WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/437 Esas
KARAR NO :2024/499

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/07/2021
KARAR TARİHİ:06/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça söz konusu takibe 02/06/2021 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabulucu nezdinde de görüşmeler yapıldığını, yapılan görüşmelerden de bir netice çıkmadığını, bu sebeple diğer kalemlere ilişkin hakları saklı tutularak huzurdaki itirazın iptali davasını açmak zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkilin esas itibariyle tekstil takımları, perdeler ve çeşitli tekstil malzemeleri toptan ticareti" ile iştigal ettiğini, davalının da işletmekte olduğu otel için işbu dilekçe ekinde sundukları cari hesap ekstresinde belirtilen faturalar mukabilinde müvekkili şirketten ürünh satın aldığı, müvekkili şirketin bağlı olduğu ... Vergi Dairesi ile davalı şirketin bağlı olduğu ... Vergi Dairesi'nden 2019-2020 yıllarında düzenlenen BA ve BS formlarının istenmesi halinde iddialarının bir kez daha doğrulanacağını, müvekkilinin iki seneden beri davalının oyalamalarıyla karşı karşıya olduğunu, davalının yasal dayanağı olmayan gerekçeler ile de borca itiraz ettiğini müvekkilinin duyumlarına göre davalı şirketin muvazaalı işlemler yaptığını ve piyasaya borçlanmakta olduğunu, yargılama sonuna kadar beklenirse alacağa kavuşamama ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davaya konu takibin fatura alacağından kaynaklandığını, bu hususun ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılması halinde teyit edileceğini, müvekkilinin tanzim ettiği faturanın davalı tarafça da kabul edilerek muhasebesine işlendiğini, İİK 57. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan taşınır/taşınmaz mallarını ve alacaklarını da diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini, sayın mahkemeden öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında, borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkul ile 3, kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz talep ettiklerini, belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirketten alacağı olduğu iddiası ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin böyle bir borcu olmamasından dolayı da haksız ve kötü niyetli icra takibine itiraz ettiklerini, gelinen aşamada davacı tarafın huzurdaki itirazın iptali davasını açtığını, davacının alacak iddiasının dayanağının ne bir mahkeme ilamı ne de bir kambiyo senedi olduğunu, huzurdaki davanını davacı tarafın kendi carisine ve müvekkili firmaya tebliğ edilmeyen, davacının iddia ettiği bir faturaya dayalı itirazın iptali davası olduğunu, dolayısıyla davacının müvekkilinden alacaklı olup olmadığının yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın usul ve yasaya aykırı ihtiyati haciz talebinin reddinin gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin mal kaçırma gibi herhangi bir durumunun da söz konusu olmadığını, zaten müvekkili şirketin işletmekte olduğu ... ... Otelinin, ... Bölgesi'nin en tanınır ve lüks oteli olduğunu, .... yılındaki ... patlamasından evvel de 5 yıldıza sahip bir otel olduğunu, işbu sebeple davacı tarafın usul ve yasaya aykırı ihtiyati haciz talebinin reddini talep ettiklerini, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafın tüm ödemelerini eksiksiz bir biçimde yaptığını, dava konusu fatura içeriği mal ve hizmetin müvekkili tarafından alınmadığını, davacı tarafın iddia ettiği ve huzurdaki davaya dayanak teşkil eden faturaların müvekkilin tebliğ dahi edilmediğini, davacının bir mal ve hizmet verdiğini iddia ediyorsa da buna ilişkin faturayı da müvekkiline tebliğ ettiğini ispatlamasının gerektiğini, işbu sebeple huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, tahkikat aşamasına geçilip, bayın mahkeme tarafından müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiğinde de müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının sübuta ereceğini, dava dilekçesi ve muhtevasına itiraz ettiklerini, belirterek huzurdaki davanın reddi ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, davacı tarafın %20'den az olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre 'Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dava konusu .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 93.249,59 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan ticari ilişki gereğince oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 04/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2019 ve 2020 yılları yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterlerinin açılış ve yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yaptırıldığı, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle dava konusu olaylar yönünden davalının yasal defterlerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, davacının yasal defterlerinde yapılan incelemeler neticesinde davacının davalıdan cari hesap bakiyesi olarak takip tarihi itibariyle 93.249,59-TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, taraflara ilişkin vergi daireleri tarafından dosyaya gönderilen BA/BS formları incelendiğinde, tarafların beyanlarının 2020 yılında örtüştüğü, ancak 2019 yılında örtüşmediği, davacı tarafça davalı adına 2019 yılında kesilen faturalardan 4 adedinin davalı tarafça BA formunda beyan edilmediği, 2019 yılında davacı taraf BS formunda davalı tarafa 9 adet ve KDV hariç 124.055,00.-TL tutarında fatura düzenlediğini bildirmesine karşın davalı tarafın BA formunda 5 adet ve KDV hariç 89.130,00-TL tutarında fatura alımı bildirdiği ve taraflar arasında 4 adet fatura ve KDV hariç34 925,00.-TL tutarında (KDV dahil 37.719.- TL) fark bulunduğu, davalı tarafça BA formunda beyan edilmeyen 4 adet fatura ve muhteviyatlarının davalıya tebliğ/teslimi hususunda dosyada herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, dosyada yer alan email yazışmaları incelendiğinde, 02.10.2020 tarihi itibariyle tarafların cari hesap yönünden mutabık oldukları hususunun mevcut olduğu, ancak davalı tarafça yasal defterlerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle bu hususun davalı taraf yasal defterlerinden teyit edilemediği, dava konusu alacak tutarının sayın mahkemenin takdirine göre aşağıdaki şekilde seçenekli olarak hesaplandığı, eğer sayın mahkemece email yazışmalarının delil olduğu ve tarafların yasal defterlerinin bu çerçevede örtüştüğü yönünde bir kanaate varıldığı durumda davacının takip tarihi itibariyle asıl alacak yönünden cari hesap bakiyesi olarak 93 249 59-TL tutarında alacaklı olduğu yönünde bir hesap yapılabileceği, eğer sayın mahkeme email yazışmalarını delil olarak kabul etmediği durumda davacının takip tarihi itibariyle asıl alacak yönünden bu aşamada 93.249,59 -37.7119,00 — 55.530,59- TL alacaklı olduğu yönünde bir hesap yapılabileceği, davacı tarafın takip tarihine kadar geçen süre için işlemiş faiz talep etmediği, davacının faiz talebinin takip tarihinden itibaren asıl alacağa TTK 1530 md çerçevesinde faiz işletilmesi şeklinde olduğu, şeklinde görüş ve kanaatini sunmuştur.
Mahkememize sunulan 25/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Bilirkişi kök raporumuzda yer alan görüş ve kanaatlerimizde herhangi bir değişikliğin olmadığı ve dava konusu alacak tutarının sayın mahkemenin takdirine göre aşağıdaki şekilde seçenekli olarak hesaplandığı, eğer sayın mahkeme email yazışmalarının delil olduğu ve tarafların yasal defterlerinin bu çerçevede örtüştüğü yönünde bir kanaate vardığı durumda davacının takip tarihi itibariyle asıl alacak yönünden cari hesap bakiyesi olarak 93.249,59-TL tutarında alacaklı olduğu yönünde bir hesap yapılabileceği, eğer sayın mahkeme email yazışmalarını delil olarak kabul etmediği durumda davacının takip tarihi itibariyle asıl alacak yönünden bu aşamada 93.249,59 - 37.719,00 = 55.530,59-TL alacaklı olduğu yönünde bir hesap yapılabileceği, şeklinde görüş ve kanaatini sunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı,bunun üzerine .... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alındığı, her ne kadar bilirkişi raporunda taraflar arasındaki cari hesap ilişkişi çerçevesinde fatura edilen bir kısım faturalara ilişkin( 37.719,00 TL) cari hesaba işlenmediği görülmüş ise de taraflar arasında 02/10/2020 tarihli mail yazışmalarında tarafların 02/10/2020 tarihi itibarıyla cari hesaplarını inceledikleri ve davacının 81.909,59 TL tutarında mutabık kaldıkları, mail yazışmaları dikkate alındığında bir kısım alacaklar davalı tarafın ticari defterlerine işlenmemiş ise de tarafların alacak ve borç ilişkisinin mutabık sonucunda örtüştüğü ve bu açıdan yasal defterlerin birbirlerini doğruladığı, mahkememizce mail yazışmaları uyarınca yapılan mutabakatın esas alındığı böylece davacının davasının kabulüne karar verildiği anlaşılmakla;
Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bilge yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez, aynı yasanın arabuluculuk ücreti 18/a-12 fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması halinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bükçesinden karşılanır. Somut olayda davalı haksız bulunduğundan yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuştur.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davacını davasının kabulü ile davalının ....icra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına
2-Davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü ile 18.649,91TL nini davalıdan alınarak davacıya virilmesine
3-Alınması gerekli 6.369,88 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.126,22 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 5.243,66‬ TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.194,02 TL toplam harç ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti ve bilirkişi ücreti 326,00 TL olmak üzere toplam 1.520,02‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır