WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

İSTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/167 Esas
KARAR NO :2023/743

DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/07/2019
KARAR TARİHİ:05/10/2023

Mahkememizden verilen 05/12/2019 tarih ve 2019/... Esas 2019/... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 18/02/2021 tarih ve ... sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlattığını, müvekkili davacının dava dışı ... Kooperatifi'ne üye olduğunu, müvekkilinden kooperatife üye olma sürecinde "... kooperatifin tüm genel kurul toplantılarında aşağıda örneği bulunan tatbiki imzamı kullanacağımı beyan ederim..." şeklinde ibare içeren imzalı belge alındığını, ilgili belgede sayfanın ortasında beyan edenin ad, soyad, adres ve telefon bilgilerinin, en alt kısmında ise 3 adet imza bölümüne yer verildiğini, belgede ad, soyad ve imza bölümü arasında yaklaşık 6-7 cm'lik boşluk bulunduğunu, davalının bahsi geçen kooperatifin eski başkanı olduğunu ve kooperatife ait tüm belgelerin aslını uhdesinde tutarak daha sonra beyan metni ile imza arasındaki 6-7 cm'lik boşluğu senet metni yerleştirmek suretiyle sahte senet düzenleyerek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, bu sahte senet ile ilgili müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu ve başkaca diğer sahte senetler dolayısıyla İstanbul CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyası ile davalı aleyhine soruşturma açıldığını, yapılan tahkikatta davacının imza sirkülerinin ve başkaca 30 kişinin imza sirkülerinin eksik olduğunun anlaşıldığını, davalının 30 kişi aleyhine benzer şekilde sahte senet düzenleyerek icra takipleri başlattığını, bunun üzerine davalar açılarak takiplerin durdurulduğunu, netice itibariyle takibe konu belgenin bono vasfını haiz olmadığını, sahtecilik neticesinde oluşturulduğunun sabit olduğunu, müvekkili davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek öncelikle teminatsız olarak, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde uygun görülecek teminat mukabilinde icra takibinin dava sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararının verilmesini, müvekkilinin davalı yana borçlu olmadığının tespitini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine bono sebebiyle başlatılan takibe itiraz ettiğini, borca itiraz davasının görüldüğü İstanbul 17 İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/595 kara sayılı ilamı ile itirazının reddedildiğini, davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığını, davacının senet üzerindeki isim soy isim ve imzaya ilişkin itirazlarını da ispatlayamadığını, iddialarını ispatlayamayan davacının açtığı davanın usulden ve esastan reddini, davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava davalı tarafından davacı aleyhine takibe konu edilen bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce davaya konu icra takip dosyası olan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının istenilerek dosya arasına alınıp incelenmiştir.
Dava, menfi tespit davasıdır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 18/02/2021 tarih ve ... sayılı ilamında "Mahkemece, zorunlu arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk olarak değerlendirilmesi gereken konu, menfi tespit davasında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olup olmadığı hususudur. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20.maddesi ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddeye göre; "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Görüldüğü üzere, 6102 Sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda arabuluculuk, dava şartı olarak belirlenmiştir. Madde gerekçesi "Maddeyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde belirtilen davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilerek bu uyuşmazlıkların temelinden, çok daha kısa süre içinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözülmesi amaçlanmaktadır." şeklindedir. Yukarıda belirtildiği üzere gerekçede amaçlanan, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların, arabulucuda çözümlenmesi olup, madde metninde konusu ..."bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava..." denilmek suretiyle dava türleri ayrımı belirtilmemiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, 2.fıkrası son cümlesine göre ise; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2020 tarihli 2020/85 Esas- 2020/454 Karar sayılı olup "Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik kararında"; "7155 Sayılı Kanun'un 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi gereğince ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine" karar verilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 5/A. maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı ise de; menfi tespit davalarında bir miktar paranın ödenmesi istemi bulunmadığından, alacak davası mahiyetinde değerlendirilemeyeceğinden, somut olay yönünden davacı tarafın arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Açıklanan sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, esasa yönelik karar verilmesi isteminin ise ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir" şeklindeki ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yeni esas numarasına kaydı yapılarak yapılan yargılamasında ... ACM ... esas dosyası istenilerek incelenmiştir.
Davacı yana ait imza asılları Kuveyttürk bankası ve ... İlçe Müftülüğünden istenilmiş, imza örnekleri mahkememizce alınarak dosyaya eklenmiş, davaya konu senet ile birlikte ATK ya gönderilerek ihtilafa ilişkin imza incelemesi yaptırılmış ATK raporunda "İnceleme konusu senette yer alan yazı ve imzalar ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, İnceleme konusu senedin alt kenarının ölçüsü standart A4 kağıdının kısa kenarı ile uyumlu olduğu, üst kenarının forme kesim olmadığı, ''Adı Soyadı- Adresi-Telefon'' bilgilerini içeren ve ''İmza'' içeren bölümler ile bu bölümler arasında yer alan senedin ödeme günü, bedeli, içeriği ve düzenleme tarihine dair yazılar bulunan bölümün aynı paralel hattı takip etmediği ve senet metninin bilgisayar ve ekipmanı ile oluşturulmuş diğer yazılara göre daha küçük puntolarla sıkıştırılmış olarak farklı zamanlarda farklı toner dağılımına sahip bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla oluşturulmuş olduğu, dolayısıyla senedin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak oluşturulmuş olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur.
Netice olarak davacının iddiasını doğrular nitelikte ATK imza incelemesi raporu sunulduğu, davacının davasında haklı olduğu, davalı yanın alacağını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı yanın icra takibinde haksız olduğu, belge aslı üzerinde oynama bulunduğu bu durumda kötü niyetli hareket edildiğine kanaat getirilerek kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Davacının .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinden olayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE
2-İcra takibindeki 95.000,00 TL asıl alacağın % 20'si tutarında 19.000,00 TL kötü niyet alacağının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE ,
3-Alınması gerekli 6.489,45 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah üzerine alınan toplam 1.622,37 TL harçtan mahsubu ile fazla alınmış olan 4.867,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 1.949,27 TL toplam harç ile yargılama aşamasında yapılan posta, tebligat ücreti 390,90 TL olmak üzere toplam 2.340,17 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleşene kadar yapılacak giderlerin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı 05/10/2023

Katip ...
¸

Hakim ...
¸