WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/287 Esas
KARAR NO :2024/497

DAVA:Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/09/2014
KARAR TARİHİ:06/06/2024

Mahkememizden verilen 15/03/2017 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 13. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2021 tarih ve 2019/717 Esas 2021/180 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın ... şubesi nezdinde müvekili şirkete ait ... nolu vadesiz hesaplarının bulunduğunu, bu hesapta 12/12/2012 tarihinde 4.229,13 TL nakit ve 250.000,00 TL kredi limiti bulunduğunu, bu hesaba ait günlük hesap hareketlerinin banka tarafından müvekkili şirkete ait ... no'lu telefona fax yolu ile bildirildiğini, 12/12/2012 ve 13/12/2012 tarihlerine ait hesap hareketlerinin banka tarafından bildirilmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin isimsiz bir telefondan aldığı uyarı ile bankanın müşteri hizmetlerinin aranması sonucu yapılan hesap kontrolünde müvekkili şirketin hesaplarından 12/12/2012 tarihinde ikişer kez 75.000,00 TL ve 13/12/2012 tarihinde 100.000,00 TL lik EFT yapıldığının öğrenildiğini, yapılan bu EFT'lerin müvekkili şirketin bilgi ve rızası dışında başkaca şahıslar tarafından bankanının internet bankacılığı sistemindeki açıkların kullanılarak yapıldığını, dolayısıyla davalının kusurlu olduğunu belirterek müvekkili şirketin hesaplarından bilgisi dışında çekilen 4.229,13 TL nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının konu ile ilgili suç duyurusu üzerine açılan ... C.Savcılığının ... S. ve müvekkili bankaca açılan İstAnd. C.Savcılığı ... S. Numaralı soruşturmaların devam ettiğini, soruşturma dosyalarının bekletici mesele yapılmasını, müvekkili bankanın vermiş olduğu internet bankacılığı hizmeti ile ilgili gerekli bütün tedbirleri aldığını ve davanın yetkili mahkemede açılmadığını, HMK'nın 9 maddesi uyarınca tüzel kişi olan ... A.Ş.'nin genel merkezinin .../... bulunduğunu, ayrıca davacının imzalamış olduğu bankacılık sözleşmesinin XVIII. 18. Maddesi gereğince sözleşmenin uygulanmasından doğacak tüm uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını belirterek, .../.... yani İstanbul (Merkez) Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia ederek yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı bankanın ... TEM Şubesi nezdinde bulunan davacı şirkete ait ... IBAN nolu hesaptan 12-12-2012 tarihinde ikişer kez 75.000,00 TL lik eft ve 13-12-2012 tarihinde yapılan 100.000,00 TL lik eft olmak üzere toplam 250.000,00 TL'nin dolandırıcılar tarafından transfer edildiğini, söz konusu paranın 4.229,13 TL 'sinin nakit para, 245.770,87 TL'si ise davalı banka tarafından müvekkil şirkete tanımlanan 250.000,00 TL değerindeki kredi limitinden gönderildiğini, 4.229,13 TL'nin davacıya verilmesi talebi ile İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açtıklarını belirterek davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile her üç aylık dönemlerde alınan toplam 121.047,18 TL devre sonu faizi, 273,20 TL hesap İşletim ücreti, ve 57.867,81 TL anapara ödemesi olmak üzere toplam 179.188,19 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, İstanbul 12. ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile bu dosya arasında bağlantı bulunduğundan bu davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA Davalı vekili cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Asıl dava davacının davalı bankadaki hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen 4.229,13 TL ye ilişkin, bankanın gerekli bilgilendirmeleri yapmamış ve güvenlik önlemlerini almamış olmaması sebebiyle sorumlu olduğu iddiasıyla, davacıya iadesine yönelik olup, birleşen dava ise aynı hesaptan bilgi ve rıza dışında yapılan toplam 250.000,00 TL lik eft işlemi dolayısıyla, davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen devre sonu faizleri ana para ödemesi ve hesap işletim ücretinin davacıya iadesine yöneliktir.
Mahkememizden verilen 15/03/2017 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 13. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2021 tarih ve 2019/717 Esas 2021/180 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA ilamda "Asıl dava; davacının, davalı bankadaki mevduat hesabından internet bankacılığı kullanılarak usulsüz şekilde, bilgisi ve rızası dışında EFT yapılması nedeniyle maddi tazminat, birleşen dava ise; davacının aynı hesabından bilgisi ve rızası dışında yapılan EFT işlemleri nedeniyle, davalı banka tarafından tahsil edilen devre sonu faizleri, ana para ödemesi ve hesap işletim ücretinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın "Tarafta iradî değişiklik" başlıklı madde 124- (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder. " şeklindedir.
Yargılama sırasında davacı vekili ibraz ettiği 02/04/2015 tarihli ve 08/03/2017 tarihli dilekçeleri ile; asıl dava dosyası yönünden HMK'nın 124. maddesi uyarınca davalı tarafın ... A.Ş. olarak değiştirilip, davaya ... A.Ş.'ye karşı devam edilmesine karar verilmesini talep ettiği, mahkemenin 21/03/2017 tarihli duruşmasında da talebinin kabulüne karar verilmesini beyan ettiği, mahkemece yargılama sırasında davacının taraf değişikliği talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmediği gibi gerekçeli kararda da bu hususa değinilmeksizin, karar başlığında davacının adı iki kez yazılmak suretiyle hem ... ... Tem Şubesi'nin hem de ... A.Ş'nin davalı olarak gösterildiği görülmektedir.
HMK'nın 124. madde hükümden anlaşılacağı üzere, açılmış olan bir davada taraf değişikliği, ancak talep halinde ve mahkeme kararı ile yapılabilir. Mahkemece, davacının taraf değişikliği talebi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve usulüne uygun taraf teşkili sağlanılmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mevcut hali ile asıl dava dosyasında hangi davalı hakkında karar verildiğinin tespiti de mümkün değildir.
HMK'nın 297/2.maddesine göre: Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Birleşen dosyaya ibraz edilen dava dilekçesinde; diğer taleplerle birlikte davacının 250.000,00 TL'lik para transferi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine de karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece verilen kararda, davacının bu talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir.
İlk derece mahkemesi tarafından dava dilekçesindeki tüm talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve gerekçelendirilmesi kamu düzenine ilişkin olup, istinaf incelemesi yapılabilmesi ancak ilk derece mahkemesi tarafından olumlu veya olumsuz bir karar verilmiş olması koşuluna bağlıdır. Bu hali ile, birleşen dosyada davacının borçlu olmadığının tespiti talebi hakkında bir karar verilmemesi usul ve yasaya uygun değildir.
Davalı tarafça, davacının hesabından, davacıya ait tüm kişisel bilgilerin doğru ve eksiksiz bir şekilde girilerek işlemlerin gerçekleştirildiği, davalı bankanın üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği savunulmakta olup, davalı vekilince, gerek asıl gerekse birleşen dosya yönünden ibraz edilen cevap dilekçelerinde ve yargılama sırasında, dava konusu işlemlerle ilgili yapılan şikayetler neticesinde ceza mahkemelerinde dava açıldığını, tarafların sorumluluklarının belirlenmesi için bu dosyaların sonuçlanmasının beklenilmesini istediklerini beyan ettiği, ancak mahkemece, davalının bekletici mesele talebi ile ilgili olarak hiç bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği görülmektedir.
Gerek öğretide gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusuyla hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşır (H.G.K.'nun 27.4.2011 gün ve 2011/17-50 E. 2011/231 K.; H.G.K.'nun 9.4.2014 gün ve 2013/4-1008 E., 2014/490 K. Sayılı ilamları)
Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olan .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyası ve ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... E sayılı dosyasında bulunan iddianameler, dava konusu EFT'lerin yapıldığı tespit edilen sanıklar ... ve ...'nun savunmaları, var ise olaya ilişkin alınan tanık beyanları ve mahkemelerce verilmiş ise kararların incelenerek, anılı ceza dosyalarının bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği hususunda ara karar ile değerlendirme yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Hükme esas alınan 09/10/2017 tarihli bilirkişi raporuna ve 23/02/2018 tarihli ek rapora karşı davalı vekilince ibraz edilen dilekçeler ile, davacı firma ile müvekkili banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında bankacılık faaliyetleri yürütüldüğünü, anılan bu sözleşme kapsamında müvekkili banka tarafından davacı firmanın ticari faaliyetlerinin kapasitesi kapsamında kendisine kredi kullandırıldığını, KMH hesabı açıldığını ve diğer bankacılık faaliyetlerinin yapıldığını, tüm bu işlemlerin davacının; TR ... nolu hesabından gerçekleştirildiğini, davacının, hiçbir detay vermeden sadece dilekçesinde 121.047,18.-TL devre sonu faizi, 273,20.-TL hesap işletim ücreti, 57.867,81.-TL anapara ödemesi olmak üzere 179.188,19.- TL ödediğini iddia ettiğini, bilirkişilerin de raporlarında bu bakiyelerin detayını irdelemeden bu bakiyeler üzerinden bir faiz hesabına giriştiklerini, ancak bu rakamlardan ne kadarının dava konusu olaydan kaynaklandığı ne kadarının ise davacının diğer devam eden ve hiçbir itiraza tabi olmayan bankacılık işlemlerinden kaynaklandığının ayrıştırılmadığını, davacının tüm yıl kapsamında kullandığı kredi, KMH, çek ödemesi, başkaca bankacılık işlemleri birlikte değerlendirildiğinde alınan faizin ne kadarının davacının iddia ettiği dava konusu olay nedeni ile kaynaklandığının belirli olmadığını, müvekkili banka kayıtları incelenmeksizin yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini beyan ederek, dosyanın yeni bir bilirkişi incelemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davalı vekilinin yeni bilirkişi raporu alınması hususundaki talebi hakkında bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacı şirkette yapılan inceleme ve dosyaya taraflarca ibraz edilen belge ve kayıtlara göre göre hazırlandığı, davalı vekilinin raporlara karşı somut itirazlar öne sürdüğü ve taraf vekillerinin 13. celsedeki beyanları da dikkate alındığında, raporların bu itirazları tam olarak karşılayacak şekilde net olmadığı anlaşılmakla, mahkemece davalı bankada yerinde inceleme yetkisi verilerek banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davalı vekilinin yukarıda belirtilen itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetsizdir.
28/07/2020 tarih 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 Kanun no'lu 22/07/2020 kabul tarihli Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 35. mad. uyarınca; "6) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. " şeklinde ilam ile bozulmuştur.
Mahkememize sunulan 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının hesabında bulunan 4.229,13 TL anapara + 4.438,59 TL faiz= 8.668,72 TL., kredi olarak çekilen 245.770,87-TL’nin: 163.459,39 TL faiz+ 8.172,97-TL BSMV= 171.632,35-TL., olmak üzere toplam 180.301,07-TL’nin, davacı lehine mahsup edilmesi gerektiği, şeklinde görüş ve kanaatini sunmuştur.
Mahkememize sunulan 07/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Davacı adına davalı Banka şubesinde bulunan hesaplardan ... IBAN No’lu hesabın uyuşmazlığa konu işlemlerin gerçekleştiği hesap olduğu, bu hesapta 31.12.2012 öncesi davacı adına çok sayıda (prim, çek, vergi, kredi ödemeleri vs) bankacılık işlemi yapılmasına karşılık, 01.01.2013 başından itibaren, bakiyeyi etkilemeyen istisnai işlemler dışında, uyuşmazlığa konu 250.000,00-TL’lık EFT işlemlerinden kaynaklanan (dönem faizleri, faizlerin gider vergileri ile Hesap Özeti Ücreti ile bunun gider vergilerine ilişkin) işlemlerin gerçekleştirildiği, davacının talepleri açısından uygulanabilecek faiz oranının 3095 sK’nun 2/2.maddesine göre avans faiz oranı olabileceği, asıl dava da talep edilen 4.229,13-TL’nin davacının ‘rızası dışında’ hesabından transfer edildiğini belirttiği 250.000,00-TL’nin içinde yer aldığı, davacının işlemlerde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının kabulü halinde, bankaya borçlu olmadığı, ayrıca tahsilini isteyemeyeceği, birleşen dava da Davacının transfer işlemlerinde sorumluluğunun olmadığının kabulü halinde, 250.000,00 TL'lik para transferi nedeniyle bankaya borçlu olmadığı, hesabı kullanılarak yapılan transferler nedeniyle ödediği tutarın 211.609,30-TL ve ödenen tutarlar için ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanan faizin 41.077,53-TL, hesaplandığı, birleşen dava da 250.000,00-TL için hesaplanan bu tutarların dava dilekçesinde talep edilen 245.770,87-TL’sı için hesaplanması halinde ise 248.412.25-TL’sına denk geldiği, bu tutarın 208.029,61-TL’sının ödemeler toplamını, 40.382,64-TL’sının ise ödemeler için hesaplanan faizi oluşturduğu, 12/13.12.2012 tarihlerinde gerçekleştirilen para transferleri ile ilgili havale alıcısı konumunda olan ... ve ... ile birlikte çok sayıda sanık için, çok sayıda fiilleri nedeniyle Türkiye’nin farklı illerindeki mahkemelerde açılan ceza davalarının ....ACM’nin ...-E sayılı dava dosyasında birleştirildiği, birleştirilen bu davalarda, çok sayıda müştekinin bulunduğu ve çok sayıda sanığın yargılandığı, sanıkların, ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık, Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma’ suçlarından cezalandırılmalarının istendiği, dava dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen belgeleri içinde en son 07.06.2021 tarihli Duruşma Tutanağının yer aldığı, duruşmanın bazı sanıkların ek savunmalarının alınması ve diğer usulü işlemlerin tamamlanması için ertelendiği, sanıklardan İlhan Melik’in ‘zararı karşılayacağını’ beyan ettiği, dosyanın bu aşamadan sonrasına ilişkin bilgi bulunmadığı, ceza dosyalarına ilişkin bilgi ve belgeler, yargılamaya konu para transferlerinin gerçekleşmesinde, müşteki davacının yargılanan sanıklarla iş birliği veya bağlantı içinde olmadığını gösterdiği, davacının basiretli bir tacir olarak cep telefonunu kullanırken şifrelerini koruyamadığına yönelik Bankanın savunmalarının değerlendirilmesi ile ceza davasının -özellikle zararın karşılanacağı beyanı ile sonucunun beklenip beklenmeyeceğinin Mahkemenin takdirinde olduğu, şeklinde görüş ve kanaatini sunmuştur.
Mahkememize sunulan 20/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporda özetle: ....Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...-Esas sayılı dava dosyasında davanın taraflarının ‘Katılan’ sıfatıyla yer aldığı, Mahkeme tarafından 10.07.2023 tarihinde karar verildiği, Ceza Mahkeme’sinde sanıkların gerçekleştirdiği ifade edilen çok sayıda eylemin dava konusu edildiği ve yargılamada ‘BİRİNCİ EYLEM’ olarak ifade edilen uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak, sorumluluğu tespit edilen sanıklar hakkında ‘Bilişim Sisteminin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık’ suçundan haklarında TCK 142/2-e maddesi kapsamında verilen cezada, sanıkların zararı karşılamış olmaları ve etkin pişmanlıkları nedeniyle indirime gidildiği, taraflarca zararın karşılanmasına ilişkin yapılabilecek açıklama kapsamında, asıl ve birleşen davadaki taleple ilgili verilecek kararın Mahkemenin takdirinde olduğu, taraflarca Ceza Mahkemesince karşılandığı belirtilen zararın Davalı vekilinin itirazlarının, ....Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile ‘zararın karşılandığı’ tespitinin Kök ve 07.06.2023 tarihli Ek Rapor tarihinden sonra ortaya çıktığı da dikkate alınarak, Kök ve Ek Rapordaki değerlendirmelerimizi değiştirecek nitelikte görülemediği, şeklinde görüş ve kanaatini sunmuştur.
Mahkememize sunulan 27/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Tarafların rapora yönelik beyan ve itirazlarına yönelik, önceki ek raporlarda değerlendirmeler yapıldığından, beyan ve itirazların değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde bulunduğu, birleşen ve asıl davanın konusu usulsüz işlemlere konu, davacının ... no’lu hesabından transfer edilen tutarın ana parasının 250.000,00-TL olduğu,davacının asıl davaya konu ettiği 4.229,13-TL’nin bu tutarın içinde bulunduğu, Birleşen Davanın açıldığı tarih itibarı ile ... no’lu hesaptan çekilen 250.000,00-TL için, yürütülen faiz ve faizin gider vergileri ile hesap işletim ücreti ve ücretin gider vergileri nedeniyle davacı tarafından ödenilen tutarların miktarının 211.924,30-TL’sı olduğu ve her bir ödemenin yapıldığı tarihten Birleşen Davanın açıldığı 08.03.2017 tarihine kadar işleyen faizin 41.133,12-TL’sı hesaplandığı, şeklinde görüş ve kanaatini sunmuştur.
Dosyanın geçirdiği safahat aşamaları, tüm dosya kapsamı, aldırılan bilirkişi raporları, belirtilen hususların açıklığa kavuşturulduğu, açıklamaların yerinde olduğu kanaatine varılarak, bilirkişilerin hükme esas alınmaya elverişli olan raporlarında da belirlendiği üzere; davaya konu EFT işlemleri ile ilgili davacıya ait ... ... nolu GSM hattının ... tarafından gönderilen SMS'le ilgili kullanım kayıtları ile davalı banka tarafından sunulan SMS DPT ( hesaptan para çıkışında gönderilen dinamik şifre ile ilgili SMS ) kayıtları birlikte karşılaştırılıp değerlendirildiğinde; Davacı hesabından ... müşterisi ... isimli şahsın ... nolu hesabına EFT edilen 75,000.- TL lik 1. işlemde, davalı banka tarafından 12.12.2012 tarih saat 13:50:17'de gönderilen SMS'in (dinamik şifre içerikli) hemen ardından 12,12.2012 tarih saat 13:50:22"de davacı GSM hattından yurt dışı ... nolu hatta SMS gittiği ve ardından davacı hesabından 12.12.2012 tarih saat l3:50:18'de davaya konu işlemi gerçekleştiği, Davacı hesabından, ...Bankası müşterisi ... isimli şahsın ... nolu hesabına edilen 75.000.00 'TLlik 2. işlemde, davalı banka tarafından 12,12.2012 tarih saat 14:15:24'de gönderilen SMS'in (dinamik şifre içerikli) hemen ardından 12.12.2012 larih saat 14:15:30'da davacı GSM hattından yurt dışı ... nolu hatta SMS gittiği vc ardından davacı hesabından 12.12.2012 tarih saat 14:15:47'de davaya konu işlemi gerçekleştiği, Davacı hesabından. ...Bankası müşterisi ... isimli şahsın ... nolu hesabına EFT edilen 100,000.00 'TLlik 3. işlemde, davalı banka tarafından 13.12.2012 tarih saat 09:29:29'da gönderilen SMS'in (dinamik şifre içerikli) hemen ardından 13.12.2012 tarih saal 09:29:30'da davacı GSM hattından yurt dışı ... nolu halta SMS gittiği ve ardından davacı hesabından 13,12.2012 tarih saat 09:29:53'de davaya konu işlemi gerçekleştiği., davaya konu EFT işlemlerinde, banka sistemi tarafından davacı şirket yetkilisinin daha önce banka sistemine kayıt ettirdiği GSM hattına SMS'le gönderilen dinamik şifrenin, daha önce davacının parola, şifre gibi statik kişisel bilgilerini bir şekilde ele getiren dolandırıcıların. SMS'le gönderilen dinamik işlem onay şifresini de ele geçirmek için, davacı şirket yetkilisinin GSM haltına ait cep telefonuna uzaktan bir şekilde yerleştirdikleri yönlendirici casus yazılımla dinamik şifreyi ele geçirip, davaya konu EFT işlemlerini gerçekleştirdikleri sonuç ve kanaatine varıldığı, çünkü SMS'le gönderilen bu dinamik işlem onay şifresi ile ilgili, davayı şirket yetkilisine mail 0 ... ... nolu GSM hattına ait ... tarafından gönderilen 1l/l2/2012 ve 13.12.2012 tarihlerine ait HTS (kullanın detayı) raporlan içeriği ile davalı banka tarafından sunulan EFT (...hesaplan para çıkışında SMS'le gönderilen dinamik işlem onay şifresi) kayıtları birlikte karşılaştırılıp değerlendirildiğinde 12.12,2012 tarih saat 13:50:17"de yapılan 75.000.00 TL, tutarındaki l. EFT işleminde, davalı banka tarafından davacı şirket vekilinin GSM hattına ait cep telefonuna SMS'le gönderilen dinamik işlem onay şifresi saat 13:50:20'de cep telefonuna iletildiği. 2 saniye sonra saat 13:50:22"de ise bu hattan yurt dışı ... nolu hatla SMS atıldığı 12,12,2012 tarih saat I4:15:24'de yapılan 75.000:00 TL tulanndaki 2. EFT işleminde de, davalı banka tarafından davacı şırket yetkilisinin GSM hattına ait cep telefonuna SMS'le gönderilen dinamik işlem onay şifresi saat 14:15:28'de eep telefonuna iletildiği, 2 saniye sonra saal 14:15:30 nda ise bu hattan yurtdışı ... nolu hatta SMS gittiği. 13,12,2012 tarih saat 09:29:29'te yapılan 100,000:00 TL tutarındaki 3. işleminde, davalı banka tarafından davacı şırket yetkilisinin GSM hattına ait cep telefonuna SMS'le gönderilen dinamik işlem onay şifresi saat 09;20:32'de eep telefonuna gönderildiği 1 saniye sonra saat 09:29:33'de ise bu hattan yurt dışı ... nolu hatta SMS gittiği tespit edildiğinden dolandırıcıların, banka tarafından SMS'le gönderilen dinamik işlem onay şifresini ele geçirmek için. davacı şirket yetkilisinin cep telefonuna uzak erişimle SMS yönlendirici trojan yazılım yerleştirdikleri ve bu yönlendirici yazılımla işlem onay SMS şifresini ele getirdikleri sonuç ve kanaatine varıldığı, bıı konuda internet bankacılığını kullanan banka müşterileri uyarıldıkları cep telefonlarına dolandırıcılar tarafından SMS gönderilerek yönlendirici program yüklenildiği ve bu yönlendirici program aracılığı ile cep telefonuna gelen SMS'lerin hemen işlemi gerçekleştiren dolandırıcıların kullandıkları cep telefonlarına gittiğini bilmelerinin mümkün olmadığı, bu kapsamda günümüzde İnternet Bankacılığını kullanan müşteri profili göz önüne alındığımla ve bu müşterilerden büyük bir bölümünün kullandıkları bilgisayarın güvenliği sağlayamadıkları ve 3. kişilere kullandıkları bilgisayardan şifre, parola ve kullanıcı kodu gibi statik kişisel bilgilerini çaldırdıkları, akıllı eep telefonlarına 3, kişiler tarafından dışardan müdahale ile SMS yönlendirmesi yapıldığından bihaber oldukları dikkate alındığında, davalı bankanın, işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleyici tek kullanımlık SMS"lc gönderdiği dinamik şifre yanında. Cep telefonundan SMS yönlendirmesi yapılabildiğinden, yada GSM hattı sim kartının GSM operatörlerinin yelkili kıldıkları bayilerde sahte kimlikle kolayca değiştirilebildiğinden, dava bankanın objektif özen yükümlülüğü gereği, dinamik şifre üreten cihazı ve/veya elektronik imza. mobil imza, kullanıcı bilgisayarına takılacak olan smart kart. biyometrik tanımlama gibi uygulamalardan en az birinden. Şubesi/ Bankacılık kullanan banka müşterilerine zorunlu olarak kullandırması gerektiği, çünkü, İnternet bankacılığı müşterilerine özendiren davalı bankanın kendine emanet edilen mevduat koruma özen yükümlüğü gereği, internet bankacılı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı gerekli teknik güvenlik önlemleri almak zorunda olduğu, bankanın bu önlemleri almayarak sorumlu kabul edilmesi gerektiği, mahkememizce bu gerekçesine ek olarak geri çevirme kararı uyarınca yeniden alınan bilirkişi ek raporlarınında aynı doğrultuda olduğu, dava dışı işlemi gerçekleştiren kişilerin yargılandığı ... ACM'nin ... esas ... karar sayılı kararında mahkememizin davasına konu işlemi gerçekleştiren kişilerin dolandırıcılık faaliyetinden dolayı cezalandırılmalarına karar verildiği, bu şahıslar ile dosyamız davacısı arasında her hangi bir eylem ve iştirak iradesinin bulunmadığı, ACM deki dosyasında yargılanan sanıkların dosya davacımızın zararını karşılamadıkları, geri çevirme ilamı sonrası alınan bilirkişi raporlarında da ayrıntılı ve izah edildiği üzere, davalının yasa ve mevzuat gereği üzerine aldığı sorumlulukları yerine getirmediği ve davacının zarara uğramasına neden olduğu, böylece davacının asıl ve birleşen dosyadaki işletim ücreti dışındaki taleplerin davacının hesabından kesildiği veya davacı tarafça ödendiği tarihten itibaren faiz işletildiği;
Birleşen dava ile talep edilen hesap işletim ücretine ilişkin 273,20 TL lik talebin banka tarafından alınması gereken işlem ücreti olduğu için, reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce yukarıdaki açıklamalar ve tespitler karşısında davacının asıl ve birleşen dosyadaki taleplerin işletim ücreti dışındaki taleplerinin kabul edildiği dava konusu edilmeyen kısımlara ilişkin ise herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla kabul kararı verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Asıl davanın Kabulü ve Birleşen davanın Kısmen Kabulü ile
A) Asıl dava yönünden; 4.229,13 TL nin 27/03/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) Birleşen ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası yönünden; bilirkişilerin 09/10/2017 tarihli raporunun 14. Sayfasındaki hesaplamalara göre,
-Dava dilekçesi ile talep edilen 57.867,81 TL anapara ödemesine ilişkin olarak, bu miktarın 3.668,31 TL sine 05/08/2013, 10.175,85 TL sine 31/12/2015, 10.000,99 TL sine 31/03/2016, 11.167,01 TL sine 30/06/2016, 13.820,21 TL sine 30/09/2016, 9.035,44 TL sine 31/12/2016 tarihlerinden ve bakiye 4.255,15 TL sine ıslah tarihi olan 19/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli avans faizi ile olmak üzere toplam 62.122,96 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Dava dilekçesi ile talep edilen 121.047,18 TL devre sonu faizi ödemesine ilişkin olarak, bu miktarın 5.324,49 TL sine 31/12/2012, 6.364,86 TL sine 29/03/2013, 6.543,29 TL sine 28/06/2013, 5.793,74 TL sine 30/09/2013, 6.618,14 TL sine 31/12/2013, 6.474,66 TL sine 31/03/2014, 6.546,99 TL sine 30/06/2014, 6.619,34 TL sine 30/09/2014, 6.619,74 TL sine 31/12/2014, 15.635,34 TL sine 31/03/2015, 10.137,21 TL sine 30/06/2015, 9.828,15 TL sine 30/09/2015, 9.824,15 TL sine 31/12/2015, 11055,51 TL sine 31/03/2016, 6.661,57 TL sine 30/06/2016 tarihlerinden ve bakiye 32.417,62 TL sine ıslah tarihi olan 19/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli avans faizi ile olmak üzere toplam 153.464,80 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Hesap işletim ücretine ilişkin 273,20 TL lik talebin reddine,
2-Alınması gerekli 15.015,69 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.736,96‬ TL harcın mahsubu ile geriye kalan 11.278,73‬ TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 3.736,96 TL toplam harç ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti ve bilirkişi ücreti 10.357,05 TL olmak üzere toplam 14.094,01‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 34.972,53 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/06/2024

Katip ...

Hakim ...