T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/183 Esas
KARAR NO:2024/476
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/03/2022
KARAR TARİHİ:04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin uzun yıllardır perde tasarımı ve tekstil faaliyetleri yürüttüğünü, bu kapsamda müvekkili ile davalı arasında ... ... Fuarına katılımı sağlamak amacıyla Fuar Katılım Sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından düzenlenecek fuarda; müvekkili şirketin fuar standı kiralamak için toplam 93.589,72 TL ödemeyi kabul ettiğini, tarafların bu konu üzerinde anlaştıklarını, bu kapsamda müvekkilinin davalı şirkete 15.05.2019, ....08.2019, 25.09.2019, 25.10.2019, ....11.2019 ve ....12.2019 tarihli 6 adet bono verdiğini, davalı şirketin müvekkili ve diğer firmalarla anlaştığı tarihte mezkur fuarı düzenlemediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre ... tarihleri arasında müvekkilinin de katılacağı ... Fuarının gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafın fuarın açılmasına 10 gün kala 02.09.2021 tarihinde fuarın Mayıs 2022 tarihine ertelendiğini mail ile bildirdiğini, 2020 yılı fuarının pandemi nedeniyle gerçekleştirilmediğinden fuarın aynı şartlarla başka bir sözleşme akdedilmeksizin ... tarihlerine ertelendiğini, davalı şirketin fuarın açılmasına yaklaşık 10 gün kala, 2 Eylül 2021 tarihinde fuarın Mayıs 2022'ye ertelendiğini, pandemi gerekçe gösterilerek yapılan bu ertelemenin hukuken mesnetsiz olduğunu, pandeminin geldiği aşama itibariyle tüm kısıtlamaların kaldırıldığını, buna rağmen davalı şirket tarafından pandemi gerekçe gösterilerek fuarın 8 ay gibi oldukça uzun süre ertelenmesinin kabul edilemez olduğunu, fuarların pandemi nedeniyle ertelenmesi karar mercii olan ...'nin de fuarların ertelenmesine ilişkin bir kararı veya tavsiyesinin olmadığını, bu bakımdan davalı tarafın haklı sebep olmaksızın keyfi nedenlerle fuarı ertelemesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davalının defalarca yapılan ikazlara rağmen fuar salonlarının kiralama ödemelerini ... gerçekleştirmediğini ve salonların kullanım hakkını almadığını bu sebeple davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketin düzenlenmesi gereken fuara yakın tarihlerde sektörel fuarları gerçekleştirdiğini ancak aynı tarihlerde dava konusu fuarların yapılmadığını, fuarın kararlaştırılan tarihte yapılmaması nedeniyle müvekkilinin yüksek boyutlarda maddi zarar ve kar kaybı yaşadığını, davalının bu zararlardan sorumlu olduğunu, fuar katılım sözleşmesindeki maddelerin genel işlem şartı mahiyetinde olduğunu, bu nedenlerle davalarının kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin ... Holding bünyesinde yurt içi ve yurt dışında dünya çapında çeşitli fuarları düzenlediğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ... tarihleri arasında düzenlenecek .... ... Fuarı (...) için fuar katılım sözleşmesi imzalandığını, COVID-19 salgını nedeniyle fuarın, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelendiğini, sözleşmedeki hükümler gereğince müvekkilinin fuarı haklı gerekçeler ile erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile katılımcıların haklarının aynen korunacak olması ve aynı şartlarda fuarın gerçekleştirilecek olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususlarının da kararlaştırıldığını, davacının açmış olduğu davanın haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, pandemi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarın ertelendiğini, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertelenmesinin talep edildiğini, böylelikle ...'de yapılması planlanan fuarın ... tarihine ertelendiğini, bu tarihe gelindiğinde de pandemi etkisinin devam etmesi, aşı zorunluluğu, seyahat kısıtlamaları nedeniyle yurt dışından misafirlerin gelememesi nedeniyle fuarın ertelendiğini, bu durumda müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, fuarın organize edilme bedelinin milyon liraları bulduğu, söz konusu fuarın covid-19 kaynaklı olarak yapılamamasının müvekkilini de zarara uğrattığını, aynı dönemlerde yapılan gıda fuarı, tusid fuarlarının ulusal çapta fuarlar olduğunu, ancak ...'in ülkemize en fazla yabancı misafir ve yatırımcı çeken uluslararası katılımlı bir fuar olduğunu, Yargıtay kararlarında da mücbir sebeple ertelenen fuarlardan organizatör şirketin sorumlu tutulamayacağının belirtildiğini, müvekkili şirketin fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkını vermediğini, davacı tarafın limited şirket olması nedeniyle TTK'ya tabi olduğunu, bu nedenle katılım sözleşmesinin genel işlem koşulları niteliğinde olması nedeniyle sözleşmenin sonuçlarından sorumlu olmadığına ilişkin iddianın yerinde olmadığını, taraflar arasındaki menfaatler dengesinin dikkate alınmasını, ahde vefa ilkesinin göz önünde bulundurulmasını, ... fuar takviminin sıkışması, fuar alanlarında yer bulunmaması, aynı sektöre ilişkin 1 ay içinde aynı fuarın yapılamaması kuralı nedeniyle fuarın ... tarihine ertelendiğini, 1 ay kuralı nedeniyle İstanbul içerisinde yakın bir tarihte fuar yapılamayacak olması nedeniyle fuarın Antalya'ya alındığını, ayrıca müvekkilinin 2020 ... fuarı katılımcılarının tamamına yaşanan enflasyon sebebiyle ülkede maliyetlerin neredeyse 10 katına çıkmasına rağmen ek bir ödeme alınmaksızın yeniden katılım imkanı sağladığını, davacının haksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile menfi tespit davasıdır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 17.510,76 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği tespit edilmiştir.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 17.532,31 TL asıl alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği tespit edilmiştir.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 05/03/2024 tarihli raporda: "Dava konusu olay; Fuar Katılım Sözleşmesi kapsamında davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir. Taraflar arasında ....04.2019 tarihinde imzalanan Fuar Katılım Sözleşmesine göre davacı taraf katılımcı, davalı taraf organizatördür. Sözleşme, davacının, davalının düzenlemiş olduğu ...-... Fuarına katılmasına ilişkin olarak imza altına alınmıştır. Davacı sözleşme kapsamındaki borçlarına binaen inceleme kısmında incelenmiş olan bonoları keşide ederek davalıya teslim etmiştir. Fuar Katılım Sözleşmesine konu ...-.... ... Fuarının belirlenen tarih olan ...’de pandemi nedeniyle yapılamamış, 2... tarihine ertelenmiş, ancak pandemi sürecinin yoğun olarak devam etmesi nedeniyle ... tarihine ertelenmiş, son olarak fuara katılımın olmayacağının anlaşılması üzerine ... tarihine ertelendiği bildirilmiştir. Fuarın müteaddit defa ertelenmesi hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Bu durum tarafların kabulündedir. Davacı tarafın Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. Maddesinin genel işlem şartı mahiyetinde olduğu ve hükümsüz olduğu yönündeki beyanına ilişkin takdir sayın mahkemenindir. İşbu rapor maddenin yürürlükte olduğu kabul edilerek hazırlanmıştır. Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. Maddesi “katılımcı, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, katılımcı’nın fuar alanındaki yeri düzenleme tarihleri, ünvanı vb hususlarda düzenleyicinin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir. katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı, ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir” hükmüne haizdir. Bu maddeye göre davalı gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkına sahiptir. Somut olayda tacir olan her iki taraf belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya varmışlardır. Bu nedenle davacının davalıya .... İcra Müdürlüğü ... E. Ve .... İcra Müdürlüğü ... E. Dosyalarından borçlu olduğu kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında ....04.2019 tarihinde imzalanan Fuar Katılım Sözleşmesine göre belirlenen tarih olan ...’de pandemi nedeniyle fuarın yapılamadığı, bir kaç erteleme sonrasında ... tarihine ertelendiği, davacının fuarın keyfi olarak ertelendiğini ve sözleşme kapsamında davacıya verdiği bonolar sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davaya konu uyuşmazlıkta, taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK'nin 18/2. maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir.
Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 36. maddesinin 1. fıkrasında açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz.
Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. Maddesi “katılımcı, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, katılımcı’nın fuar alanındaki yeri düzenleme tarihleri, ünvanı vb hususlarda düzenleyicinin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir. katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı, ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir” hükmüne haizdir. Bu maddeye göre davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkına sahip olduğu, sözleşme maddesinin genel işlem koşulları niteliğinde olmadığı, somut olayda tacir olan her iki taraf belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya vardıkları ve davacının iradesinin sakatlandığına dair dosyada somut deli bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya .... İcra Müdürlüğü ... E. Ve .... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyalarından borçlu olduğu kanaatine varılarak davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,
3-Karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 598,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 170,85 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!