WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

ISTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/348 Esas
KARAR NO :2025/338

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/11/2016
KARAR TARİHİ:29/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili şirket ile davalı arasında ... adresinde yapılan ... projesi ile ilgili olarak, mimari ve mimari iç tasarımları, mevcut projenin tüm iç ve dış mekanlarının ve odalar bölümlerinin tasarımları ve projelendirilmesi, mimari, statik müelliflerle koordinasyon vb.hizmetlerinin verilmesi işlerinin yapılmasına ilişkin 03/05/2013 tarihli sözleşmenin imzalandığını, imzalanan eser sözleşmesi uyarınca müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının sözleşme bedelini süresinde ve tam olarak ödemediğini ileri sürerek KDV hariç 100.000,00 TL alacağının son ödeme vadesi olan 05/10/2013 tarihinden itibaren ana paraya işletilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretini karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, zira sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, HMK’nun 17.maddesi uyarınca bu şekilde genel yetkili mahkemenin alternatif yetkisinin kaldırıldığını savunarak davanın reddini talep ettiklerini, davacının geç ve eksik ifası nedeniyle zarara uğramış olup, bu husustaki haklarını bu aşamada saklı tuttuklarını, davacının iddia ettiği gibi bir kabul söz konusu olmadığını, yüklenici temerrüdü davacıya ihtar edildiğini, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, aksini ancak davacı yazılı delil ile ispat etmesinin gerektiğini, kabul yapılmadan davacının alacak isteminde bulunmayacağı izahtan vareste olduğunu, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiğinin sabit olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi davacıdan alacaklı olduklarını, davacının işi teslimdeki gecikmeleri otelin açılışını geciktirdiğini, bu nedenle müvekkilinin zararı oldukça büyük olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizin 05/02/2019 tarihli celse iki nolu ara karar gereğince '' iddia, savunma, toplanan deliller ve keşfen dava konusu yerde ve tarafların ilişki dönemine ait davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde davacı taraf tanıklarının da adresi dikkate alınarak keşfen keşifte dinlenmek suretiyle iç mimar, inşaat mühendisi ve mali müşavirden oluşturulacak bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılması için ... Nöbetçi Asliye ( Ticaret ) Mahkemesi'ne talimat yazılmasına '' karar verilmiş, dosya ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Tal. Sayılı dosyası ile alınan talimat raporunun dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Talimat raporunun tetkikinde; davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede 2013-2014-2015-2016 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunun öngörmüş olduğu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğunu ve sahibi lehine delil olabilecek özellikte olduğunu, davacının ticari defterlerine göre 2013 ve 2014 yıllarında davalıya KDV dahil 206.500,00 TL lik fatura düzenlenmiş olduğu ve karşılığında 206.500,00 TL ' lik tahsilat yapmış olduğu ve davacının ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle davalıdan alacağının olmadığı, sözleşmeye göre pursantaj hesabıyla yapılan davacının yaptığı işlerin toplamının KDV dahil 114.743,79 TL olarak hesaplandığı, tarafların alacak- borç hesabı yapıldığında, davacının ticari defterlerine göre davalının 206.500,00 TL ' lik ödeme yapmış olduğu, davalının yaptığı ödemelerden yapılan işlerin bedeli düşüldüğünde sonuç olarak 206.500,00 TL - 114.743,79 = 91.756,21 TL davalının davacıya fazla ödeme yapmış olduğu kanaatiyle rapor alınmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesi nedeni ile alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasında ... oteller bölgesinde davalı tarafından yapılan otelin iç mimari ve tasarıml vb. İşlerin davacı tarafından yapılması için 03.05.2013 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme ekinde proje detaylarının belirlendiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 470. Ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eseri meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığı bir bedel ödemeyi üstlendiği karşılıklı edimleri içeren sözleşme niteliğindedir.
Bir iş görerek eseri meydana getirmek ve meydana getirilen eseri iş sahibine teslim etmek yüklenicinin, yapılan eserin karşılığının ödemek iş sahibinin ana borcudur. Kural olarak aslolan sözleşmenin kararlaştırıldığı şekilde eksiksiz ifasıdır.
Taraflar arasında, davacı yüklenici tarafından işin sözleşme kapsamına uygun olarak tam ve eksiksiz olarak yapılıp yapılmadığı ve davalı tarafın ödeme borcunu yerine getirip getirmediği ihtilaf konudur.
Mahkememizin ilk kararı rapora karşı itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmadığı gerekçesiyle kaldırılmıştır. Yeniden yapılan yargılamada önceki bilirkişi heyetinden yeni rapor veya ek rapor alma imkanı olmadığından yeni bir heyet oluşturularak yeni bir rapor alınmıştır.
Hükme esas alınan 25/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu yere ilişkin CD ' lerdeki görüntülerin ve diğer delillerin çok açık olduğu, yerinde inceleme yapmaya gerek olmadığı şeklindedir. Özellikle mimar bilirkişi raporunda ; ''
Teknik yönden Mahkeme dosyasının tamamı incelenmiş ve gerekli görülen yerlerden konunun gidişatına göre önemli kısımları açıklayıcı bilgi markları yapıştırılmak suretiyle olayın aşamaları takip edilmiştir.
Yapılacak işin tanımı sözleşmeden alındığı üzere aşağıdaki gibidir: “iş bu sözleşmenin konusu yapı veya yapı gurubunun; mimari ve iç mimari tasarımları, mevcut projenin tüm iç ve dış mekanlarının ve odalar bölümlerinin tasarımları ve projelendirilmesi, mimari, statik müellifliklerle koordinasyonlar, elektrik ve mekanik proje disiplinlerinin organize edilmesi ve iç mekan projelerinin hazırlanması ve kontrolörlük hizmetlerinin verilmesi işidir". NOT: bu kısmın devamı sözleşmeden takip edilebileceği için raporda yer kaplamaması bakımından yazılmamıştır.
Davacı ve Davalı arasındaki sözleşme 03. 05. 2013 tarihinde imza altına alınmıştır.
Hal böyle iken; gerek davacı, gerekse davalı tarafından; Mimari her nevi projeye ve diğer projelere istinaden METRAJ yapılmadığı görülmüştür. Gerek CD'lerdeki projelerden gerekse mahkeme dosyasının içeriğinden işin yapıldığı ve otelin kullanıma açıldığı tespit edilmektedir. Ancak; sözleşme gereği, işin tamamlandığına dair; ne bir GEÇİCİ KABUL TIUTANAĞI, ne de KESİN KABUL TUTANAĞI YAPILDIĞINA dair evrak tespit edilememiştir.
Diğer bir husus da proje başlıklarının, esas eser sahibine istinaden, onun hakkı olarak kullanılması lazımken, baçlıklar değiştirilmek sureti ile Mimarlık Bürosu kendisine mal ederek zaman kazanmayı dikkate almak suretiyle böyle bir intihal durumu yaratmıştır.
Mevcutta yapı olarak tamamlanmış olan bir binada (otel veya konut, veya resmi kurum yapısı gibi yapılarda), her ne kadar İlk Mimari Projeye 90100 veya yakın uygulama yapılmış dahi olsa muhakkak RÖLÖVESİNİN alınması gerekmektedir. (RÖLÖVE: Rölöve, bir yapının mevcut haliyle tüm detaylarının ölçülmesi, belgelenmesi ve analiz edilmesi işlemidir) Zira; yapılacak her nevi müdahale (iç tasarım; sabit veya hareketli) mekanın net ölçülerine göre gerek tefriş gerekse başka bir uygulama için hata yapmamak üzere yerinde yapılan ölçüler tespitidir. Bu otel binasında rölöve yerine kullanılan çizim tabiri, rölövenin gerçekleştiği anlamına gelmemektedir. Hal böyle iken gerek sabit, gerekse hareketli tefriş sistemi uygulanmış. Tefriş planları ile birlikte duvar, tavan uygulamaları aynı zamanda elektrik ve mekanik ile olan imalat işlemlerinin tamamlanmış olduğu ve dolayısı ile Otelin faaliyete, geçtiği görülmektedir. Hal böyle iken; otel sahipleri tarafından, kendilerinin tamamlamış olduğu imalatların listesi, faturaları ile birlite mahkeme dosyası içerisine girmediği için; hangi imalatların davacı veya davalı tarafından yapıldığı tespiti mümkün olamamaktadır. Ancak; yukarıdaki satırlarda da belirtildiği üzere imalat metrajının olmaması, imalatlar ile ilgili faturaların kime kesildiğine dair belgenin bulunmaması, imalatların durumunu tefrik etmek hususunda yol gösterici, olamamaktadır. Bu hususta inceleme yapacak olan Mali Müşavir olup, teknik ve görsellik bakımından Mimarın bakış açısı dışına çıkmaktadır. İmalatların uygulanması esnasında otel tarafından bozuk, projelendirmeye aykırı imalatın bulunup bulunmadığı hakkında her hangi bir şikayet durumu olmadığı, ancak; gecikmeden dolayı ve bazı projelerin sözleşme metnine istinaden zaman yönünden geride kaldıkları hususunda sıkıntı olup, otelin mevsimsel olarak sezona yetişmesi ve açılışı hususunda olan gecikmelere istinaden, aynı zamanda imalatlar ile ilgili uygulamaların zaman yönünden geride kalmasından dolayı maddesel ihtilafın oluştuğu mahkeme dosyası içeriğindeki tüm evrak dökümünden anlaşılmaktadır.
Gerek daha önceki Bilirkişilerin tespit etmiş oldukları durumlar ile ilgili olarak, gerekse tarafımızdan yapılan incelemeler akışında, önceki Bilirkiş raporları ile açıklamaları tarafımızdan da değerlendirilmiş olup, nahkeme dosyası içerisinde itirazı gerektiren net ve tutarlı bir durum olmadığına, geçici kabul ile kesin kabulün yapışmadan otelin kullanılmaya başlanması yönünden sözleşmede belirtilen sözleşme akışına istinaden etaplar halinde teşekkül eden uygulamaların cezai bir duruma girmesinin bir ihtimali veya sözleşmeye göre ödenmeyen bedel kadar nefaset kesilmesi şeklinin oluşmayacağı kanaatine varılmıştır.
Bu rapor, mahkeme dosyası içerisinde mevcut olan ve yerine gidilip görülmeyi gerektirmeyecek kadar donanımlı fotoğraf vr bilgiye göre tanzim edilmiştir. Aynı zamanda mahkeme dosyası ile birlikte sunulan CD'ler incelendiğinde; ... olarak sunulmuş olan Mimari projeler, İç tasarım projeleri, cephe, tavan uygulamaları projeleri renkli olmaları ve net olarak imalatların genelini açıkça ifade etmelerinden dolayı, aynı zamandan imalatların kusurlu veya hatalı bir durum taşıyıp taşımadıkları ile ilgili bir talebin mahkeme dosyası içerisinde bulunmamasından ötürü, renkli fotoğrafların vermiş olduğu görüntü esprisine istinaden başka bir değerlendirme yapılmasına gerek kalmadığı, emeğin ve uygulamanın karşılığı olan bedelin ödenmesi hususu gerektiği kanaatine Mimar olarak varılmıştır '' beyan etmiştir. Her ne kadar ilk bilirkişi raporunda bazı hizmetlerin eksik olduğunu yazmış ise de bu konuda davalı tarafın süresinde ayıplı hizmet ihbarı veya iddiası bulunmadığı gibi daha sonra alınan 2.bilirkişi raporunda buna yönelik bir tespit yapılmamıştır.
Bu konuda davalının davacıya yönelik süresinde çekilmiş ayıp ihbarı olduğuna ilişkin delil sunulmamıştır. Sadece davacının borcun ödenmesine ilişkin ihtarnamesine verilen cevabi ihtarnamesinde bu konuya değinilmiş ise de usulüne uygun ayıp ihbarının olmaması 2.bilirkişi raporunda davacının üstlendiği hizmetleri yerine getirdiğine ilişkin rapordaki tespitler göz önüne alındığında, davacının yüklendiği edimi ifa ettiği eser sözleşmesindeki hizmetin yerine getirildiği, bunun ayıplı olduğuna veya eksik olduğuna dair süresinde usulüne uygun ihbarın olmaması nedeniyle 2.bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Yine bu rapora göre, mali müşavir hesaplamasına göre, davacının davalıdan kalan bakiye alacağı 88.500,00 TL ' dir. Davacı taraf dava dilekçesi ile 05/10/2013 tarihinden itibaren avans faizi talep etmiş ise de davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edebilir. Davalının temerrüt tarihi ise kendisine ihtarnamenin çekildiği 29/03/2016 tarihidir. Bu ihtarname tarihinden itibaren temerrüt oluştuğundan 88.500,00 TL ' nin bu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,
88.500,00 TL' nin 29/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Alınması gereken 6.045,44 TL karar ve ilam harcının 1.707,75-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.337,69 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından ödenen 1.707,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 29,20 TL başvuru harcı ile 20.945,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti ile 314,00 TL keşif harcı olmak üzere toplam 21.288,20 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 18.840,06-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan 111,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 12,82 TL' sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geriye kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 11.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2025

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır