T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/65 Esas
KARAR NO :2024/148
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/01/2022
KARAR TARİHİ:28/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin internet ortamında elektronik ticaret, lojistik ve taşıma hizmetleri veren bir şirket olduğunu, davacı ile davalı ... arasında gerçekleştirilen akit gereğince davacı tarafından davalıya kurye hizmeti verildiğini, davalının hizmet karşılığı gereken ödemeyi yapmadığından 01.01.2021-31.12.2021 dönem tarihli cari hesapta 18.761,59 TL alacak bakiye kaldığını, davacı şirketin alacağını tahsilini teminen cari hesap bakiyesi olan 18.761,59 TL asıl alacak ve faiz tutarı üzerinden davalı aleyhinde icra takibi başlattığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini ve borçlunun 08.11.2021 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz ettiğini, işbu itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, itirazın iptali davası ikame edebilmek amacıyla arabuluculuk görüşmelerine başlandığını ve 29.11.2021 tarihinde anlaşamama tutanağının imza altına alındığını, davalının itirazının haksız olduğunu, itirazın iptali davası ikame etme zarureti doğduğunu, davalının icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesinde “Tüm itiraz ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla borcun tamamına, işlemiş faize ve tüm fer'ilerine, tüm yönleriyle en geniş anlamda itirazımızın kabulüyle takibin durdurulmasına karar verilmesi talep ederim.” ifadeleri ile icra takibine itiraz ettiğini, ancak sözleşme, faturalar ve davacı şirkete ait ticari defterlerin incelendiğinde taraflar arasında akdedilen bir sözleşmenin mevcut olduğu ve davacı şirketin sözleşmeye dayalı gerçekleştirdiği hizmetlere ilişkin alacağının mevcut olduğunun görüleceğini, davalının davacı şirketten hizmet aldığını ancak ödemesi gereken tutarları ödemediğini, davalının davacı şirketin kesmiş olduğu faturalara ilişkin herhangi bir iade veyahut itirazda bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu faturaların davalı tarafça kabul edildiğini, davalının davacıya takip tarihi itibariyle 20.028,00 TL borcu olduğunun anlaşılacağını, İcra ve İflas Kanunu uyarınca talep olunan icra inkar tazminatı için iki önemli ana kriter bulunduğunu, bunlardan birinin talep olunan alacak miktarının likit olup olmadığı hususu olduğunu, davacının davalılara verdiği miktarın açık ve net olduğunu, davalılar tarafından yapılan geri ödemelerin de banka yoluyla gerçekleştirilmiş olduğundan geriye kalan miktarın kolayca hesaplanabilecek nitelikte olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki borç ilişkisinin likit olduğunun izahtan vareste olduğunu, İkinci ana kriterin ise alacak talebinin sonuca bağlanması için yargılama yapılmasının gerekip gerekmediği hususu olduğunu, doktrinde hakim olan bir diğer kriterin ise dürüstlük kuralı kriteri olduğunu, İİK 67. Madde de itirazın haksız olmasının arandığını, haksız teriminin ise hukuka aykırı düşen, hukukça beğenilmeyen, hukukça korunmayan, hukukun kendisini müeyyide ile karşıladığı gibi anlamlara geldiğini, bu doğrultuda Sayın Mahkeme tarafından verilecek kararda dürüstlük kuralından faydalanılmasının daha doğru olacağını, bunun için de öncelikle öğretide egemen gö konumundaki likit olan/olmayan ayırımından yararlanılacak, Sonrasında alacağın yargılamayı gerektirip gerektirmediğinin irdeleneceğini ve akabinde Sayın Mahkemenin bir sonuca varamazsa dürüstlük kuralına başvuracağını, artık bu aşamada alacağın likit olup olmamasıyla bağlı olmayacağını, itirazın haksız olup olmadığının tespit edileceğini, davacının alacağının likit olmakla itirazın kötü niyetli olduğunun izahtan vareste olduğunu, davalının yargılama sürecini uzatmak ve davacının alacağının tahsilatını güçleştirmek amacıyla hareket ettiğinin açık olmakla davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, İtirazın iptali, davalarının kabulü ve takibin devamına, davalı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirket arasında 07.01.2021 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu hizmet sözleşmesi gereği davacı ... şirketi ile davalı adına kayıtlı olan ... işletmesine bir kurye temini karşılığında aylık olarak 7.950 TL+KDV ücret alacağının belirlendiğini, tarafların yazılı olarak bir kurye temini üzerinden anlaştığını daha sonra davacı şirket yetkilileri ile davalının çeşitli kez telefon görüşmeleri yaptığını, şirket yetkililerinin, davalıya siparişlerde daha hızlı ve iyi hizmet verebilmesi için ikinci bir kurye daha temin edebileceklerini teklif ettiklerini, davalının ikinci kurye ihtiyacının müşterilerden gelecek siparişlere göre anlaşılacağını, işletmesini yeni açtığını bu nedenle şimdilik ihtiyacı olmadığını belirtmesine rağmen davacı şirketin ısrarıyla deneme amaçlı kabul ettiğini, ayrıca kuryelerin sözleşme tarihi 07.01.2021 olsa da 26.01.2021 tarihinde fiili olarak işletmelerinde çalışmaya başladıklarını, davalının açmış olduğu işletmesinde etkisi devam eden Pandemi nedeniyle beklenen verimi alamadığını, bu nedenle ekonomik olarak sıkıntıya düşmesi sonucu kira, elektrik, personel vb gibi giderlerini karşılamakta zorlandığını, bunun üzerine davalının 23.02.2021 tarihinde davacı ... Şirketi'nin mail adresine "finansal yetersizliği nedeniyle kurye maliyetlerini karşılayamadığını ve mart ayı itibariyle sözleşmeyi bitirmek istediğini eğer bu mümkün değil ise en azından bir tanesini mart ayı itibarıyla kendilerinden alınmasını rica ettiğini” davalının atmış olduğu bu mail üzerine ... Şirket yetkilisinin "7 mart itibariyle 1 kuryemizi çekiyoruz. Normal şartlarda 2 aylık süreç başlatmamız gerekiyordu ama size yardımcı olabilmek için kuryeyi hızlıca çekiyor olacağız" diyerek cevap verdiğini, taraflar arasında yapılan mail yazışmaları sonucu kuryelerden birinin 1 Mart 2021 tarihi itibariyle çalışmasına son verdirildiğini, 1.kuryenin ... isimli şahıs olduğunu, davalının işletmesinde çalışan diğer 2. kuryenin ...'ın 10.04.2021 tarihinden sonra işe devam etmediğini, davalının bu durumu davacı yetkililerine bildirdiğini ancak taraflarına kuryenin işi bırakacağına ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığı gibi, yeni bir kurye temininde de bulunmadıklarını, davacı ... Şirketi'nin, davalıya karşı bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı ... Şirketi'nin üzerine düşen bu yükümlülüklerini yerine getirmeyerek basiretli bir tacir gibi davranmadığının açık bir şekilde görüldüğünü, davalının daha sonra kuryeyle yaptığı görüşme sonucu, kuryenin, davacı şirketten ayrıldığını öğrendiğini, bu olaylar üzerine davacı ... Şirketi'nin davalının o dönemde yetkili çalışanı ...'ın mail adresine ... numaralı ve açıklama kısmında "cezai bedel faturası" olarak düzenlenen faturayı 30.04.2021 tarihinde davalının adına kestiğini, ... numaralı faturanın ise açıklama kısmında "2. Kurye cezai bedel faturası" olarak 01.05.2021 tarihinde davalı ... adına kesildiğini, ... numaralı faturanın birinci kurye için ... numaralı faturanın ise ikinci kurye için cezai bedel olarak kesildiğini, ... numaralı 30.04.2021 tarihli Kurye cezai bedel açıklamasıyla kesilen faturanın, davacı ile cezai şartın yürürlüğe girmemesi konusunda açıkça kararlaştırılmasına rağmen aleyhlerine düzenlenen işbu faturaya itiraz etmek zorunda kalındığını, kurye için davalı tarafından bildirimde bulunulduğunu ve bu hususun davacı tarafça kabul edildiği halde daha sonra ceza faturası kesilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, bu faturanın davalıya mail olarak 05.05.2021 tarihinde gönderildiğini, .... numaralı 01.05.2021 tarihli 2. Kurye cezai bedel açıklamalı fatura kestiklerini, davalının ikinci kurye için davacı ... Şirketi'ne herhangi bir fesih bildiriminde bulunmadığını, davacı ... Şirketi'nin ikinci kuryenin işi bırakacağına dair bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemekle birlikte yeni bir kurye temini için de bildirimde bulunmadığını, buna rağmen 2.kurye cezai bedele ilişkin kesilen bu faturanın davalıya mail olarak 08.05.2021 tarihinde gönderildiğini, davalının bunun üzerine ilk önce 06.05.2021 tarihinde daha sonra da detaylı bir şekilde 11.05.2022 tarihinde mail üzerinden itiraz ettiğini açıkça karşı tarafa ilettiğini, davalının ... numaralı, ... numaralı faturalara süresi içinde itiraz etmiş olduğunun mail yazışmalarında olduğunu, davacı şirket tarafından davalı tarafa kesilen yukarıda belirtilen faturaların hukuki dayanak olmaksızın kesildiğini, davacı şirkete sözleşme boyunca taraflarınca kurye ücretlerinin eksiksiz bir şekilde ödendiğini, davacı tarafın 1. kuryeyi 1 mart 2021 tarihinde karşılıklı mutabakatla geri çekmiş olmasına rağmen cezai bedel faturalarını 2. Kuryenin işi bırakmasından 20 gün sonra kesmesinin de kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, buna karşı cezai bedel adı altında kesilen faturalara istinaden davalıya icra takibi yaparak istemesinin tamamen kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklı olmadığını bilmesine veya bilmek durumunda olmasına rağmen borçluya karşı icra takibi yapmış olmasının yeterli olduğunu, davacının bu hususu bilecek durumda olduğunu, Taraflar arasında imzalanan Hizmet Sözleşmesinin 6.3. Maddesince davalının cezai şart ödemesine ilişkin hususların belirlenmiş iken bu şartlar oluşmadığı için kesilen gerek 1. kurye ile ilgili gerekse 2.kurye ile ilgili faturaların yasal dayanaktan yoksun olup, kabulü mümkün olmadığını, yine yapılan icra takibinde temerrüt koşulları gerçekleştirilmemiş faturalara istinaden faiz istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, itirazın kabulü ile takibin iptaline, davacı tarafın alacağın Ve %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kurye hizmet sözleşmesinden kaynaklanan haklı nedene dayanmayan fesih nedeniyle düzenlenen iki adet cezai şart fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 20.028,00-tl üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 13/06/2023 tarihli raporunda özetle;
"Davacı şirket açısından;
-Davacı şirketin davalı şirket ile olan ticari ilişkisini 120.İ.11 no.lu cari hesap kodunda takip ettiği,
-Söz edilen cari hesap kodunda aşağıda tablo halinde gösterildiği gibi davacı şirket tarafından davalıya toplam 6 adet fatura düzenlendiği, davacı şirketin işbu faturalardan kaynaklı davalı şirketten toplam 54.265,47 TL alacaklı hale geldiği,
-Davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket tarafından davacı şirkete toplam 35.503,88 TL tutarında banka yolu ile ödeme yapıldığı, ödemelerin aşağıdaki tarih ve tutarlar ile kayıt edildiği,
-Davacı şirketin bu şekilde en son ticari işlem tarihi olan 01.06.2021 tarih itibariyle davalı şirketten 54.265,47 TL — 35.503,88 TL=18.761,59 TL alacaklı olduğu,
-18.761,59 TL tutarın işbu davaya konu 15.10.2021 takip tarihinde istenilen ana para alacağı ile uyumlu olduğu,
-Ancak gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere 2021 yılı tespitlerinin davacı şirketin defter kayıtlarında tespit edilemediği, (2021 yılı defterleri sunulmadığı için) ancak davalı kayıtları ile sunulan diğer belgeler kapsamında bu bilgilerin uyumlu olduğu, sunulan belgelerin ve cari hesabın dava tarihi bakiyesi ile eşleştiğini:
-2022 yılı ilk 6 ay ti sunulu olduğu için 01.01.2022 tarih ve 164 no.lu yevmiye kaydında davacı şirketin davalı şirketten icra konusu olan 18.761,59 TL tutar ile alacaklı olduğu,
-Davacı şirketin ticari defterlerinde dava tarihi itibariyle davalıdan icra takip tarihindeki ana para alacağı olan 18.761,59 TL alacaklı olduğu, tespit edilmiştir.
Davalı şirket açısında,
Davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen ve aşağıda gösterilen 6 adet faturadan sadece 3 adedinin davalının 2021 vılı işletme defterinde kayıtlı olduğu.
Davalı şirketin kayıtlarında olmayan 3 adet fatura aşağıda gösterildiği gibi olup toplam 28.143,00 TL tutara isabet ettiği,
Bu noktada davalı vekili tarafından itiraz konusu olmayan 31.03.2021 tarih ve ... no.lu ve 9.381,00 TL bedelli faturanın davalı şirket kayıtlarında neden olmadığının anlaşılamadığı,
-Davalı şirket işletme defteri sistemi ile kayıt yaptığından bu sistemde ödemeler kayıt edilmediğinden, cari hesap ekstresinin olmayacağı, ancak davalının sunduğu ödeme belgelerinden davalının davacıya toplam 35.503,88 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, tarafların bu noktada mutabık kaldığı,
Davalı şirket vekili;
Davalı şirket tarafından kabul edilmeyen 30.04.2021 tarih ... no.lu ve 9.381,00 TL bedelli faturanın davalıya 05.05.2021 tarihinde mail yolu ile iletildiğini,
Davalı tarafından kabul edilmeyen 01.05.2021 tarih ... no.lu ve 9.381,00 TL bedelli faturanın davalıya 08.05.2021 tarihinde mail yolu ile iletildiğini,
Beyan ettiği,
Davalı vekilinin sunduğu mail çıktıları incelendiğinde 11.05.2021 tarihinde davalı asil ... tarafından gönderilen mail ile 30.04.2021 ve 01.05.2021 tarihli her iki faturanın kayıtlara alınmayacağı ve kabul edilmediğinin bildirildi;
Davalı vekili tarafından ayrıca sunulan 2 ayrı mail görüntüsünde davacı şirketten davalıya 05.05.2021 ve 08.05.2021 tarihli iki ayrı mail ile iki adet fatura bildirimi yapıldığı görülmekle beraber, sunulan mail çıktısında mail eki olarak hangi faturanın gönderildiği tespit edilemese de ilgili tarihlerde zaten başka fatura olmadığından uyuşmazlık konusu 2 faturaya ait olduğu sonucuna varılabileceği,
Diğer yandan davacı şirket adresinde yapılan incelemede; davacı şirket tarafından davalı şirkete davalı kayıtlarında yer almayan 3 adet faturanın sözleşmede belirtilen mail adresine gönderildiği tarihlerin davalı vekilinin beyan ve mail çıktıları ile eşleştiği,
Davalı şirket tarafından kabul edilmeyen.;
-30.04.2021 tarih ... no.lu ve 9.381,00 TL bedelli faturanın davalıya 05.05.2021 tarihinde mail yolu ile iletildiği, 11.05.2021 tarihli mail ile TTK 21. Maddeye göre yasal süresinde kayıtlara alınmayacağının ve itiraz edildiğinin bildirildiği,
- 01.05.2021 tarih ... no.lu ve 9.381,00 TL bedelli faturanın davalıya - 08.05.2021 tarihinde mail yolu ile iletildiğini, 11.05.2021 tarihli mail ile TTK 21. Maddeye göre yasal süresinde kayıtlara alınmayacağının ve itiraz edildiğinin bildirildiği,
Davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre, sunulan banka dekontlarına göre ve dosya kapsamında davalı şirketin davacı şirkete toplam 35.503,47 TL faturaya karşılık toplam 35.503,88 TL ödeme yapmış olduğundan, 35.503,47 TL — 35.503,88 TL— 0,41 TL alacaklı olduğunun kabul edileceği, davalı tarafından ödemesi yapılan faturaların aşağıda gösterilen 4 fatura olduğu (ancak yukarıda da belirtildiği gibi 31.03.2021 ... no.lu ve 9.381,00 TL bedelli faturanın davalının işletme defterinde kayıtlı olmadığı, ancak ödemesini yaptığı),
-Bu tespitlere göre 15.10.2021 icra ve 28.01.2022 dava tarihi borcunun bulunmadığı, hatta 0,41 TL alacaklı olduğu,
Tespit edilmiştir.
-Davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde ise bakiye cari hesap alacağının aşağıdaki 2 faturadan kaynaklı olduğu,
-Ancak iki fatura toplamı 18.762,00 TL olsa da davalının 0,41 TL (4 fatura için) fazla ödemesinden kaynaklı davacının cari hesap alacağının 18.762,00 — 0,41 —18.761,59 TL ile sınırlı kaldığı,
-15.10.2021 Tarihli icra takip talebinde ana para alacağının 18.761,59 TL olduğu, bu tutara 1.266,41 TL takip öncesi işlemiş faiz ile toplam 20.028,00 TL bedelin talep edildiği, 28.01.2022 tarihli dava esas değerinin de 20.028,00 TL olduğu,
Tespit edilmiştir.
-Bu noktada takip öncesi işlemiş faiz hesabının denetlenmesi gerektiği,
Sözleşmenin 5.1.4. maddesinin; “Ödemenin tam ve zamanında yapılmaması halinde ödenmeyen tutarlara aylık 6 2 vade farkı uygulanacak olup ödemeler öncelikle vade farkına ilişkin kısım tahsil edilmek suretiyle kabul edilecektir. Ancak belirtmek gerekir ki her halukarda tahsil edilemeyen her türlü ödemenin tamamı tüm ferileri ile birlikte işbu Sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca cari hesaptan tahsil edilebilecektir. Faturalar takip eden ayın birinde (1) kesilip yedisinden (7) ödenecektir. Örneğin; Eylül 1-30 arası alınan hizmetin faturası Paket Taxı tarafından | Ekim'de kesilecek firma tarafından 7 Ekim”e kadar ödenecektir.” Şeklinde olduğu,
-Sözleşme maddesine göre yapılan vade tarihi ile icra takip tarihi arasındaki işlemiş faizin toplam 1.979,99 TL olduğu, yapılan hesaplamada 30.04.2021 tarihli 9.381,00 TL bedelli faturadan 0,41 TL fazla ödeme düşülerek 9.380,59 TL tutar olarak ana para alacağı kabul edildiği, takip ile istenilen faiz alacağı davalı lehine 1.266,41 TL olduğundan kabul edilebilir olduğu,
-İcra takip talebinde takip tarihinden itibaren fili ödeme tarihine kadar yıllık %18,25 TTK 1530/7 maddeye göre ticari temerrüt faizinin talep edildiği, %18,25 oranının 2021 yılı takip tarihi ile uyumlu olduğu, yukarıdaki hesaplamanın %18,25 olarak yapıldığı ihtimalinde faiz alacağının 1.505,62 TL olup, davalı lehine olduğu,
Buna göre davacının haklı görülmesi halinde ana para alacağının 18.761,59 TL, takip öncesi işlemiş faizin 1.266,41 TL ile toplam alacağının dava esas değeri olan 20.028,00 TL olacağı,
Tespit edilmiştir.
-Diğer yandan davalı tarafından kabul edilmeyen ve dava konusu olan iki adet faturanın içeriği denetlendiğinde miktar ve haklılık yönünden dosya kapsamında ve mali inceleme ile tespit yapma imkanı olmadığı, davacı tarafından sunulan deliller ile de bir sonuca varılamadığı,
Tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirdiği görüldü.
Mahkememiz 22/11/2023 tarihli celsede dosyanın ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi kararı verilmiş olmakla bilirkişi tarafından sunulan 06/02/2024 tarihli ek raporda kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığının bildirdiği görülmüştür.
Bu kapsam somut olaya bakıldığında; yukarıda ayrıntılarına yer verilen mali inceleme bilirkişi raporlarına göre takip konusu iki adet cezai şart faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre, sunulan banka dekontlarına göre ve dosya kapsamında
davalı şirketin davacı şirkete toplam 35.503,47 TL faturaya karşılık toplam 35.503,88 TL ödeme
yapmış olduğundan, 35.503,47 TL – 35.503,88 TL= 0,41 TL alacaklı olduğunun kabul edileceği,
davalı tarafından ödemesi yapılan faturaların aşağıda gösterilen 4 fatura olduğu (ancak yukarıda da
belirtildiği gibi 31.03.2021 ... no.lu ve 9.381,00 TL bedelli faturanın davalının işletme
defterinde kayıtlı olmadığı, ancak ödemesini yaptığı),
yani takip konusu olmayan dava dışı bir adet cezai şart faturasının davalı tarafça ödemesinin yapılmış olmasına rağmen davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacı tarafça takibe dayanak yapılan faturaların yerindeliğinin mahkememizce değerlendirilmesi gerekmektedir.
Taraflar arasında akdedilen 07/01/2021 tarihli ... Lojistik Hizmet Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin "Sözleşmenin süresi ve sona ermesi başlıklı 6. Maddesinin 3. bendinde;
"6.3.Firma, otuz (60) gün öncesinden bildirimde bulunmak kaydıyla, Sözleşme'yi tek taraflı olarak fesih hakkına sahiptir. Yapılan bu feshin işbu sözleşmede ya da ilgili kanunlarda belirlenen herhangi haklı bir sebebe dayandırılmaması halinde Firma, cezai şart olarak, fesih bildiriminden önceki son iki (2) aylık fatura bedeli tutarını herhangi bir ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın, derhal, nakden ve defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Söz konusu durum açısından cezai şart belirlenmesinin nedeni; ...'nin, Firma'nın işbu Sözleşmeye devam edeceği taahhüdü sebebiyle Kurye, motosiklet, kullanılacak araç-gereç vb. Konularda yatırım yapması, bununla birlikte Sözleşmenin Firma tarafından feshedilmesi ile ...'nin yaptığı yatırımdan geri dönüş alamamasıdır. Fesih hüküm ifade edinceye kadar verilen Hizmet'e ilişkin ödemeler saklıdır." şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Bu sözleşme hükmü kapsamında taraflar arasındaki mail yazışmaları gözetildiğinde, davalı tarafça davacıya 23/02/2021 tarihinde maddi yetersizlik sebebiyle kurye iptali talebi ile mart ayı itibariyle sözleşmenin bitirilmek istendiğini bildirir e- mail gönderilmiş olduğu, söz konusu beyanın mart ayı itibari ile fesih bildirimi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Ancak maddi yetersizliğin tacir olan davalı için fesih bakımından haklı neden olarak kabul edilemeyeceği gözetildiğinde davacının taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6.3 maddesi uyarınca cezai şart talep hakkı bulunduğu, cezai şart faturalarının yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan mali rapora göre sözleşmeye uygun olarak son iki aylık fatura bedeli üzerinden düzenlendiği bu hali ile yapılan icra takibinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, takip dayanağı faturalar sözleşme uyarınca cezai şart uygulanmasına yönelik olduğundan hukuki nitelendirmeyi ve sözleşmenin yorumlanmasını gerektirdiği bu sebeple de alacağın likit olmadığı dikkate alınarak şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın İptaline, takibin aynen devamına,
2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 1.368,11-TL karar ve ilam harcından 241,89-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 1.126,22-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 334,09-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 808,85-TL masraf olmak üzere toplam 2.089,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!