WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/754 Esas
KARAR NO:2024/557

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/02/2022
KARAR TARİHİ:26/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 01.03.2021 başlangıç tarihli OSBG sözleşmesi akdedildiğini, davacının davalı tarafa sözleşme kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini, bu hizmete ilişkin faturaları düzenleyerek davalı tarafa gönderdiğini, davalı tarafın faturaları kayıtlara almasına rağmen ödemeleri yapmadığını, davalı tarafa gönderilen 01.03.2021-27.05.2021 tarihleri arasındaki dönem cari hesap alacağı bakiye borç miktarı olan 38.326,27 TL.nin davalı/borçlu tarafa ödenmemesi üzerine tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin 7.4. maddesi gereği davacı şirketin verdiği hizmete ilişkin bedel faturanın davalı/borçluya tebliğinden itibaren 45 gün içerisinde davacı şirketin Iban adresine yatırılacağını, ancak borçlu tarafça sözleşmede belirlenen bu ödeme gününe uyulmadığını, borçlu şirketin 25.06.2021 tarihli borca itiraz talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının bu haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve davalı ile anlaşmaya varılamadığını, davalı tarafa karşı başlatılan tüm hukuki yollara rağmen davacı şirkete olan borcunu ödemeyen davalı tarafın icra takibine itiraz etmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davacının uğradığı mağduriyetin giderilmesi için itirazın iptaline ve davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalı tarafın .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafın itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında akdedilen OSGB Hizmet Sözleşmesinin 16. Maddesi uyarınca ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve İstanbul İcra Müdürlükleri'nin yetkili olacağının kararlaştırıldığından davacı tarafından başlatılan takip ve işbu dava dosyası yönünden yetki itirazlarının olduğunu, yetkili icra müdürlüğünün İstanbul İcra Müdürlüğü, yetkili Mahkemenin de İstanbul Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle takibin öncelikle yetki yönünden iptalini huzurda açılan işbu davanın da yetkisiz mahkemede açıldığından usul yönünden reddini talep ettiklerini, takip dayanağı belgenin borçlu tarafa tebliğ edilmesinin zorunlu olmasına rağmen ödeme emrinin ekinde takibin sebebi olarak gösterilen dayanak faturaların ve cari hesap ekstresinin davalı şirkete tebliğ edilmediğini, icra dosyasında da bulunmadığını, İİK'nın 58. Maddesi 3. Fıkrasında; “Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdü mecburidir.” hükmüne yer verildiğini, İİK'nın 61/1. Maddesinin 2. Cümlesi gereğince takip bir belgeye dayanıyor ise onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesinin zorunlu bulunduğunu, davacı tarafından başlatılan takibin belgeye dayandığı halde borçlu davalı adına çıkarılan ödeme emri tebliğ evrakında “Bu zarf Örnek No:7 Ödeme Emri ihtiva eder.” Şerhinin bulunduğu, takip dayanağı belge suretinin ödeme emri ekinde gönderildiğine ilişkin bir açıklamanın tebligat parçasında yer almadığının görüldüğünü, nitekim takip talebinde de takibe dayanak faturaların gösterilmediğini, hal böyle olunca davalının sadece ödeme emri gönderildiği ve takibe dayanak belgenin eklenmediği göz önünde bulundurularak takibe itirazlarının haklı olduğunu ve ödeme emrinin iptalinin gerektiğini, bununla birlikte davalı şirketin alacaklı görünene borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.3 maddesi uyarınca ödemelerin barter çek ile yapılabileceğinin öngörüldüğünü, davacı tarafın 01.03.2021-27.05.2021 tarihleri arasında cari döneme ilişkin alacak talebinde bulunmakta ise de davalı şirket tarafından davacıya 25.05.2021 tarihinde barter çek olarak ödeme yapıldığını, bu kayıtların Sayın Mahkemeye sunulduğunu, buna karşın davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresinin incelendiğinde 01.03.2021-27,05.2021 tarihleri arasındaki cari hesap ve ekstre kayıtlarına 25.05.2021 tarihli barter çek ödemesini işlemediklerinin görülmekte olduğunu, alacaklının istemiş olduğu ana alacak bedeline itirazlarının yanında alacaklının istemiş olduğu faiz ve faiz oranının hatalı olduğunu, faiz şartları ve temertüt oluşmadığından faiz talep edilmesinin mümkün bulunmadığını, faiz ile birlikte talep edilen faiz oranına da itirazları bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinden reeskont avans faizinin öngörülmediğini, davacı tarafın takip talebinde talep ettiği reeskont avans faiz oranındaki faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına açıkça itiraz ettiklerini, davacının haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibini açtığını, davacı şirketin davalı şirkete borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle itirazın iptali davasının reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 38.326,27-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 06/02/2024 tarihli raporunda özetle;" ...Davacı şirketin 2021 yılına ait ticari defterlerinden yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterinin yasal süre içinde zorunlu olan açılış tasdik işlemlerinin yapıldığı, yasal zorunluluk kapsamında olan yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığı, envanter defteri ve defter-i kebirde ise yasal zorunluluk kapsamında olmadığından kapanış tasdik işlemlerinin yapılmadığı
görülmüştür.
Davacı şirketin 2021 yılına ait defter-i kebirin 500 sayfa olarak onaylatıldığı, ancak 440 no.lu sayfadan itibaren (440-500 sf) onaysız arka yüzünün de yazılı olduğu görülmüştür.
Davacı şirketin 2022 yılında (1) sıra no.lu Elektronik Defter Genel Tebliğinde yer alan şartları taşıyan tüzel kişilik olması ile Vergi Usul Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu’na göre tutulması zorunlu olan Yevmiye Defteri ile Defter-i Kebirde yer alması gereken bilgileri elektronik kayıt ortamında saklayarak elektronik defter biçiminde oluşturduğu tespit edilmektedir. Bu sistemde sözü edilen Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir yazılı olarak tutulmamaktadır. Elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren ve Başkanlık Mali Mührü ile onaylanmış elektronik doysa oluşturulmakta ve E-Defter Beratı olarak tanımlanmaktadı.
Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde bu defterlerin açılışlarında ve kapanışlarında noter onayı aranmamaktadır. Davacı şirketin 2022 yılına ait envanter defterinin yasal süre içinde noter açılış işleminin yapıldığı, yasal zorunluluk olmadığından noter kapanış tasdiki yaptırılmadığı tespit edilmiştir.
Bu çerçevede davacı şirketin incelemeye konu edilen 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin V.U.K. 221 madde ile T.T.K. 64. madde hükümlerine göre yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakılmıştır. (2021 yılı yevmiye defteri kapanış onayı hariç)
Ancak davacı şirket tarafından dava dosyasına sunulan ve aynı zamanda inceleme günü tarafıma sunulan cari hesap ekstresinde ticari defterlerde yer alan 1.240,00 TL tutarın bulunmadığı ve bu nedenle sunulan cari hesap ekstresinde 31.12.2021 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 56.450,10 TL alacaklı olduğu, 57.690,10 TL – 56.450,10 TL= 1.240,00 TL fark davalı lehine olmakla beraber sunulan cari hesabın hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketin 2022 yılında elektronik defter sistemine geçtiği tespit edilmiştir. İnceleme randevusu öncesi talep edilen belgeler listelenmiş olup hazır cevabı alındıktan sonra davacı şirket adresine gidilmişse de e-defter berat ve kayıtlarının hazır olmadığı saptanmıştır. Davacı şirket muhasebesinin firma dışında muhasebe ofisinde kayıt edildiği anlaşılmaktadır. İnceleme günü şirket adresinde mail ile gönderilen e-defter kayıtları tarafımca kişisel USB belleke alınmıştır.
Daha sonra USB bellek ortamında 2022 yılı elektronik defter kayıtları incelenmek için açılmak istenmişse de 2022 yılı ocak ayı hariç diğer 11 ayın açılması mümkün olmamıştır. Bu durum sayın vekil ile muhasebe yetkililerine bildirilmiş olup davacı şirket tarafından muhatap olarak görüştürülen muhasebe bürosu çalışanı Sn. ... ile çok sayıda görüşme yapılmış ise de kendisinin yaptığını söylediği çalışmalardan sonra en son sistemsel bir sebepten kayıtları kendilerinin de açamadığı belirtilmiştir.
Bu nedenle 2022 yılı elektronik defter kayıtlarından sadece Ocak ayında tespit yapma imkanı olmuştur.
Davacı şirket tarafından inceleme günü hatalı olduğu sonradan tarafımca anlaşılan ibraz edilen 2022 yılına ait cari hesap esktresinde;
-18.03.2022 tarihinde 12.754,05 TL ile 21.03.2022 tarihinde 5.500,00 TL tutarın davalı lehine borçlarından düşüldüğü,
-21.03.2022 en son işlem tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten; 56.450,10 TL-12.754,05 TL-
5.500,00 TL=38.196,05 TL alacaklı olduğu,
-Davalı şirket vekili tarafından söz edilen ve belge sunulan barter çek ödemesinin davacı tarafından davalı şirketin cari hesabına yansıtılmadığı,
Tespit edilmiştir.
İnceleme günü tarafıma ibraz edilen cari hesap ekstresinin hatalı olduğunu belirtmem üzerine bu kez ... tarafından 2022 yılına ait bir başka cari hesap esktresi sunulmuştur.
Bu ekstrede;
Ancak yukarıda da belirtildiği gibi Mart ayındaki 12.754,05-TL tutar defter kayıtlarından tespit edilmemiştir. (sadece Ocak ayı açıldığı için) Gelir İdaresine yüklenen kayıtlar açılmayınca ... Bey’den en son gönderilen ve doğru olduğu varsayılan cari hesap esktresinde işlem olan Mart ayının ve kapanış bilançosundaki bakiyeyi görmek açısından Aralık ayının muhasebe programından alınan PDF formatları talep edilmiştir.
Mart ayı PDF formatında 12.754,05 TL tutar yer almaktadır.
Bu tutar davalı lehine olduğundan kabul edilecektir. Ancak Mart ayı PDF formatında hatalı sunulan cari hesap ekstresindeki 21.03.2022 tarihli davalı lehine borç azaltıcı 5.500,00 TL nin olmadığı görülmektedir.
2022 yılı Aralık ayı PDF formatında kapanış fişi olmadığından davacının davalından 31.12.2022 tarihli bakiyesi de tespit edilememiştir. Bu husus ... Beye sorulduğundan kendisi tarafıma 2. Kez Aralık
ayı PDF formatlı kayıtları ibraz etmiştir. Bu formatta aslında hiç olmaması gerektiği şekilde kapanış
fişinin sonradan eklendiği açıkça gözükmekte olup tarafımca itibar etmeme kararı alınmıştır.

Zira ilk gönderilen Aralık 2022 kayıtlarında yevmiye madde numaraları ... ile başlayıp en son ise
31.12.2022 tarihli ... ile son bulmaktadır. Kapanış bilnaçosu bulunamamaktadır.

Tekrar yollanılan Aralık 2022 kayıtlarında bu kez son madde olarak 31.12.2022 tarih ve ... yevmiye
maddeli kayıttan sonra 06.12.2022 tarih ve ... no.lu kapanış fişinin ilave edildiği ve gönderilen formatın şeklinde dahi anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Aralık 2022 kayıtları görülmedi kabul edilerek 31.12.2022 tarihli kapanış bilançosundan tespit yapılamayacaktır.
Netice olarak davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinden sadece Ocak ayında tespit yapılmış olup cari hesap ekstresinde ve Mart 2022 yılı PDF formatındaki 12.745,05 TL davalı lehine olduğundan kabul edilmiştir. Bu kabul ve sunulan cari hesap ekstresine göre 21.03.2022 tarih itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 44.936,05 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Tarafımca hatalı olduğu anlaşılan inceleme günü ibraz edilen cari hesap ekstresinde yer alan 21.03.2022 tarihli 5.500,00 TL davalıdan yapılan tahsilatın resmi kayıtlarda olmadığı ve benzer şekilde 30.12.2021 tarihinde davacı tarafından davalıya ödenen 1.240,00 TL tutarın da bu kez davacı lehine hatalı cari hesap esktresinde olmadığı, ancak ticari defterlerde olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca davalı şirketin vekilinin sunduğu barter çek ödemesi sunulan cari hesap ekstresinde yer almamaktadır.
Davalı Şirketin Yasal Ticari Defterlerinin İncelenmesi; Sayın Mahkeme’nin 25.01.2023 günlü ara kararı ile 10.02.2023 günü saat 14:00’de bilirkişi incelemesi yapılmasına, HMK.’un 222. Maddesi gereğince ticari defter ve kayıtların Mahkeme duruşma Salonunda hazır edilmesine, inceleme günü ve saatinde defterlerin ibraz edilmemesi ya da yerinde inceleme talebinde bulunulmaması halinde defter inceleme talebinden vazgeçilmiş sayılacağına ve karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş defterlerinin değerlendirmeye esas alınacağına, taraflarca talep halinde HMK 218 madde gereğince bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir. Davalı şirket vekili tarafından Sayın Mahmekenin kararına istinaden davalı şirketin ticari defterleri ibraz edilmemiş ve yerinde incelenmesi de talep edilmediğinden davalının kayıtları üzerinde çalışma yapılmamıştır.
-Davacı şirket tarafından T.C. .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında 15.06.2021 harçlandırma tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine İlamsız Takiplerde Ödeme Emri yolu ile takip başlatıldığı,
-Davacı/alacaklı şirketin takip talebinde; 38.326,27 TL cari hesap alacağını, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık 96 16,75 oranında ve değişen oranlarda işleyecek reeskont avans faizi, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte TBK 100. Maddeye göre talep ettiği,
- Takip talebinin sebebi olarak cari hesaptan kalan bakiye açıklamasının yapıldığı,
-15.06.2021 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten ticari defter ve kayıtlarına göre 56.450,10 TL alacaklı olduğu, icra takip tarihinden sonra 30.12.2021 tarihli işlem ile davacı tarafından davalı şirkete 1.240,00 TL ödeme yapıldığı ve 31.12.2021 tarih itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 57.690,10 TL alacaklı olduğu, 2021 yılı işlemleri, 2021 yılı ticari defterleri elektronik defter olmadığından tespit yapma imkanı olduğu, davacının davalı lehine icra takip talebinde 38.326,27 TL tutarı talep ettiği,
-Huzurdaki dava tarihinin 26.02.2022 ve dava esas değerinin icra takip talebinde gösterilen asıl alacak tutaıı olan 38.326,27 TL olduğu,
-Davacı şirketin 2022 yılı Ocak ayında ki elektronik defter kayıtlarına göre 31 Ocak 2022 tarih itibariyle davalı şirketten 57.690,10 TL alacaklı olduğu, bu tutarın davalı lehine talep edilen tutardan fazla olduğu,
-Davacı şirketin kabulüne göre 2022 yılı Mart ayında dava tarihinden de sonra davalının borcundan 12.754,05TL tutarın tenzil edildiği, bu durumda 31 Mart 2022 tarihli alacağın 44.936,05 TL olduğu, bu tutarın davalı lehine talep edilen tutardan fazla olduğu,
İcra takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talebi bulunmadığı, alacağın tahsiline kadar talep edilen &16,75 Reeskont Avans Faizi oranının TCMB verilerine göre takip tarihinde geçerli oran olduğu, hususları tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; bilindiği üzere tek başına fatura düzenlenmesi veya cari hesap ekstresi alacağın ispatı için yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmıştır.
Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, mahkememizce verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen davacı tarafça davalı ile ticari ilişki dönemine dair tüm defter ve kayıtların sunulmadığı, eksik ve birbirini tamamlamayan kayıtların bulunduğu, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, davalı tarafça da defter ve kayıtların ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Bu hali ile, mahkememizce defter ve kayıt incelemesine ilişkin verilen ara karar ihtarında açıkça verilen inceleme gününde ibraz etmemenin hukuki sonuçlarının ihtar edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça defter ve kayıtların inceleme gününde eksiksiz olarak ibraz edilmediği gibi ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmamış olması sebebiyle sahibi lehine delil olma vasfına da haiz olmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının alacağı ispata elverişli tüm delillerini sunması gerektiği gerçeği karşısında ispat külfetinin yerine getirilmemiş olduğu anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak takip yaptığı hususunun da davalı tarafça ispatlanamamış olması sebebiyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60-TL ilam harcının peşin alınan 462,89-TL'den düşümü ile bakiye 35,29‬-‬TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 17.900,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2024

Katip ...
E-İmzalıdır

Hakim ...
E-İmzalıdır