T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/767 Esas
KARAR NO :2024/383
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/11/2023
KARAR TARİHİ:28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı taraf arasındaki ticari ilişkilere istinaden 23/05/2023 tarihli, ... nolu, 29.706,26 USD döviz tutarlı e fatura düzenlendiğini, faturada aynı zamanda dövizin TL karşılığı olan 588.323,57 TL de yazıldığını, taraflar arasında yapılan 3/05/2023 tarihli proforma fatura sözleşmede ... hükmü ile '' Ödeme Günü Dövizciden Alacakları Kurdan Hesaplanacaktır '' göre davalı taraf, açık bir şekilde dolar bazlı faturaların kur farkını yani fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapacağını kabul ve taahhüt ettiğini, yabancı para alacaklısı TBK 99. Maddeye göre sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelecek bir ifade bulunmadığı sürece, yabancı para alacağını dilerse vade tarihindeki kur üzerinden, dilerse fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk lirası olarak talep edebileceğini, Vergi Usul Kanunu’nun 215. maddesi ile defter ve kayıtların Türkçe olarak tutulması para biriminin ise Türk parası olması zorunluluğu düzenlendiğini, faturaların Türk Lirası üzerinden düzenlenmesi gerekmekte olup, ticari ilişkinin yabancı para cinsinden kurulması halinde dahi faturada döviz karşılığına yer verilmek sureti ile fatura Türk Lirası üzerinden düzenlenmekte olduğunu, nitekim müvekkili TBK 99. Maddeye göre seçimlik hakkını kullanmış ve VUK 215. Maddesine uygun olarak döviz karşılığına yer vermek suretiyle Türk Lirası üzerinden düzenlediğini, müvekkilinin kur farkından kaynaklı 8.778,04- USD bakiye alacağı bulunmakta olduğunu, taraflarınca 13.07.2023 tarih ve ... numaralı 177.643,37 TL bedelli faturaya itiraz edilmesi ve ödenmemesi sebebiyle .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı yan aleyhine başlatılan takip ile ilgili ödeme emrine, borca, faize, takip öncesi ve sonrası faize, faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafça yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, bunun üzerine itiraz sonrası arabuluculuk makamına başvurulmuş lakin ekte sundukları Arabuluculuk Dosya Numarası: ... üzerinden anlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kabulüyle .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile açılan icra takibine yapılan itirazların iptaline ve asıl alacağa fatura tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına, davalı haksız ve kötü niyetli olduğundan icra takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kur farkı iddiasıyla ikame ettiği davada Yargıtay içtihatları kapsamında ödemelerin çek ile yapılması halinde, ödemelerin çek ile yapılan kısımları yönünden kur farkı talep edilemeyeceği görülmekte olduğunu, Türk Lirası cinsinden düzenlenen çeki kabul eden alacaklının seçim hakkını kullandığı ve artık kur farkından söz edemeyeceği görüşü kabul gördüğünü, yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde, kur farkı taleplerinde, çekle yapılan ödemeler yönünden kur farkı talep edilemeyeceğini, çekin bizzat fatura borçlusu tarafından keşide edilmiş olması ile ciro edilmiş olması arasında farkın olmadığını, çek için karşımıza çıkan bu görüş bono ve nakit veya banka havalesi ödemelerinde ise söz konusu olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin beyanları saklı kalmak kaydı ile davacının haksız ve hukuki mesnet yoksunu davasının reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkumiyetine ve tüm yargılama masraf ve vekalet ücretlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile "13/07/2023 tarihli kur farkından kaynaklı TG ... numaralı fatura alacağı 177.643,37 TL " borcun sebebi gösterilerek 177.643,37 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 30/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 25/07/2023 tarihinde sunulan dilekçe ile takibe itiraz edildiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davacı vekili tarafından hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık davacının, davalıdan kur farkı talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir. (Bkz. Yargıtay 19.HD'nin 11.09.2018 tarihli 2017/3549 esas ve 2018/4033 karar sayılı ilamı)
Davacı tarafından davalı yana KDV dahil 29.706,26 USD karışılığı 22.680 kg ... satımına ilişkin 23/05/2023 tarihli ... numaralı fatura düzenlendiği, faturada TL karşılığının 588.323.57 TL olarak gösterildiği, taraflarca imzalanan 03/05/2023 tarihli proforma faturada 29.706,25 USD karşılığının 05.05.2023 tarihinde 60 günlük çek ile ödeneceğinin, çek tarihinin 28/06/2023 olacağı ve ödeme günü dövizciden alınacak kurdan hesaplanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından savunulduğu üzere, düzenlenen asıl fatura davalı tarafından 05/05/2023 tarihinde 27/06/2023 keşide tarihli 603.036,00 TL tutarlı çek ile ödenmiş olup, davacı çek ile yapılan ödeme nedeni ile davalıdan kur farkı talep edemeyecektir. Ancak taraflar arasında imza olunun proforma fatura ile ödemenin çek ile yapılacağının ve ödeme günü dövizciden alınan kur ile hesaplanacağının kararlaştırıldığı, davacının kur farkı talebinin sözleşme gereği olduğu, sözleşme hükmü gereği davacının kur farkı talebinde bulunabileceği anlaşılmıştır.
Davacının talep edebileceği kur farkı miktarının hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen 01/05/2024 tarihli rapor ile; 27/06/2023 çek tarihi Kurban Bayramı tatiline denk geldiğinden 03/07/2023 tarihinde çek tutarının tahsil edildiği, bu tarihteki USD efektif satış kurunun 26,1173 olduğu ve tahsil edilen 603.036,00 TL karşılığı 23.089,52 USD olarak hesaplandığı, davacının 6.616,74 USD bakiye alacağının kaldığı, kur farkı faturası tarihi itibariyle davacı alacağının 172.811,38 TL, icra takibinin yapıldığı tarih olan 21/07/2023 tarihinde 178.5440,82 TL olduğu rapor edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının kur farkından kaynaklanan faturaya dayalı alacak talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin USD cinsinden düzenlenmiş olmasına ve davalı tarafından çek ile ödeme yapılmasına rağmen imzalı proforma fatura ile kur farkı talep edileceğinin kararlaştırılmasına göre davacının kur farkı talebinde bulunabileceği, her ne kadar bilirkişi raporu ile kur farkı faturası ve icra takip tarihi itibariyle kur farkı belirlenmiş ise de kur farkının ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere ödeme tarihi ile fatura tarihinde USD kurunun 26,1173 TL olduğu ve davacının kur farkı nedeni ile 172.811,38 TL talep edebileceği anlaşılmış, davalı tarafından yapılan itirazın bu miktar üzerinden iptaline karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/4054 esas ve 2019/7699 karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davacının talebi kur farkı faturasına ilişkin olup, alacağın likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacı yanın reddine karar verilen alacak istemi yönünden kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafından .... İcra Dairesi' nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 172.811,38 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 34.562,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
4-Alınması gereken 11.804,75 TL karar ve ilam harcının peşin olarak ödenen 2.145,4 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.659,26 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından ödenen 2.145,49- TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 269,85 TL başvuru harcı ile 3.570,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.839,85 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 3.735,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 27.649,82- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 4.831,99- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00- TL arabulucu ücretinin 3.035,13 TL' sinin davalıdan, 84,87 TL' sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!