T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2022/5 Esas
KARAR NO:2024/99
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ:04/01/2022
KARAR TARİHİ:19/02/2024
BİRLEŞEN İSTANBUL 12.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS ...KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/06/2022
KARAR TARİHİ :19/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... A.Ş.'nin , ... markası adı altında gazete işi ile iştigal etiğini, Müvekkili şirket ile borçlu -davalı arasında borçlu/ davalının reklamlarının müvekkili şirkete ait ... Gazetesi'nde yayınlanması için antlaşmaya varıldığını, bu antlaşma gereği, imtiyaz sahibi olduğu gazetede ve eklerinde davalı şirketin reklamlarını yayınlama karşılığında ise verilen hizmetin bedelini davalıdan tahsil edecegini, Müvekkili şirketin yayınlamış olduğu ilan ve reklam bedellerini cari fiyatlar üzerinden borçluya e- fatura olarak tanzim ettiğini, Tanzim edilen faturalar karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, Davalının, hizmetin karşılığı olarak ödemesi gereken 1.104.093,24 TL yi ödemediğini, Davalı tarafından 8 günlük yasal süre içinde faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, 31/12/2017 tarihinde icra takibine konu cari alacağımızın bir kısmı olan 1.056.748,96 TL' lik müvekkili şirketin alacağı için ... ... A.Ş. ile mutabakat yapıldığını, Mutabakat sonrası davalının ödemesi gereken başkaca faturalar daha ortaya çıkmış ancak bu tutarları da ödemediğini, davalı defalarca müvekkili şirket çalışanları tarafından arandığını, davalıyla defalarca iletişime geçildiğini ancak olumlu bir yanıt alınamadığını, davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcra takibinin 2.386.093,24 TL üzerinden başlatıldığını, Başlatılan icra takibine, davalı şirket tarafından itiraz edildiğini takibin bu itiraz nedeniyle durduğunu, Davalı şirketin almış olduğu hizmet gereği düzenlenen faturalardan kaynaklanan borcunu kısmen ödediğini ancak borcunun geri kalan miktarını ve icra takibinin ferilerini ödemediğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazının iptaline, takibin 1.104.093,24 TL üzerinden devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Holding kurucusu ve onursal başkanının ... ... olduğunu, “... Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.”, “... ... A.Ş.”, “... ... A.Ş.” ve “... Sigorta Ltd. Şti.” markalarını, ... ... Holding çatısı altında birleştirerek tamamlanarak müşterilere teslim edilen ... Cadde ..., ... Cadde ..., ... Rezidans projeleri ve satışları devam eden ... Evler, ... ..., ... ..., ... Sahil, ... Cadde ... projeleri ile daha güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini, ... ... Holdingin ... markasının tanınırlığını arttırmak adına bilenen tüm televizyon kanallarında, gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde, reklam panolarında yüksek bütçelerde reklam tanıtım faaliyetleri yaptığını, Davacı'nın yapmış olduğunu beyan ettiği işin karşılığı olan bedelin ne kadar olacağına ilişkin, Müvekkil Şirket tarafından verilmiş bir onay barındıran herhangi bir belge mevcut olmadığını, Müvekkil Şirket yetkilileri tarafından bir onay verilmeksizin yapılan işlerin ve buna ilişkin düzenlenen faturaların, Müvekkil Şirket tarafından kabulü mümkün olmadığını, Davacı Müvekkil Şirket'çe verilmesi gereken bu onay olmaksızın bir hizmet yerine getirdiğini iddia ettiğini, Davacı tarafından Müvekkil Şirket'e verildiği iddia edilen hizmetin birim fiyatı sürekli değişkenlik gösterdiğini, Davacı tarafından birim fiyatı hususu tartışmalı olan faturalar işbu davaya sebep icra takibine konu edildiğini, icra takibine karşı Müvekkil Şirket tarafından itiraz edildiğini, Davacı tarafından yapılan işin kusurlu olduğunu, Davacı tarafın sahibi oldukları televizyon kanallarında Müvekkil Şirket'in projelerine ait reklamları yayınlamış olmasının talep edilen hizmetin tamamlandığı anlamını taşımadığını, Müvekkil Şirket'in talep etmiş olduğu hizmet tam ve eksiksiz bir şekilde ifa edilemediğini, bu nedenlerle davanın reddine, Haksız icra inkar tazminatı talebinin reddine, %20'den az olmamak şartıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin Davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
BİRLEŞEN İSTANBUL 12.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS ...KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile borçlu -davalı arasında borçlu/ davalının reklamlarının müvekkilinin şirketine ait ... Gazetesi'nde yayınlanması için 31/03/2015 tarihli tarihli barter sözlemesi imzalandığını, bu sözleşmelerde yer alan hükümler gereği, sözleşme gereğini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, imtiyaz sahibi olduğu ... Gazetesi'nde davalı/ borçlu şirketin reklamlarını yayınladığını, Yayınlanan bu reklamlar karşılığında ise davalı borçlu barter sözleşmesi gereği müvekkili şirkete devretmesi gereken toplam 9 adet tapudan 6 adetini devrederek üzerinde anlaşılan 3 adet tapuyu devretmediğini, dolayısı ile cari hesap bakiyesinin bulunduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın açılarak fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL ceza-i şart alacağının müvekkiline ödenmesi ve Vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : ..... A.Ş ile ... Otom ve İnş A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın dilekçenin içeriğinde ve sonuç talep bölümünde birbirinden farklı veya aynı anlama gelecek şekilde bir çok talepte bulunduğunu, davacının dava dilekçesinden de belirsiz alacak davası mı yahut başkaca bir dava mı ikame ettiği de anlaşılamadığını, Yargıtay kararlarında adi ortaklığıa yöneltilen davanın aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili Şirketin izlenme oranının en yüksek olduğu hafta sonu günlerinde hatta özellikle pazar günü bu reklamların yayınlanmasını talep ettiğini, bu reklamların prime time diye tabir edilen saatlerinde yayınlanmasını talep ettiğini, Davacı tarafça bu talepler karşılanmadığını, Bu durumda Müvekkil Şirket'in talep etmiş olduğu hizmet tam ve eksiksiz bir şekilde ifa edilemediğini,, Müvekkil Şirket'te beklediği faydayı göremediğini, Anlaşılan hususlarda Davacı taraf kendi edimlerini tam ve kusursuz şekilde ifa etmediği halde Müvekkil Şirket'ten ifa beklediğini, Müvekkil Şirket defter ve kayıtları üzerinde dosya kapsamı dikkate alınarak bir inceleme yapılması gerekeceğini, davanın reddine, karar verilerek ,yapılan yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de Davacı’ya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : ... Yapı Limited Şirketi ve ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Adi Ortaklığın Tüzel Kişiliği Bulunmadığını davada davalı olarak gösterilmesi mümkün olamayacağını, davanın adi ortaklık için husumet yönünden reddinin gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu uyarınca adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığını aktif ve pasif dava ehliyetinde bulunmadığını, bu nedenle davanın adi ortaklığa yöneltilmesi mümkün olmadığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin "barter" olarak tabir edilen mal veya hizmete karşılık nakit yerine mal veya hizmet verilmesi şeklinde olduğunu, sözleşmeye göre davacı belli bir miktar reklam hizmeti verecek, davalılar da aldıkları bu hizmetin karşılığını bir miktar nakit olarak ve bakiye de davalılardan sadece birine ait olan bağımsız bölümleri davacıya devretmek suretiyle ödeyecekleri hususunda anlaştıklarını, fakat sözleşme kurulmasından sonra taraflar sözleşmedeki kadar hizmet alınmaması hususunda anlaşarak ve alınan hizmetin karşılığı olarak altı adet daire davalılardan ... İnşaat tarafından davacıya devredildiğini işlemin altı yıl önce gerçekleştiğini ne altı yıl önce ne de bugüne kadar Davalı ne hizmet verilmesi ne de hizmet verilmese dahi devredilmeyen dairelerin tapusunu talep etmediğini, davacının müvekkillerini temerrüde düşürmediğini, bunu yapmadığından cezai şart bedeli talep etme hakkı bulunmadığını, sözleşmede belirlenen süreden bugüne kadar cezai şart için zamanaşımı süresi dolduğunu talebin kabul edilmesi mümkün olmadığını, Yetki itirazında bulunduklarını ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, Adi Ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından davanın bu davalı yönünden usulden reddine karar verilmesini, sözleşmenin şekil şartı yerine getirilmediğinden dolayı geçersiz olduğundan cezai şart alacağının reddini, davanın reddine karar verilerek yapılan Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan asıl dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davası olup, birleşen dosya ise cezai şart alacağına ilşikindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin yetki maddesine göre, İstanbul İcra Daireleri yetkili olduğundan, davalı tarafın icra dairesinin yetkili olmadığına dair itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının asıl dosya yönünden; taraflar arasındaki davalının reklamlarının yayınlanmasına ilişkin ticari ilişki kapsamında dava konusu icra takibine konu olan cari hesap alacak kısmına ilişkin dayanak olan reklam yayınları ile ilgili davalı tarafın yayınlanmasını istediği gün ve saat olup olmadığı, reklamların hangi gün ve saatlerde yayınlandığı, davacı tarafın reklam yayınlarının yapılmasında eksik ve ayıplı hizmeti olup olmadığı, üzerine düşen edimleri eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, reklam yayın bedellerinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı, dava konusu olan .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın cari hesap alacak miktarın tekabül eden 1.104.093,24-TL'lik kısım yönünden itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı, birleşen dosya yönünden; barter sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, bu sözleşme kapsamında tarafların üzerine düşen edimleri yerine getirip getirmediği, davacının davalılardan cezai şart alacağı talep edebilme koşullarının oluşup oluşmadığı, koşullar oluşmuş ise talep edilebilecek cezai şartın miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı görülmüştür.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle;
"A- SEKTÖREL DEĞERLENDİRME:
1. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yazılı basın organı olan gazeteyi kapsadığı, sözleşmenin 2'nci maddesi mucibince 64 farklı ilanın/reklamın ...'in ana gazetesinin yanı sıra eklerinde ve arasında insert olarak ayrıca internet sitesinde olmak üzere farklı yerlerde yayınlandığı, bu neşirlerin tam sayfa ve ya sayfa olacak şekilde iç sayfalarda gerçekleştirilmiş şekilde çeşitlilik arz ettiği müşahede edilmiştir.
2. Sözleşmenin bahsedilen maddesindeki “Taraflar herbir ilanın yayınlanmasından 3 gün öncesinde ilanların yayınlanacağı sayfayı belirleyecektir. ” kısmına dair veya yayınlanıp yayınlanmamasına ilişkin muhataplardan belge talep edilmesine karşılık (EK - 3), değerli evrak hüviyetinde olan ordino veyahut iş emri gibi talimat içeren ya da sözleşmenin feshi/durdurulması ve iade faturası gibi yayının reddi talebini ihtiva eden herhangi bir belge dava dosyasında olmadığı gibi taraflardan belge talep ettiğimizde de herhangi bir belge intikal ettirilmemiştir.
B- MALİ DEĞERLENDİRME:
1. Davalı/Davacı tarafından düzenlenen faturaların Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı/Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu,
2.Tarafların ticari işlemleri sonucunda düzenledikleri faturadan kaynaklı borç/alacak tutarında (9,99 TL değerinde kabul edilebilir farkla beraber) Mutabık oldukları.
3. Davacının Cari Hesaptan kaynaklı olarak Davalıdan 1.104.083,25 TL'a ALACAKLI olduğu," şeklinde görüş bildirdiği görüldü.
Mahkememize sunulan bilirkişi ek raporunda özetle;
"2022 / 5 E. Nolu dava ile ilgili Dava dosyasına Kök raporumuzu sunduktan sonra yeni bir belge girmemiş olup Kök raporumuzda ki görüşlerimiz aynı kalmak üzere Sayın Mahkemece talep edilen “ilgili gazete ilanlarının kontrol edilip ilanların yapılıp yapılmadığının tespit edilip, bu tespite dayanak bilgi ve belgelerin rapora eklenerek” rapor hazırlanması talep edilmiş oyup heyetimizdeki Sektör bilirkişisinin tespitleri
Dava dosyasında bulunan evrakın değerlendirilmesi sonucunda;
- Tarafların ilanların/reklamların ... gazetesinde yayımlanacağı konusunda anlaştığı,
- “İlanların yayımından üç gün önce sayfanın taraflarca belirleneceği” yönündeki hükme istinaden hiçbir ilan için ordino (iş emri) gibi talimat içeren evrakın mevcut olmadığı,
- Toplam 95 adet faturaya konu 123 adet reklamın söz konusu olduğu, bunların içinde yer alan 33 faturaya konu 43 adet reklamın ... gazetesinde yayımlandığının görüldüğü, 62 faturaya konu 80 reklamın ise ana gazete haricinde diğer (..., ... ..., ..., ...,tr, özel ek, e-gazete) yayım yerlerinde neşredildiğinin bahsinin geçtiği, bu yayım yerlerine dair herhangi bir doküman sunulmadığı gibi bizzat inceleme yapılmasına mahal olmadığı,
- “İlanların yayımlanacağı tarih, yer, sayfa, ebat ve yayınlama garantisi verilmemesi” yönünde ki hükmü destekler çerçevede, reklamların yayımlanmaması için Davalı tarafından sözleşmenin feshi, askıya alınması, iade faturası ve uyarı mahiyetinde Davacı tarafa (mail ya da noter ihtarı gibi) bildirimde bulunulmadığı, Davalının rızası dışında reklam yayımları oldu ise buna ilişkin itirazı ya da sözleşmeyi feshe ilişkin hiçbir yazılı evrakın mevcut olmadığı müşahede edilmiştir.
- Tarafların Cari hesaptan kaynaklı mutabık oldukları ve her iki tarafında düzenlenen faturaları kanuni defterde kayda alıp muhasebe olarak da MUTABIK oldukları tespit edilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
Sözleşme hükümlerinin 28.10.2021 tarihinde halen geçerli olduğu hususu taraflarca kabul gördüğü için sözleşme hükümlerine göre de cezai şart maddesi uygulanmış ve dava tarihine kadar geçen süre içinde günlük 1.000.- TL hesabı ile yapılan cezai şart hesaplamasında cezai şartın 2.461.000.- TL olacağı tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirdiği görüldü.
Netice olarak mahkememizde oluşan kanaat çerçevesinde; Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde, Tarafların ilanların/reklamların ... gazetesinde yayımlanacağı konusunda anlaşıldığı görülmüş, ilanların yayımından üç gün önce sayfanın taraflarca belirleneceği” yönündeki hükme istinaden hiçbir ilan için ordino (iş emri) gibi talimat içeren evrakın mevcut olmadığı, ilanların yayımlanacağı tarih, yer, sayfa, ebat ve yayınlama garantisi verilmemesi” yönünde ki hüküm kapsamında, reklamların yayımlanmaması için davalı tarafından sözleşmenin feshi, askıya alınması, iade faturası ve uyarı mahiyetinde davacı tarafa (mail ya da noter ihtarı gibi) bildirimde bulunulmadığı, davalının rızası dışında reklam yayımları olduğuna dair bir itiraz sözleşmeyi feshe ilişkin hiçbir yazılı evrakın olmadığı belirlenmiştir. Asıl dosya yönünden davalı ile davalı ... İnşaat'ın cari hesaptan kaynaklı mutabık oldukları ve her iki tarafın da düzenlenen faturaları kanuni defterlerinde kayda alıp muhasebe olarak da mutabık oldukları belirlenmiş olmakla, asıl dosya yönünden icra dosyası ile talep olunan davacı alacağına yönelik olarak icra dosyasına yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosyada ise, sözleşme gereği davacıya verilmesi gereken taşınmazların tamamının tapuda devredilmediği ileri sürülerek cezai şart talebinde bulunulmuştur.
Sözleşmenin cezai şarta ilişkin maddelerinde 8.1 maddesine göre"Şirket bu sözleşmenin 2.1 maddesinde belirtilen süre içinde söz konusu gayrimenkullerin tapu devir işlemlerini gerçekleştirmediği ve/veya teslim etmediği takdirde ..., geciken beher gün başına 1.000.- TL cezai şart talep etme hakkını haiz olup ...” 2.4 maddesinde; ŞİRKET işbu sözleşmenin imzasını takip eden en geç 6 (ALTI) ayın sonunda içinde 9 (DOKUZ) adet gayrimenkulün Tapu dairesinde ilgili devir işlemlerini yapmak Kaydi ile kat irtifak tapusunu teslim edecektir. Taraflar; işbu sözleşmenin imzasını takip eden en geç 6 (ALTI) ayın sonunda gayrimenkullerin satışını fili olarak gerçekleştirmek amacıyla bir araya gelmeyi ve satış işlemi için üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmeyi kabul ve taahhüt ederler. ŞİRKET, sözleşmenin imzasını takip eden en geç 6. (ALTINCI) ayın sonunda gayrimenkulle ilgili olarak tapuda kesin satış, devir ve ferağ takririnde bulunacağını (kat irtifakı) ve taraflardan herhangi birinin bu tarihe kadar ilgili tapu sicil müdürlüğüne tek başına Müracaat ederek işbu sözleşmeyi ilgili tapu siciline şerh ve tescil ettirebileceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. işbu şart sözleşmenin esaslı şartı olup, bu şartın tam veya zamanında yerine getirilmemesi halinde ... dilerse 8.1. madde hükmünü işletebilir." düzenlemeleri yer almakta olduğu görülmüştür.
Sözleşmede belirlendiği üzere davacıya devredilmesi gereken taşınmazların tamamının davacı tarafa devredilmediği konusunda ihtilaf yoktur. Asıl dosya yönünden davacı alacağının varlığının kabul edildiği de gözetilerek sözleşme hükümlerine göre de davacı tarafa devredilmeyen taşınmazlar olduğundan cezai şart maddesi uygulanmak suretiyle, sözleşmenin imzası 31.03.2015 olup bunun altı ay sonrası 30.09.2015 olmakla geciken tarih itibariyle günlük 1.000.- TL üzerinden 01.10.2015 ile dava tarihi olan 27.6.2022 arasında 2461 gün hesaplanmış, günlük 1.000.-TL cezai şart tutarı 2461 gün X 1.000 TL — 2.461.000.- TL olacağı tespit edilmiş ve yapılan hesaplama mahkememizce de uygun görülmüş olmakla, dava ve ıslah ile talep edilen miktarlar kapsamsında 2.461.000,00 TL'nin (1.000,00 TL'sine birleşen dava tarihinden, 2.460.000,00 TL'sine ıslah tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ... A.Ş, ... Yapı Limited Şirketi ve ... ... Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Cezai şart yönünden davalı ... vekilinin tapuda yükümlülüğü olmadığından cezai şart talep edilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, taraflar arasındaki taşınmazların devredileceğine dair sözleşme davalılar tarafından kabul edilerek imzalanmış ve bu yükümlülük sözleşme gereği doğmuştur. Yine taşınmaz devrine ilişkin hususların yer aldığı sözleşmenin noter aracılığı ile yapılması gerektiğine dair usul eksikliği olduğu ileri sürülmüş ise de, sözleşmeyi bu haliyle imzalayan ve yükümlülük altına giren davalıların TMK 2 kapsamında bu savunmayı ileri sürmeleri doğru görülmemiştir. Benzer bur duruma ilişkin olarak Yargıtay 19 HD'nin 2017/3101 esas 2019/5049 karar sayılı ilamında da "Taraflar arasında imzalanan adi yazılı şekildeki Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinde davalı tarafından davacıya satışı vaat edilen taşınmaz davalının tapu sicilinde kendi adına kayıtlı bir taşınmaz olmadığı, davalının davadışı arsa sahibi kişiyle usulüne uygun şekilde noterde düzenleme şeklinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapacağı inşaat nedeniyle kendine düşecek bağımsız bölümlerden biri olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafından davacıya gayrimenkul satış vaadinde bulunulmamakta ancak davalının sahip olduğu devir ve tescil etme hakkı bir şahsi hak olarak alacağın temliki yoluyla davacıya devredilmektedir. Böyle bir devir sözleşmesi şekil şartına bağlı olmadığından taraflar arasındaki yazılı sözleşme geçerlidir." şeklinde gerekçelere yer verilmiş olup, mahkememiz dosyasında da benzer bir durum olmakla, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu değerlendirilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Asıl dava yönünden
a-Davanın kabulü ile, davalı ... ... AŞ'nin .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 1.104.093,24 TL asıl alacak üzerinden aynı koşulları ile kaldığı yerden devamına,
b-Kabul edilen toplam alacak miktarı olan 1.104.093,24 TL üzerinden % 20 oranında hesap edilen 220.818,64 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Birleşen mahkememizin ... esas sayılı dosyasındaki dava yönünden;
a-Davanın ... Adi Ortaklığı yönünden husumet nedeni ile reddine,
b-Davanın diğer davalılar yönünden kabulü ile, 2.461.000,00 TL'nin (1.000,00 TL'sine birleşen dava tarihinden, 2.460.000,00 TL'sine ıslah tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ... A.Ş, ... Yapı Limited Şirketi ve ... ... Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Asıl dava yönünden
a-Alınması gerekli 75.420,61-TL karar ve ilam harcından 6.924,69-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 68.495,91-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 7.016,89-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 14.051,00-TL masraf olmak üzere toplam 21.067,89-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
c-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
d-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 151.450,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
e-1.320,00 Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Birleşen dava yönünden
a-Alınması gerekli 168.110,91-TL karar ve ilam harcından 80,70-TL peşin harç ile 42.010,65 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 126.019,56-TL eksik harcın davalılar ... ... A.Ş, ... Yapı Limited Şirketi ve ... ... Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 172,90-TL harç ile 42.010,65 TL tamamlama harcından oluşan toplam 42.183,55-TL yargılama giderinin davalılar ... ... A.Ş, ... Yapı Limited Şirketi ve ... ... Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 261.050,00-TL ücret takdirine, bunun davalılar ... ... A.Ş, ... Yapı Limited Şirketi ve ... ... Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
d-Davalı olarak gösterilen ... Adi Ortaklığı vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine,
e-1.600,00 Arabuluculuk ücretinin davalılar ... ... A.Ş, ... Yapı Limited Şirketi ve ... ... Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/02/2024
Başkan ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Katip ...
E-İmzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!