T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/744 Esas
KARAR NO :2024/318
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/02/2015
KARAR TARİHİ:24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Markası ve kurumsal kimliği altında ülke genelinde faaliyet gösteren akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, davalılar ise müvekkili ile bir kısım sözleşmeler imzalayan ...'nun yasal mirasçıları olduğunu, ... ile müvekkili arasında 02/07/2007 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi, 27/06/2007 tarihli bayilik protokolü akdedildiğini, ... ise akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolünü garantör sıfatı ile imzaladığını, devam eden süreçte intifa hakkının ve bayilik ilişkisinin 15 süre ile devam edeceği ile taraflar arasındaki bayilik protokolünün 3.2.3 maddesine uygun olarak hizmet bedelinin ödendiğini, rekabet kurulunun yapmış olduğu düzenleme ile müvekkili ile bayi arasındaki dikey ilişki intifanın tesis edilmiş olduğu 27/06/2007 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile grup muafiyetinden yararlandığı ve bu muafiyetin 27/06/2012 tarihi ile sona erdiğini, sözleşmenin sona ermesinden önce 15/06/2012 tarihinde ... ihtarname keşide edilerek satış taahhüdüne aykırılık nedeniyle hesaplanan ceza bedelleri, taraflar arasındaki intifa süresinin 15 yıl olarak kabul edilmesine rağmen Rekabet Kurulunun kararları gereği kullanılamayan intifa süresine tekabül eden bedellerin ödenmesinin istendiği, ancak davalı tarafça bu talebe cevap verilmediği, davalının imzalanan bayilik sözleşmesi ve diğer protokol hükümleri uyarınca satış taahhüdüne ilişkin yükümlülüklerine gereği gibi ve süresinde uymaması nedeniyle cezai şart talep ettiklerini belirterek davanın kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sebepsiz zenginleşmeye dayanan taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın kullanılmayan süreye tekabül eden yatırım bedeline ilişkin talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmelerde bayilik faaliyeti karşılığı 5 yıllık süre için ödenen bedellerin intifa süresi boyunca geçerli olacağı, aksi durumda intifa hakkının süresinden evvel sona ermesi halinde bu süreye göre şerefiye bedelinin iade edileceğini içeren bir hükmün bulunmadığını, davacı tarafın müvekkillerinden bir alacağının olduğunu kabul etmemekle birlikte davacı taraf müvekkili tarafından adlarına düzenlenmiş olan 40.000,00 TL'lik teminat mektubunu paraya çevirdiğini, müvekkili aleyhine bir bedele hükmedilecekse bile 40.000,00 TL'lik bedelin bu rakamdan düşülmesi gerektiğini, davacı tarafın tonaj taahhüdü nedeniyle cezai şart talep etmesinin yasal olmadığını, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında ödenen bayilik hizmet-şerefiye bedeli ve intifa bedelinin sözleşmenin 5 yılı aşan süre için geçersiz hale gelmesi nedeniyle kullanılamayan süreye tekabül eden tutarın ve asgari alım taahhüdünün ihlaline bağlı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizden verilen 10/01/2019 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2021 tarih ve 2020/453 Esas, 2021/1146 Karar sayılı ilamıyla;
"...
Bayilik Protokolünün 3.1.5 "Bayilik İlişkisinde Satış Taahhütleri" başlıklı maddesi ve taahhütname ile; davalıların murisi olan bayi tarafından, yıl esasına göre akaryakıt bayilik sözleşmesi müddetince geçerli olmak üzere, asgari ürün alma taahhüdünde bulunulduğu ve bu satış taahhüdünün yerine getirilmemesi halinde cezai şart ödemeyi kabul ettiği görülmektedir. Ne var ki Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi devam ettiği süre boyunca kadar taahhüt edilen miktardan daha az ürün alınmasına rağmen davacı şirket tarafından çekince konulmadan ifaya devam edilmiştir. Bu durumda “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşturulduğu gözetildiğinde ve dürüstlük kuralları gereğince artık önceki yıla veya yıllara ait ceza koşulu talep edilemeyecektir.( Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T. 2012/19-670 E. 2013/171 K) Ancak davacı tarafından keşide edilen 15.06.2012 tarihli ihtarname ile eksik alım nedeniyle cezai şart talep edilmesine göre, ilk derece mahkemesinin, son yıla ilişkin cezai şartın istenebileceğine ilişkin kabulü isabetli olup, davalılar vekilinin bu konudaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
İade talebine konu alacak, davalının düzenlediği ve davacı tarafından ödenen 27.06.2007 tarihli KDV dahil 175.000 TL ( KDV hariç 148.305 TL) Şerefiye Bedeli, 01.07.2007 tarihli KDV dahil 175.000 TL bedelli (KDV hariç 148.305 TL) Bayilik Hizmet Bedeli ve 17.08.2007 tarihli KDV dahil 1.770,00 TL bedelli faturalara dayanmaktadır.
Taraflar arasında Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin imzalandığı tarihte 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun uyarınca Rekabet Kurulu'nun çıkardığı ... numaralı tebliğ ile akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresinin 5 yıl ile sınırlanmış olup, taraflarca bu husus bilinerek sözleşme imzalandığı gibi sözleşmenin 4.2. maddesinde de, sürenin 5 yıl olduğu açıkça belirtilmiştir. Bayilik Protokolünün 3.2.3 maddesinde, protokolün 3.2.2 maddesinde temin edilmesi kararlaştırılan menkul değer ve hizmetlerin yanı sıra 2. maddesinde tanımlanan amaca yönelik olarak ayrıca toplamda KDV hariç 296.610,00 TL tutarındaki bayilik hizmet bedelinin, bayinin ve garantörün üstlendiği edimlere karşılık bayi tarafından düzenlenecek hizmet faturası karşılığında hizmet bedeli olarak ödeneceği, bu ödemenin KDV hariç 148.305,00 TL'lik ilk taksitinin intifa ve teminat verme yükümlülüğünün yerine getirilmesini müteakip, ikinci taksitinin de, yine KDV hariç 148.305,00 TL olarak istasyonunun kurulması ve fiilen satışa başlamasının ardından ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu doğrultuda, bayi tarafından düzenlenen 27.06.2007 tarihli Şerefiye Bedeli ve 01.07.2007 tarihli Hizmet Bedeli açıklamalı iki adet fatura davacı tarafından ödenmiş ve anılan faturaların protokolün 3.2.3 maddesinde belirtilen hizmet bedeli ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, davacı tarafından, akaryakıt hizmet bedeli ve şerefiye bedeli adı altında yapılan ödemelerin süresi 5 yıl olan bayilik için yapıldığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Dosya kapsamındaki deliller ile davacının davaya konu şerefiye ve hizmet bedeli açıklamalı ödemelerinin 15 yıl süreli intifa hakkı ile ilişkili olduğu hususu da kanıtlanamamıştır.(Yargıtay 19. HD nin 15.01.2015 tarih ve 2014/3204 E.-2015/34 karar sayılı ilamı )
Diğer taraftan davacı tarafından şerefiye ve hizmet bedeli adı altında davalıya yapılan ödemenin hangi hallerde geri istenebileceği hususu taraflar arasındaki Bayilik Protokolünün 5.3.maddesi ve 3.1.6 maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan maddelere göre davalının kusurundan kaynaklanan bir nedenle sözleşmenin sona ermesi halinde iadenin mümkün olduğu kararlaştırılmıştır. Bunun dışında davacı tarafından ödenen hizmet/şerefiye bedellerinin davacıya iade edileceğine ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki bayilik ilişkisi 5 yıllık sürenin sonunda Rekabet Kurulu kararıyla kendiliğinden sona erdiğine göre, sözleşmenin sona ermesinin davalının kusuruna bağlı olarak sona erme sonuçlarının düzenlendiği protokolün 5.3 maddesi ve 3.1.6 maddelerinde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından davacının artık hizmet ve şerefiye bedelinin geri isteyemeyeceği kabul edilmelidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2617 E, 2021/2201K. sayılı kararı) Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, hizmet ve şerefiye bedeli adı altında yapılan ödemelerin, sözleşmenin intifa süresi boyunca devam edeceği inancıyla yapılan ödemeler olduğu kabul edilerek geçersiz kalan süreye tekabül eden kısmın hüküm altına alınması isabetli olmadığı gibi intifa hakkı terkin edilmeden, intifa bedelinden geçersiz kalan süreye tekabül eden kısmının iadesinin istenemeyeceği gözetilmeksizin davalıların murisi ...'na ait taşınmaz üzerinde davacı yararına kurulan intifa hakkının ne zaman ve hangi koşullarda terkin edildiğine ilişkin resmi senet ve diğer belgeler dosya içine sağlanmadan eksik inceleme ile intifa bedelinden geçersiz kalan süreye tekabül eden tutara hükmedilmesi de isabetli bulunmamaktadır.
Davalılar vekilinin 40.000TL tutarlı teminat mektubunun davacı tarafından tazmin edildiğine yönelik istinaf nedenine gelince; taraflar arasındaki Bayilik Protokolünün 3.1.2.2 maddesine göre, davacıya 40.000 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu verildiği anlaşılmaktadır. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, teminat mektubunun paraya çevrildiğini ileri sürerek kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazmin edilen mektup bedelinin davacı alacağından tenzili gerektiğini savunmuştur. Ancak mahkemece bu konuda hiç araştırma yapılmadığı gibi karar gerekçesinde de bu konuda bir izahata rastlanmamıştır. Anılan teminat mektubu davalıların murisi olan bayinin edim ve taahhütlerinin teminatı olarak davacıya verilmesine ve davacı şirket tarafından tazmin edilmesine göre, davacı vekilinden hangi alacağa mahsup edildiğinin açıklattırılarak ve tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenip, mektup bedelinin neye mahsup edildiğinin tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Öte yandan, davalı ...'nun yargılama sırasında vefat ettiği nazara alınarak mirasçılarının davaya dahil edilmesi veya mirasçıları tarafından verilecek vekaletnamenin dosya içerisine sağlanması gerekirken bu gerek yerine getirilmeksizin yargılamaya devam edilmesi açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, intifa hakkının tesis edildiği taşınmazın tapu kaydı ile intifanın terkinine ilişkin tüm bilgi ve belgeler celbedilerek öncelikle intifa hakkının terkin edilip edilmediğinin tespiti ve tazmin edilen teminat mektubunun hangi alacağa mahsup edildiğinin araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeli ile kaldırılmış olup, dosya mahkememiz işbu esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce istinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda tensip ara kararları ile;
Davacı vekiline, davacı tarafından nakde çevrilerek tazmin edilen 40.000,00 TL'lik teminat mektubunun davalının hangi borcundan mahsup edildiğine ilişkin ayrıntılı beyan dilekçesi sunulması hususunda ihtaratlı kesin süre verildiği, ara karar uyarınca davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde, davalı bayinin davacı nezdinde bulunan 40.000,00 TL bedelli banka teminat mektubunun 02.11.2012 tarihinde tazmin edilmiş ve bayinin 7.192,33-TL'lik cari hesap borcuna mahsup edilmiş olduğu, kalan 32.807,67-TL'lik kısım için de 11.07.2013 tarihinde davacı tarafından cezai şart faturası düzenlendiği, ancak varislerin 11.07.2013 tarihli faturaya itiraz etmiş olmaları sebebiyle davalı bayi cari hesabında 32.807,67-TL borçlu göründüğü banka teminat mektubundan artan aynı miktar paranın bayinin teminat hesabında tutulmuş, sonrasında cari hesabına aktarılmış olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davalı ...'nun yargılama sırasında 22/11/2017 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, davalı müteveffa ...'nun aile nüfus kayıt örneğinin UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmasına, davalılar vekiline muris ...'nun mirasçılarını gösterir veraset ilamını sunması veya mirasçıların tamamını temsilen vekaletname sunması hususunda kesin süre verildiği, davacılar vekiline muris ...'nun mirasçılarını gösterir veraset ilamı sunması ve mirasçılarının davaya dahil edilmesi hususunda 1 aylık kesin süre ve bu hususta yetki verildiği ve verilen kesin süre içerisinde mirasçıların davaya dahil edilmemesi halinde davalı muris ... yönünden davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davalı muris ...'nun mirasçılarının davaya dahil edilmesi halinde kendilerine duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğine karar verildiği, davacı vekiline verilen süre gereğince davacı vekili tarafından veraset ilamının sunulduğu ve veraset ilamının incelenmesinde Mahkememiz işbu dosyasında davalı olan kişilerin mirasçı oldukları, davalı olmayıp mirasçı olan tek kişinin ... olduğu, ...'ün vekaletinin davalılar vekili tarafından dosyaya sunulduğu, bu kapsamda taraf teşkili yönünden dosyaya eksiklik bulunmadığı anlaşılmıştır.
... - ... Tapu Müdürlüğüne intifa hakkı konusu olan ...Mevkii, 107 ada, 60 parsel sayılı taşınmazın takyidatlı tapu kayıtlarının ve 27/06/2007 tarihli intifa hakkı tesisine, ve söz konusu intifa hakkının terkinine ilişkin resmi senetlerin Mahkememize gönderilmesi hususunda yazılan müzekkereye yanıt verildiği bayilik sözleşmesi gereğince davacı akaryakıt dağıtım şirketinin intifa hakkı tanınan taşınmazın takyidatlı tapu ve intifa hakkının terkinine ilişkin resmi senedin celbedildiği intifa hakkının 26/12/2012 tarihinde yani teminat mektubunun nakde çevrildiği 02/11/2012 tarihinden sonra terkin edilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın isnaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi, celbedilen tapu kayıtları değerlendirilmek suretiyle ayrıntılı ve gerekçeli ek rapor tanzimi için dosya kapsamında önceden rapor hazırlamış olan bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 31/08/2022 tarihli ek raporda özetle;
"...Mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmelere göre, davacı taraf, 2011-2012-2013-2014-2015 yılları arası ticari defterlerini tarafımıza ibraz etmiştir. Davacının İbraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı 2011 envanter defteri hariç ( 2011 yılı envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yaptırılmadığı) ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemeye aittir. Davacını ibraz edilen ticari defterlerine göre ... firmasına ait davalı tarafa ait teminat mektubu 05.11.2012 tarihinde 40.000,00.-TL olarak davacı tarafından nakde çevrilmiş olup 7.192,33.-TL kısmı cari hesaptaki davalı borcun mahsup edilmiş kalan 32.807,67 kısmı ise gelir kaydedilmiştir. Öte yandan davacı taraf davalı tarala 11.07.2013 tarihinden 32.807,67.-TL tutarlı fatura keşide etmiş olup söz konusu fatura tarafımıza ibraz edilmiştir.
Muhterem İstinaf Makamının Gerekçeli Kararının 3. sayfasının son paragrafında başlayan 4. sayfasının ilk iki paragrafında devam eden gerekçeye gör , davacının cezai şart dışındaki isteminin kabul koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı, bu durumda, Tapu'da kayden yer aldığı bildirilen intifa hakkının sürdürülmesinin hukuki dayanağının bulunmadığın da sayın Mahkemenin tetkik ve takdiri içinde kalacağı;
Davacının davalılardan 20.000,-USD cezai şart alacağı olduğu yönünde hüküm kurulmuş olmakla, bu konunun, (a- muhterem istinaf makamı olan İstanbul BAM 43. HD. 2020/453 E. ve 202171146 K. sayılı 7.10.2021 karar tarihli kararının 3. sayfasında yer bulan tespitler ve b- davacı yanın 24.1.2022 tanzim tarihli dilekçesindeki anlatım ile c- yukarıda “Teminat Mektubuna Dair İstinaf Kararına Dayalı Muhasebesel İrdeleme” başlıklı ver le da gözetilerek...) infaz aşamasında davalılar tarafından, davacı yanca de çevrilen teminat mektubundan dolayı 32.807,67.-TL davacı alacağındân yukarıda zikredilen çerçevede mahsup edilmesi yönünün sayın Mahkemece değerlendirilebileceği mütalaa edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce istinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi ek raporunun istinaf karar kaldırma ilamını karşılar nitelikte olmadığı, raporda 40.000,00-TL'lik teminat mektubunun nakde çevrilme tarihi olan 02/11/2012 tarihinden evvel davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı hususunda tespit içermediği, yalnızca davacının davalı ile olan cari hesap ekstresine atıf yapıldığı anlaşılmakla öncelikle davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının Mahkememiz yetki sınırları içerisinde olmadığı da gözetilerek davalının 2007-2013 (Bu tarihler de dahil olmak üzere) aralığındaki ticari defter ve kayıtları üzerinde 40.000,00-TL'lik teminat mektubunun davacı tarafça nakde çevrilme tarihi tarihinden evvel davalının davacıya borçlu olup olmadığının da özellikle irdelenmesi suretiyle inceleme yapılması hususunda talimat yazılmasına ve talimat raporu sunulduktan sonra celse arasında ve talep halinde birleştirici ek rapor alınması için dosyanın daha önce rapor hazırlayan heyete tevdi edilmesine karar verildiği, sunulan talimat raporunda davalılar tarafından defter kayıt ibraz edilmediğinden bahisle tespitte bulunulamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat evrakının incelenmesinde talimat mahkemesi tarafından inceleme gün ve saati belirlenmediği ve bu hususta mahkememiz 05/10/2022 tarihli talimat müzekkeresi gereğince, ticari defter ve kayıtların ibrazı hususunda ihtaratlı davetiye tebliğ edilmediği ve defter ve kayıtların ibraz edilebileceğine yönelik davalılar vekilinin beyanı gözetilerek anlaşılmakla, bu hususları da belirtir şekilde davalı muris ... ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda yeniden talimat yazılmasına, yazılacak talimatta Mahkemece ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için gün ve saat belirlenerek ticari defter ve kayıtlarının ibrazı hususunda davalılar vekiline ihtaratlı davetiye tebliğine, ayrıca talimat mahkemesince 1 nolu ara karar uyarınca defter ve kayıtların ibrazı için gönderilecek davetiye de ihtaratın eksik olması ihtimaline binaen huzurda bulunan davalılar vekiline; Talimat mahkemesine muris bayi davalı ...'nun ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmemesi halinde davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun kendisine ihtar edilmesine karar verildiği ve davalılar vekili Av. ...'a ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda sunulan 10/09/2023 tarihli talimat raporunda özetle;
"...... Şahıs Firması (... Vergi Numarası)
2009 yılın Yevmiye ve Envanter defterinin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, Defteri Kebir in ibraz edilmediği, 2010 yılı ibraz edilen Yevmiye defterinin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapılmadığı, diğer defterlerin
ibraz edilmediği, 2011 yılı ibraz edilen Envanter Defterinin açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, diğer defterlerin ibraz edilmediği, 2011 yılın Defteri Kebir ve Envanter defterinin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, Yevmiye Defterinin ibraz edilmediği ... Gıda Akaryakıt İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. (... vergi numarası) Nevi değişikliği neticesinde 2012 yılı ticari defterlerin incelenmesinde açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı ancak yevmiye defteri kapanış tasdikinin yaptırılmadığı 2013 yılın Defteri Kebir ve Envanter defterinin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, Yevmiye Defterinin ibraz edilmediği,
2014 yılı ticari defterlerin incelenmesinde açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, ancak yevmiye defteri kapanış tasdikinin yaptırılmadığı sayılan nedenlerle, ticari defterlerin birbirini teyit hususunun mümkün olmadığı, kendi lehine
delil olarak kullanılamayacağı tespit edildi.31.12.2010 tarihli ... nolu yevmiye madde nolu mahsup fişinde bu Düzeltme açılamasıyla hesap 234.739,13 TL borçlandırılmış, söz konusu hesabın mahsup fişinde hangi hesabın içinde alacalandırılarak kapatıldığı tespit edilememiştir. Nitekim bir çok 320 Satıcılar hesabındaki cari hesaba aynı şekilde düzeltme kaydı ile Borç kaydı yapılmış olup, hangi hesap karşılığında olduğu hususunda açılayıcı unsurlar yer almamaktadır." şeklinde tespitlerde bulunulduğu görülmektedir.
Bu kapsamda alınan talimat raporunun inceleme esaslarına göre denetime elverişli olduğu davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil olma vasfına haiz olmadığı, davacı defter ve kayıtlarının daha evvel incelendiği ve hukuki nitelendirme ve değerlendirmenin de mahkememize ait olduğu gözetilerek birleştirici rapor alınmasına ihtiyaç görülmemiştir.
Bu itibarla, davacı şirket ile bir kısım davalıların murisi ... arasında 27.06.2007 tarihli Bayilik Protokolü ile 02.07.2007 tarihli Bayiilik Sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmelerin yargılama sırasında vefat eden davalı ... tarafından garantör sıfatıyla imzalandığı, sözleşmelerin Rekabet Kurulu Kararları çerçevesinde 5. yılın sonunda 02.07.2012 tarihinde kendiliğinden sona erdiği ihtilafsızdır.
Uyuşmazlık, akaryakıt bayiilik sözleşmesi uyarınca davacı tarafından ödenen bayilik hizmet-şerefiye ve intifa hakkı bedelinin kullanılmayan süreye karşılık gelen tutarı ile taahhüt edilen miktar kadar ürün alımı yapılmaması nedeniyle cezai şart bedelinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
6098 Sayılı TBK 179. maddesi uyarınca sözleşmenin hiç ve gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun yada cezanın ifasını isteyebilir. Ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Bu hükme göre borçlunun borca aykırı davranması halinde alacaklı hem aynen ifayı hemde kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilmesi için alacaklının borcun ifasını ceza koşulu alacağını saklı tutarak kabul etmesi gerekmekte olup, ifanın ceza koşulu alacağını saklı tutmadan kabul edilmesi halinde alacaklı ceza koşulu talep etme hakkını kayıp edecektir. Alacaklı ifaya eklenen ceza koşulu alacağını kayıp etmemesi için bu hakkını saklı tuttuğunu en geç ifa anına kadar açıkça ortaya koyması gerekir. Alacaklı taraf bu iradesini açıklamadığı takdirde ceza koşulu talep edebilme hakkını kayıp eder ceza koşulu alacağa bağlı nitelikte bir alacak olduğundan ifa ile birlikte TBK 131.maddesi gereğince son bulur.
Taraflar arasındaki Bayilik Protokolünün 3.1.2.2 maddesine göre, davacıya 40.000 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu verildiği anlaşılmaktadır. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, teminat mektubunun paraya çevrildiğini ileri sürerek kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazmin edilen mektup bedelinin davacı alacağından tenzili gerektiğini savunmuştur. Mahkememizce istinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde sunulan beyan dilekçesi ile; 40.000,00 TL bedelli banka teminat mektubunun 02.11.2012 tarihinde tazmin edilmiş ve bayinin 7.192,33-TL'lik cari hesap borcuna mahsup edilmiş olduğu, kalan 32.807,67-TL'lik kısım için de 11.07.2013 tarihinde davacı tarafından cezai şart faturası düzenlendiği, ancak varislerin 11.07.2013 tarihli faturaya itiraz etmiş olmaları sebebiyle davalı bayi cari hesabında 32.807,67-TL borçlu göründüğü banka teminat mektubundan artan aynı miktar paranın bayinin teminat hesabında tutulmuş, sonrasında cari hesabına aktarılmış olduğunun bildirildiği bu hususun davacı taraf ticari defter ve kayıtları ile dosyada bulunan bilirkişi kök ve ek raporu ile doğrulandığı dolayısı ile teminat mektubunun nakde çevrildiği tarih itibari ile davalı bayinin davacıya borçlu olduğu
Dolayısı ile, intifa yatırım bedelinin tahsilinin istenemeyeceği
Bunun dışında davacı tarafından ödenen hizmet/şerefiye bedellerinin davacıya iade edileceğine ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki bayilik ilişkisi 5 yıllık sürenin sonunda Rekabet Kurulu kararıyla kendiliğinden sona erdiğine göre, sözleşmenin sona ermesinin davalının kusuruna bağlı olarak sona erme sonuçlarının düzenlendiği protokolün 5.3 maddesi ve 3.1.6 maddelerinde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından davacının artık hizmet ve şerefiye bedelinin geri isteyemeyeceği kabul edilmekle intifa yatırım bedeline yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda davacının 40.000,00 TL'lik teminat mektubunu nakde çevrilme tarihi itibari ile davalı bayiden 7.192,33 TL alacaklı olduğu, bu miktarı teminat mektubundan tazmin etmiş olmakla geriye kalan 32.807,67 TL nin davacının, davalının alım taahhüdüne aykırılık sebebiyle ödeme yükümlüğü bulunan 20.000 USD'den mahsubu gerekmektedir. Bu kapsamda teminat mektubunun nakde çevrilme tarihi olan 02/11/2012 tarihinde TCMB USD efektif satış kuru olan 1 Dolar karşılığı 1,7932 TL üzerinden yapılan hesaplama sonucunda (32.807,67:1,7932=18.295,6 USD, 20.000 USD-18.295,6 USD= 1.704,04-USD) davacının bakiye 1.704,04 USD cezai şart alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1.704,04-USD cezai şartın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İntifa yatırım bedeline yönelik talebin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 285,18-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.836,14-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 4.550,95-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 4.867,94-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 5.940,00-TL olmak üzere toplam 10.807,94-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 162,11-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 285,18-TL'nin toplamı olan 447,29-TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 4.174,94-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 43.851,90-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
Katip ... Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!