WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/208 Esas
KARAR NO:2024/545

DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:15/06/2015
KARAR TARİHİ:13/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan 2 adet hesabında mevcut belirli miktarlardaki paraların müvekkili tarafından imzalanmış yazılı bir talimat olmadan ... isminde bir şahıs tarafından düzenlenen sahte talimatlarla bankada mevcut tüm mevduatının çekilmiş olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin bankanın kusurlu işlemleri nedeniyle zarara uğradığını, bu zararın karşılanması için yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamadığını bu nedenle 46.391,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yıllık avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın davacının yazılı ve imzalı talimatına istinaden söz konusu işlemleri gerçekleştirdiğini, ...'nun bankalardan para çekmekten, gayrimenkullerinin alım satımına kadar her konuda davacı tarafından yetkili kılındığını, ayrıca alacağın avans faizinin tahsilinin istenmesinin de haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, açıklanan bu sebeplerle tamamen haksız ve kötüniyetli olarak açılmış davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hesabından çekilen paradan dolayı bankanın sorumlu olup olmadığı ve sahte talimatlarla çekilip çekilmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizden verilen 30/05/2017 tarih ve ... sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2021 tarih ve 2019/2152 Esas 2021/558 Karar sayılı ilamıyla bozularak mahkememizin 2021/208 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu görüldü.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 18/01/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Taraflar arasında faks talimatı yoluyla işlem yapılmasının teamül olmadığı, genel güven ortamın oluşmadığı, önceki işlem için teyit/faks yazısının aslını alınmadan ikinci işlemi yapmış olması sebebiyle özen yükümlülüğünün ihlal edildiği, 08.07.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 39.779,84 TL alacağın mevcut bulunduğu, USD hesabı açısından 2038 USD alacağın mevcut bulunduğu, somut olmaması sebebiyle bankanın daha özenli davranması gerektiği, bunları ihlal etmesi sebebiyle davalının kusurunun yüksek, davacı tarafın müterafik kusurunun düşük olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin 27/04/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince mahkememiz dosyası yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor aldırılmasına karar verildiği görüldü.
Mahkememize sunulan 02/08/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; TBK m. 112 uyarınca hesaptaki paranın üçüncü kişiye ödenmesi hususunda bankanın kusursuz olduğunu ispatlamadıkça sorumlu olacağı, davalı bankaca aslı ibraz edilmeden kendisine faks yolu ile ulaşan hesaptan ödeme talimatlarını teyit işleminin de yapılmadığı, diğer bir deyişle kimlik tespitini yapmadığı, dolayısıyla talimatı veren kişinin hesap sahibi olup olmadığı hususunun teyit edilmeyerek kendisine emanet edilen değeri koruma konusunda kusurlu davrandığı, bu sebeple farklı tarihlerde yapılmış toplam 7838 USD'den bankanın sorumlu olduğu, taraflar arasında işlemlerin talimatla yapılacağına dair teamül oluşmadığı, davalı tarafça ileri sürülen davacının yapılan işlemleri bildiği iddiasını değerlendirmeye elverişli bir belge olmaması sebebiyle değerlendirilemediği, ceza mahkemesince yapılmış kesin bir tespit olmadığı, devam eden yargılamaya dair belgelerin saklanmaması sebebiyle özen yükümlülüğüne aykırı davranıldığı, talimat aslının ibraz edilmeden/faks talimatları teyit edilmeden işlem yapılmasının sözleşmeye aykırılık oluşturacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin 12/10/2023 tarihli 1 numaralı duruşma ara kararı gereğince dosyanın farklı yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği görüldü.
Mahkememize sunulan 03/04/2024 tarihli yeni bilirkişi heyetinden alınan rapordan özetle; Davacı ... adına, davalı ... A.Ş. ... Şubesi nezdinde açılmış olan; ... no.lu Türk Lirası vadesiz mevduat hesabında mevcut bulunan 28.875,60 TL’lık tutarın, 28.875,00 TL’lık kısmının 2 parça halinde 17.06.2004 ve 18.06.2004 tarihlerinde faks talimatlarına istinaden dava dışı ...’ya nakit olarak ödendiği, Davacı ... adına, davalı bankanın ... Şubesi’nde açılan 10393147 no.lu USD döviz tevdiat hesabında mevcut bulunan 10.000,00 USD’lık tutarın, 6.800,00 USD’lık kısmının 4 parça halinde 11.06.2003-08.12.2003 tarihleri arasında, faks talimatlarına istinaden dava dışı ...’ya nakit olarak ödendiği, 1.038,00 USD’lık kısmının ise 2 parça halinde 24.02.2004 ve 09.04.2004 tarihlerinde dava dışı ...’ya ait mevduat hesabına havale edildiği, böylece davacının hesabından dava dışı ...’ya toplam 7.838,00 USD ödeme yapıldığı, Davaya konu işlemlerin, 3’ncü şahıslara acil gönderilmesi gereken çok sayıda havale ve EFT gibi işlemler olmadığı, 11.06.2003-18.06.2004 tarihleri arasında sadece 6 adet nakit çekme ve 2 adet de dava dışı ...’nun kendi hesabına gönderilen havale işlemleri olduğu, ayrıca nakit çekme işlemi için şubeye fiziki olarak müracaat edilmesi gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda, talimat asılları ile işlemlerin yapılmasının bankacılık uygulamaları yönünden daha uygun olduğu değerlendirildiği, bununla birlikte, davacı ile davalı banka arasında imzalanan Bankacılık İşlemleri Sözleşmesinin XIII - ...Talimatları 2. Maddesinin (a) bendi gereği, bir güvenlik tedbiri olarak öngörülen talimatların fakslanacağı telefon numarası bilgisinin sözleşmeye yazılmadığı, ayrıca faks talimatlarına istinaden davacıya ait hesaplardan, farklı tarihlerde birden fazla ödeme yapılmasına karşın, söz konusu talimat asıllarından hiçbirinin delil olarak dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığı, bu durumda, sözleşmenin söz konusu maddesinin (d) bendi uyarınca, faks talimatlarının orijinal nüshalarının da teyit için davacıdan talep edilmediği kanaati oluştuğu, tüm bu tespit ve değerlendirmeler ile Yargıtay HGK, 19.09.2019 Tarih, 2017/153 E., 2019/916 K. sayılı ilamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda, özen yükümlülüğü bakımından davalı bankanın sorumluluğunun yüksek olduğu, ancak sorumluluk oranının sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Davacı ... tarafından ise davalı banka nezdindeki hesaplarının 07.05.2003-18.06.2004 tarihler arasında hiç kontrol edilmediğinin anlaşıldığı, ayrıca adı geçen tarafından savcılığa verilen ifadesinde, yanında çalışan dava dışı ...’nun sağladığı güven nedeniyle, ...’nun imzalattığı belgelerin içeriğini kontrol etmediğinin beyan edildiği, bu durumda davaya konu zararın oluşumunda davacının da düşük de olsa sorumluluğundan söz edilebileceği, Sayın Mahkeme tarafından belirlenecek müterafik kusur oranında, Türk Lirası alacak tutarı (= 28.875,00 TL x Müterafik Kusur Oranı = Talep Edilebilecek Asıl Alacak) için, dava tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası Faiz İstatistikleri sayfasında “Bankalarca Mevduata Uygulanan Ağırlıklı Ortalama Faiz Oranları” listesindeki 1 Yıla Kadar Vadeli Mevduat Faiz Oranları üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte talep edilebileceği, USD döviz cinsinden alacak tutarı (= 7.838,00 USD x Müterafik Kusur Oranı = Talep Edilebilecek Asıl Alacak) için ise dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca, Devlet Bankalarının USD bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından hesaplanacak faiz ile birlikte talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.
Dava ve cevap dilekçeleri, bilirkişi raporları, ceza dosyası, Yargıtay 11 HD'nin 2019/2152 Esas 2021/558 Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde mahkememizce bozma öncesi verilen kararın Yargıtay'ın yukarıda esas karar numarası belirtilen ilamı ile para çekilen USD hesabına ilişkin de araştırma yapılmasının ve ayrıca davacının eleman çalıştırması hususu dikkate alınarak müterafik kusurunun da dikkate alınması gerektiği gerekçesi ile dosyanın bozularak mahkememize iade edildiği, mahkememizce bozma ilamı dikkate alınarak araştırma ve inceleme yapıldığı, para çekilen USD hesabına ilişkin işlem safahatının dosyaya kazandırıldığı ayrıca bilirkişiden raporların aldırıldığı, mahkememizce hükme esas alınan 26/03/2024 tarihli raporu dikkate alındığında davacının TL mevduat hesabından 28.875,60 TL'nin 2 parça halinde 17/06/2004 ve 18/06/2004 tarihinde dava dışı ...'ya nakit olarak ödendiği davacı adına yine bulunan USD döviz hesabından 10.000,00 USD'lik tutarın 6.800,00 USD'lik kısmının 4 parça halinde 11/06/2003-08/12/2003 tarihleri arasında fax talimatlarına istinaden dava dışı ...'ya nakit olarak ödendiği, 1.038,00 USD'lik kısmının ise 2 parça halinde 24/02/2004 ve 09/04/2004 tarihinde yine dava dışı ...'nun mevduat hesabına havale edildiği dolayısıyla toplam bu hesaptan 7.838,00 USD'lik kısmının elden çıktığı, böylece, davalı tarafın dava konusu olan bankacılık işleminin faks talimatı ile yapılıp yapılamadığına dair belge sunamaması, ... isimli şahsın yaptığı işlemleri gönderir belgenin incelenmesinde bu hususta teamül oluştuğuna dair bir kanaate erişilememesi de dikkate alınarak davacının davasının kabul edildiği ancak Yargıtay 11 HD'nin 2019/2152 Esas 2021/558 Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında davacının hesabından para çeken dava dışı ...'nun davacının çalışanı olduğu, davacının çalıştırdığı kişinin eylem ve işlemlerinden sorumlu olduğu gibi çalıştırdığı kişiyi seçerken gerekli özen ve dikkati göstermesi gerektiği davacının hesabından işlem tarihi itibarıyla aylara yansıyan para çekme işleminin olduğu ve davalının gerekli kontrolleri yapmadığı, ihmalkarlık gösterdiği anlaşıldığından mahkememizce takdiren %30 müterafik kusur indiriminin yağıldığı ve %30 kusur indirimi sonucu belirlenen değerin kabul edildiği fazlaya ilişkin kısmın ise reddedildiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile bilirkişi son raporunda belirlenen 28.875,60 TL'den %30 müterafik kusur indirimi yapılarak 20.212,50 TL'nin dava tarihi olan 11/04/2006 tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-7.838,00 USD'nin %30 müterafik kusur indirimi yapılarak 5.486,60 USD'nin dava tarihi olan 11/04/2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-A maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığına davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Alınması gerekli 1.882,93-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 808,00-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 1.074,93‬-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 52,40 TL gider,808,00 TL başlangıçta yapılan harç ile yargılama aşamasında yapılan 5.010,00-TL olmak üzere toplam 5.870,04 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre(%46 kabul) hesaplanan 2.700,38 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafın yargılama aşamasında yapılan toplam 6.156,50 TL'den davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.324,51 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinden bırakılmasına,
Dair, dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı(e duruşma) verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır