T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/783 Esas
KARAR NO :2024/379
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/06/2022
KARAR TARİHİ:14/05/2024
....Asliye Hukuk Mahkemesi ... sayılı Görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği, mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı borçlunun eski eşi olduğunu, müvekkilinin evliliğinin ilk yıllarında kayınvalidesi ... üzerine ... giriş daire ile 6 dönüm üzüm bağı ve bir dönüm daha yine ... üzerine ... tarla aldığını, ödemesini kayınpederi ... adına kredi kullanarak ... Bankası ... merkez şubesinden yapıldığını, ancak, müvekkilinin bütün borçları kendisinin ödemeye başladığını, fakat müvekkilinin evliliği kötüye gidince, kendi köyüne zaman zaman gidip gelmesi durumunda kaldığı için davalının ailesi özellikle babası ...'ın da baskısıyla ve onun ricasını kıramadığı için, rakam yazılı fakat tarihleri boş bırakılan senedi tüm kredi borçlarının ödenmesi üzerine teminat olarak çok sevdiği ve saydığı ...'ı kıramayarak verdiğini, müvekkilinin eski kayınpederi adına bütün kredi borçlarını ödedikten sonra müvekkilinden alınan teminat senetlerini müvekkiline iadesi sözünün verildiğini, ancak, müvekkilinin eski kayınpederinin, müvekkilinin kredinin tamamını ödemesine rağmen senetleri iade etmediğini, müvekkili aleyhine icra takibine başladığını, bu nedenlerle, müvekkilinin sürekli bir geliri olmadığından, sadece emekli maaşı ile geçinmeye çalıştığından müvekkiline tedbir kararını nakit olarak değilde üzerine kayıtlı 5/1 hisse sahibi olduğu yaşadığı yer olan ...'de bulunan taşınmazın tapusu üzerine haciz konulmasına, müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takiple ilgili olarak, davalıya hiçbir borcunun olmadığının tespiti ile açtıkları menfi tespit davasının kabulü ile yargılama giderli ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın yetkisiz yerde açıldığını, yetki itirazında bulunduklarını, davalı ...'ın yerleşim yerinin ... olduğunu, bu nedenle yetkili yer ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, ispat yükümlülüğü davacıda olduğunu, dava konusu senet kambiyo vasfına haiz olduğunu, senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddialar hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, senette üzerinde teminata ilişkin olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını, senedin teminata ilişkin olduğuna dair yazılı bir belge ya da başkaca bir senette davacı tarafından ileri sürüldüğünü, borçlu tarafından senedin teminat senedi olduğunu gösterir somut bir delil, belge ya da başkaca senet ortaya konulmadığı için bu yöndeki iddiaları da yersiz olup reddinin gerektiğini, takibin bonoya dayalı olması sebebiyle ile TTK'nın bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir hükmü karşısında senet sebepten mücerret olduğunu, borçlu itirazlarını senede karşı senetle ispat etmesinin gerektiğini, ancak borçlu tarafından bir senet ortaya konulmadığını, borçlunun hukuki dayanaksız ve başkaca bir senede dayanmayan itirazlarının ve iddialarının da reddinin gerektiğini, davacı müvekkilinin eski eşi olduğunu, tarafların arasında çok sayıda dosyanın bulunduğunu, davacı tarafın tanık dinletme talebine muvafakat etmediklerini, senet ile ispatı söz konusu olan durumlarda kesin delil söz konusu olduğunu, tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulamayacağını, tanıklardan ... ile müvekkilinin ailesi arasında sorunlar olduğunu, tanığın müvekkili ile husumetli olduğunu, husumetli olan tanığın dinlenmesine muvafakat etmediklerini, davacı tarafça bildirilen tanıkların görgüye dayalı bilgisinin olmadığını, görgüye dayalı olmayıp sadece duyuma dayalı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davanın miktar itibariyle ve konu itibariyle de tanık dinlemeye elverişli bir dava olmadığını, bu sebeple muvafakat etmediklerini, davacı tarafın tedbir talebi kanuna ve usule uygun olmadığını, mahkemenin yetkisizliğini, yargılama sonunda davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti ile davacının davalıya çekten kaynaklı borçlu olup olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 104.648,75 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği tespit edilmiştir.
Kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, dav konusu bononun teminat senedi olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, senedi iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu bononun teminat senedi olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, senedi iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekmektedir.
Bononun teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı hâllerde borçlu bu iddiasını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 168/5 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir. Bu iddia niteliği itibari ile kişisel def'i olup, 6102 sayılı Tyasnaın 687. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu definin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu kapsamda Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-... E., 2020/... K. sayılı kararında da ifade edildiği üzere; Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise 2004 sayılı Kanun’un 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısının kanıtlanması, yani sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunması gerekir, Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir.
30/05/2023 tarihli celsede, davacı yanın açıkça yemin deliline de başvurduğu anlaşıldığından, davacı vekiline yemin deliline başvurup başvurmayacağı hususunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunmadığı taktirde yemin delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilerek ara karar tefhimen davacı vekiline ihtar edilmiş, davacı vekilince 31/08/2023 tarihli dilekçe ile öncelikle dayanmış oldukları diğer delillerin değerlendirilmesini, bu aşamada yemin delilinin gerekli olmadığını düşündüklerine dair beyan dilekçesi sunduğu anlaşılmış, bu nedenle davacı yemin deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayılmıştır.
Toplanan delillere göre dosyanın bir bütün olarak incelenmesi neticesinde: Davacı yanın da kabulün olduğu üzere, dava ve takip konusu senet, davacı yanca tanzim edilerek davalı yana verilmiştir. Tüm dosya kapsamında tarafların yazılı ve sözlü beyanları ve senet üzerinden yapılan incelemede, davacının beyaza imza niteliğinde senet düzenleyerek davalı yana verdiği, senedin metninden takip konusu senedin teminat için verildiğine dair bir kaydın mevcut olmadığının anlaşıldığı ve yine senet metninden teminat kaydının mevcut olduğu anlaşılmasa da taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve bu sözleşme gereğince verilmiş bir teminat mektubunun mevcudiyetinin ispat yükü üzerinde olan davacı yanca ispatlanamadığı, bu noktada senede karşı senetle ispat kuralı gereğince yazılı bir belge sunulamadığı gibi, tarafların boşanmalarının kesinleşmesinden sonra dava konusu senetlerin düzenlendiğinin anlaşıldığı bu sebeple davacının tanık dinletme talebinin reddi gerektiği, davacının verilen sürede yemin metni sunmayarak bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, dolayısı ile ispat yükü üzerinde bulunan davacının iddialarını ispat edemediği sübut bulduğundan davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,15 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
7-1798 kasa numarası ile saklanılan evrak asıllarının karar kesinleştiğinde ilgili mahkemelerine /ilgili kurumlarına iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!