WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/447 Esas
KARAR N :2023/745

DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/05/2022
KARAR TARİHİ:05/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilimi ile dava dışı ..., Türkiye'de ...'da yerleşik bir transit petrol depolama işletmesinin davalı şirketteki dolaylı ortaklıklar yoluyla yönetimi, işletilmesi ve finansmanı ile ilgili olarak 30.06.2011 tarihinde Ortak Girişim Sözleşmesi akdetmiklerini davalı tarafından yapılan tahsilatların Sözleşmedeki düzenleme gereği müvekkiline ödenmesi gerekmekte ise de ödenmediğini. Müvekkili İmza Sonrası Gelirler'in davalı ... Anonim Şirketi tarafından tahsil edilmekte olduğunu bildiğini halihazırda davalı şirket uhdesinde olduğunu, Bu durumda ... Anonim Şirketi- hakkı olmayan bir tutarı uhdesinde tutmakla Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca sebepsiz zenginleştiğini, başlangıçta davalı tarafından tahsilat yapıldıkça müvekkiline bildirilmekte ise de, bir süre sonra davalı taraf bu bildirimden de imtina ettiğini İmza Sonrası Gelirler'den oluşan tahsilatların tamamı Davalıya yapıldığından müvekkilinin bu tahsilat tutarını net bir şekilde tespit etmesi de mümkün olamadığını Davalı haksız ve hukuka aykırı olarak uhdesinde tuttuğu miktarlar kadar zenginleşmiş ise de söz konusu tutarlar halihazırda müvekkiline ödemediğini. Yargılama sürecinde Mahkememiz aracılığı ile tespit ve celp edilecek belgeler ile davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile dava değerinin belirlenebilir hale gelecek olması nedeni ile HMK 107 maddesi kapsamında talep artırımına ilişkin haklarını saklı tutarak belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere şimdilik 1000.- USD tutarındaki alacağın davalı tarafından tahsil edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde müvekkile ödenmesi gerektiğinden her ödeme için fiili tahsilat tarihinden itibaren 10. günün sonundan itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile tahsili ile davalıdan tahsilini Yargılama ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından talebine dayanak gösterilen Sulh Sözleşmesinde hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde, sözleşmeden kaynaklanacak her türlü uyuşmazlıkların çözümünde Amsterdam, Hollanda mahkemelerinin münhasır yetkili mahkeme olacağını kararlaştırılmış olduğundan yetkili Mahkeme’nin Amsterdam Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle de yetki itirazında bulunduklarını, huzurda görülen davaya konu edilen alacak talebi, belirsiz alacak şeklinde ileri sürülmüşse de, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılması da hukuken mümkün olmadığını, davaya taraf olmayan dava dışı ... ...’nın, 1.000.000 ABD Dolarını davacı ile arasındaki hisse satış bedelinden düşmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, bu tutarın kendisine iade edilmesi gerekliliğinin aşikâr olduğunu net ve belirli bir şekilde ifade ettiğini, Müvekkil Şirketin, Davacı tarafça iddialarına dayanak gösterilen davaya konu Sulh Sözleşmesi altında kendisini ilzam edecek imzası olmadığını, Davaya taraf olmayan Sulh Sözleşmesinin diğer tarafı dava dışı ...’nın veya Davacının halihazırda Davalı müvekkil Şirkette herhangi bir pay sahipliği mevcut olmadığını, somut olayda ne sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan bir borç ilişkisi ve bu borca dayalı olarak bir müvekkil Şirketin geri verme yükümlülüğünden, ne de davacı tarafın iade talebi hakkının varlığından bahsedilmesinin hukuken söz konusu olamayacağı, dolayısı ile de sebepsiz zenginleşme koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla da, huzurda görülen davanın esastan, usulden dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRMELER:
HMK 107 maddesi kapsamında talep artırımına ilişkin haklarımızı saklı tutarak belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere. davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak uhdesinde tutmak sureti ile zenginleştiği şimdilik 1000.- USD'nin her bir tahsilat için tahsilat tarihini takip eden en geç 10 iş günü sonundan itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile tahsili istemli tazminat davasıdır.
İhbar olunan vekili 28/09/2023 tarihli duruşmadaki beyanında "davacı iş bu davadaki taleplerini sulh sözleşmesine dayandırmaktadır, sulh sözleşmesinde taraflar müvekkil ile davacı taraftır, bu sözleşmede Amsterdam Mahkemeleri ve Hollanda Mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlenmiştir, eğer dava konusu bize yöneltilecekse biz yetki itirazında bulunuyoruz, davanın geldiği aşamada evrakların resmi tercümesini sunmak üzere kendisine verilen kesin sürelere uymadığından ispat edilemeyen delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtaratı kendisine yapılmıştır, davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tensip zaptıyla birlikte taraflara tüm delillerini açıkça ve hangi delil olduğunu da bildirmelerine, tensip zaptının 7, 8, a-b ve c ,9 bentleri uyarınca toplanılması istedikleri delilleri, sunacağı delilleri belirtmeleri ve bu hususlarda açıklamalarda bulunmaları gerektiği yönünde kesin süre içerir süreler verildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde davaya dayanak belge suretleri sunduğu, ancak bunların onaylı tercümesinin bulunmadığı ve sözleşme asıllarının da ve sulh sözleşmesini de onaylı sureti veya tercüme edilmiş hali veya aslının davacı vekili tarafından dosyaya sunulmadığı, 1.celse ve ön inceleme duruşmasında tarafların beyan ve iddiaları doğrultusunda 25/11/2022 tarihli ara karar kurulduğu ve davacı vekiline dava konusu sulh sözleşmesinin noter tasdikli tercümesini sunması için 2 hafta süre verildiği, akabinde davacı vekilinin bu işlemi yapmadığı, 2.celse de 1 nolu ara karar doğrultusunda noter tasdikli suretleri sunması yönünde ve dosyada yer alan sulh sözleşmesinin tercümesinin yapılması için 15/02/2023 tarihli ara karar kurulduğu ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, evrakların tercüme edilmesine karar verildiği, bilirkişi ücretini yatırması için davacı tarafa 2 haftalık ihtaratlı kesin süre verildiği, ancak verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, 3.celse deki davacı vekilinin duruşmadaki sözlü beyanında müvekkilinin bilirkişi masrafını ödeyemeyeceğini, bilirkişi ücretini yatıramadıklarını, dava dilekçesi ekindeki belgelere göre davanın devam etmesini talep ettiği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bilge yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez, aynı yasanın arabuluculuk ücreti 18/a-12 fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması halinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bükçesinden karşılanır. Somut olayda davacı haksız bulunduğundan yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuştur.
Davacı vekili müvekkilinin bilirkişi masrafını yatıramayacağını dosyanın mevcut duruma göre devam etmesini talep etmiş olup, tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, dosyanın geldiği aşama taraf beyanları ve dilekçeler incelendiğinde davacı yanın davalı yandan alacağını ispat edemediğini bu sebeple davanın sübut bulunmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının SÜBUT BULMADIĞINDAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli harç 269,85 TL olup, peşin alınan 251,35 TL den mahsubu ile eksik kalan 18,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 14.717,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davacı üzerine bırakılmasına,
6-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin, davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzlerine karşı karar açıkça okunup anlatıldı. 05/10/2023

Katip ...

Hakim ...