WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/141 Esas
KARAR NO:2023/686

DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/02/2022
KARAR TARİHİ:19/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... temsilcisi ... ile Davalı şirket arasında 24.09.2020 tarihli “... ... İkinci Hat Farin Silosu Onarım ve Güçlendirme Projesi Tasarım ve Uygunluk Kontrollerinin Yapılması, Uygunluk Raporunun Hazırlanarak Uygulamaya Esas Detay Projesinin Oluşturulması” konulu Protokol akdolunduğunu ,mezkur protokolün 2. Maddesinde " işin kapsamı " 4. Maddesinde " iş programı" detaylı olarak düzenlenmiş ve protokolün "Sözleşme Bedeli Ve Ödemeler" başlıklı 6. Maddesinde; sözleşme bedelinin 30 bin Euro olduğu belirtilerek, bu ödemelerin 10 bin Ero'luk 3 ayrı taksit halinde ve işin getirildiği belli aşamalara göre nakit olarak ödeneceğinin belirtildiğini, Protokolün "Gizlilik Ve Celtinmenlik" başlığını taşıyan 6. maddesi 6. fıkrasında “protokolün kapsam, gizlilik ve centilmenlik kurallarına uymayan taraf, diğer tarafa ceza bedeli olarak 200.000 USD ödemeyi peşinen kabul etmiştir.” şeklinde düzenlendiğini, İş bu sözleşmenin kurallarına uymayan taraf diğer tarafa ceza bedeli olarak 100.000 USD + KDV ( yüz bin Amerikan Doları) ödemeyi peşin olarak kabul ettiğini, Protokol ve Sözleşme'nin tarafı olan İşveren Art Germe ... A.Ş temsilcisi ... tarafından keşide olunarak İşgören temsilcisi ...'ya gönderilen ve 13.12.2021 tarihinde tebliğ olunan ihtarnamede; müvekkil ...'nun temsilcisi olduğu ... ile işveren art germe ... A.Ş arasında akdolunan 24.09.2020 tarihli "... ... İkinci Hat Farin Silosu Onarım ve Güçlendirme Projesi Tasarım ve Uygunluk Kontrollerinin Yapılması, Uygunluk Raporunun - Hazırlanarak Uygulamaya Esas Detay Projesinin Oluşturulması” konulu Protokol ile 11.09.2020 tarihli " ... Aş. ye esas olarak teknik idari ve finansal, tanıtım ve iş geliştirme ve pazarlama konuları ile ilgili danışmanlık hizmetlerinin danışman tarafından verilmesidir." konulu Sözleşme ile ilgili olarak görülen uygunsuzluk ve memnuniyetsizliklerin 01.12.2021 tarihinde gönderilen 2 adet mail ile müvekkil firmaya bildirildiğini mezkur iletilere 07.12.2021 tarihi itibari ile geri dönüşüm yapılmadığını söz konusu sözleşme ve protokolün ilgili sözleşmenin fesih maddesinde bulunan "3 gün içerisinde haklı neden sunularak cevaplanmaması" gerekçesi ile mezkur protokol ve sözleşmenin 07.12.2021 tarihi itibari ile fesh edildiği bildirildiğini, davaya konu edilen taraflar arasında akdolunan 24.09.2020 tarihli PROTOKOL ile protokolün" gizlik ve celtinmenlik" başlıklı 6. maddesi ile öngörülen 200.000 USD cezai şart bedeli 11.09.2020 tarihli sözleşmenin gizlilik başlıklı 6. Maddesinde öngörülen 100.000 USD+KDV cezai şart bedelinin ödenmesi için ticari davalarda dava şartı olan arabulucuya başvurulmuş anlaşılamadığını, neticeten 24.09.2020 tarihli protokolün haksız fesihi nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalma kaydıyla şimdilik 5.000 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, 11.09.2020 tarihli sözleşmenin haksız fesihi nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 11.09.2020 tarihli Sözleşme ve 24.09.2020 tarihli Protokol'de müvekkil şirketin kaşe ve imzasının bulunmadığını, taraflarının şirket olarak gösterilmişse de imzaları şahısların attığını, bu nedenle gerek Sözleşme'nin gerekse Protokol'ün maddelerinin hukuki bir bağlayıcılığının olmadığını bu nedenle davanın husumet tevcihinin de hatalı olduğunu, davacı tarafın açtığı davada Protokole ve Sözleşmeye göre fahiş 200.000 USD ve 100.000 USD paraları yazarak talep ettiğini, ancak davanın konusu kısmında ise; "Sözleşmelerin haksız feshinden kaynaklı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL cezai şart bedelinin ödenmesi istemidir." Dava dilekçesinin sonuç kısmında ise; "-24.09.2020 tarihli protokolün haksız fesihi nedeni ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalma kaydıyla şimdilik 5.000 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine - 11.09.2020 tarihli sözleşmenin haksız fesihi nedeni ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.." şeklinde talepte bulunduğunu, Bu nedenle davacının davasının ne olarak (belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi alacak davası mı olarak) açtığını açıklamasının gerektiğini, ... ile ... arasında - 24.09.2020 tarihli bir Protokol ve öncesinde11.09.2020 tarihli bir sözleşme imza edildiğini, ilgili protokollerin imzası öncesinde, yaklaşık iki yıllık bir süre zarfında, taraflar arasında, gerek dostane gerekse idealist mühendislik temeline dayalı çok daha sürdürülebilir bir ticari ilişki bulunmakta iken, davalı tarafın sarf ettiği ciddi emek sonrasında alınmak üzere olan, ... ... Güçlendirme işi projesini fırsat bilen davacının kendisi ile davaya konu olan 2 adet sözleşme ve protokolün bu aşamada imza edilmemesi durumunda, olmakta olan işi dahi bozacak davranışlarda bulunabileceğini söyleyerek açıkça müvekkil tarafı tehdit ederek ilgili sözleşme ve protokolleri imzalatmadığını, aslen bu dönemde yapılan hoş olmayan davranışların, davalı yetkililerinin olayı ticari hayatının devamı ve başarısı adına sineye çektiğini, daha profesyonel ve daha temkinli olarak davacı ile ilişkisini sürdürmeye devam ettiklerini, imza edilirken karşılıklı iyi niyetin devam edeceği saikiyle hareket edildiğini, ancak süreç içerisinde yaşananların müvekkil şirket ve ortaklarını bir hayli üzdüğünü, öncelikle davacı tarafın sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmemesi, kendisinin protokol veya sözleşme hükümlerine göre hak etmemiş olduğu işler için fahiş ve kabul edilemez bedeller talep ederek hakediş mutabakatı yapmadan faturalar kesmesi ve bu konuda yapılan girişimlere olumsuz ve uygunsuz tavırlar ile karşılık vermesinin protokol ve sözleşmeyi devam edilemez hale getirdiğini, uygulamada cezai şartın çoğunlukla sözleşmeden doğan borçlar için kararlaştırıldığına rastlansa da geçerli ve henüz ifa edilmemiş her türlü borç için kararlaştırılabileceğini ancak cezai şartın bir bağlı borç olması nedeniyle geçerliliğinin asıl borcun geçerliliğine, şekli asıl borcun uyulması gereken şekil şartına bağlı olduğunu, dolayısıyla asıl borcun doğmaması halinde ya da geçersiz olması halinde cezai şartın da geçersiz sayılacağını, işbu davaya konu olayda a feshin haklı nedenle yapılıp yapılmadığı incelenmesi gerektiğini, haksız feshedildiğini iddia eden davacı yanın aksini yani bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, İşveren olan müvekkilin, sözleşme ve protokolden gerekli hizmeti alamadığını, bunu davacıya defalarca sözlü ve en son e posta ile yazılı belirttiğini, davacı tarafın ise sözleşme ve protokolde yazdığı bu fahiş cezai şart bedellerini haksız talep edebilmek için feshedilmesini bilerek ve isteyerek yön verdiğini, davacının iş bu dava ve öncesindeki arabuluculuk başvuru sürecinden, seçimlik hakkını borcun ifası değil de, cezanın ifası yönünde kullandığını, danışman ... (M. ...) tarafından İşveren ... ... A.Ş.'ye danışmanlık ve projelendirme hizmetlerinin hangi koşullarda ve hangi bedeller karşılığında verileceğini tarifleyen bir sözleşme olduğunu, İlgili sözleşmede işveren firmalarının danışman firma ile hizmet alımını sürdürmek zorunda olduğuna dair bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle de cezai şart hükmünün geçersiz olduğunu, İşveren olarak taraflarınca alınan hizmetten memnun kalınmadığını, Firmalarının ... ... ... A.Ş. Den ise sadece uygulama talep ettiklerini İşverenin firmalarınca ilgili projenin danışmanlık müşavirlik hizmetleri de diğer sözleşme kapsamında olacağından Danışman ... Airmasına ödeme yapılmasına gerek olmadığının açık olduğunu, ancak danışman ilk işi kendisinin desteğiyle aldıklarını iddia ederek 2. Proje için de %5 lik bir bedel talep ettiğini, gerek ilk projede yaşanan memnuniyetsizlik gerekse 2. Proje için ek bedeller talep edilmesinin firmalarını iş bu haklı fesihe zorladığını, haklı Fesihleri öncesi, yine iyi niyetle taraflarınca danışman firmaya, ilgili sözleşme ve protokol hakkında memnuniyetsizliklerini ifade eden mail mesajları gönderilmiş ancak firma tarafından cevap dahi verilmediğini, tüm bu nedenlerle davacının talep ve davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, fahiş Cezai şartların işbu davaya konu olayda gerçekleşmediğini ve hukuken - geçersiz hükümle olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava sözleşmeden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı cezai şart talebine ilişkindir.
İddia, savunma, taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, uyuşmazlık konusunun uzman görüşü gerektirmesi kanaati ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile dosya kapsamında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince düzenlenen raporda özetle; dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ... Şirketinin adresi ... 12, Ch-3 186 Düdingen ... ... İSVİÇRE olduğundan herhangi bir defter incelemesi yapılamadığını, davalı Şirketin Ticari Defterlerinden 2020 ve 2021 yılına ait Açılış- Kapanış tasdikinin zorunlu olan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter Defterlerinin Açılış- Kapanış Noter Tasdiklerinin inde yapıldığı görüldüğünü, tüm defterlerin genel kabul görmüş muhasebe tekniğine uygun tutulduğunu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil haiz olduğu görülmüş olup defterlerin Davalı lehine delil teşkil etmesi kararının mahkemeye ait olduğunu, davalı, davacı ... Şirketi ile ilgili olarak ile ilgili Cari Hesaplarını tuttuğu Cari Hesap kayıtları incelemesi sonucu; Davacı'nın, Davalı ... Sist. Tas. İnş. Taah. San. Ve Tic. A. Ş.'den 42.362,10 TL, Alacaklı olduğunun görüldüğünü, davacının davalıyı İşsahibi İdarenin alt yüklenicisine şikayetin ve şikayet konusunun Protokol m.6/4 ve Sözleşme m.6/2'de öngörülen “karşılıklı güven ile ilişkiler yürütülecek, birbirlerine karşı her konuda şeffaf olunacak, birbirlerinin çıkarlarını - kendi çıkarları olarak görecek ve üst düzeyde gözetecektir” hükümlerine aykırılık teşkil ettiği kanaatine varılacak olması halinde davalının Sözleşme ve Protokolleri feshini haklı kılacağı ve cezai şart sorumluluğunu doğurmayacağını, davalının feshinin haklı olmadığı kanaatine varılması halinde davalının ... güçlendirme projesi için davacının önceki projeleri autocad e çevirerek çizimlere halat ve blok detaylarını işleyerek kendisine teslim etmesi ve karşılığında %5lik bedel ödemeyi teklif etmesi ve teklifin kabul edilmemesi sonucunda feshetmesinin Sözleşme m.6/3 ve Protokol m.6/6'da kapsamında davacının cezai şart talebi hakkını doğurmayacağını, davacı vekilinin talebi olan itirazın iptaline ve takibin devam etmesine, Davalı yanın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ilişkin taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.
Taraflarca rapora karşı sunulan beyan ve itirazlar değerlendirilmiş, itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasına kanaat olunmuştur.
Ek rapor hususunda bilirkişi heyetine tevdi olunan dosyada heyet tarafından rapor sunulmuş, sunulan ek raporda özetle; tarafların itirazlarının ayrı ayrı değerlendirildiğini, davalının davacının iş sahibi idarenin alt yüklenicisine davalıyı şikâyet etmeye bağlı feshin haklılığına dair değerlendirmelere bu hususun ihtarnamede belirtilmeyip cevap dilekçesinde yer verildiği, şikâyetten söz edilebilmesi için bazı şartların aranacağını, şikâyet iddiasının soyut bir iddia olduğunu, bu iddiaya itiraz edilmemesinin kabul anlamına gelmeyeceğini, bu iddianın ispatlanmadığı gerekçeleriyle itiraz ettiğini, kök raporda ilgili hususta somut bir tespit yapılmadığını, bu sebeple davalının söz konusu iddiasının ispatının takdirinin mahkemeye ait olduğunu, bilirkişi görevlendirmesinde dosya kapsamında değerlendirme yapılması istenmesi ve söz konusu iddianın da dosyada ileri sürülmesi ve tanık deliline dayandırılmış olması sebebiyle değerlendirildiğini, bu sebeple söz konusu değerlendirmenin, dosya kapsamında diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi sonrası davacının iddiası yönünde bir kanaate varılacak olması halinde bu durumun taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki üzerindeki olası etkisine dair bir değerlendirme yapıldığını, ilgili hususun ispatı ve ileri sürülüp sürülmeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olmak üzere Mahkemece ilgili hususun ispatlandığı kanaatine varılacak olması halinde bu hususta Kök Raporda ifade edilen değerlendirmelerini muhafaza ettiklerini, söz konusu iddianın fesih ihbarnamesi kapsamında ifade edilmemesi ve bu hususun iddia üzerindeki hukuki etkisinin hukuki nitelendirme gerektirmesi sebebiyle bu husustaki itirazların değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının, Raporun 10. sayfası 2. paragrafındaki değerlendirmeye Sözleşme m.5/b ve c bentlerinde Ön proje bedeli ve proje bedeli kararlaştırılmış olması ve henüz feshedilmediği için yürürlükte olmasına karşın, davalı tarafından sözleşmeye aykırı olacak şekilde yeni bir teklife ileri sürülmesi ve bu teklifin davacı müvekkil tarafından kabul edilmemesinin davalının sözleşmenin feshi için haklı neden olarak gösterilemeyeceği ve bu hususların fesih ihbarnamesinde yer almadığı gerekçeleri ile itiraz ettiğini, kök Raporda ele alındığı üzere söz konusu ücret anlaşmazlığı olan ... güçlendirme projesinde İdare ... Aralık 2020 civarında bu iş için güçlendirme projesi için davacıdan fiyat teklifi talep ettiği ve teklifi uygun bulmadığı ve proje işini farklı bir firmaya verdiği ve sonrasında davalının da söz konusu güçlendirme işinin uygulama ihalesini kazandığının anlaşılmakta olduğunu, bu kapsamda, kök raporun teknik bölümünde yeterli belge bulunamayışından değerlendirme yapılamaması sebebiyle kesin bir değerlendirmede bulunamamakla birlikte dosya kapsamında bilgi, belge ve tarafların beyanlarından Davalının 2. proje için ihtiyaç duyduğu danışmanlık hizmeti - ile sözleşmede öngörülen danışmanlık hizmetinin farklı olduğu ve halihazırda davacının Sözleşme m.5/b uyarınca ücrete hak kazanacağı projenin dava dışı İdare ... tarafından dava dışı üçüncü bir firmaya ihale edildiği anlaşıldığını, bu sebeple, söz konusu işin Sözleşme kapsamı dışında ayrı bir olduğu kanaatine varıldığını, ancak Protokol kapsamında davacı tarafından hazırlanan Proje ile uyuşmazlık konusu ikinci projede davalının uygulama için ihtiyaç duyduğu projenin benzer olduğu tespit edilecek olmasının ve taraflar arasında ananların Sözleşme m.4 uyarınca danışmanlık teklifinde bulunulması anlamına geldiğinin kabulü halinde, davalının Sözleşme m.5/b kapsamında öngörülen bedeli ödemek istememesi Sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği ve bu durumun aynı zamanda Sözleşme m.6/3 uyarınca cezai şartın doğumuna sebebiyet verebileceği kanaatinde olduklarını, Davalının 10 yıllık Protokol süresi ve 5 yıllık Sözleşme süresi dolmadan Protokolü ve Sözleşmeyi feshetmesinin cezai şart talep hakkı doğuracağını ifade ederek edilerek cezai şatın doğmadığı değerlendirmesine itiraz edildiğini, Sözleşme ve Protokol'de öngörülen cezai şart sözleşme ve protokolün salt haksız feshine bağlanmadığını, Protokolde, davacının ifade ettiği üzere Sözleşme'de “sözleşme kurallarına uyulmaması”, Protokol'de ise “kapsam, Gizlilik ve Centilmenlik kurallarına uyulmamasına” bağlandığınıı, bu sebeple, Kök Raporda da ifade edildiği üzere cezai şartın doğumu için haksız fesih yanında cezai şart doğumu için ilgili şartların da sağlanması gerektiği kanaatinde olduklarını, bu sebeple, somut uyuşmazlık bakımından salt süresi dolmadan sözleşme ve protokolün feshinin cezai şart için Sözleşme ve Protokolde aranan şartların sağlandığı anlamına gelmeyeceği kanaatinde oldukları görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Somut olayda, davalının, davacının Sözleşme ve Protokol hükümlerine uygun hareket etmediğini iddia ettiği, dosyada mevcut bilirkişi raporları ve sair belgelerin değerlendirilmesinde, davalının Protokol sonrası ... güçlendirme projesi için davacının önceki projeleri autocade çevirerek çizimlere halat ve blok detaylarını işleyerek kendisine teslim etmesi ve karşılığında %5lik bedel ödemeyi teklif etmesinin Protokol m.6’ya aykırılık teşkil etmediğinin tespit edildiği, davalının güçlendirme işinin uygulama ihalesini kazandığı, davalının kazandığı uygulama ihalesi sonrasında Protokol m.6/4 anlamında davacıdan proje, danışmanlık ve müşavirlik hizmetine ihtiyacının olmadığı, bu durumda da davalının “... güçlendirmesinde davacı ile çalışmamasının veya çalışması için davacının önceki projeleri autocad e çevirerek çizimlere halat ve blok detaylarını işleyerek teslim etmesi ve karşılığında %5lik bedel ödemeyi teklif etmesinin” bağımsız bir iş teklifi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu kapsamda da söz konusu teklifin Protokol m.6/4’e aykırılık teşkil etmeyeceği, Protokol m.6/4’de yer alan anılan ifadenin TBK m.29 anlamında bir ön sözleşme niteliğinde olduğu ve asıl sözleşmenin yani bir sonraki projeye ilişkin protokol için her iki tarafın iradelerinin birbirine uygun ve karşılıklı olması gerektiği, somut olayda, davalının %5 teklif etmesi, davacının ise %10 talep etmesi sebebiyle tarafların iradelerinin birbirine uygun ve karşılıklı olmadığının anlaşıldığı, davalının ... güçlendirme projesi için davacının önceki projeleri autocad e çevirerek çizimlere halat ve blok detaylarını işleyerek kendisine teslim etmesi ve karşılığında %5lik bedel ödemeyi teklif etmesi ve teklifin kabul edilmemesi sonucunda feshedilmesinin Protokole aykırılık teşkil etmediği, anılan teklif konusu iş bakımından Sözleşme uyarınca davacının hak talebini doğurması ve Sözleşmenin taraflar için bağlayıcı olması için davalının davacıya danışmanlık talep yazısı iletmesi gerekmekte iken anılan ikinci proje için bu yönde bir talep yazısının dosya kapsamında tespit edilemediği gibi tarafların da bu hususta bir iddiası da bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde davalının sözleşmeye ve protokole aykırı davranmadığı gibi feshin haksız olmadığı, davacının cezai şart alacağı oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 99,07 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve taktir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL'NİN DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/09/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır