WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2022/15 Esas
KARAR NO:2024/297

DAVA:Ticari Şirket (Sermaye Koyma Borcuna İlişkin)
DAVA TARİHİ:07/01/2022
KARAR TARİHİ:17/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Sermaye Koyma Borcuna İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı ... limited Şirketi ortakları olduğu, ortaklık payları ise %50-50 olduğu, taraflar öncesinde evli olup şirket işleyişinde sorun yaşanmamış ancak boşandıktan sonra şirketi devam ettirmek mümkün olmadığı, ortakları olduğu şirketin bir geliri ve mal varlığı olmadığından dolayı şirket hakkında tasfiye/fesih davası devam ettiği, genel kurul toplantı tutanağında da görüleceği üzere davalı şirketin işleyişi sabote etmekte ve şirketi kurtaracak ve ya faaliyet yürütecek kararlara red oyu verdiği, hatta hal böyle iken dahi şirketin tasfiyesini dahi istemediği, ancak davalı hiç bir gidere katılmadığı gibi amme borçlarını da ödemediği, şirketin bir geliri olmadığından tüm kira, muhasebe, vergi vs ödemeler müvekkil tarafından yapıldığı, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerli olduğu, ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödediği, sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın sorumluluğu sona erdiği, ancak davalı sermaye borcunu dahi ödememiş ve bu borcuda müvekkil ödemek zorunda kaldığı, davacı, davalı ile ortak bulunduğu limited şirketin vergi borcu, muhasebe ücretleri, kira giderleri, sermaye payı ile ticaret sicil harçları olmak üzere 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait en az 292.954.81 TL ödeme yaptığı, bu ödemelerden müvekkilin payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan payı oranında tahsili talep tarafların ortağı olduğu limited şirketin zorunlu borçlarını ve sermaye borcunu ödeyen müvekkilin payına düşen kısmı aşan miktar bakımından şimdilik 100.000 TL nin faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar şirket borçlarını kendisinin ödediğini iddia etmişse de kendisi de şirketin ortağı sıfatıyla söz konusu borçlardan şahsi olarak sorumlu olmadığı ve şirketin borçlarını şahsi malvarlığından karşılamak zorunda da olduğu, şirketin borçlarını şahsi malvarlığından karşıladığını iddia ediyorsa o halde bu nedenle şirketin diğer ortağı olan müvekkile değil ancak ayrı bir tüzel kişiliği olan şirkete başvurabileceği, yukarıda açıklanan nedenlerle ve anılan yargıtay kararları uyarınca davacının yaptığını iddia ettiği ödemelere ilişkin olarak ilgili şirkete başvurması gerekirken şirketin borcunu müvekkilden talep etmesinin hiç bir yasal dayanağı bulunmadığından eldeki davanın reddedilmesi Limited şirketin kamu borçlarından dolayı ortakların sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle alacağın şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerektiği, bunun yanı sıra bu nitelikteki kamu alacaklarının tahsili için ortaklara ancak sermaye payları oranında gidilebildiği, yani hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere hem davacı hem de davalı müvekkil limited şirketin kamu borçlarından ancak kendi sermaye payları oranında sorumlu olduğu, müvekkilin sermaye koyma borcu nedeniyle şirketin de zaten diğer ortak olan davacıya karşı icra takibi, dava vs. açma gibi bir hakkı da olmayacağı, zira davacı, limited şirketin ortağı olarak yalnızca kendi sermaye koyma borcundan sorumlu olup bunun dışında şirkete karşı hiç bir sorumluluğu olmadığı, öncelikle, yapılan usulsüz tebligat nedeniyle müvekkilin davadan haberdar olduğu 12/04/2022 tarihinin dava dilekçesinin müvekkile tebliğ edildiği tarih olarak kabul edilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı limited şirket ortağı tarafından şirket borçlarına mahsuben yapıldığı iddia edilen ödemelerin limited şirketin diğer ortağı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Davacı tarafından, kendisi ile davalının dava dışı ... Limited Şirketi %50-50 ortağı oldukları, ancak davalının sermaye borcunu dahi ödememiş ve bu borcunun da kendisi tarafından ödenmek zorunda kalındığı, davacı, davalı ile ortak bulunduğu limited şirketin vergi borcu, muhasebe ücretleri, kira giderleri, sermaye payı ile ticaret sicil harçları olmak üzere 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait en az 292.954.81 TL ödeme yaptığı, bu ödemelerden davacının payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan payı oranında tahsili istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 05/12/2016 tarihli, 2016/... Esas, 2016/... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunu'nun 22/07/1998 tarih ... Sayılı Kanun ile değişik 35. maddesi hükmüne göre; Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun gereğince takibe tabi tutulurlar. Aynı kanuna 25/05/1995 tarih 4108 Sayılı Kanun ile eklenen mükerrer 35. madde hükmüne göre de tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Açıklanan yasa hükümleri gereğince, murisin ortağı ve temsilcisi olduğu şirketin, şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan borcundan, şirket ortağı olarak "koyduğu sermaye hissesi oranında" doğrudan doğruya sorumluluğu söz konusudur.
Bu kapsamda mahkememizce dava dışı şirketin kamu borçlarının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde ortaklardan tahsiline geçilip geçilmediğine yönelik ilgili kurumlara müzekkereler yazılmıştır.
Vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen yanıtta; davacı ve davalının ortağı olduğu dava dışı ... vergi kimlik numaralı ... VE ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin yazımız tarihi itibariyle vadesi geçmiş borcu 7417,30 TLbulunduğu ve Şirket ortaklarına 6183 sayılı kanunun Mük. 35 maddesi gereği bir takibat çalışmasının henüz yapılmadığının bildirildiği, Sosyal Güvenlik kurumuna yazılan müzekkereye verilen yanıtta; müdürlükte 2 6831 ... sayılı dosyada işlem gören dava dışı ... VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ünvanlı işyeri dosyası ile ilgili iş yeri dosyası 09/05/2019 tarihi itibarıyla kanun kapsamına alınmış olup, 30.06.2021 tarihi itibariyle gayrı faal olduğu, Adı geçen işverenin 08.03.2022 tarihi itibarıyla prim, işsizlik, damga vergisi borcunun bulunmadığı ve gerekli evrakların yazı ekinde gönderildiğinin bildirildiği,
İstanbul Ticaret Odası'na yazılan müzekkereye yanıt verildiği verilen yanıtta; adı geçen gerçek ve tüzel kişilerin 31.01.2022 tarihi itibarı ile Odaya aidat borcunu ödemediğinden dolayı üyelik durumunun askıya alınmış olduğu ve 30.03.2022 tarihi itibarıyla 1.761,11TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, bununla birlikte henüz firma aleyhine borcundan dolayı takip başlatılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, müzekkere yanıtlarından anlaşılacağı üzere şirket ortakları aleyhine yapılan bir amme alacağı takibi bulunmadığı tespit edildiğine ve amme alacağı dışında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun konu ile ilgili 573/2. ve 602. maddeleri gereğince limited şirket ortağı olan davalının şirket borcundan sorumluluğu bulunmadığına göre bizzat şahsi olarak davalı ortak aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d, 115/1,2 maddeleri gereğince pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın HMK 114/1-d 115/2 Maddeleri uyarınca pasif husumet DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78-TL peşin harç ile 1.536,97-TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla alınan 1.280,15‬-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 17.900,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2024

Katip ...

Hakim ...