WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/322 Esas
KARAR NO :2024/248

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/05/2021
KARAR TARİHİ:26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf olan ... Şirketi (“... ...”) müvekkilin İngiltere’de faaliyet gösteren iştirak şirketi tarafından Londra, İngiltere’de işletilmekte olan Türkiye Ticaret Merkezleri’nde (“...”) faaliyet göstermekte olduğunu, bu kapsamda taraflar arasında 16 Mayıs 2018 imza tarihli ... Türkiye Ticaret Merkezi Kullanıcı Şirket Taahhüt Sözleşmesi (“Sözleşme”) akdedildiğini, davalının bu ...’deki faaliyetleri sonucu yükümlendiği Kasım 2020 dönemine ait 484,95 GBP muaccel borcunu ödemediğini, bu sebeple .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalı vekili tarafından Müvekkil şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu olmadığı, bu nedenle takibe, borca ve tüm ferilerine, ödeme emrine, faize, faiz oranı ile işlemiş faize itiraz ettiğini, ayrıca yetki itirazında da bulunduklarını, yapılan haksız itiraz neticesinde 23 Ocak 2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine işbu davanın açılmasının hasıl olduğunu, davalının, hiçbir somut gerekçe göstermeksizin, genel ifadelerle işbu dava konusu ilamsız icra takibine itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, ancak ödeme emri ile birlikte kendilerine tebliğ edilmiş bulunan faturalara, Sözleşme’ye, bunun içeriğine ve imzaya hiçbir itiraz belirtmediklerini, itirazda yer verilmeyen hususlara davaya ilişkin savunmada yer verilmesi savunmanın genişletilmesi niteliğinde olacağını, müvekkil ve davalı şirket arasında 16 Mayıs 2018 tarihli ... TürkiyeTicaret Merkezi Kullanıcı Şirket Taahhüt Sözleşmesi (“Sözleşme”) imzalandığını, taraflar söz konusu sözleşmenin 9. Maddesinde yer alan yetki şartında uyuşmazlıkların çözümü için İstanbul (Çağlayan) mahkemeleri ve icra iflas müdürlüklerinin yetkili olduğunu kabul ettiklerini, bu nedenle davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davalı şirket müvekkil tarafından Londra, İngiltere'de işletilmekte olan ...'de faaliyet göstermekte olduğunu, bu kapsamda taraflar arasında 16 Mayıs 2018 imza tarihli Taahhüt Sözleşmesi akdedilmiş olup davalının bu ...'deki faaliyetleri sonucu yükümlendiği 484,95 GBP muaccel borcunu aşağıda açıklandığı üzere tüm ödemediğini, sözleşme'nin 3. Maddesinde de belirtildiği üzere Sözleşme 04 Ocak 2018- 04 Ocak 2023 tarihleri arasındaki süre için akdedildiğini ve hala yürürlükte olduğunu, davalı kullanıcı şirket tarafından Sözleşme'ye uygun ve hukuken geçerli şekilde Sözleşme'nin süresinden önce feshi de söz konusu olmadığını, sözleşme'nin Fesih başlıklı 6. Maddesi:“... Ancak işbu sözleşmenin ikinci senesinden itibaren geçerli olmak kaydıyla Kullanıcı Şirket, Tebliğ kapsamında ... bünyesinde oluşturulacak İcra Kurulu'nun olumlu kararı ve ... A.Ş.'nin kararı onaylaması ile yerine şartlarına uygun başka bir şirket bulunması, ... içerisindeki başka bir Kullanıcı Şirket'in bedeli mukabilinde boşalan alana yerleşmesi veya İcra Kurulu'nun boşalan alanı ... içerisinde yer alan tüm Kullanıcı Şirketlere pay etmesi şartıyla altı ay önceden ... ve ... A.Ş.'ye yazılı olarak yapılacak bildirim ile fesih hakkına sahip olacaktır.” şeklinde olup. davalı 13 Nisan 2020 ve 03 Kasım 2020 tarihlerinde müvekkile gönderdiği e-postalar ile ...'den Sözleşme süresi dolmadan erken çıkış yapmak istediğini belirtmiş ancak erken çıkış için gereken şartların oluşmadığı ekte sunulan 22 Nisan 2020 ve 09 Kasım 2020 tarihli yazılar ile ayrıntılı olarak kendilerine açıklanmadığını, Sözleşme”nin feshi için İcra Kurulunun olumlu kararı bulunmamakla birlikte davalı kullanıcı şirketin yerine şartlarına uygun başka bir şirket bulunmamış veya ... içerisindeki başka bir Kullanıcı Şirket'in bedeli mukabilinde boşalan alana yerleşmemiş veya İcra Kurulu'nun boşalan alanı ... içerisinde yer alan tüm Kullanıcı Şirketlere pay etmesinin gündeme gelmediğini, bu usul tamamlanarak Sözleşmenin feshedilebilmekte olduğunu, bu hususun davacıya 22 Nisan 2020 ve 09 Kasım 2020 tarihinde yazılı olarak bildirildiğini, davacı kullanıcı şirket olarak tahakkuk etmiş ve edecek borçlardan sorumlu olmaya devam etmekte olduğunu, kaldı ki taraflar arasında Sözleşme'nin feshi de dâhil olmak üzere Sözleşme'yle ilgili tüm değişiklikler ve anlaşmalar yazılı şekil şartına tabi olduğunu ve Tarafların yasal olarak bağlayıcı imzalarının bulunması gerektiğini, aksi halde geçersiz olduğunu davacı müvekkilin imzalı olarak feshe ilişkin taahhüdü ve anlaşması bulunmadığını, bu usullere uygun olmayan bir yazışmanın da Sözleşme'yi sona erdirmeyeceğini, müvekkilin münhasıran 2010/6 S. Tebliğ çerçevesinde Türkiye Ticaret Merkezi projesi kapsamında yerli şirketlerin bu özel teşviklerden yararlanarak ülkemiz ihracatının artırılması amacı ile kurulmuş, tüm giderleri kamu kaynaklarından karşılanan bir şirket olduğunu,erken çıkış talebinde bulunulması ... ... de dahil olmak üzere her bir ... ciddi maliyetlere katlanılarak ve uzun vadeli planlamalar yapılarak, ...'nin bulunduğu ülkelerde müvekkil tarafından uzun vadeli taahhütlerde bulunularak hayata geçirilmekte ve işletilmekte olduğunu, bu nedenle ...'de faaliyette bulunmayı arzu eden katılımcılardan müvekkilin yurtdışındaki 3. kişilere vermiş olduğu taahhütlerine uygun olarak en az 5 yıl katılımcı olarak kalmayı taahhüt etmeleri, basiretli bir tacir olarak buna göre planlama yaparak ...'de yer almaları talep edilmekte olduğunu, bu kapsamda Sözleşmede belirtilen şart ve koşullara aykırı olarak ...'den erken çıkılmasının müvekkili büyük zarara uğratarak kamu kaynaklarının israfına neden olacağını, Sonuç olarak, Sözleşme ve kanuna uygun olarak gerçekleşen bir bildirim ve fesih gerçekleşmemiş olup tarafların menfaatlerinin korunması için özen gösterildiğini, İcra takibinin durmasına sebebiyet veren itirazı gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığını, bu nedenle, borçlunun kötü niyetli itirazının iptali ile takibine devamına karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davanrın kabulü ile borçlunun ödeme emrine yapmış olduğu itirazın iptal edilerek takibin devamına kötü niyetli hareket eden Borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı şirket arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinin konusunu oluşturduğunu, sözleşmenin konusu incelendiğinde her ne kadar kullanıcı taahhüt sözleşmesi başlığı yer alsa da; ilişkinin kira ilişkisi olduğunu, bu minvalde sözleşmenin 4.5 maddesinde açıkça 04.01.2018 tarihli kira sözleşmesinin iş bu sözleşmenin eki niteliğinde denilmekle, ilişkinin esasen kira olduğu hukuki tartışmadan da uzak olduğunu, kaldı ki atipik sözleşmelere, içinde barındırdığı sözleşmenin hukuku ve kuralları uygulanacağından, içerisinde kira akdini ihtiva eden taraflar arasındaki ilişkiye kira sözleşmesinin hükümlerinin uygulanmasının hakkaniyete ve hukuka daha uygun olduğunu, esasen davacı firmanın İngiltere/Londradan bir yer kiralayıp, alt kira olarak firmalara kiralama yapmakta olduğunu, bu minvalde HMK gereğince kira sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğundan, Sayın Mahkemenin iş bu davayı çözmekte görevli olmadığını, müvekkil şirketin , davalı şirketin edimlerini (desteklemeleri süresinde yapmaması vb.) nedenlerinin de içinde barındırır sair nedenlerle sözleşmeyi feshedeceğini davalı şirkete bildirdiğini, davalı şirket tarafından 30.10.2019 tarihli aysegunel(lttm.org-tr adresinden — gönderilen mailde "Yerinize katılımcı bir firma bulundu. 01Aralık 2019 itibariyle giriş yapabilecekler. Eğer size de uygunsa, bu tarihe kadar showroomu teslim aldığınız şartlarda çıkış işlemlerinizi tamamlamanızı rica eder, aksi takdirde oluşacak masrafların da tarafınıza yansıtılacağını bildirmek isteriz." denilmekle fesih işlemlerine onay verildiğini, ancak daha sonra söz konusu katılımcının kiralamaktan vazgeçmesi üzerine müvekkilin ilişkisini sonlandırmadığını, daha sonra müvekkili söz konusu yeri 01.09.2020 tarihinde tahliye edeceğini bildirir feshi ihbarının davalının KEP adresine 28.08.2020 tarihinde gönderdiğini, 31.08.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, buna ilişkin davacı tarafından 08.09.2020 tarih ve 53654767-....00.GSK.2020/227-00239 nolu yazı ile cevap verildiğini ve cevabi yazıda 31 Ağustos 2020 tarihinde tebliğ aldıkları ... ... ile ilgili sözleşmenin feshi bildiriminiz hakkında konu başlığı atıldığını, bu minvalde TTK m. 18 anlamında fesih ihbar yapıldığını, zira davacı firmada feshin usulsüzlüğüne ilişkin bir itirazda bulunmadığını, sadece çıkış talebinin şirket tarafından uygun görülmesi, Londra ... İcra Kurulunun oluru ve erken çıkış yapan firmanın yerine bir başka katılımcı bulunması gerektiği şartıyla itiraz ettiğini, oysa belirtildiği üzere yerlerine başka bir katılımcı bulunmuş olmasına rağmen 30.10.2019 tarihinde çıkışa izin verilmediğini, hukuken bir hakkın kullanımını, diğer tarafın iradesine ve keyfiyetine bağlayan sözleşmeler kamu düzenine ve kişisel hak ve özgürlüklere aykırı olduğunu, müvekkil şirketin sözleşmeyi süresinden önce Borçlar Kanununun 325.maddesine istinaden feshettiğini, ve feshin geçerli bir fesih olduğunu, esasen taraflar arasındaki sözleşme 30.10.2019 tarihli mail yazışmaları ile başka bir katılımcının bulunması ile zaten sona erdiğini, müvekkillerinin sözleşmeyi feshetmekle birlikte davacının oluşacak zararını da peşinen 31.08.2020 tarihinde "makul süre tazminatı" adı altında switf koduna açıklama yaparak 6.568,70 pound ödeme yaptığını, bunun da fazlasını sözleşmenin menfaat ve eşitlik ilkesine aykırı, kamu gücünün kullanılması suretiyle tek taraflı tanzim edilmiş sözleşmeyle talep etmek hukuka aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği üzere sözleşmenin feshinin davacı icra kurulu onayına bağlanması da hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, buna ilişkin olarak Antalya BAM 10. HD.nin 2017/936 Esas ve 2017/881 Karar sayılı ve 25.04.2017 tarihli kararında; "Borçlar Kanunun 161/son maddesinde ise, fahiş cezai şartın hâkim tarafından tenkis edilmesi gerektiği hükme bağlandığını, Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere gidilmesi gerektiğini, İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmesi gerektiğini, somut olayda, cezai şartı düzenleyen sözleşmede, feshin haklı olup olmadığının takdiri taraflardan sadece şirket yönetim kuruluna bırakıldığından cezai şart her iki taraf açısından eşit koşullara dayalı değildir." Demekle feshi bir tarafın iradesine bırakılmasını menfaatler dengesine aykırı bulduğunu, taraflar arasındaki taahhüt sözleşmesinde kira akdinin fesh kılınması, davalı müvekkilin kira sözleşmesini feshetme özgürlüğüne aykırı olduğu ve TBK m.325 hükmüne aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, 3.İcra takibine konu edilen 04.11.2020 tarih ve ... nolu fatura usule uygun olmadığı gibi içeriği de açıklanmaya muhtaç olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkilimize keşide edilen 04.11.2020 tarih ve ... nolu fatura içeriği incelendiğinde 2020/7-8-9 aylar genel gider bedelini içerdiği anlaşıldığını, oysa ki, genel giderlere ilişkin faturalar daha önce ödendiğini, iş bu faturanın içeriğinin açıklanması gerektiğini, genel giderlerin ne olduğu, müvekkile isabet eden rakamın nasıl hesaplandığının açıklanmaya muhtaç olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan haksız ve yersiz davanın reddine, Asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf davacının davalıdan sözleşmeye dayalı olarak alacakı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ile alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davalı tarafın yetki ve görev itirazında bulunduğu, Mahkememizce yetki itirazının İİK 50, HMK 17, sözleşme 9. Madde uyarınca, görev itirazının ise davanın sözleşmeye dayalı giderlerin tahsili için açılmış olduğu, kira alacağına ilişkin olmadığı ve mahkememizin görevli olduğu kanaati ile reddine, reddine karar verilmiştir.
Dosyamıza bir sureti celp edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 484,95 GBP (harca esas değer 4.874,43 TL) üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia, sunulan bilgi ve deliller, takip dosyası hep birlikte değerlendirilmiş, uyuşmazlık konusunun çözümünün uzman görüşü gerektirdiği kanaati ile dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor alınmasına karar verilmiştir.
Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ... ilinde olması nedeniyle defter incelemesi talimat yolu ile alınmasına karar verilmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sırasına kaydı yapılan dosyada bilirkişi raporu sunulmuş olup, bilirkişi raporunda özetle; iddia, savunma, taraflarca sunulan bilgi belgeler, mahkemece celp edilen bilge ve deliler, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde Davalı ... Ltd. Şti'nin davaya konu 2018-2019-2020- 2021 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin açılış (beratlarının) tasdiklerini ve kapanış tasdiklerini (beratlarının) yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu yasal ticari defterleri üzerinde yapılan usul incelemelerinde kayıtların VUK. 215-219 maddesi hükümleri ile Tekdüzen Hesap Planı Genel Tebliğine uygun tutulduğu ve defterlerin birbirlerini teyit ettikleri görüldüğünü, 6102 sayılı TTK'nunu ile HMK'nun 222. maddesi amir hükümlerine göre Davalı ... Ve Ticaret Ltd. Şti'nin davaya konu 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait yasal ticari defterleri delil kudretine haiz görülmüş olup, Takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalı firmanın 2018-2019-2020 yılları resmi defter ve belgeleri nceleme ve tespitleri neticesinde 20.05.2021 dava tarihi itibari il Yavacı firmanın, davalı firmaya 35.353,52 TL borcu olduğu, Sözleşmeye göre taraflar arasındaki ticaretin GBP döviz ile yapıldığı; (Davacı vekili dilekçesinde sunulan davacı 2020 yılı cari hesap ekstresinde kur farkı kayıtları görülmüştür.) davacının davalıya olan 35.353,52 TL borcunun kur farkından kaynaklanıp kaynaklanmadığını, firmanın resmi defter ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 04.01.2018 tarihinde başladığı 31.08.2020 tarihine kadar sürdüğünün tespit edildiğini, davaya konu edilen faturanın; Londra ... Genel Gider Bedeli açıklamalı 04.11.2020 düzenleme tarihli, 483,04 GBP tutarındaki ... nolu fatura davalı firmanın resmi defter ve belgelerine kaydedilmediğinin tespit edildiğini, T.C .... İcra Dairesinin ... E sayılı icra dosyasında; 07.01.2021 tarihli takipte Davacı tarafın alacaklı olduğuna sayın mahkemenizin hükmetmesi durumunda 483,04 GBP asıl alacağa 1,91 GBP işlemiş faiz (962,25 oranında 1 yıla kadar vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faiz oranları(curo)) uygulanabileceği, kanaat ve görüşünde olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Talimat Mahkemesince alınan rapor ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtları da incelenerek dosya kapsamında birleştirici rapor sunmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; -07.01.2021 tarihinde dosya davacısı tarafından dosya davalısı aleyhine İlamsız Takiplerde Ödeme Emri yolu ile takip başlatıldığı, “Takip talebinde davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 04.11.2020 tarihli ... no.lu ve 483,04 GBP bedelli “Londra ... Genel Gider Bedeli” açıklaması ile düzenlenen faturanın bedelinin talep edildiği, Takip konusu faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacı şirketin davalı şirketten 07.01.2021 işbu davaya konu icra takip tarihi itibariyle 20.922,14 GBP alacaklı olduğu, icra takibinin cari hesap ekstresine dayalı olmadığı, sadece 483,04 GBP tutarlı tek faturanın tahsilinin davalıdan talep edildiği, davacının icra takip tarihindeki 20.922,14 GBP alacak bakiyesi içinde icra konusu 483,04 GBP tutarlı faturanın da yer aldığı, davacı şirketin davalı şirketten 20.05.2021 işbu tarihi dava tarihi itibariyle 21.204,14 GBP alacaklı olduğu, icra takibinin cari hesap ekstresine dayalı olmadığı, sadece 483,04 GBP tutarlı tek faturanın tahsilinin davalıdan talep edildiği, davacının icra takip tarihindeki 21.204,14,14 GBP alacak bakiyesi içinde icra konusu 483,04 GBP tutarlı tutarlı faturanın da yer aldığı, dava esas değerinin 5.761,30 TL (484,95 GBP) olarak belirtildiği, buna göre döviz kurunun 5.761,30 TL / 484,95 GBP-11,8802 olduğu, 11,8802 kurunun ise TCMB verilerine göre dava tarihi olan 20.05.2021 günlü GBP efektif satış kuru olduğu, davaya konu icra takibinde 483,04 GBP 04.11.2020 Faiz Başlangıç Tarihli Fatura 1,91 GBP 04.11.2020-07.01.2021 Tarihler Arasında 94 2,25 Fatura İşlemiş Faizi, Değişen Oranlarda 1 Yıla Kadar Vadeli Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan Azami Mevduat Faiz Oranları (EURO) 484,95 GBP Tutarındaki toplam alacağın | GBP-10,0514 TL Harca Esas Değer 4.874,43 TL tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık 96 2,25 oranında ve değişen oranlarda işleyecek 1 yıla kadar vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faiz oranları (Euro) fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden icra gideri ve vekalet birlikte BK. 100. Maddeye göre tahsilinin talep edildiği, İcra takip tarihinde 07.01.2021 günlü icra tarihi değil bir gün önceki 06.01.2021 günlü TCMB GBP Efektif Satış Kurunun belirtildiği, buna göre 484,95 GBP X 10,0514 —4.874,43 TL şeklinde hesaplama yapıldığı, ancak 07.01.2021 günlü kurun 9,9304 olup davalı lehine bu kurun esas alınması gerektiği, İcra takip tarihinde takip öncesi işlemiş faiz için; 483,04 X 64 X 2,25/36500-1,91 GBP şeklinde hesap yapıldığı, 04.11.2020-07.01.2021 tarih aralığı gün sayısı 64 gün olduğu, İcra takibinde talep edilen 2,25 faiz oranının TCMB verilerine uygun olduğu, alacağın GBP olmasına rağmen TCMB verilerinde GBP faiz oranı olmadığından faizin EURO için | yıla kadar vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faizi üzerinden talep edildiğinin görüşüne varıldığı, ancak fatura tarihi 04.11.2020 olmakla beraber fatura üzerindeki vade tarihinin 14.11.2020 olduğu, fatura üzerinde ilave olarak “ödeme tarihi fatura tarihinden itibaren 10 gündür” ibaresinin yer aldığı, bu durumda takip öncesi işlemiş faizin 14.11.2020-07.01.2021 tarih aralığı için hesaplanması gerektiği, aynı kriterler ile takip öncesi işlemiş faizin buna göre; 14.11.2020-07.01.2021 tarih aralığı gün sayısı 54 gün 483,04 X 54 X 2,25/36500-1,61 GBP şeklinde olması gerektiği, dava esas değerinin takip öncesi işlemiş faiz ile 483,0441,91-484,95 GBP olarak belirlendiği, oysa olması gereken dava değerinin 483,04 GBP + 1,61 GBP-484,65 GBP olması gerektiği, ya da bir başka deyişle takibin 484,65 GBP ile devam edebileceği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz ettikleri anlaşılmakla, itirazlar doğrultusunda dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraflar arasındaki sözleşme konusunun ne olduğu, tarafların birbirine karşı sorumlu olduğu edimlerin neler olduğu, sözleşmenin devam edip etmediği, sona ermiş ise ne zaman sona erdiği, icra takip konusu fatura bedelinin sözleşme kapsamında davalıdan talep edilebilir olup olmadığı, talep edilebilir ise miktarının ne olduğu ve tarafların itirazlar doğrultusunda sözleşme maddeleri irdelenerek ek rapor hazırlanması hususlarında ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan ek raporda özetle; tüm dosya kapsamı ve tarafların beyan ve itirazlarının hep birlikte değerlendirildiğini, yapılan inceleme neticesinde Somut olayda uyuşmazlığın, sözleşmenin kullanıcı tarafından feshedilmesinin hükümlerini doğurup doğurmadığına ilişkin olduğu, kullanıcının yükümlülüklerinin (özetle) Yönerge, Tebliğ, Genelge ve sözleşmedeki düzenlemelere ve Tebliğ ve Genelgedeki değişikliklere uymak, kendisine kullanmak üzere verilen alana ilişkin katkı payını belirlenen vadelerde ödemek, m. 4.3 hükmünde belirlenen giderleri ödemek, sözleşmenin eki niteliğindeki 4.1.2018 tarihli kira sözleşmesine uymak, ... içerisinde personel bulundurmak, koleksiyonları yenileme, pazarlama ve tanıtım faaliyetlerini yürütmek, aktif faaliyette bulunmak olduğu, buna göre kullanıcının kendisine tahsis edilen alanda sözleşmede belirlenen faaliyetleri yürütmek ve bunun karşılığında belirlenen miktarda ödeme yapmakla yükümlü olduğu, ... AŞ'nin edimlerinin ise özetle kullanıcıya çalışma alanı tahsis etmek, Tebliğ kapsamında alınacak destekleri ilgili mevzuat hükümlerince kullanıcıya aktarmak, ... tarafından sağlanan hizmet ve faaliyetleri ticari teamüllere uygun yürütmeyi üstlenmek olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin, 4.1.2018 ile 4.1.2023 tarihleri arasını kapsadığı, Sözleşmenin sürenin sona ermesi ile kendiliğinden (yenileme haricinde) sona erebileceği, bunun yanında sözleşme m. 6 hükmünde sözleşmenin fesih ile (hukuki işlem ile süresinden önce sona erdirilmesi) rejiminin düzenlendiği, Hükümde ... AŞ ve kullanıcı bakımından fesih sebeplerine yer verildiği, Sözleşmenin m. 6 hükmünün ilk fıkrasında, ... AŞ açısından süreli (30 gün verilerek) ve derhal fesih hakkının düzenlendiği, aynı hükmün ikinci fıkrasında ise sözleşmenin ikinci senesinden itibaren kullanıcı tarafından kullanılabilecek fesih hakkının şartlarının düzenlendiği, bu hükme göre kullanıcının, fesih hakkını ancak sözleşmenin ikinci senesinden itibaren (4.1.2019 tarihinden itibaren) ve buna ek olarak ... bünyesinde oluşturulacak İcra Kurulunun olumlu kararı ve ... AŞ'nin kararı onaylaması ile kullanıcı yerine bir şirket bulunması veya ... içerisindeki başka bir şirketin bedeli mukabilinde boşalan alana yerleşmesi ya da oybirliği ile alınacak kararla boşalan alanın tüm kullanıcı şirketlere pay edilmesi şartıyla altı ay önceden yazılı olarak yapılacak bildirimle kullanabileceği, Bu kapsamda sözleşmede, kullanıcı bakımından tek taraflı irade beyanı ile fesih hakkının kullanılabilmesi için yukarıda yazılı şartların gerçekleşmesi gerekti; somut olayda ise dosya kapsamında sözleşme m. 6 hükmünde yer alan koşullardan İcra Kurulunun olumlu kararı ve kararın ... AŞ tarafından onaylanması sonucu davacının yerine başka bir kullanıcının bulunduğuna ilişkin bir belgeye rastlanmadığı, davalının davaya cevap dilekçesinde, “30.70.2019 tarihli avsegunel(....org.tr “mail adresinden kendilerine gönderilen mailde “Yerinize katılımcı bir firma bulundu. 01 Aralık 2019 itibariyle giriş yapabilecekler. Eğer size de uygunsa, bu tarihe kadar showroomu teslim aldığınız şartlarla çıkış işlemlerinizi tamamlamanızı rica eder, aksi taktirde oluşacak masrafların da tarafınıza yansıtılacağını bildirmek isteriz” Denilmekle fesih işlemine onay verildiğini iddia ettiği, anılan e-posta dosya kapsamında bulunmamakla birlikte davacı tarafından da söz konusu e-postaya ilişkin olarak ... ... Hakkında konu başlığı altında 22.04.2020 tarihli ... ve sayılı yazı, “......30 Ekim 2019 tarihinde tarafınıza çıkış yapabileceğinize ilişkin bildirimde bulunulduğu iddianızla ilgili olarak ise; 30 Ekim 2019 tarihinde sabah saat 09:16'da gönderilen e-posta ile 01 Aralık 2019 tarihinde çıkış yapmanızın mümkün olup olmayacağı sorulmuş, aynı gün içinde de sizden çıkışla ilgili olumlu yanıt alınmıştır ancak çıkış yapabileceğinize ilişkin resmi bir onay verilmiş değildir zira bildiğiniz üzere taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin 6. Maddesi açık ve net hükümler içermektedir. Buna göre ...'nin de ayrıca onayı gerekmektedir, bu usul tamamlanmadan ...'den çıkış yapılabilmesi mümkün değildir. Sizin çıkış sürecinizde bu usul gerçekleşmemiştir ve durum da defalarca tarafınıza bildirilmiştir. 30 Ekim 2019 tarihinde çıkış yapmanızın mümkün olup olmayacağı sorulduktan sonra hemen ertesi gün, 01 Kasım 2019 tarihinde, — yerinize katılımcı bulunamadığı, yerinize başka katılımcı bulununcaya kadar sorumluluklarınızın devam edeceği açık ve net olarak bildirilmiştir. Bu bildirim 05 Kasım 2019, 10 Aralık 2019 ve hatta yakın zamanda 11 Şubat 2020 tarihli e-postalarda da tekrar yapılmış, yeni katılım bulununcaya kadar sorumluluklarınızın devam ettiği, koşullar gerçekleşmeden Londra ...'den çıkış yapmanızın mümkün olmadığı tarafınıza defalarca iletilmiştir. Bu bildirimlere de bugüne kadar hiçbir itirazınız olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle erken çıkış talebinizin değerlendirmeye alınabilmesi için Taahhütte belirtilen koşulların gerçekleşmesi gerektiği, henüz bu koşulları karşılamadığınız görüldüğünden çıkış talebinizin. değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı ve katılımcı olarak tüm yükümlülüklerinizin devam ettiğini tarafınıza tekrar ve son kez bildirme zorunluluğu doğmuştur” şeklinde beyanda bulunulduğu, bahsi geçen e-posta dosya kapsamında bulunmadığı için içeriği konusunda bir değerlendirme yapılamadığı, dosya kapsamında davalının sözleşmeyi feshinin, sözleşme m. 6'da yer alan “... bünyesinde oluşturulacak İcra Kurulunun olumlu kararı ve ... AŞ'nin kararı onaylaması ile kullanıcı yerine yerni bir şirket bulunması veya ... içerisindeki başka bir şirketin bedeli mukabilinde boşalan alana yerleşmesi ya da oybirliği ile alınacak kararla boşalan alanın tüm kullanıcı şirketlere pay edilmesi şartı” nın gerçekleştiğine ilişkin bir belge bulunmadığı ve dolayısıyla bu bilgiler ışığında sözleşmenin feshinin koşullarının oluştuğu sonucuna varılamadığı görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Somut olayda 07.01.2021 tarihinde dosya davacısı tarafından davalı aleyhine İlamsız Takiplerde Ödeme Emri yolu ile takip başlatıldığı, takip talebinde davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 04.11.2020 tarihli ... no.lu ve 483,04 GBP bedelli “Londra ... Genel Gider Bedeli” açıklaması ile düzenlenen faturanın bedelinin talep edildiği, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil kabiliyetine haiz olduğu, takip konusu faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporuyla da tespit edilmiştir.
Kullanıcının yükümlülüklerinin; Yönerge, Tebliğ, Genelge ve sözleşmedeki düzenlemelere ve Tebliğ ve Genelgedeki değişikliklere uymak, kendisine kullanmak üzere verilen alana ilişkin katkı payını belirlenen vadelerde ödemek, m. 4.3 hükmünde belirlenen giderleri ödemek, sözleşmenin eki niteliğindeki 4.1.2018 tarihli kira sözleşmesine uymak, ... içerisinde personel bulundurmak, koleksiyonları yenileme, pazarlama ve tanıtım faaliyetlerini yürütmek, aktif faaliyette bulunmak olduğu, buna göre kullanıcının kendisine tahsis edilen alanda sözleşmede belirlenen faaliyetleri yürütmek ve bunun karşılığında belirlenen miktarda ödeme yapmakla yükümlü olduğu, ... AŞ’nin edimlerinin ise özetle kullanıcıya çalışma alanı tahsis etmek, tebliğ kapsamında alınacak destekleri ilgili mevzuat hükümlerince kullanıcıya aktarmak, ... tarafından sağlanan hizmet ve faaliyetleri ticari teamüllere uygun yürütmeyi üstlenmek olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin, 4.1.2018 ile 4.1.2023 tarihleri arasını kapsadığı, sözleşmenin sürenin sona ermesi ile kendiliğinden (yenileme haricinde) sona erebileceği, bunun yanında sözleşme m. 6 hükmünde sözleşmenin fesih ile (hukuki işlem ile süresinden önce sona erdirilmesi) rejiminin düzenlendiği, hükümde ... AŞ ve kullanıcı bakımından fesih sebeplerine yer verildiği, sözleşmenin m. 6 hükmünün ilk fıkrasında, ... AŞ açısından süreli (30 gün verilerek) ve derhal fesih hakkının düzenlendiği, aynı hükmün ikinci fıkrasında ise sözleşmenin ikinci senesinden itibaren kullanıcı tarafından kullanılabilecek fesih hakkının şartlarının düzenlendiği, bu hükme göre kullanıcının, fesih hakkını ancak sözleşmenin ikinci senesinden itibaren (4.1.2019 tarihinden itibaren) ve buna ek olarak ... bünyesinde oluşturulacak İcra Kurulunun olumlu kararı ve ... AŞ’nin kararı onaylaması ile kullanıcı yerine yerni bir şirket bulunması veya ... içerisindeki başka bir şirketin bedeli mukabilinde boşalan alana yerleşmesi ya da oybirliği ile alınacak kararla boşalan alanın tüm kullanıcı şirketlere pay edilmesi şartıyla altı ay önceden yazılı olarak yapılacak bildirimle kullanabileceği anlaşılmıştır. Bu kapsamda sözleşmede, kullanıcı bakımından tek taraflı irade beyanı ile fesih hakkının kullanılabilmesi için yukarıda yazılı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Her ne kadar genel işlem koşulları hükümleri genel nitelikte olduğundan tacirleri de kapsasa da, somut olaya göre sınırlı hallerde tacirler hakkında uygulandığı, sözleşme hükümlerinin borçlu durumda olan davalı tacirin ticari faaliyetini eskisi gibi devam ettirmesine imkan tanımayacak derecede ağır ve yüksek olmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli tacir gibi davranması gerektiği, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmeye genel işlem şartlarının uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır.
Somut olayda ise dosya kapsamında sözleşme m. 6 hükmünde yer alan koşullardan İcra Kurulunun olumlu kararı ve kararın ... AŞ tarafından onaylanması sonucu davacının yerine başka bir kullanıcının bulunduğuna ilişkin bir belgeye rastlanmadığı, dosya kapsamında davalının sözleşmeyi feshinin, sözleşme m. 6’da yer alan “... bünyesinde oluşturulacak İcra Kurulunun olumlu kararı ve ... AŞ’nin kararı onaylaması ile kullanıcı yerine yeni bir şirket bulunması veya ... içerisindeki başka bir şirketin bedeli mukabilinde boşalan alana yerleşmesi ya da oybirliği ile alınacak kararla boşalan alanın tüm kullanıcı şirketlere pay edilmesi şartı” nın gerçekleştiğine ilişkin bir belge bulunmadığı ve dolayısıyla bu bilgiler ışığında sözleşmenin feshinin koşullarının oluştuğu sonucuna varılamadığı, dava konusu fatura sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olduğu, faturanın davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi davalının faturaya süresinde itiraz etmediği ve iade faturası düzenlemediği anlaşılmakla davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu, dava konusunun likit olduğu bu sebeple davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilebileceğine ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Asıl alacağın %20'si oranında 962,4 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 98,39 TL'nin mahsubu ile geri kalan 329,21 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacının yaptığı 169,19 -TL ilk masraf (peşin harç+vekalet harcı+başvurma harcı) ile yargılama aşamasına yapılan 5.314,00 TL tebligat, posta ve bilirkişi giderinin toplamı olan 5.483,19 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 5.761,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'NİN DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.26/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır