WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/250 Esas
KARAR NO :2024/392

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/09/2018
KARAR TARİHİ:15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davaya konu bağımsız bölüme ilişkin 19/07/2018 tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, söz konusu taşınmazların yapılma aşamasında bulunduğunu, bu nedenle davacının bu taşınmazları topraktan aldığını, karşılık olarak davalıya çek verildiğini, davalı ile eşi ... arasında vekaletname ilişkisi bulunduğunu, bu vekaletname nedeniyle müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi davalının eşiyle yaptığını, sözleşme sonrasında ...'in 27/08/2018 tarihinde intihar ederek hayatını kaybettiğini, bu olaydan bir süre sonra müvekkilinin çeklerini ya da bağımsız bölümlerin tapularını talep ettiğini, davalı tarafça müvekkilinin oyalatıldığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davaya konu çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Davacı vekili tarafından, davaya konu çekin 19/07/2018 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi istinaden davalının eşine verildiği davalı ile müteveffa eşi ... arasında vekaletname ilişkisi bulunduğunu, bu vekaletname nedeniyle müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi davalının eşiyle yaptığını ancak taşınmaz devredilmediğinden bahisle bedelsiz kalan çek sebebiyle menfi tespit istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
... ve Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, tapu kayıtlarının gönderildiği kayıtların incelemesinde bildirilen taşınmazın dava dışı şirket adına kayıtlı iken 2022 yılında yine dava dışı ... adına devir ve tescilinin yapılmış olduğu, ... tarafından verilen yanıt ile dava konusu çekin dava dışı ... Faktoring tarafından ibraz edilerek tahsil edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu ... ... Şubesine ait, ... hesap numaralı, PG ... seri numaralı, 15/09/2018 tarihli, 100.000,00-TL bedelli çekin incelenmesinde; davacının keşideci, davalının lehtar dava dışı şirketlerin ciranta olduğu görülmüştür.
Somut olayımızda dava konusu çek yönünden davacının imza inkarının bulunmadığı, davacı tarafından çekin davalıdan taşınmaz alımına rağmen taşınmazın tapu devrinin yapılmadığından bahisle bedelsiz kaldığı iddiası ile işbu dava açılmıştır.
Bir kambiyo senedi olarak çek de bütün sebepten mücerret alacaklarda olduğu gibi kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.200'daki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.
Bu kapsamda somut olayımıza baktığımızda; davacı keşideci tarafından davalı olan lehtara karşı bedelsizlik def'inde bulunulması mümkün ise de; davacı tarafından davaya konu çekin bedelsiz olduğu ileri sürüldüğünden ispat yükü davacıya düşmekte olup, davacı keşideci tarafından imzalanan çekin davacının iddia ettiği sebeplerle davalıya ciro edildiği ve ardından bedelsiz kaldığı yönünde HMK 200 md.si anlamında dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmıştır.
İspat yükü kendisine düşen taraf, başlangıçta diğer delilleri ile birlikte yemin teklifinde de bulunabilir. Bu halde, öncelikle, diğer delilleri incelenir, bunlar ile iddia ispat edilirse yemin teklifine gerek kalmaz. Buna karşılık, diğer delillerle iddia veya savunmasını ispat edemezse, o zaman kendisine yemin teklifi hakkı kullandırılmalıdır. Bu durumda, mahkemenin; iddiasını veya savunmasını başka delillerle ispat edememiş olan tarafa, yemin teklif etme hakkı olduğunu hatırlatması uygun olur. Taraf davasını kendisi takip etmekte ise, mahkeme, yemin teklif etme hakkı olduğunu tarafa duruşmada kendisi hatırlatır.
Taraf davasını vekil aracılığıyla takip etmekte ise, mahkeme yemin teklif etme hakkını tarafın vekiline hatırlatır. Bu halde tarafın kendisine yemin teklif etme hakkını kullanıp kullanmayacağını bildirmesi için ihbarname gönderilmesine gerek yoktur. (B.Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulu, Altıncı Baskı, cilt III, syf 2483-2562)
6100 sayılı yasanın 229. maddesinin 1. fıkrasında "Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. 2. fıkrasında kendisine yemin iade olunan kimse yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır."
Somut olayda; davacı tarafından dava dilekçesi ile açıkça yemin deliline dayanılmış olması sebebiyle davacıya yemin delil hakkı hatırlatılmış, davacı tarafından yemin delil hakkının kullanılacağı bildirilmiş ve yemin metni sunulmuş mahkememizce davalının adresi itibariyle mahal mahkemesine talimat yazılmış sunulan yemin metni ve yeminin eda edilmemesi halinde hukuki sonuçlarına ilişkin ihtar ile duruşma günü ve saatinin usulüne uygun olarak 29/02/2024 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalının yemin için belirlenen duruşma gün ve saatinde talimat mahkemesindeki duruşmaya katılmadığı mazeret de bildirmediği bu hali ile davalının yemin eda etmediği, yeminden kaçındığı açık olup, yeminden kaçınma halinde davalının yemin konusu vakıayı ikrar etmiş olduğu dolayısı ile senedin bedelsiz olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; Davaya konu ... ... Şubesine ait, ... hesap numaralı, PG ... seri numaralı, 15/09/2018 tarihli, 100.000,00-TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Alınması gereken 6.831‬,00-TL karar ve ilam harcından 1.707,75-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 5.123,25‬-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.748,85-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 708,45‬-TL masraf olmak üzere toplam 2.457,3‬0-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır