlidir.
Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.
Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK. m. 227’de kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar;
-Sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebi (Kaynakça: ARAL, Fahrettin, Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), 8. Baskı, Ankara, 2009- AVUZ, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel H, 9. Baskı, İstanbul, 2011)
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı tarafça alınan cep telefonunda gizli ayıp bulunduğu iddia edilmiş ise de; cihazda gizli ayıp bulunup bulunmadığı yani ayıbın niteliğinin tespiti ve seçimlik hakların yasal kullanım şartları yönünden denetimin yapılabilmesi için davaya konu cep telefonunun teknik olarak incelenmesi zorunlu olup, bu bakımından davacı vekiline defaten ihtaratlı kesin süre verilmiş olmasına rağmen cep telefonunun inceleme için ibraz edilmediği dolayısı ile ispat yükü kendisinde olan davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 80,70-TL harç ile 1.653,00 TL tamamlama harcının düşümü ile fazla alınan 1.306,10-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına,
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 17.900,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!